T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/83 Esas KARAR NO : 2025/1559 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2020/124 Esas- 2022/574 Karar TARİH: 06/10/2022 ASIL DAVA; BİRLEŞEN DAVA; DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derec…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/83 Esas KARAR NO : 2025/1559 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2020/124 Esas- 2022/574 Karar TARİH: 06/10/2022 ASIL DAVA; BİRLEŞEN DAVA; DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Karaman ilinde Tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile iştigal etmekte ettiğini, dönemsel olarak yurt dışından bir takım ış makineleri ve gereçler ithal ettiğini, müvekkilinin Çin menşeli ... firmasından 23.03.2019 tarihli faturada da görüleceği üzere toplam 2,452,00 USD bedelinde "Motorsuz At Arabası" satın aldığını, malların ekle sunulu ... numaralı konişmentada görüleceği üzere ... (Çin) Limanından yüklenmiş ve istanbul Limanına "ZHV" şirketi ile taşındığını, Türkiye'de yerleşik acente olarak da davalının, ifa yardımcısı olarak yer aldığını, komsmentoda kayıt düşüldüğü üzere malların ..., navlun ücreti ödenmiş olarak ve CİF teslim şekli ile taşındığını, davalı firma tarafından ... numaralı taşıma için boşaltma ücreti, yükleme-boşaltma ücreti, dokümantasyon ücreti ve termınal ücreti adlan altında ücretler talep edilmiş ve bu ücretler ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirilmiş olduğunu, müvekkili tarafından bu bedellerin müzayaka halinde, malı teslim almak zorunluluğundan dolayı ve ancak ihrirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, 13.05.2019 tarihinde davalı firma tarafından ... ... numaralı faturanın düzenlendiğini, boşaltma ücreti, yükleme-boşaltma ücreti, dokümantasyon ücreti ve terminal ücreti toplamının (KDVDahil) 594,60 USD olduğunu, işbu faturalara 13.05.2019 tarihinde itiraz edildiğini, davalı firma ile yazışmalar sonucu 270,60 USD iade edilmesine rağmen, 324,00 USD 'nin geri ödenmediğini beyanla İstanbul Anadolu 4. icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında davalı borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazları olduğunu, dava konusu tutarla ilgili iki taşımada yabancı taşıyanlarca yapılmış olup davalı müvekkili ... Ltd. Şti.'nin taşımada da dağıtım acentesi olduğunu, davalı müvekkili ... ve ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin taşıma işleri komisyonculuğu yapan bir şirket olduğunu, davacının, yurt dışında mukim yükleten ... ... Co Ltd.'den, "... Carriage" cinsi, 150 kg. ağırlığındaki yükü satın aldığını, yurt dışındaki yabancı satıcının yükün taşınması için yabancı taşıyan ... ZHV şirketi ile taşıma akdi yaptığını, taşıyan ... şirketinin yükü 31/03/2019 tarih ve ... no'lu konşimento kapsamında Çin'den Türkiye'ye taşıdığını ve yükün 09.05/2019 günü Ambarlı Kumport limanına tahliye edildiğini, taşıyan ... Şirketinin özet beyan verilmesi ve alıcısına yük teslim belgesi verilebilmesi için konşimentosu üzerine şerh düşerek davalı müvekkilini bu taşımada teslim acentesi olarak atadığını, bu taşıma akdi ile ilgili alacak vd. taleplerin muhatabının acente/temsilci olarak hareket eden davalı müvekkili olmayıp taşıyan ... Şirketi olduğunu, davacıya hiçbir borçlarının olmadığını, dağıtım acentesi olarak ilgili Gümrük idaresine özet beyan verilmesi, tahliye, nezaret, parsiyel yükün boşaltılması ve diğer yüklerden ayrılması, güvenlik, alıcıya ihbarın yapılması, terminal ve ... hizmetlerinin takibi, dökümanların hazırlanması, taşıyan, ..., gümrük gibi ilgililerle görüşme ve yazışmaların yapılması vb iş ve işlemlerin teslim acentesi olarak müvekkili tarafından yerine getirildiğini, bu hizmetlerin verilebilmesi için büyük giderler yapıldığını, müvekkili tacir olup yaptığı işler için TTK hükümleri uyarınca ücret talep edebileceğini, davacının iddialarının kanuna ve taşıma akdi hükümlerine aykırı olduğunu, taşımanın ilişkili olduğu konişmentoda alıcının, tahliye limanındaki yükle ilgili tüm ücret ve masrafları ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu beyan ederek müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın reddine ve kötü niyetli davacının İİK. 67/ II. madde gereğince asgari % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, dış ticaret alanında ekonomik ve ticari bilgi birikimini yansıtmak üzere kurduğu ve işlettiği, Türkiye'nin Karaman ilinde tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile iştigal ederken, dönemsel olarak yurt dışından birtakım tedariklerde bulunmakta, iş makineleri ithal etmekte ve tarımsal ve ticari faaliyetleri ile ekonomimize çok ciddi katkılar sağlamakta olduğunu, davalının, uluslararası taşımada taşıyan acentesi olduğunu, acentelik ilişkisi taşıyanla kendi arasında olup; elde edeceği kazanç, gelir veya komisyon gibi unsurların taşıyan ile arasındaki anlaşmaya dayandığını, taşıyanın taşımak için teslim aldığı emtiayı, varma yerinde alıcısına-müvekkiline teslim edene kadarki sürecin tamamının taşıma süreci olduğunu ve navlun karşılığı ifa edilmekte olduğunu, bu süreçte taşıyanın acente kullanması, şube veya temsilcilerden yararlanmasının taşıyanın ticari kararı ve uygulaması olduğunu, bu çerçevede davalı ile müvekkili arasında bir akdi ilişki olmadığını, müvekkilinin tek borcunun navlunun ödenmesi olduğunu, bunun dışında ancak zorunlu/gerekli masrafları ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, masraf edilmeyen bir ödemenin taşıyan veya acentesi tarafından istenemeyeceğini, acente ve taşıyanın navlun ücreti ile yüklemeden boşaltmaya ve teslim noktası taahhüdü varsa o noktaya kadar tüm işleri navlun karşılığı görmek durumunda olduğunu, davalının ödeme talepleri haksız ve kötü niyetli olup, tahsil edilenlerin iadesinin gerektiğini, işbu dava konusu olayda, müvekkilinin, Çin menşeli ... Rockbest firmasından toplam 2.245.00 USD bedelli set halinde Oluk Açma Makinası ve yine Çin menşeli Kunming Vin Hope Industry firmasından, Plastikten Çimento/ Alçı Kalıbı satın aldığını, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlıkta konşimento üzerine düşülen Freight Prepaid kaydı ile beraberinde teslim yerinin ise ...; yani konteyner yük istasyonunda-geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceği şeklinde, malların teslim edileceğine ilişkin anlaşma yapıldığını, navlun bedeli ve