Hukuk Genel Kurulu 2009/3-391 E. , 2009/443 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2008 Taraflar arasındaki “Kayyım Atanması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 31.12.2007 gün ve 2007/1348-2007/1550 sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı ... Çiğli İlçe Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.07.2008 gün ve 2008/9368-2008/13390 sayıl…
**Hukuk Genel Kurulu 2009/3-391 E. , 2009/443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2008 Taraflar arasındaki “Kayyım Atanması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 31.12.2007 gün ve 2007/1348-2007/1550 sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı ... Çiğli İlçe Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.07.2008 gün ve 2008/9368-2008/13390 sayılı ilamı ile, (...Davada, TMK’nun 75. maddesi gereğince kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece, hükmün gerekçesinde davanın parti il yönetimi veya merkez yönetiminin tasarruflarının yasa ve parti tüzüğüne uygunluğunu denetlenmesine ilişkin olup, bu hususta görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan sözedilmiş, hüküm fıkrasında ise, kayyım atanması davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde belirtilen hükmün açık ve net olması gerekliliğinin yanısıra, gerekçe de anlaşılabilir, yeterli ve denetlenebilir olmalıdır. Gerekçe ile hüküm arasında sonuca etkili uygunsuzluklar bulunmamalıdır. Mahkemece, gerekçe bölümünde, ... İl Yönetimince ya da merkez yönetimince yapılan tasarrufların yasaya ve parti tüzüğüne uygunluğunu denetleme yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olmayıp, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu için davanın reddinden sözedilmesi rağmen, hüküm fıkrasında görev hususuna değinilmeden, davacının kayyım atanması davasının TMKnun 75/2. maddesine göre yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş olması, yukarıda açıklanan nedenlerle sonuca etkili olup usul ve yasaya aykırıdır. O halde, mahkemece gerekçe ile hükmün uyumlu olduğu yeterli, açık ve denetlenebilir bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişkisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca kayyım atanması istemine ilişkindir.