4. Ceza Dairesi 2010/22691 E. , 2011/1882 K. "" İftira suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/01/2010 tarihli ve 2010/42 soruşturma, 2010/154 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muş Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 22/02/2010 tarihli ve 2010/112 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.07.2010 gün ve 49036 sa…
**4. Ceza Dairesi 2010/22691 E. , 2011/1882 K.** **"İçtihat Metni"** İftira suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/01/2010 tarihli ve 2010/42 soruşturma, 2010/154 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muş Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 22/02/2010 tarihli ve 2010/112 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.07.2010 gün ve 49036 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2010 gün ve 186858 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre. sanıklar hakkında işledikleri iddia edilen iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut tanık ...'nin 05/01/2010 tarihli Cumhuriyet savcılığında alman beyanlarında şüpheli ...'un kendisine "... ve ... kardeşler ile sorunum var. Ben uyuşturucu, esrar ve silâh bulurum. Sen de bunları bu şahısların evlerine, işyerlerine, arabalarına bırakırsın, polise ihbar ederiz, bu şekilde bunları yakalatalım." şeklinde ifadeler kullandığını beyan etmesi karşısında, eylemin suç işlemeye teşvik kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, delillerin şüpheli ... hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü ile şüpheli ... hakkında kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü: