11. Hukuk Dairesi 2012/8164 E. , 2013/21275 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/02/2012 tarih ve 2011/431-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içer…
**11. Hukuk Dairesi 2012/8164 E. , 2013/21275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/02/2012 tarih ve 2011/431-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “PLIAZON” markasının tescili için davalı Türk Patent Enstitüsü’ne başvuruda bulunduğunu ancak davalının itirazı üzerine bu başvurunun davalı adına tescilli “PIOZON” markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, her iki marka arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsünün ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nin 8. maddesi anlamında benzer olduğunu, kapsadıkları emtiaların aynı ve benzer olduğunu, dava konusu markalarda etken maddelerden veya zorunlu sözcüklerden dolayı ortaya çıkan bir benzerliğin söz konusu olmadığını, herhangi bir zorunluluğa dayanmayan benzerliğin özel dikkat sarf eden bir tıp doktoru veya eczacıyı bile yanıltabilecek düzeyde olduğunu, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacı başvurusunun müvekkil markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı tür ürünleri kapsadığını, bu durumun karışıklığa ve iltibasa yol açacağının savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.