sigortayı da içeren faturalar düzenlendiğini ve navlun ücretinin taşıyıcıya taşıma başlamadan ödendiğini veya varma yerinde gönderilenden açıkça talep edilmeyeceğinin bildirildiğini ancak davalı firma tarafından düzenlediği fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini ve müvekkili tarafından bu bedellerin ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, geçici depolama yerine kadar boşaltma sürecinin ayrı hizmet olmadığını, kaldı ki, davalının müvekkili taşıyan için bir masraf da yapmadığını, dava konusu eşya ... esasına göre satılmış olup, navlun sözleşmesi dava dışı satıcı tarafından kurulmuş olduğu için, müvekkilinin navlun sözleşmesinde gönderilen sıfatına sahip olduğunu, davalı tarafından fatura konusu edilmiş bedelin, taşıyanın varma limanında eşyanın ilgilisine teslim borcu kapsamında yapması gereken masraflardan olduğunu, gönderilenin navlun ve diğer alacaklardan sorumlu tutulması için bu hususun konişmentoda kararlaştırılmış olması gerektiğini, dava konusu konişmentoda bu yönde bir kayıt yer almadığından gönderilenin bu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin taşıma işleri komisyonculuğu yapan bir şirket olduğunu, davacının, yurt dışında mukim şirketin 150 kg ağırlığındaki yükü satın aldığı yurt dışındaki yabancı satıcının, yükün taşınması için yabancı taşıyan ... ZHV International ... Go. Ltd. ile taşıma akdi yaptığını, taşıyan ... ZHV şirketin yükü 3L 03.2019 tarihli konşimento kapsamında Çin'den Türkiye'ye taşımayı taahhüt ettiğini ve yükün donatan ... ... Pie. Ltd. in 31.03.2019 tarih ve ... no'lu konşimentosu kapsamında ... ... no'lu konteyner ile Çin'in Oingdao Limanından, İstanbul'a taşındığını, 09.05.2019 günü Ambarlı Kumport Limanı'na tahliye edildiğini, davacıya hiçbir borçlarının bulunmadığını, davalının icra takibine itirazının tamamen geçerli olduğunu, taşıyan konşimentosu ile kurulu olduğu gibi taşımanın parsiyel yük taşıması olduğunu, dağıtım acentesi olarak ilgili Gümrük İdaresine özet beyan verilmesi, tahliyeye nezaret, parsıyel yükün boşaltılması ve diğer yüklerden ayrılması, güvenlik, alıcıya ihbarın yapılması, terminal ve ... hizmetlerinin takibi, dokümanların hazırlanması, taşıyan, ..., gümrük gibi ilgilerlerle görüşme ve yazışmaların yapılması vb. iş ve işlemler teslim acente olarak davalı müvekkili tarafından yerine getirilen hizmetler olduğunu, davalı müvekkilinin hu hizmetleri yerme getirilebilmek için limanlarda yer temin etmekte, işçi çalıştırmakta, ofisinde işçi çalıştırmakta, ulaşım, haberleşme giderleri yapmakta, vergi ödemekle, vb. büyük giderler yapmakta olduğunu, davacıya verilen hizmet bedelleri ile ilgili olarak büyük oranda indirim de yapıldığını, davalının yaptığı hizmetlere ilişkin alacakları nedeniyle 13.05.20191 tarihli MCL2019000005809 nolu, 594,60 USD miktarlı faturayı düzenlediğini, bu fatura tutarının davacı tarafından ödendiğini ancak bilahare davacının, faturaya karşı iade faturaları düzenlendiğini, davalı yaptığı indirimle hizmet bedelleri alacağı için 17,05.2019 tarihli ... no'lu 354,60 USD miktarlı faturasını düzenlediğini ve 240,00 USD'yi 17.07.2019 günü davacıya iade ettiğini, konşimentoyu kabul ile ondan kaynaklanan yükün teslimini isteme hakkını kullanan davacının, konşimentodan kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden sorumlu olmadığı yönündeki beyanlarının haksız ve kanuna açıkça aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih 2020/124 Esas- 2022/574 Karar sayılı kararında; "Dava, deniz taşımasına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla ödenen fatura bedellerinin iadesi isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davacının satın almış olduğu emtiaların asıl davada ... ve ... sayılı konişmentolar, birleşen davada ise iki ayrı yük için düzenlenen ... ve ... sayılı konişmentolar tahtında İstanbul Limanına taşınmış olup, konişmentolara göre davalı varma limanı acentesi, davacı taraf gönderilen konumundadır.Davalı vekili müvekkilinin acente olduğunu, TTK 105/2 maddesi gereği acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağını belirterek pasif husumet itirazında bulunmuş ise de davacı tarafça ihtirazi kayıtla ödenen davaya konu faturalar davalı tarafından düzenlenmiş olduğundan davalıya doğrudan dava yöneltilebilecek olup buna göre davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davacı tarafça davalı tarafından yükün teslimi için talep edilen masrafların eşyanın varma limanında yük ilgilisine teslim borcu kapsamında yapması gereken masraflardan olduğu, konişmentoda söz konusu masraflardan gönderilenin sorumlu olduğu yönünde bir kayıt bulunmadığını, bu nedenle gönderilenden talep edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Davalı taraf ise teslim acentesi olduklarını, davaya konu hizmetlerin verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık varma limanında asıl davada boşaltma, terminal, dökümantasyon, yükleme boşaltma açıklamalı 13/05/2019 tarihli, 594,60 USD bedelli faturadan davalı tarafça iade edilmeyen 324,00 USD yönünden, birleşen davada ise ... sayılı konişmento için düzenlenen terminal, ens, boşaltma, ... masrafları açıklamalı 1 adet fatura ile dökümantasyon açıklamalı 1 adet fatura, ... sayılı konişmento için düzenlenen ... masrafları ve terminal ücreti açıklamalı 2 adet fatura ile dökümantasyon açıklamalı 2 adet fatura bedellerinden gönderilenin sorumlu olup olmadığı hususundadır. Taşımalara konu mal faturasına göre satışın CİF teslim şekli ile yapıldığı görülmektedir. Buna göre varış yerindeki masraflardan alıcı sorumlu olacaktır. TTK 1203. maddesinde " Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan hükme göre gönderilenin sözleşme veya konişmentoya göre ödemesi gereken alacaklar ile kendisi adına yapılmış masrafları ödemesi gerekmektedir. Davacı ile satıcı arasında ... teslim şeklinde yapılan sözleşme gereği varma limanı masrafları gönderilen üzerinde ise de TTK 1203. Maddesi hükmüne göre gönderilenin sorumlu olduğu bu bedellerin her bir taşıma için navlun sözleşmesi ve konişmento kayıtları doğrultusunda tespit edilmesi, navlun kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf yükü teslim aldığından konişmento kayıtları ile bağlıdır. Asıl davada teslimin dayanağı olan dava konusu ... sayılı konişmentonun ön yüzünde CY-CY kaydı bulunmaktadır. CY-CY (container yard-container yard ) kaydı konişmentolarda, FCL- FCL (full container load) olarak belirtilen tam konteyner yüklerinde kullanılmakta olup yükün, konteyner yük istasyonunda teslim edileceği anlamına gelmektedir. Buna göre yük varma limanında konteyner sahasına kadar taşıyanın hakimiyetinde ve navlun kapsamında olup varsa bu alandan itibaren ortaya çıkacak masraflardan gönderilenin sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. FO ( free out) kaydı ise yükün boşaltılması masraflarının TTK 1167. maddesinde belirtilen boşaltma masraflarının taşıyana ait olduğu yönündeki hükmün aksine gönderilene ait olacağını anlamına gelmektedir. Konişmentodaki CY kaydı gereğince konteyner sahasına kadar yük taşıyan sorumluluğunda ise de, konişmentoda boşaltma giderlerine ilişkin olarak konulmuş Free Out kaydı gereğince yüke ilişkin olarak gönderilen adına yapılan tahliye masraflarından davacı gönderilenin sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın gönderilen konumundaki davacıdan talep ettiği masraflar TTK 1203 maddesi gereğince gönderilen adına yapılan masraflardandır. Taraflar arasında bu hizmetlerin verildiği noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, yükün taşıyan tarafından CY sahasına kadar getirilip gönderilen tarafından teslim alındığı, buna göre faturada boşaltma, terminal, yükleme olarak belirtilen, davalı tarafça gönderilen adına yapılıp boşaltma gideri olarak değerlendirilecek olan bu masraflardan konişmentodaki FO kaydı ve TTK 1203 maddesi gereğince davacı tarafın sorumlu olduğu, dökümantasyon ücretinin ise yüke ilişkin bir masraf olmaması nedeniyle davacıdan talep edilemeyeceği, ancak fatura konusu bedellerden bir kısmının iade edilmiş olduğu anlaşıldığından kalan bakiye ücretten davacının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Birleşen davada dava konusu ... ve ... sayılı konişmentolarda ...-... kaydı bulunmaktadır. ... (... ) kaydı konteynerın, konteyner yük istasyonunda teslim edileceği anlamına gelmektedir. Buna göre yük varma limanında ... sahasına kadar taşıyanın hakimiyetinde ve navlun kapsamında olup ... alanından itibaren ortaya çıkacak masraflardan gönderilenin sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafın gönderilen konumundaki davacıdan talep ettiği masraf kalemlerinden terminal, ens, boşaltma, ... masrafları olarak belirtilen hizmetler ... içerisinde ... sahasına kadar yapılan işlemlere ilişkin olup konişmentodaki kayıt gereğince bu masraflardan davacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Fatura konusu masraf kalemlerinden Dökümantasyon Ücreti ise niteliği itibariyle boşatma gideri olmayıp konişmentodaki kayıtlardan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dökümantasyon ücreti konişmentonun ibrazı üzerine gönderilenin haklı hamil olduğunun tespiti, taşımaya ilişkin belgelerin tasnif edilmesi ve saklanmasının karşılığı olarak talep edilen bir ücret olup bu hizmetlerin taşıyan adına verildiği, anılan bu hizmet bedellerinin gönderilenden talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir.Dosyaya sunulan , taşıma uzmanı ... ile uzakyol kaptanı ... den alınan bilirkişi raporlarında konişmentolardaki ... kaydı değerlendirilerek taşıyanın bu alana kadar oluşan masrafları talep edemeyeceği belirtilmekle birlikte konsolidasyon bedeli talep edebileceği belirtmiş ise de ... alanında yükün teslim edilmiş olduğu, bu aşamada taşıyan tarafından herhangi bir şekilde hizmet verilmiş olduğu iddia ve ispat olunmadığı, asıl dava yönünden de konişmentodaki FO kaydının değerlendirilmediği, Mahkememizde davacısı aynı olan ve benzer nitelikteki alacaklara ilişkin yargılaması devam eden başkaca dosyaların bulunduğu, söz konusu dosyalarda eldeki dosya ile aynı veya farklı bilirkişi heyetlerinden raporlar alındığı, ancak gerek farklı bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar gerekse de aynı bilirkişiler tarafından taşıma şartları ve konişmento kayıtları aynı olan dosyalarda farklı görüşler bildirildiği, Mahkememizin 2020/123 Esas sayılı dosyasında taşıma uzmanı Dr.... tarafından düzenlenen, yine Mahkememizin 2020/6 Esas sayılı dosyasında taşıma uzmanı Dr.... tarafından düzenlenen raporlarda Mahkememizce varılan sonuca benzer nitelikte konişmentodaki FO kaydı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, buna göre eldeki dosya ve yargılaması devam eden dosyalarda sunulan beyan ve itirazlar, gelen yazı cevapları ve sunulan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmiş olup; yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu tüm taşımalarda dökümantasyon ücretinin gönderilenden talep edemeyeceği, asıl dava yönünden konişmentodaki FO kaydı nedeniyle davacının söz konusu bedellerden sorumlu olduğu ve davanın reddi gerektiği, birleşen davada konişmentodaki ... kaydı nedeniyle dava konusu bedellerin davacı gönderilenden talep edilemeyeceği, iadesinin gerektiği kanaatine varılarak, takip talebi TL cinsinden yapıldığından fatura bedellerinin takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı hesaplanarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' 1-ASIL DAVANIN REDDİNE, 2-BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE," karar verilmiş ve asıl ve birleşen davada verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/124 Esas, 2022/574 Karar sayılı gerekçeli kararının kendi içinde çelişkili olduğunu ve maddi hatalar mevcut olduğunu, asıl ve birleşen davalarda davaya konu konişmentoların tam olarak tespit edilemediğini, gerekçeli kararın 2. sayfasında işbu davaya tarafların sunmuş olduğu asıl dava ve birleşen dava dilekçelerinin ifade edildiğini, kararda "asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle" başlığı altında dava konusu konişmetoyu ... nolu konişmento olarak beyan ederken; "asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle" başlığı altında dava konusu konişmetoları ... ve ... nolu konişmentolar olarak beyan ettiğini, yine "birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle" başlığı altında davaya konu konişmentolar geçmezken; "birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde" başlığı altında dava konusu konişmentoların ... ve ... nolu konişmentolar olarak beyan edildiğini, bu beyanlara karşılık gerekçeli kararın 5. sayfasında "Dava," paragrafı ile başlayan asıl ve birleşen davanın karar gerekçelendirmesinde, ... ve ... nolu