11. Hukuk Dairesi 2011/4055 E. , 2012/9291 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/344-2010/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, inc…
**11. Hukuk Dairesi 2011/4055 E. , 2012/9291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/344-2010/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduklarını, şirket ana sözleşmesinin 31. maddesi gereğince, yılda en az bir kere yapılması gereken genel kurul toplantısının en son 27.01.2007 tarihinde yapıldığını, sonraki yıllara ilişkin toplantıların yapılmadığını, yine ana sözleşmenin 23. maddesine göre, şirket yönetim ve denetim kurulu üyelerinin üç yıl olan görev sürelerinin dolması nedeniyle şirketin organsız kaldığını, şirketin davanın açıldığı tarihe kadar seçimleri yok hükmünde olan yönetim ve denetim kurulları tarafından yönetildiğini, azınlıkta kalan pay sahipleri tarafından genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalar açılmış ise de, yargılamanın uzun sürmesi ve her yıl yapılan genel kurul toplantılarında aynı yönde kararlar alınması nedeniyle sonuç alınamadığını, şirket ortaklarının pek çoğunun ölmüş olduğunu ileri sürerek, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket genel kurul toplantılarının düzenli biçimde yapıldığını, müvekkili şirkete kayyım tayinini gerektiren bir neden bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirkete ait ticaret sicil dosyasının incelenmesi sonucu şirketin olağan genel kurul toplantılarının yapıldığının ve şirket yönetim ve denetim kurullarının görevlerinin devam ettiğinin anlaşıldığı, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.