TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2021 NUMARASI : 2019/497 Esas 2021/484 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/09/2019 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1803 Esas 2026/413 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1803 KARAR NO : 2026/413 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2021 NUMARASI : 2019/497 Esas 2021/484 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/09/2019 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aleyhine davalı tarafından Ankara 14.icra dairesinin 2019/529 esas sayılı dosyasında taraf olmadıkları sözleşme dayanak gösterilerek takip yapıldığını, sözleşmenin taraflarının ... Ltd.Şti., ... ile ... olduğunu, yalnızca devir nedeniyle teminat olarak alacaklıya verilen senette müvekkillerinin kefil olduğunu, ayrıca senet bedelinin ödendiğini iddia ederek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senet nedeniyle asıl borçlu olan ... borcunu ödemediğini, yapılan satış protokolüne göre senedi ... borcuna karşılık davalıların imzalayarak verdiğini, ancak ödenmediğini belirtilerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, takibe dayanak yaptığı protokolün davalı ve dava dışı ... arasında olduğu , "Devir bedeli olarak 129.000,00 TL 01.09.2018 tarihli senet alınmıştır" ibaresinin yer aldığı, davalı yanın cevap dilekçesinde takibin senede dayalı olarak yapılması hainde keşide yeri eksik olduğundan dayanak yapılması halinde takibin iptali olasılığı olduğunu bu nedenle senede dayanmadıklarını beyan ettiği, hem protokol metni hem de davalı cevapları dikkate alınarak senedin davacılarca verildiği hususunda uyuşmazlık olmadığı, davacılar senedin ödendiği ve geri alındığı imha edildiği iddiasında olduğu, senedin ödenmediği iddiasında olan davalı verilen kesin sürede senedi sunmadığı, davacı yanca protokol bedelinin ödemediği iddiası ile protokol gereği protokolün tarafı olmayıp senedin borçlusu olanlara yöneltmiş olduğu takipte öncelikle protokol gereği ödeme vasıtası olarak verilmiş senedin ödenmediğini ispat yükü altında olduğu, davalı ödenmediğini iddia ettiği senedi sunamadığı, iddiasını ispata yönelik başkaca delil de dosya kapsamında bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı gerekçeleriyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ile, davanın kabulü ile davacıların Ankara 14.İcra Dairesinin 2019/529 esas sayılı dosyasında taleple bağlı kalınarak 40.000,00 TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile 8.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinde senede değil el yazılı satış protokolüne dayanıldığını, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, davacıların iddianın genişletilmesi yasağına aykırı davrandıklarını, senet aslının davacılarca iade edilmemesi nedeniyle ispat yükünün davacılar üzerinde olduğunu, davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığını, aleyhe arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yanca verilen kesin süreye rağmen senet aslı ibraz edilmediğinden müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunu, hükmedilen harç ve masraflarında hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; takip konusu borcun ödendiği iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 14.icra dairesinin 2019/529 esas sayılı dosyası, bila tarihli "Satış Protokolü" başlıklı belge, ticaret sicil kayıtları, limited şirket pay devri sözleşmesi vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı yan, davalı tarafından başlatılan dava konusu takibe dayanak sözleşme gereği teminat olarak verilen senedin ödenmesi nedeniyle protokol gereğince de talepte bulunulamayacağı iddiasıyla icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış, dava dilekçesinin "dava değeri" kısmında dava değeri şimdilik kaydıyla 40.000,00 TL olarak gösterilmiş, sonuç kısmında ise icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, harç da 40.000,00 TL üzerinden ödenmiştir. Mahkemece 16/01/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında 3 nolu ara karar ile davaya konu talep sonucu dikkate alınarak 1.691,67 TL eksik peşin harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmiş, davacı tarafça da verilen süre içerisinde 29/01/2020 tarihinde eksik harç ikmal edilmiştir. Bu durumda her ne kadar ilk derece mahkemesince eldeki davanın "40.000,00 TL" üzerinden açıldığının kabulü ile ve taleple bağlı kalınarak davacıların Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/529 Esas sayılı dosyasında 40.000,00 TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş ise de, dava konusu icra takibinde davalının 129.000,00 TL asıl alacak, 9.372,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 138.372,82 TL'nin tahsilinin talep edildiği, mahkemece takip konusu miktar esas alınarak harcın tamamlattırıldığı, böylelikle takip miktarı üzerinden harcın tamamlattırılması ile mahkemece takip miktarının tamamı esas alınarak hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hüküm tesisi HMK 297 maddesine aykırıdır. Davadaki esaslı talebin tümü hakkında karar verilmediğinden Dairemizce karar verilmeyen kısım için bir değerlendirme yapılmayacaktır. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih ve 2019/497 Esas 2021/484 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 1.366,20-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, + 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...