konişmentolar asıl davanın konusu; ... ve ... nolu konişmentolar ise birleşen davanın konusu olarak nitelendirildiğini, yani Yerel mahkemenin gerekçeli karar sonunda yapmış olduğu değerlendirmenin, hangi davaya konu konişmento özelinde yapıldığı anlaşılamayacak kadar karışık bir durumda olduğunu, bu sebeple de konişmentoların asıl dava ve birleşen dava olarak ayrımı yapılmış ve bu doğrultuda hem asıl davanın reddine hem de birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf dilekçesi sunulmuş olduğunu;Yerel mahkemenin dosyaya sunmuş olduğu gerekçeli kararda dosya kapsamında bir heyet bilirkişi raporu, bir de uzak yol kaptanı bilirkişi raporu bulunmasına karşın konişmentoların FO kapsamında değerlendirilmemiş olması sebebiyle, aynı konu kapsamında fakat farklı somut olaya sahip başka dosyalardaki bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, heyet bilirkişi raporunda istenenin, alacak kalemlerinin tek tek hukuki nitelendirilmesi yapılarak gönderilenin mi, taşıyanın mı sorumluluğunda olduğunu değerlendirilmesi olup, FO kapsamında değerlendirilmesinden önce taşıma şekli olan ... çerçevesinde değerlendirildiğini;Dosya kapsamında taraflar arasında dört farklı konişmento ihtilaf konusu olup asıl davada; 28.10.2019 tarihli yüklemeye ilişkin ... Nolu konişmento incelendiğinde ... teslim şekli ile ... navlun ücreti ödenmiş olduğunu, 27.10.2019 tarihli yüklemeye ilişkin de ... Nolu konişmento incelendiğinde de ... teslim şekli ile ... navlun ücreti ödenmiş olduğunu, bu sebeple yükün teslim yerinin İstanbul olduğunu, TTK m.1167 ışığında yükün gemiden çıkarılması ve limana indirilmesinin taşıyanın sorumluluğunda olduğunu;Birleşen davada; 31.03.2019 tarihli yüklemeye ilişkin ... Nolu konişmento incelendiğinde ön yüzünde... ve CY-CY kaydı bulunduğunu, 31.03.2019 tarihli yüklemeye ilişkin ... Nolu konişmento incelendiğinde ...-... ile ... navlun ücreti ödenmiş olduğunu, teslim yerinin ise CY; yani konteyner yük istasyonunda-geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceği şeklinde, malların teslim edileceğine ilişkin anlaşma yapıldığını, navlun bedeli ve sigortayı da içeren faturalar düzenlendiğini ve navlun ücretinin taşıyıcıya taşıma başlamadan ödendiğini, teslim yeri ... de yani konteyner freight stationda teslim edileceğinin kararlaştırıldığını;TTK’nın 1196. maddesinin 1.fıkrasında; "Taşıyan, navlun dışında pey akçesi, prim, bahşiş ve benzeri bir ad altında başkaca bir istemde bulunamaz’’ denildiğini, hükmün açıklığına rağmen davalının, haksız bir şekilde ve ilave gelir yaratmak amacıyla standart dışı dayanaksız masraflar talep ettiğini, ayrıca taşıyanın, navlun dışında bir talepte bulunamayacağı gibi yük için yaptığı masrafları bile aksine sözleşme yok ise yük ilgilisinden isteyemeyeceğini (TTK m.1196/1-2) buna göre davalının söz konusu talepleri yapabilmesi için öncelikle ödemeler konusunda navlun sözleşmesi, konişmento veya diğer bir taşıma senedi gereğince yetkili kılındığını ve bunları davacı yan hesabına ödediğini ispat etmesi gerektiğini, davalı vekilinin bu iki hususu ispat edemediğini;Davalı yanca istenen ücret kalemlerinin, navlun sözleşmesi gereği taşıma ediminin içeriğinde olduğunu, taşıma asli edimi ve yan edimlerini bir bütün olarak görmek gerektiğini, müvekkilinin davalıya yapmış olduğu fatura ödemeleri karşısında aldığı hizmete ilişkin taraflar arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmelerin nispiliği gereği davalının müvekkili adına ve hesabına hareket ettiği ve kendisi ile davalı arasında akdi bir ilişki olmayacağını, TTK madde 1203 kapsamında; navlun, ödenmiş ise gümrük ödemeleri, yine sarf edilmiş ise varma yeri masrafları için hapis hakkı kullanılabileceğini, oysa davalının müvekkiline karşı hapis hakkı tehdidi altında tahsil ettiği fatura kalemlerinin hiçbirinin bu kapsamda olmadığını, konişmentoda yazdığı ölçüde ve alıcının kabulü kapsamında bu üç kalem alacak dışında hapis hakkının kullanılamayacağını;Bu itibarla dava konusu taşımaya ilişkin konşimento incelendiğinde, gönderilenin ödemekle yükümlü tutulduğu hiçbir kaydı ihtiva etmediğinin görüldüğünü, bu kapsamda davalının yapmış olduğu masraf ve ödemelerin TTK madde 1203 kapsamında yer alan "Hapis hakkını kullanmaya" elverişli ödeme ya da masraflar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışılmalı olduğunu;Her ne kadar bilirkişi raporunda ... kaydı değerlendirilerek taşıyanın bu alana kadar oluşan masrafları talep edemeyeceği belirtilse de, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında konişmentodaki FO kaydı değerlendirilmediği gerekçesi ile benzer nitelikte olduğu iddiası ile başka bir bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, o zaman Yerel mahkemenin neden benzer nitelikteki dosyaları somut olay düzleminde yeniden değerlendirilmesi için dosya kapsamında yeniden bilirkişi heyetine yollayarak zaman ve masraf kaybına yol açtığının anlaşılamadığını, hükme esas alınan...'e ait olduğu söylenen bilirkişi raporunun gerekçeli kararda geçmediğini ve içeriğinin de işbu dosyanın tarafları tarafından bilinmediğini, bu sebeple hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu;Gerekçeli kararda her ne kadar "...konişmentoda boşaltma giderlerine ilişkin olarak konulmuş FO kaydı gereğince yüke ilişkin olarak gönderilen adına yapılan tahliye masraflarından davacı gönderilenin sorumlu olduğu değerlendirilmiştir..." şeklinde bir değerlendirme yapılmış olsa da, konişmentonun hukuki tespitlerinin yerinde olduğu fakat değerlendirmesinin hukuka uygun şekilde yapılmadığının aşikar olduğunu, FO kaydı ile CY kaydının aynı anda bulunması Free Out yani teslim yerinin geminin dışında, boşaltım giderlerinden sonra olduğunu, CY kaydının da teslim şeklinin FO kaydına göre İstanbul limanında konteyner yük istasyonunda- geçici depolama yerinde teslim edileceğine ilişkin anlaşma yapıldığını nitelendirdiğini;Yine gerekçeli kararda FO kaydı "... Gemiden çıkartılması gideri taşıyana geri kalan boşaltma giderleri ise gönderilene aittir." yani TTK m.1167 ile gerekçelendirerek davalının aslında gemiden yükün çıkartılmasına ilişkin olan alacak kalemlerini davacı gönderilen müvekkiline yüklediğini, Yerel Mahkemenin somut olaya ilişkin uygulanacak hukuku doğru tespit etmesine karşın hukuki normları somut olayda yorumlayamadığını; Davalı tarafından davaya konu fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini ve müvekkili tarafından bu bedellerin ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, Yerel mahkeme bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu ayrıntılı raporu ve diğer uzak yol kaptanı ...'nin hazırlamış olduğu raporu gerekçeli kararda hükme esas almayarak, FO kaydını ...