T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1492 KARAR NO : 2026/159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ: 11/03/2025 NUMARASI : 2022/1019 Esas - 2025/186 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BİRLEŞEN 2024/119 ESAS; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1492 KARAR NO : 2026/159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ: 11/03/2025 NUMARASI : 2022/1019 Esas - 2025/186 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BİRLEŞEN 2024/119 ESAS; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı ... tarafından davacı aleyhine Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2011/171 Esas - 2020/24 Karar sayılı dosyasında iş kazasından kaynaklı maddi tazminat davası ikame edildiğini, Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2011/171 Esas - 2020/24 Karar Sayılı dosyası kapsamında davacı aleyhine hüküm tesis edildiğini ve alacaklı tarafça Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile ilamlı takip yoluna başvurulduğunu, davacı tarafından ilgili dava dosyası ve icra dosyasına ilişkin olarak 85.000,00 TL alacaklı tarafa ödeme gerçekleştirdiğini ve takip dayanağı ibraname isimli belgenen taraflar arasında imzalandığını, ödenilen meblağın ... poliçeleri kapsamında davalı ... şirketine rücu edilmesi ve karşılanması amacıyla dava konusu Körfez İcra Müdürlüğü'nün ... E. icra takibi ikame edildiğini ve davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde takibe itiraz edildiğini, davalı şirketin takibe karşı yetki itirazı nedeniyle icra takip dosyası Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı takip numarasına kayıtlandığını, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra takibine de davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz edilmiş ve takip durduğunu belirterek şimdilik, davalı/borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin şimdilik 1.000,00 TL üzerinden devamına ve davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2011/171 Esas - 2020/24 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve verilen kararın davalı açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebileceği yönünde düzenleme getirildiğinden, dolayısıyla ihbar edilen dava dosyasında yapılan yargılama sırasında davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı gözetilmeksizin alınan karar işbu dava bakımından esas alınamadığını, söz konusu olayın riziko adresinde meydana geldiği ve bordroya tabi personelin geçirdiği iş kazasından dolayı tazminat talep edildiğinin kanıtlanması gerektiğini, kusur ve maluliyetin tespiti için de rapor tanzim edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Somut uyuşmazlıkta asıl davada Beykoz İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın şimdilik 1.000,00 TL talep ile iptalinin talep edildiği, birleşen davada ise tarafların ve asıl dava konusu dava dışı sigortalı işçi ... ile ilgili ödemenin rücu talebine ilişkin olup asıl dava ile aynı mahiyette alacak talebine ilişkin olduğu, Kocaeli 8. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2011/171 Esas 2020/24 Karar sayılı ilamına konu olan tazminat ve ferilerine ilişkin 214.598,77 TL yönünden takip başlatıldığı, akabinde davacı inşaat firmasının davalı ... şirketine rücu ettiği, 01.07.2021 takip tarihli Kocaeli İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 85.585,10 TL rücu talebinde bulunulduğu, davacı şirket tarafından ilgili icra dosyasında 85.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği ve ... poliçesi kapsamında Körfez İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirketin yapmış olduğu 70.000,00 TL ve 15.000,00 TL ödemelerden oluşan ödemeleri takibe konu ettiğinin anlaşıldığı, Kocaeli 2. İş Mahkemesinde bahsi geçen dosyada %80 kusurun %30'unun asıl işveren ...Şirketinde kalan %50 kusurun alt işveren ... Aş'ye ait olduğu ve davacı inşaat şirketi tarafından 85.000,00 TL ödendiği, davaya konu işveren mali sorumluluk ... poliçesinin 06.05.2010-06.05.2011 ... bailangıç ve bitiş tarihli poliçenin Madde-1'e göre sorumluluğuna ve şahıs başına 100.000,00 TL kaza başına 300.000,0 TL teminat limitlerine istinaden davalının sorumlu olduğu anlaşılmış ancak davacı vekilinin asıl dava dilekçesindeki talebinin şimdilik 1.000,00 TL olduğu dikkate alınarak Davalının Beykoz İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile 1.