11. Hukuk Dairesi 2008/4647 E. , 2010/838 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2007 tarih ve 2007/93-2007/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duru…
**11. Hukuk Dairesi 2008/4647 E. , 2010/838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2007 tarih ve 2007/93-2007/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ağabeyi ile birlikte 1994 yılında diğer davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin 1996 yılında hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, şirketin yasal zorunluluk nedeniyle 1997 yılında sermayesini artırdığını, müvekkilinin 2006 yılında vergi dairesinden çağrılması üzerine şirketteki ortaklığının halen devam ettiğini öğrendiğini, sermaye artırımına ilişkin tutanaklardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu ortaklık payının tespit edilmek suretiyle halen 18 hisseye sahip olmadığının dolayısıyla %45 ortak olmadığının tespiti ile ticaret sicilinde gerçek durumun tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket ve davalı ... vekili, sermaye artışının zorunluluktan yapıldığını, davacının imzasının muhasebeci tarafından tamamlandığını, tarafların kardeş olması nedeniyle davacının rızası alınmamış ise de, işlemin iyiniyetle ve şirketi korumak amacıyla yapıldığını, hisse tespiti kararının mahkemenin taktiri olduğunu savunmuştur. Davalı ... Memuru, davacının şirket ortaklığından ayrıldığına ilişkin kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının hissesini devrettiğine ilişkin delil bulunmadığı, davacının davalı şirkette %49 hisseye sahip olduğu, 28.05.1997 tarihinde sermayenin 40 hisse karşılığı 1.000 YTL.ye çıkarılarak davacının 18 hisse karşılığı 450 YTL.lik hissesinin bulunduğu, davacının sermaye artırımında imzası bulunmamasına rağmen 559 s.K.H.K. Uyarınca 500 YTL.ye kadar artırımın ½ çoğunluk ile yapılmasının mümkün olduğu, davalı ortağın hissesi itibariyle buna yetkili olduğu, buna göre 500 YTL. sermayede nominal değere göre davacının %0.98 oranında hisse sahibi olduğu, ancak bu haliyle T.T.K.nun 507/2 maddesi uyarınca hissenin asgari yasal miktar olan bir hisse altında kaldığı, bu haliyle tescil edilemeyeceği, ayrıca rızası dışında sermaye artırımına karşı bu davanın 10 yıl geçtikten sonra açıldığı, ortakların kardeş olup ticaret sicil gazetesinde de ilan edilen sermaye artırımından davacının haberdar olmamasının olağan akışa uygun düşmediği, bu kadar zaman sonra açılan davanın hakkın kötüye kullanımı şeklinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.