-İstanbul kaydından ayrı olarak değerlendirip asıl davayı reddettiğini, birleşen davayı da kısmen kabul ettiğini; TTK 1196, 1203, 20. madde kapsamında davalı tarafından müvekkilinden davaya konu alacak kalemlerinin istenmesinin hukuka uygun olmadığını, keza her ne kadar Yerel mahkemenin dosyaya sunmuş olduğu gerekçeli kararında bilirkişi raporundan alıntılar yapmış olsa da, doğru tespit edilen hukuk normlarının konişmento üzerinden yanlış yorumlandığını, ticari teamüllere dayanıldığında dahi işbu davaya konu faturaların davacı tarafından ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu kanıtladığını;Neye göre, kısmen red ve kısmen kabul kararı verildiği incelendiğinde, hiç bir hukuki sebep gösterilmeksizin, ticari teamüller ve görülen işler varsayımı ile bir değerlendirme yapıldığını, burada davalının iş görmesinin başka şey, gördüğü işin bedeli ve bu bedelden sorumluluğun başka şey olduğunu, davalının, akden üstlenilmediği ve müvekkili tarafından taahhüt edilmediği sürece talep edilen bu bedeli müvekkili davacıdan talep etmesi ve tahsil etmesinin hukuka aykırı olduğunu;Birleşen davada dayanak icra takibi takip çıkışı toplamı 2.028,63 USD ve 354,00 TL olupi icra dosyası incelendiğinde takip talebinin bu şekilde olduğunun görüleceğini, işbu davayı açarken dava tarihindeki dolar kuruna göre de hesaplama yapılarak harç yatırıldığını, ancak Mahkemece verilen kararda görüleceği üzere dolar cinsinden hüküm kurulmadığını, bu yönüyle de usule aykırı olduğunu beyanla itirazları ve istinaf sebepleri gözetilerek yerel mahkemenin asıl dava yönünden red kararının, birleşen dava yönünden de kısmen red kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davanın kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Birleşen davanın iki ayrı taşıma ile ilgili olduğunu, davalı müvekkilinin, dava konusu iki taşıma ile ilgili olarak Gümrük kanunu 35/A vd. maddelerde düzenlenen özet beyanı (ENS) verdiğini, Gümrük Yönetmeliğinin 63/1. maddesine göre özet beyanı veren kişinin, özet beyanda yer alan bilgiler ile özet beyana ekli belgelerin doğruluğundan sorumlu olduğunu, Gümrük Kanunu’nun 54. maddesinde “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak; Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği veya gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır” denildiğini;Gümrük Kanunu'nun 237/7. maddesinde (Ek: 28/3/2013-6455/14 md.) “Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen para cezaları (gümrük vergisi ve eşyanın ... değeri tutarındaki para cezaları) özet beyanı veren kişiden, altıncı fıkrada belirtilen para cezası ise özet beyanı vermekle yükümlü olduğu tespit edilen kişiden, bu kişinin tespit edilememesi halinde eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren kişiden alınır” denildiğini;Özet beyanı veren kimsenin 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde belirtilen suç yönünden sanık olarak yargılandığını, 5607 Sayılı Kanun’un 4/5. maddesine göre “Bu Kanunda tanımlanan suçların belgede sahtecilik yapılarak işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da cezaya hükmolunur” denildiğini, özet beyanı veren kimsenin kendisine sunulan konşimento örneğine göre özet beyanı verdiğini, değinilen yasa hükümlerine göre, yükletenin beyanına göre yükleme yerinde taşıyan / donatan tarafından düzenlenen konşimento üzerindeki bilgilerin yanlış olması, ara ve ana konşimento tarihlerinin uyuşmaması vb. durumlarda varış ülkesindeki özet beyanı veren kişinin (yük teslim acentesi) hem Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gereği kaçakçılık, hem de belgede sahtecilik suçunun sanığı olduğunu; Davalı müvekkilinin özet beyanı vermekle, taşıma taraflarının yasal sorumluluğu gibi, konşimento tarihinin yanlış olması nedeniyle eksik vergi ödenmesi, konşimento üzerindeki yük bilgilerin yanlış olması halinde Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndan kaynaklanan para cezaları ve kaçakçılık suçları ile belgede sahtecilik vb. cezai çok ağır riskleri üstlendiğini, bu kadar ağır riskleri içeren özet beyan hizmetinin ücretsiz verilmesi mümkün olmayıp, bu yönden istinaf konusu kararın kanuna, hak ve adalet esaslarına, hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını, bu itibarla özet beyan ücreti yönünden davanın reddi gerektiğini; Davalı müvekkili her iki parsiyel taşımaya ilişkin varış yeri tahliye, terminal, nezaret hizmetlerinin bedelini ödediğini, konteyner içindeki yükü boşaltma, diğer yüklerden ayırma, varış bildirimi, ... hizmetleri, dökümantasyon hizmetlerini bizzat kendisinin yerine getirdiğini, davalı müvekkilinin yük teslim acentesi olarak özet beyanı verme dışında, yükün gemiden tahliyesi tarihini takip ettiğini, davacının alıcıya varış bildirimlerini gönderdiğini, gemiden tahliye edilen parsiyel konteyner içindeki yükleri konteynerden boşaltarak diğer yüklerden ayırdığını, güvenliği sağladığını, terminal ve ... hizmetlerini takip ettiğini, bunların bedellerini gemi işletme müteahhidi acentesine ödediğini, dökümanları hazırladığını, taşıyan, ..., gümrük gibi ilgililerle görüşme ve yazışmaları yaptığını, böylece parsiyel iki taşımaya ilişkin “konsolidasyon hizmetleri” olarak adlandırılan tüm hizmetleri yerine getirdiğini, davacı alıcı ile taşıyan arasındaki taşıma şartlarını oluşturan konşimentoların 1. maddesine göre ücretlerin, navlun, demuraj, tüm masraf ve yükümlülükleri ifade ettiğini, davalının hiçbir hizmet vermediği şeklindeki davacı iddialarının parsiyel konteyner taşımasının işleyiş şekline ve kanuni hükümlere aykırı olduğunu; Konteyner gemileri ile yapılan taşımalarda donatanların yüksek maliyetler gereği limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonlarını tamamlamak istediğini, konteyner gemilerinde gönderilenin kendi yükünün bulunduğu konteyneri kendi ayarlayacağı vinç ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye etme imkânı olmadığını, esasen, yasal olarak davacı alıcının gümrük gözetimindeki sahaya girip gemiye veya gümrüklü yüke müdahale etme hakkı