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine ve alacak ödeme dekontları ile de likit olduğundan hüküm altına alınan 1.000,00 TL'nin %20'si olan 200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarih ve 2021/2 E. - 2023/1 K. sayılı kararı ile; derdestliğin takip şartı olduğu, derdest bir takip varken aynı alacak ile ilgili aynı taraflar arasında ikinci bir takip yapmakta, alacaklının hukuki yararı bulunmadığı gerekçelerine dayanılarak, aynı anda hem kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip hem de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir. Böylece, aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasında yasal engel bulunmadığından yola çıkılarak, mevcut bir icra takibi devam ederken, alacaklının “tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla” aynı alacak için, aynı borçluya, yeni bir icra takibi başlatmasında mükerrerliğin oluşmadığı görüşünün, söz konusu içtihadı birleştirme kararı karşısında uygulama kabiliyeti de kalmamıştır. Bu nedenle birleşen davanın içeriği de dikkate alındığında anılan İçtihadı Birleştirme kararı da dikkate alınarak birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; Asıl davanın kabulüne , birleşen davanın ise dava şartı yokluğundan dolayı reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; hatalı değerlendirme ile usul yönünden birleşen davanın reddine karar verildiğini, mükerrer takip yapıldığına ilişkin itirazın borca itiraz niteliğinde olduğunu, davalı ... şirketi tarafından ne icra takip dosyasında ne de işbu dava kapsamında kendisine mükerrer icra takibi yapıldığına ilişkin olarak herhangi bir itirazın bulunmadığını, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasında yer alan alacak miktarının, asıl dava dosyasında dava konusu edilmeyen itirazlı kısmı yönünden itirazın iptali istem süresinin geçmesi nedeniyle davacı şirket tarafından bu alacak ile ilgili olarak yeni bir talepte bulunmasının önünde de herhangi bir hukuki engelin yer almadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazları dinlenmeden ve ret gerekçesi sunulmadan karar verildiğini, söz konusu dosyada, hasar tarihi 30.10.2010 olup davacı tarafından davalı şirkete süresi içinde bildirim yapılmadığından TTK gereği 2 yıl ve 6 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ayrıca, bu itirazları kabul görmese dahi davanın açılma tarihi itibariyle 10 yıl geçtiğini, karara faiz türü yönünden de itiraz ettiklerini, dava konusu olay haksız fiil niteliği taşımasına rağmen yasal faiz yerine avans faizine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2011/171 Esas - 2020/24 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve verilen kararın müvekkili şirketi açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, söz konusu olayın riziko adresinde meydana geldiği ve bordroya tabi personelin geçirdiği iş kazasından dolayı tazminat talep edildiğinin de kanıtlanması gerektiğini, ... numaralı poliçede riziko adresi ve poliçe şartlarının belirtildiğini, icra inkâr tazminatı yönünden de karara itiraz ettiklerini, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dava, dava dışı sigortalı işçiye mahkeme ilamına istinaden yapılan tazminat ödemesinin davacı ile davalı arasında düzenlenen ... poliçeleri kapsamında davalıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemidir.Asıl dava dosyasına konu edilen icra takip dosyasının incelenmesi: Asıl dava dosyasında davalı aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. İş bu takip dosyasının evrakları Uyap sisteminden eklenilmiş olup, yapılan incelemede, davalı tarafça Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine 85.000,00 TL asıl alacak+585,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.585,10 TL nin davalıdan tahsilinin talep edildiği, takibe karşı yapılan yetki itirazı ile icra takip dosyasının Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. sırasına kaydının yapıldığı ve 09/08/2021 tarihli ödeme emri düzenlendiği tespit edilmiştir. Takibin dayanağını Kocaeli 2.İş mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2022/171 E. 2020/24 K. sayılı ilamı oluşturmakta olup, hüküm altına alınan tazminata dayalı 15/06/2021 tarihli ibra belgesi ile yapılan ödemenin ihbar olunan Sampo Japan ... A.Ş. den ( ... ... A.