T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2266 - 2025/2583 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2266 KARAR NO : 2025/2583 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2023 NUMARASI : 2023/142 E. - 2023/710 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2266 - 2025/2583 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2266 KARAR NO : 2025/2583 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2023 NUMARASI : 2023/142 E. - 2023/710 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31/10/2023 tarih ve 2023/142 E. - 2023/710 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin pek çok sektörde faaliyet gösteren ve sermayesinin tamamı PTT'ye ait olan özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulan ticaret şirketi olduğunu, kamuda iş gücü teminini sağlamak amacıyla yüklenicilerle sözleşmeler imzaladığını, davalı ile 25/12/2020 tarihlinde 36 ay süreli personel taşıma hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2020 yılının ilk çeyreğine kadar sorunsuz olarak ifa edildiğini, 08/03/2022 tarihinde davalı tarafından müvekkili şirkete ihtar göndererek sözleşme şartlarının güçleşmesi nedeni ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun geçici 5. maddesi uygulanmasını ve sözleşmenini uyarlanmasını talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme özel hukuk sözleşmesi olup kamu ihalesi kapsamında sözleşmelerden olmadığından ve sözleşmede açık hüküm bulunduğunda uyarlama talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine davalı şirketçe ihtar gönderilerek sözleşmenin sürdürülmesinin imkansız olduğu gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedildiğini ve 20/08/2022 tarihinde servis hizmetinin sonlandırıldığını, davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşme kapsamında meydana gelen zararın karşılanmasının gerektiğini, müvekkili şirketin mağduriyet yaşanmaması için başka bir firma ile servis taşıma sözleşmesi imzaladığını, ancak bu sözleşmenin zaruri sebeplerden yüksek bir bedelle imzalandığını, bunun da müvekkili açısından ek maliyet doğurduğunu, müvekkili şirketin daha yüksek bedelle yeni bir sözleşme imzalanması sebebiyle uğradığı zararın ve ek maliyet kalemlerinin dava tarafça tanzimi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 1.000 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 25/12/2020 tarihinde müvekkili ile davacı arasında personel taşıma hizmeti alımına ilişkin olarak 36 ay süreli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ana maliyet girdisinin %70 oranıyla yakıt tüketimi olduğunu, motorinin litre fiyatının sözleşmenin kuruluş aşamasında 6 TL bandında seyreden 2022 itibariyle 20-30 TL bandına yükseldiğini, 08/03/2022 tarihinde motorin litre fiyatının %216'lık artış göstermesi nedeniyle davacıya sözleşmenin yeni koşullara göre uyarlanmasının talep edildiğini, müvekkili şirketin bu talebinin reddedildiğini, müvekkilinin motorin fiyatındaki olağanüstü artışa rağmen 5 ay daha sözleşmeye katlandığını, bu sürede yüksek oranda zarara uğradığını, müvekkilinin 05/08/2022 tarihinde motorin fiyatındaki artışın devam etmesine bağlı olarak sözleşmeyi TBK hükümlerine göre feshettiğini, değişen koşullar karşısında müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmesinin kanun ve kanunun ruhuna uygun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmedeki edimler arası dengenin müvekkili aleyhine ağır oranda değiştiğini, sözleşme adaleti ilkesi uyarınca müvekkili şirketin sözleşmeye bağlı kalamayacağını, sözleşmeye eklenen olumsuz uyarlama kaydının uygulanabilirliğinin kalmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 24.02.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4734 Sayılı Yasaya eklenen geçici 6. madde ile TBK'nın 138. maddesi birlikte değerlendirildiğinde ve davalının sözleşmeyi imzaladığı tarih ile sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiği tarih arasında motorin fiyatlarında yaklaşık 4 kat artış gerçekleştiği dikkate alındığında davalının bu sözleşmeyi devam ettirmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, motorin fiyatlarındaki bu denli artışın davalı tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı, davalı yönünden aşırı ifa güçlüğünün meydana geldiği ve sözleşmenin feshinin davacı tarafından uyarlama talebinin ret edilmesi üzerine haksız fesih niteliğinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının sözleşmeyi haksız surette ve geçerli bir hukuki dayanağı olmaksızın feshettiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na tabi bulunmadığını, 24.02.2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen geçici 5. madde ile Kamu İhale Kanunu'na göre imzalanan sözleşmelerde yapılacak ek fiyat farkı uygulamasının esaslarını düzenlemek amacıyla yayımlandığını, müvekkili şirket ile davalı ... Taşımacılık arasında 25.12.2020 tarihinde imzalanan sözleşmenin iki ticari şirket arasında tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olarak Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında imzalanmış bir hizmet alım sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında yer almadığı ve bu nedenle Kamu İhale Kanunu kapsamında imzalanan sözleşmelere uygulanacak fiyat farkına ilişkin düzenlemeye tabi olmadığını, ... Taşımacılığın önce sözleşmenin uyarlanması daha sonra ise sözleşmenin feshi talebinin imzalanan sözleşmede yer alan açık hüküm doğrultusunda herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu hükümleri ve diğer yürürlükte bulunan kanun hükümlerinde sözleşme serbestliği ilkesinin kabul edildiğini, bu ilkeye göre, sözleşmenin yapıldığı şartlarda aynen uygulanması gerektiğini, sözleşmeye bağlılık ilkesinin, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olduğunu, kur değişimine bağlı olarak akaryakıt fiyatlarında yaşanabilecek değişimlerin taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket tarafından sözleşme imzalanmadan önceki dönemde, basiretli bir tacir olarak öngörülmüş olması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, "Aşırı İfa Güçlüğü" başlıklı 138/1. maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." hükmünün bulunduğu, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında taşıma sözleşmesi olduğu, bu sözleşmenin maliyet kısmının büyük bölümünü akaryakıt giderinin oluşturduğu, davalının sözleşmeyi imzaladığı tarih ile sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiği tarih arasında akaryakıt fiyatlarında yaklaşık 4 kat artış gerçekleştiğinin belirlendiği, akaryakıt fiyatlarındaki bu 4 kat artış dikkate alındığında, davalının bu sözleşmeyi devam ettirmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, motorin fiyatlarındaki bu denli artışın davalı tarafından öngörülmesinin de mümkün bulunmadığı, davalı yönünden aşırı ifa güçlüğünün meydana geldiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.