11. Hukuk Dairesi 2021/3172 E. , 2022/5470 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bor Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.10.2020 tarih ve 2017/666 E. - 2020/345 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2021/3172 E. , 2022/5470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bor Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.10.2020 tarih ve 2017/666 E. - 2020/345 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket ortaklar kurulunun 26/06/2006 tarihli kararı ile müvekkilinin şirket müdürlüğüne getirildiğini, müvekkiline aylık 5.000,00 TL ödenmesine daha sonraki yıllarda da ücrete enflasyon oranında artış yapılarak ücret ödenmesine karar verildiğini, şirket ortaklar kurulunun 21/11/2011 tarihli kararı ile davacının müdür olarak görev yaptığı 26/06/2006-20/11/2011 tarihleri arasında yapmış olduğu tüm işlemleri sebebiyle ibra ederek müdürlük görevinin sona erdiğini, davacının ücret alacağının tahsili için başlattıpı icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 29/06/2010 tarihine kadar müvekkili şirketin ortaklık yapısının davacı ve karısından ibaret olduğunu, parayı verecek olanın da alacak olanın da davacının kendisi olduğunu, davacının talep ettiği döneme ilişkin davacı ve davalı sıfatının birleştiğini, şirketin kuruluşundan 2010 yılına kadar maaş alacağına dair karar defterinde bir karar bulunmadığını, maaş alacağına ilişkin dava konusu kararın ise ticaret sicil memurluğunda ilan edilmediğinden geçersiz olduğunu, davacının hissesini devrettikten bir yıl sonra dava açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, maaş alacağına ilişkin kararın geçersiz olduğunu, 13 Nisan 2010 itibarı ile şirketin ortaklık yapısının değiştiğini, davacının dava konusu kararı 31.10.2011 de noterde onaylattırdığını, alınan kararın yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.