11. Hukuk Dairesi 2019/2616 E. , 2020/621 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2017 tarih ve 2017/49 E.- 2017/403 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/03/2019 tarih ve 2018/783 E.- 2019/224 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi d…
**11. Hukuk Dairesi 2019/2616 E. , 2020/621 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2017 tarih ve 2017/49 E.- 2017/403 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/03/2019 tarih ve 2018/783 E.- 2019/224 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait “El Arabiya” isimli televizyon haber kanalının 2003 yılından beri Arapça dilinde yayın yaptığını, haber kanalının yayınlarına Türkiye’den, müvekkiline ait “www.alarabiya.net” isimli internet sitesinden, Nilesat ve Arabsat gibi dijital platformlar üzerinden erişilebildiğini, Türkiye'de 2012/105147, 2015/97395 ve 2015/23855 sayılı markaların müvekkiline ait olduğunu, davalının Arapça dilinde yayın yapan televizyon kanalı logosunda kullandığı şeklin müvekkili adına tescilli markalara benzer olduğunu, davalının bu kullanımının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının söz konusu ibareyi kullanmaktan men edilmesine, bu ibarenin kaldırılmasına, ibarenin davalının ticari defter ve kayıtları ile internet ortamında ve diğer mecralarda kullanımının yasaklanmasına, markaya yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının iltibas iddiasında bulunduğu ibare üzerinde müvekkili kurumun markasal bir kullanımının bulunmadığını, davacının markası ile müvekkili kullanımının farklı olduğunu, müvekkili tarafından Arap alfabesiyle “Arapça” kelimesine karşılık gelen ibarenin kullanıldığını, davacı tarafın ise kelime üzerinde değişiklik yaptığını, müvekkili markasında esas unsurun “TRT” ibaresi olduğunu, yayın yaptığı dili göstermek için “TRT” markasının yanında ilgili dili gösterir ibarenin de kullanıldığını, Arapça yayın yapan kanalda “Arapça” ibaresinin, marka vasfı bulunmayan, cins-vasıf bildiren ve herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.