T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3341 - 2025/2812 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/3341 Karar No : 2025/2812 Karar Tarihi : 24/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yuka…
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3341 - 2025/2812 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/3341 Karar No : 2025/2812 Karar Tarihi : 24/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; 6100 sayılı HMK m.352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A)Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.09.2023 tarihinde saat 16:00 sularında .....yolu/cadde 55.sokak adresinde müvekkiline ait... plakalı mercedes marka vito model araç ile ....plakalı .... model aracın karıştığı çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın meydana gelmesinde sürücü .......'nın sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı ve davalı şirketçe sigortalı aracın tam ve ağır kusuru bulunduğunu, kaldı ki şirkete ait eksper raporu ile de bu durumun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını, buna göre davalı sigorta şirketince sigortalanmış araca ilişkin kusur oranının %100 olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirketçe Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigorta ettirilmiş olup acente numarasının ... olduğunu, bahse konu kaza sebebiyle müvekkilinin aracının orta kapısı, arka çamurluk, jant ve bir çok parçasının işlem gördüğünü, aracın ticari vasfı olması sebebiyle de 5 iş günü çalışamadığını, bu sebeple telafisi güç manevi ve maddi zarara uğradığını, davaya konu müvekkilinin aracının ..... plus marka ticari araç olduğunu, müvekkilinin aracının bahse konu kaza tarihinden önce hiçbir kazaya karışmamış olup araçta darbe veya boya bulunmadığını, bu sebeple müvekkilinin aracının kaza sonrası değer kaybettiğini, kaza öncesi ile kaza sonrası araçta oluşan hasar göz önünde bulundurulduğunda aracın maddi anlamda değer kaybettiğini, yüksek mahkemece belirtildiği gibi yapılacak hesaplamada ikinci el araç piyasası göz önünde bulundurulduğunda aracın değer kaybının açıkça anlaşılacağını, 04.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine değer kaybı hususunda yaptıkları başvurunun şirketçe karşılanmadığını, yine ticari davalarda zorunlu arabuluculukta da taleplerinin karşılanmayınca iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre düzenlenmiş Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortacının, araç işletenin ise 85.maddedeki kusursuz sorumluluğa istinaden müteselsilen ortak olduğunu, bu halde trafik sigortacısının yalnızca üçüncü kişinin aracında meydana gelen hasar bedelinden değil, doğrudan zarar kabul edilen değer kaybından da sorumlu olması gerektiğini, Yargıtay’ın da yerleşik içtihatlarında bu hususun belirtildiğini beyanla söz konusu kaza sonucu araçta meydana gelen araç değer kaybı bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL nin kaza tarihi olan 25.09.2023 tarihinden bu yana bankalara uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasına konu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarasıyla .... tarihleri arasında ZMM sigortalı olduğunu, poliçe limitinin araç başına 120.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemeler sonrası bakiye poliçe limiti olarak 99.050 TL kaldığını, müvekkili şirketin meydana gelen kaza ile ilgili olarak ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen kaza ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından hasar gören araca yönelik......hasar dosyası kapsamında davacıya 18.10.2023 tarihinde 13.450,00 TL maddi hasar ödemesi ve 22.01.2024 tarihinde 7.500,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ödemeler sonrası müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise yapılan ödemelerin poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, bakiye poliçe limitinin 99.050,00 TL olduğunu, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, davaya konu kazanın ardından davacının, müvekkili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmadığını, müvekkili şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın taleplerinin fahiş boyutta olduğunu, değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığı önem arz etmekte olup, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığı hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana geleceğini, yine değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı tazminat tutarının 01.06.2015 tarihinde yürülüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zmss Genel Şartlar Tebliğine göre hesaplanması doğru olup, bilirkişiye bu yönde hesaplama yapılması talimatı verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının, maddi teminat limitinin %15’ini aşamayacağını, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda orjinalliğinin de bozulması zaten söz konusu olmayacağından, araçta bakiye değer kaybının da yaşanmayacağını, bu hususun tespiti için aracın tramer kaydını talep ettiklerini, eğer bir tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, araç şasesinde veya aracın iskeletinde hasar gören herhangi bir parça mevcut olmadığından değer kaybı talebinin reddedilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 10/09/2025 tarihli kararla; "...Dava, sigorta (kaza sigortası kaynaklı) talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/son maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 316. maddesi uyarınca eldeki somut dava basit yargılama usulüne tabidir. 6100 sayılı HMK’nın 150/5. maddesinde: “ İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. " düzenlemesi yer almaktadır. Somut olaya gelince; Mahkememizce 20/05/2025 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın başvuruya bırakıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal sürenin dolduğu, süresi içinde yenilenmediği anlaşılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-Davanın HMK 150/5 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyada mevcut gider avansının bakiye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına 23.01.2024 tarihinde, sigorta şirketine karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı alacağı talebiyle işbu davanın açıldığını, Mahkemenin 20.05.2025 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verdiğini, yasal üç aylık süre içerisinde dosya yenilenmediği gerekçesiyle 10.09.2025 tarihli karar ile HMK m.150/5 uyarınca 'davanın açılmamış sayılmasına' hükmettiğini, 10.09.2025 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmında, özellikle 5.bentte; "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" ifadelerine yer verildiğini, HMK m.150/5 gereğince, üç aylık süre içerisinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayıldığını, bu kararın, usule ilişkin bir karar olduğunu, davanın esastan reddi anlamına gelmediğini, yerleşik içtihatlarda, 'Harç ve giderlerin süresinde yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, davanın esastan reddi niteliğinde