Ş. -... ... Poliçesi-200***483), İşveren Mali Sorumluluk ... Poliçesi 200***498), ... ... Poliçesi 2000*****896), kapsamında ödenen bedelin ihbar olunandan tahsili talebine ilişkindir. Sunulan dava dilekçesinde, takibin şimdilik 1.000,00 TL üzerinden devamı talep edilmiştir.Birleşen (İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/119 E. 2024/141 K. ) dava dosyasına konu edilen icra takip dosyasının incelenmesi: Birleşen dava dosyasında davalı aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. İş bu takip dosyasının evrakları Uyap sisteminden eklenilmiş olup, yapılan incelemede , davalı tarafça Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine 85.000,00 TL asıl alacak+ 36.880,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.880,02 TL nin davalıdan tahsilinin talep edildiği, takibe karşı yapılan yetki itirazı ile icra takip dosyasının Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... E. sırasına kaydının yapıldığı ve 26/12/2023 tarihli ödeme emri düzenlendiği tespit edilmiştir. Takibin dayanağının Kocaeli 2.İş Mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2022/171 E. 2020/24 K. Sayılı ilam oluşturmakta olup, hüküm altına alınan tazminata sayalı 15/06/2021 tarihli ibra belgesi ile yapılan ödemenin ihbar olunan Sampo Japan ... A.Ş. den ( ... ... A.Ş. -... ... Poliçesi-200***483), İşveren Mali Sorumluluk ... Poliçesi 200***498), ... ... Poliçesi 2000*****896), kapsamında ödenen bedelin ihbar olunandan tahsili talebine ilişkin olup, söz konusu ödeme ile ilgili olarak Beykoz İcra Dairesi'nin... E sayılı dosyasında asıl alacak 85.000,00 TL olarak takip başlatıldığı, takibe yapılan itiraz nedeniyle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1019 esas sayılı dosyasında kısmi olarak 1.000,00 TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda borçlu tarafın asıl alacak olarak 85.000,00 TL den sorumlu olduğu belirtildiğinden , bu kapsamda itirazın iptali davasına konu olmayan 84.000,00 TL bakımında iş bu takibin başlatıldığı (TBK m. 100 uygulanacaktır) belirtilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 17.11.2023 tarihli raporda özetle; Davalı ... şirketinin dava konusu İşveren Mali Sorumluluk ... Poliçesi ... poliçesinden kaynaklı, davacı inşaat şirketinin dava dışı işçiye ödediği 85.000,00 TL lik tutardan sorumlu olduğu, takip talebinde %16,75 Reeskont avans faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesi gerektiği ve talep edilen tutarlardan sorumlu olduğu görüşünde bulunulmuştur. Bilirkişi tarafından düzenlenen 10.09.2024 tarihli ek raporda, Asıl Dava Yönünden;Davalı ... şirketinin işbu dava konusu İşveren Mali Sorumluluk ... Poliçesi ... poliçesinden kaynaklı, davacı inşaat şirketinin dava dışı işçiye ödediği 85.000,00 TL lik tutardan sorumlu olduğu, takip talebinde talep edilen %16,75 Reeskont avans faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesi gerektiği ve talep edilen tutarlardan sorumlu olduğu, davacının reeskont avans değil değişen reeskont avans faizi talebi olduğu itirazı bulunduğu, fakat icra dosyasında talep edilen reeskont avans talepli olduğunun görüldüğü, öte yandan zaten değişen oranlarda reeskont avans faizi ile reeskont avans faizi hesabı arasında bir farklılık da olmayacağı, Birleşen Dava Yönünden; işbu davada tarafların ve hatta dava konusu dava dışı işçi sigortalı ... ile ilgili ödemenin rücu talebinden ibaret olduğu, asıl dava ile birleşen dava arasındaki fark tutar için dava açıldığı, esasen asıl dava ile aynı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulüne (1.000,00 TL), Birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar verilmiş ve taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:1-Asıl dava dosyası yönünden inceleme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.04/06/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır. Somut dosyada ise, karar tarihi 11.03.2025 olduğundan, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapılan değişiklikten önceki hükümler uyarınca kararın kesin nitelikte olup /olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Kısmi dava olarak açılan uyuşmazlıkta,11.03.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 40.000,00 TL olup , harca esas değer olarak 1.000,00 TL belirtilmiştir. Bu haliyle, kısmi dava olarak açılan iş bu uyuşmazlıkta 1.000,00 TL miktarın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın kabul miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 2-Birleşen dava dosyası yönünden inceleme: İtirazın iptali davası, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olması halinde açılır. Borçluya ödeme emri gönderilmeden veya ödeme emri itiraz edilmeden önce, itirazın iptali davası açılamaz. Bunun gibi, borçlunun ödeme emrine (hiç) itiraz etmemiş veya süresinden sonra itiraz etmiş olması halinde icra takibi kesinleşeceğinden alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Bu halde, itirazın iptali davası, dava şartı (HMK m.114/1-h) yokluğu nedeniyle, usulden reddedilir. (HMK m. 115/2,c.1) (bkz. Prof.Dr. Baki KURU, İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, S248) İtirazın iptali davası bir süreye tabidir: Alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine (varsa , vekiline ) tebliği (m.62,II) tarihinden itibaren bir yıl açabilir (n.67,I) Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilamsız takip düşer.Fakat, bir yıllık üreyi geçiren alacaklının, genel hükümlere göre alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (m. 67,IV) Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/6243 E 2024/3113 K. Sayılı ilamında ''...Somut olayda, Ankara 12. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ödeme emrinin 28.03.2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, alacaklı tarafından ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi olan 28.03.2021 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açılmadığı görülmüş olup İİK’nın 156/son maddesi uyarınca 28.03.2022 tarihi itibariyle anılan takibin düştüğü anlaşılmıştır. Alacaklı tarafından bu tarihten sonra, yeniden iflas yoluyla adi (ilamsız) takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığından, yukarıda belirtilen süreden sonra, 22.09.2022 tarihinde, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin mükerrer olduğundan söz edilemez.'' belirtilmektedir. Eldeki davada, asıl dava dosyasına konu Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasında, davalı aleyhine 85.000,00 TL asıl alacak+585,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.585,10 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş ve 1.000,00 TL alacak yönünden kısmi dava açılarak itirazın iptali talep edilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1019 E. sayılı dosyasında düzenlenen 17.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca davalı aleyhine ... E sayılı takip dosyası ile işlem yapılmış olup, iş bu takip dosyasında, asıl dava dosyasındaki itirazın iptali davasına konu edilmeyen 84.000,00 TL bakımından iş bu takibin başlatıldığı açıkça belirtilmiştir. Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyası ile ilgili olarak toplam 1.000 TL istemiyle açılan itirazın iptali davası nedeniyle , bakiye miktar yönünden borçlu /vekili tarafından yapılan itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde iş bu icra takip dosyasında itirazın iptali istemli dava açılmadığından, bu kısım ile ilgili olarak ilamsız takip düşmüştür. Bu durumda ise, alacaklı bakiye alacağını talep etmek için yeni bir ilamsız takip başlatabilecektir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda , mükerrer takip nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 2023/7425 E. 2024/3722 K. sayılı içtihadında da belirtildiği üzere icra hukukunda "derdestlik" konusunda pozitif bir düzenleme yer almamaktadır. İcra takibinde de derdestlikten anlaşılması gereken, devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen aynı alacaklının aynı borçluya karşı aynı alacak sebebi ile yeniden icra takibi başlatılmasıdır. Somut davada ise, yukarıda açıklandığı üzere, aynı alacaklı tarafından aynı borçluya yönelik aynı alacak sebebi ile, farklı miktarda yeni bir icra takibi başlatılmış ise de, taraflar arasındaki ilk takip ( Beykoz İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası) düştüğünden dolayı ikinci takip (Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası) başlatıldığı ve iş bu nedenle ikinci takibin mükerrer takip olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkeme tarafından birleşen dava yönünden yargılama yapılarak davacının haklılık durum ve oranı tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yanılgılı düşünce ile dava şartı yokluğundan dolayı birleşen davanın reddine dair karar verilmesi yerinde değildir. İş bu nedenle, asıl dava dosyası yönünden davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine, birleşen dava dosyası yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl dava dosyası yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Birleşen dava dosyası yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1019 Esas - 2025/186 Karar sayılı 11/03/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Asıl dosya davalısı (... ... A.Ş.) ve birleşen dosya davacısı (... ...Limited Şirketi) tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, 4-Asıl dosya davalısı (... ... A.Ş.) ve birleşen dosya davacısı (... ...Limited Şirketi) tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacı ve davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2026