olmadığını, bu sebeple gemi limana yanaşır yanaşmaz, ..., ... gibi şartlar olup olmadığına bakılmaksızın, donatan ile ... işletmeleri arasındaki anlaşmalar gereğince tahliye edilecek konteynerlerin tamamının, gemiden ... terminal sahasına ... işletmesinin vinçleri ile tahliye edildiğini;Free-out, CY veya dava konusu taşımalarda olduğu gibi ... (... /konteyner yük istasyonu) gibi kayıtların olduğu durumlarda konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin Türk limanlarındaki uygulamaya göre donatan acentesinden (gemi acentesinden) tahsil edildiğini, TCNU ... ve ZCSU ... no’lu parsiyel yüklü konteynerler ... ... gemisinin 02W sayılı seferi ile taşındığını, 26.04.2021 tarihli dilekçe ekinde TCNU ... no’lu konteyneri yurt dışından taşıyarak Ambarlı gümrük sahasına tahliye eden ... ... gemisinin 02E sayılı seferi nedeniyle davalı müvekkiline düzenlenen a-) Gemi işletme müteahhidi ...... .. Ltd. Şirketinin navlun, gemiden boşaltma bedeli ve bunker factor açıklamalı 10.09.2019 tarih ve 1.180,00 USD. meblağlı faturası ile b-) Acentesi ... Denizcilik ve Taş. A.Ş. nin 10.09.2019 tarihli, evrak masrafı, terminal güvenlik ve nezaret ücreti açıklamalı 545,68 TL miktarlı faturası örneklerinin ibraz edildiğini;Yine, 26.04.2021 tarihli dilekçe ekinde ZCSU ... no’lu konteyneri yurt dışından taşıyarak Ambarlı gümrük sahasına tahliye eden ... ... gemisinin 03E sayılı seferi nedeniyle davalı müvekkiline düzenlenen a-) Gemi işletme müteahhidi ...... Services Ltd. Şirketinin navlun, gemiden boşaltma bedeli ve bunker factor açıklamalı 19.11.2019 tarih ve 1.380,00 USD. meblağlı faturası ile b-) Acentesi ... Denizcilik ve Taş. A.Ş. nin 19.11.2019 tarihli, evrak masrafı, terminal güvenlik ve nezaret ücreti açıklamalı 546,30 TL miktarlı faturası örneklerinin dava dosyasına ibraz edildiğini;İbraz ettikleri donatan acentesinin faturaları ile dava konusu taşımalarda gemi işletme müteahhidinin (donatanın) acentesinin gemiden tahliye, terminal, güvenlik ve nezaret ücretlerini ... işletmesine ödeyerek, davalının yük teslim acentesi olduğu yüklerle ilgili olarak bu ücret bedellerini davalıdan tahsil ettiğinin kanıtlı olduğunu, 26.04.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerle kanıtlı bu husus nedeniyle tahliye ücreti yönünden de haksızlığı sabit davanın reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu;TTK'nın 1167. maddesinde, tahliye işleminin taşıyana ait olmaması hususunun sözleşme ile kararlaştırılabilmesinin yanında boşaltma limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile de tespit edilebileceğinin belirtildiğini, eğer taraflar navlun sözleşmesi veya konşimento (veya başkaca bir deniz taşıma senedi) üzerinde tahliye masrafının gönderilene ait olduğu yazmamış olsaydı dahi, bu hususun ilgili ... uygulaması veya teamülden de kaynaklanabileceğini, ülkemizdeki tüm limanlarda genel uygulamanın aksi kararlaştırılmış olmadıkça tahliye masraflarının alıcıya ait olduğu şeklinde olduğunu, dava konusu taşımalarda konteynerin gemiden tahliye bedelinin donatan acentesi tarafından ... işletmesine ödendiği, donatan acentesinin dava konusu taşımalar için bu bedeli davalıdan tahsil ettiği belgeli olup, TTK. 1167 madde gereği bu bedelin davalıdan geri istenemeyeceğini, arz edilen nedenlerle tahliye ücreti yönünden karar kanuna uygun olmayıp kararın kaldırılması gerektiğini; Konteyner terminale tahliye edildikten sonra rıhtımla depolama sahası arasında taşıma, istifleme, depolama vb. iş görecek terminal çekicileri, treyleri, dolu konteyner istif vinci, gibi araçlar ile elleçlenerek sahaya depolandığını, ... işletmesinin bu hizmet bedellerini donatan acentesinden tahsil ettiğini ve donatan acentesinin yük taşıtan akdi taşıyanların varış yeri acentesinden tahsil ettiğini, terminal bedelinin donatan acentesince ... işletmesine ödendiği ve dava konusu konteynerler için akdi taşıyanın acentesi olan davalıdan bu hizmet bedelini tahsil ettiği 26.04.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerle kanıtlı olup, TTK. 1167. madde gereği bu bedelin davalıdan geri istenemeyeceğini, bu itibarla terminal ücreti yönünden de karar kanuna uygun olmayıp kaldırılması gerektiğini;Konşimento gereğince gemi bordasında biten taşıma işleminden sonra tahliye işlemleri yapılmak zorunda olduğunu, geminin bordasındaki konteynerin gemiden tahliye edilmesi sırasında Yükleme- Boşaltma Puantaj formu düzenlenmesi gerektiğini, bu belgede doğru konteynerin gönderilen için teslim alınıp alınmadığı, konteyner taşınırken üzerine takılan mührün kırılıp kırılmadığının, konteynerde bir hasar meydana gelip gelmediğinin tutanak altına alınması gerektiğini, yine eğer konteynerde bir zarar meydana gelmişse Konteyner Hasar Tutanağının tutulması gerekmekte olup bu hizmet kapsamında konteynerde hasar var ise ... ile birlikte acente çalışanlarınca bu tutanağın düzenlendiğini ve gönderilenin menfaatlerinin korunduğunu, tüm bu işlemlerin gönderilenin menfaatine ve acentenin çalışanını, mesaisini harcayarak kontrol ettiği, nezaret ettiği işlemler olup tüm bu hizmetlerin verilmesi karşılığında bu hizmetlerin ücretlerinin, acenteler tarafından yük sahiplerinden tahsil edileceğini, ... hizmetleri yönünden de kararın kanuna uygun olmadığnı, kaldırılması gerektiğini; Taşımanın, gemi rıhtıma varır varmaz sona erdiğini, bu aşamadan sonra yapılan tüm hizmetler ve masraflara gönderilen / davacının katlanmak zorunda olduğunu, konteyner taşımalarında gönderilenin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almasının gerekli olduğunu, binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiğini, bu sayede doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesinin sağlandığını, bu sebeple gönderilenin, yükün gümrük vergilerini ödeyip gümrük ilişiğini keserek ilgili gümrük idaresinden izin alma dışında, ... işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da temin etmek zorunda olduğunu, böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan ... işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesinin de sağlanmış olacağını ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceğini, bu şekilde ... işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işleminin, navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına verilen bir ek hizmet olduğunu ve bu hizmetin de davalı yük teslim acentesi tarafından verildiğini, bu