olmadığından karşı tarafa vekâlet ücretine hükmedilemez.' denildiğini, ayrıca istikrarlı yargıtay kararlarında da, 'dava açılmamış sayıldığında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilemez.' şeklinde açıkça belirtildiğini, Mahkeme, davayı açılmamış saymış olmasına rağmen davalı taraf lehine 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmettiğini, bu hususun, hem HMK hükümlerine hem de Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, açılmamış sayılma kararının, davada hiç hüküm doğmamış gibi bir sonuç yarattığını, dolayısıyla taraflardan hiçbiri lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ortada esasa ilişkin bir hüküm olmadığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerle, kararın 5. bendinde yer alan vekalet ücreti hükmünün bariz bir hata niteliğinde olduğunu, sonuç olarak kararın vekâlet ücretine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf incelemesinde kararın bu kısmının kaldırılması ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının HMK m.150/5 kapsamında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kısmı dışındaki, karşı taraf lehine 30.000,00 TL vekâlet ücreti hükmünün kaldırılmasına, dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile istinaf vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır. İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava, trafik kazası nedeniyle zmms sigortası aleyhine açılan maddi tazminat (araç değer kaybı) istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından hükmün yalnızca vekalet ücretine ilişkin kısmı istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 323 üncü maddesinin ilk fıkrasının (ğ) bendinde; "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti"nin de yargılama giderleri arasında olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun'un 331/3.madde hükmünde "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Karar tarihi olan 10/09/2025 tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrasında; "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." düzenlemesi ve aynı Tarifenin 13/1-2 maddesinde; "(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2)Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 10.bendinde "asliye mahkemelerinde takip edilen davalar" için 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti belirlenmiştir. Somut olayda, mahkemece, davanın taraflarca takip edilmediğinden 20/05/2025 tarihinde işlemden kaldırılmasına, taraflarca 3 ay içerisinde yenilenmemesi sebebiyle 10/09/2025 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı sigorta şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 28/05/2024 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasından sonra açılmamış sayılma kararı verildiği ve kararın verildiği tarih itibariyle mahkemece dava değerinin belirlenmemiş olması, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada davacı tarafça da bedel artırım dilekçesi sunulmamış olması, mahkemece davacı tarafça harç tamamlanmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması hususları gözetildiğinde dava değerinin harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanması gerektiği, dava açılırken dava dilekçesinde gösterilen dava değeri olan 100,00 TL üzerinden davalı lehine AAÜT'nin 7/1 ve 13/1-2.maddesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekmesine rağmen mahkemece "davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine," şeklinde kurulması hatalı olup davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Öte yandan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.muaddesinde; "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır." düzenlemesi yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 332/1.maddesinde ise; "Yargılama giderlerine, mahkemece re'sen hükmedilir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, dosya kapsamından, davacının davadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun 2024/20 büro numaralı ve 2024/1827 arabuluculuk numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk son tutanağından davacının zorunlu (dava şartı-ticari uyuşmazlık) arabuluculuk kapsamında başvuru yaptığı, anlaşamama yönünde tutanak tanzim edildiği anlaşılmış olup, mahkemece, az yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince yargılama gideri sayılan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden arabulucuya ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin HMK'nın 331/3.maddesi uyarınca davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti ile ilgili hükümde olumlu-olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış olup kamu düzeninden olan bu husus nedeniyle kararın kaldırılması gerekmiştir. HMK'nın 353/1-b-2.maddesinde; "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise" Bölge Adliye Mahkemesince "düzelterek yeniden esas hakkında" hüküm kurulacağı düzenlenmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere; ilk derece mahkemesince, "Davanın açılmamış sayılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 ve 13/1-2.maddeleri gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun ....büro numaralı ve .... arabuluculuk numaralı dosyasında arabuluculuk masrafı olarak yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin HMK'nın 331/3.maddesi uyarınca davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," karar verilmesi gerekirken, "Davanın HMK 150/5 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş olması hatalı olup belirtilen bu hususlar (vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti) yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni ilkesi de gözetilerek HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni ilkesi de gözetilerek KABULÜ ile; Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/09/2025 tarih, 2024/86 esas 2025/811 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın HMK'nın 150/5.maddesi hükmü gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, b-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 331/3.maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı bulunması halinde, kararın kesinleşmesine müteakip ilgilisine iadesine, e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 ve 13/1-2.maddesi uyarınca hükmolunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun 2024/20 büro numaralı ve 2024/1827 arabuluculuk numaralı dosyasında arabuluculuk masrafı olarak yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin HMK'nın 331/3.maddesi uyarınca davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 2-)Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının (istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile maktu istinaf karar harcının) talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafça yapılan 230,00 TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)6100 sayılı HMK'nın 359(4) maddesi uyarınca kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi: 24/12/2025 Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.