hizmet için davalının personel, ofis, kâğıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, İnternet vs) kullandığını, TTK. 20. madde gereği bu işlem için de bir ücret istemesinde haklı olduğunu; Davacının kendisine verilen hizmet bedellerini ödemesinin TTK. 1167, 1203 vd. ilgili hükümlerine göre yasa gereği olduğunu, Türk Hukuku bakımından eşya taşıma sözleşmesinin, TBK'nın 129. maddesinde düzenlenen tam üçüncü kişi lehine sözleşme niteliğinde olduğunu, yüke ilişkin diğer masraflar olarak ifade edilen alacakların kapsamına boşaltma masrafları, yüke ilişkin diğer tüm hizmet bedellerinin girdiğini, davacının, davalı tarafından kendisine hiçbir hizmet verilmediğini ileri sürmesinin hilafı hakikat olduğunu, davalı tarafından yapılan veya ilgililerine bedelleri ödenen özet beyan verilmesi, konteyner iç tahliyesi, terminal, ... masrafları, nezaret, dökümantasyon gibi iş ve hizmetler, taşıyan veya adamları tarafından yükle ilgili kişi olan davacı alıcıyı temsilen yapılan iş ve hizmetler olup, TTK 1167 ve 1203. madde gereğince bunların ödenmesinden yükü teslim alan davacı alıcının sorumlu olduğunu, davalı müvekkilinin, yük teslim acentesi olarak ilgililerine ücretlerini ödediği veya bizzat yerine getirdiği bu hizmet bedellerine ilişkin alacağının meşru, yasal ve emsallerine uygun olduğunu, bu nedenle mahkemenin davalının hizmet bedelleri olarak aldığı tutarları tekrar davacıya iadesine ilişkin kararı yasaya uygun olmayıp istinaf incelemesi ile kaldırılması gerektiğini; TTK'nın 1203. maddesine göre konşimento hamili alıcı eşyanın teslim edilmesine ilişkin hakkını kullandığında, bu hakkın dayandığı konşimento hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları vermek ve üstüne düşen diğer bütün borçları “kanuni borca katılma” gereği yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davacı taraf kendisini temsilen yapılan özet beyan verme, terminal, tahliye, konteyner içindeki yükü boşaltma, diğer yüklerden ayırma, ... hizmetleri, nezaret, güvenlik vb. konsolidasyon hizmet bedellerini ödemekle yükümlü olup, hizmet bedellerini istirdat talebi yasaya açıkça aykırı olup, birleşen davanın reddi gerektiğini; Davacının, bir ticari işletme olan davalının verdiği hizmetleri karşılıksız olarak yerine getirmesi gerektiğini ileri sürmesinin TTK'nın 20. maddesine de uygun olmadığını, davalının bu hizmetleri yerine getirilebilmek için ticari organizasyon kurup işletme giderleri yaptığını, yük teslim acentesi olarak atanan davalının yerine getirdiği yukarıda (4.) paragrafta arz edilen konsolidasyon hizmetleri TTK'nın 1167. maddesinde açıklanan boşaltma giderleri kapsamındaki hizmetler olup, davacı alıcıyı temsilen yapıldığını, davalı müvekkilinin bir ticari işletme olarak verdiği hizmet bedellerini tahsil hakkının TTK'nun 20. maddesine uygun ve tümüyle meşru olduğunu; Davacının parsiyel taşıma niteliğindeki dava konusu eşyaları ... teslim şekli ile satın aldığını, ... 2010 ... satıma ilişkin hükümler gereği verilen “konsolidasyon hizmet bedelleri”nin davacı alıcıya ait olduğunu, ... 2010 ... satıma ilişkin hükümlere göre malların yükleme yerinde gemiye teslim edilmesiyle birlikte satıcının teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş sayıldığını ve bu andan itibaren mallara ilişkin navlun ve sigorta primi haricindeki zarar ve masraflar, bu kapsamda boşaltma masrafları ve diğer giderlerin alıcıya geçtiğini, malların son varma yerine kadar taşınması esnasında oluşan masraf ve harçlar ile mavnaya aktarma ve depolama da dahil olmak üzere boşaltma masraflarının da alıcı tarafından ödenmesi gerektiğini;Konşimentolar üzerinde "lokal hizmet bedellerinin alıcı tarafından taşıyanın İstanbul’daki acentesine peşin olarak ödenmesi gerektiği"nin şerh edildiğini, akdi taşıyan ... Şirketinin konşimentosunun ön yüzündeki kayıt ile kanıtlı olduğu gibi taşımanın parsiyel yük taşıması olduğunu, davacı alıcının 28.07.2019 tarihli ... no’lu konşimentoyu ciro ederek lokal hizmet bedellerini ödemeyi kabul ettiğini, akdi taşıyan ... Şirketinin konşimentosu ile kanıtlı olduğu gibi bu taşımanın da parsiyel yük taşıması olduğunu, konşimento üzerinde dağıtım acentesinin davalı olduğunun yazılı olduğunu, davalı dağıtım acentesi olarak bu yükle ilgili tüm konsolidasyon hizmetlerini de ifa ettiğini, davacı alıcının ... Şirketinin konşimentosunu ciro ederek lokal hizmet bedellerini ödemeyi kabul ettiğini, birleşen davanın kabulünün, davacı ile taşıyan arasındaki ilişkilerin tabi olduğu konşimento hükümlerine de aykırı olduğunu; Davalının verdiği hizmetler için tahsil ettiği hizmet bedellerinin emsallerine uygun olduğunun, Deniz Ticaret Odası’nın cevap yazısı ile kanıtlı olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın 22.01.2021 tarih ve 2021/309 sayılı cevap yazısında dava konusu taşıma ile ilgili davalı faturalarının makul ve piyasada uygulanan ücretler ile uyumlu olduğunun açıklandığını, davacının iyi niyetli olmadığını, konşimentoyu kabul ile ondan kaynaklanan yükün teslimini isteme hakkını kullanan davalı alıcının konşimentodan kaynaklanan borçlarından sorumlu olmadığını iddia etmesinin MK. nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına da uygun olmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarih, 2020/124 E., 2022/574 K. sayılı kararının birleşen dava yönünden kaldırılmasına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, davacının yurt dışından ayrı konişmentolar ile ithal ettiği emtiaların teslimi için, taşyıcı acentesi olan davalıya ihtirazi kayıt ile çeşitli adlar altında ödediği fatura bedellerinin, davalıdan geri alınması amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl davada verilen karara karşı davacı vekili, birleşen davada verilen karara karşı ise taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;29906 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu Yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. Mahkemece asıl davada davanın reddine, birleşen davada ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, asıl davada reddine karar verilen ve davacı tarafça istinaf incelemesine konu edilen miktar 2.082,32 TL, birleşen davada reddine karar verilen ve davacı tarafça istinaf incelemesine konu edilen miktar ise 3.007,65 TL olduğundan, her iki davada verilen kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Birleşen davada davalının istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından; Çin'de bulunan firmalardan ithal ettiği emtiaların, davalının teslimat acentesi olduğu taşıyan tarafından deniz yolu ile taşınarak kendisine teslim edildiği, her iki taşımaya ilişkin navlunun peşin olarak ödendiği, davalı tarafından emtiaların tesliminin, kendisi adına, "... masrafları", "terminal ücreti", "dökümantasyon ücreti""ens" ve "boşaltma ücreti" adı altında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi koşulu ile yapıldığı, söz konusu bedellerin ihtirazi kayıtla davalıya ödendiği ve kendisinden bu bedellerin talep edilemeyeceğinin iddia edildiği, davalı tarafından ise, gerek konişmentolarda yer alan kayıtlar, gerekse ticari teamül ve TTK hükümleri uyarınca, emtianın teslimi için yerine getirilen hizmetlerin karşılığı olan fatura bedellerinden davacının sorumlu olduğunun savunulduğu, Mahkemece her ne kadar kararın hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne denilmiş ise de, esasen davalının düzenlediği ve davacıdan tahsil ettiği tüm fatura bedellerinin iadesine karar verildiği, takip talebi ile kararda hükmedilen alacak miktarı arasındaki farkın takip tarihinde Mahkemece esas alınan kurun farklı olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; davacının Çin'de bulunan .... Limited Şirketi'nden 17/07/2019 tarihli, ... numaralı ve "... İstanbul" kaydını içeren fatura ile satın almış olduğu zemin kazıyıcı niteliğindeki emtianın, ... numaralı konişmento tahtında, Çin'in ... Limanı'ndan İstanbul'a taşındığı, konişmentoya göre taşıyıcının ... Limited Şirketi ve teslimat acentesinin davalı olduğu, konişmentoda ".../..." kaydının ve "Yük, İstanbul Limanı'nda gümrükten çekilecektir. ... ve yerel masraflar önceden ödenecektir." açıklamasının bulunduğu, yine Çin'e bulunan .... Ltd Şirketi'nden 26/09/2019 tarihli, 19092261 numaralı ve "terminalde ... teslimatı" kaydını içerir fatura ile satın aldığı emtiaların ... numaralı konişmento tahtında, Çin'in Shenzhen Limanı'ndan İstanbul'a taşındığı, konişmentoya göre taşıyıcının .. Şirketi ve davalının teslimat acentesi olduğu, konişmentoda "İstanbul Limanı'nda ... teslimat" kaydının bulunduğu, davalı tarafından ... nolu konişmento yönünden davacı adına "... masrafları" ve "terminal ücreti" adı altında toplam 84,50 USD bedelli, 11/09/2019 tarihli; "dökümantasyon ücreti" adı altında, 177 TL bedelli, 11/09/2019 tarihli; yine "... masrafları" ve "terminal ücreti" adı altında 84,50 USD bedelli ve 12/09/2019 tarihli; "dökümantasyon ücreti" adı altında 177 TL bedelli, 12/09/2019 tarihli faturanın, ... nolu konişmento yönünden ise "dökümantasyon ücreti" adı altında 177 TL bedelli ve 12/09/2019 tarihli fatura ile "terminal ücreti", "ENS", "boşaltma ücreti", "... masrafları" adı altında toplam 1.944,13 USD bedelli, 12/09/2019 tarihli faturanın düzenlediği, söz konusu fatura bedellerinin davacı tarafından davalıya ödendiği görülmüştür. TTK'nın 1203. maddesi uyarınca; eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur. Söz konusu hüküm uyarınca navlun sözleşmesinin tarafı olmayan alıcının, dava konusu giderlerden sorumlu tutulabilmesi için konişmentoda bu giderlerin alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve alıcının da yükün kendisine teslimini talep etmiş olması gerekir. Somut olayda her iki konişmento üzerinde ... kaydı yer almaktadır. ... (container freihgt station, konteyner yük istasyonu) kavramı, uluslararası taşımalarda bir teslim şeklini ifade etmeyip, limanlarda bulunan konteyner nakil istasyonlarını ifade etmektedir. Bu yerler, ... içinde veya yakınında özellikle parsiyel yükler için, yüklerin boşaltıltılmasında kullanılmaktadır. Dava konusu taşımalara konu emtiaların satış faturalarında ise "..." ve "..." kaydı yer almaktadır. ... (...) masraflar ve navlun dahil teslim, ... (...) masraflar, sigorta ve navlun dahil teslim şeklidir. Buna göre emtiaların ...'de, davacı alıcıya teslim edileceği açık olup, bu ana kadarki masrafların davacı tarafından ödeneceğine dair konişmantolarda bir kayıt bulunmadığı ve satış faturalarında "..." ve "..." kaydı bulunduğundan davacı, davalının ...'de teslimine kadar olan masraflardan sorumlu değildir. Yine Deniz Limanlarında Gümrük İş ve İşlemleriyle İlgili Hizmetlerden Alınacak Azami Ücret Tarifesi adlı genelge uyarınca davalının, davacıdan dökümantasyon ücreti talep etmesi de mümkün değildir. Her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının emtiaları sundurmada teslimi, yani ...'ye kadar yapılan işlemlerden sonra, bu alanda emtianın ayrıştırılması için bir masraf yapacağı, bu nedenle konsolidasyon (ayrıştırma) hizmet bedeli altında bir ücret talep edebileceği kanaati bildirilmiş ise de, Mahkemece de gerekçeli kararda açıklandığı üzere, davalının bu hizmeti verdiğine dair bir delil bulunmadığı gibi aksine, davacı tarafından sunulan ... ... İşletmesi Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından düzenlenmiş, 12/09/2019 tarihli, "sundurma ardiye" ve "sundurma terminal" açıklamalı, ... nolu konişmentoya atıf yapan fatura ile 25/11/2019 tarihli, "sundurma ardiye", "sundurma terminal", "sundurma tartı" ve "sundurma işçilik" açıklamalı, ... nolu konişmentoya atıf yapan faturaya göre, söz konusu hizmetlerin dava dışı ... .. A.Ş. tarafından verildiği ve davacı tarafından sunulan dekontlara göre, fatura bedellerinin adı geçen şirkete ödendiği, bu nedenle davacının konsolidasyon ücreti de talep edemeyeceği, bu itibarla Mahkemece davacının ödediği fatura bedellerinin iadesine karar verilmesinin isabetli, davalı vekilinin aksi yöndeki yöndeki istinaf sebeplerinin ise haksız olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak; birleşen davada davalının istinaf başvurusunun, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1. maddesi gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Birleşen davada davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 156 TL harcın mahsubu ile bakiye 459,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen davada karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 868,10 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 220,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 647,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/10/2025 tarihinde HMK'nın 341. 352/1. ve 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.