İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketler ...AŞ., .....AŞ, .....Ltd. Şti. ... Grubu üyeleri olup, ........ kredilerinden faydalanarak kredi aldıklarını, müvekkili şirketler alınan krediye rağmen, mevcut ekonomik şartlarda düzelme olmaması nedeniyle ödeme sıkıntısına düşerek davalı kurum ile 18.12.2020 tanzim tarihli Taksitli Ödeme Protokolü imza etmek zorunda kaldıklarını, Protokolde; müvekkili şirketlerin borçlarının 18.12.2020 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2023/1815 KARAR NO: 2026/562 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/05/2023 NUMARASI: 2022/313 Esas - 2023/388 Karar DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketler ...AŞ., .....AŞ, .....Ltd. Şti. ... Grubu üyeleri olup, ........ kredilerinden faydalanarak kredi aldıklarını, müvekkili şirketler alınan krediye rağmen, mevcut ekonomik şartlarda düzelme olmaması nedeniyle ödeme sıkıntısına düşerek davalı kurum ile 18.12.2020 tanzim tarihli Taksitli Ödeme Protokolü imza etmek zorunda kaldıklarını, Protokolde; müvekkili şirketlerin borçlarının 18.12.2020 tarihi itibariyle 4.888.667,72-TL olduğu ve bu borcun 05.05.2021 tarihinden başlayarak 3 ayda bir taksit ödemeli ve toplam 39 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını,protokolün hakim ortak ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiğini, 05.05.2021 tarihli ilk taksit ödemesi henüz gelmeden ekonomik gidişatın kendini belli etmesiyle müvekkili ... sadece ilk taksit ödemesinin 3 ay ertelenmesi için davalı kuruma başvurduğunu, bu başvurularda protokolü müteselsil kefil olarak imza eden ...'ın ............'da bulunan değerli bir mülkünü sattığını bu hususta protokol imza edildiğini ve kısa sürede satış bedelinin tahsil edilerek borçların ödeneceğinin belirtildiğini, 05.05.2021 tarihli taksitin ödenmemesi üzerine müvekkili şirketler ve müteselsil kefil aleyhine ihtiyati haciz uygulandığını ve bu işlemin müvekkillerini bir nevi batışlarını başlatan ilk hareket olduğunu, müvekkili şirketlerin 12.08.2021'tarihinde aksayan ilk taksit 100.000-TL'nı ve ikinci taksit 50.000-TLyi davalı kurum hesaplarına yatırıp mevcut borcun 3 katından fazla gayrimenkul teminatının bulunduğunu izah ederek, protokolün aynen devam ettirilmesini talep etmiş ise de kabul edilmediğini, müvekkili şirketler aleyhine .... İcra Dairesinin ..., .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalar ile icra takibi yapıldığını, Pandemi mücbir sebepler arasında sayılmamış olsa da üretimi - tüketimi doğrudan etkileyen, kitleleri eve hapseden hatta kitlesel ölümlere yol açan en etkili mücbir sebep olduğunu, müvekkilinin mücbir sebep dahilinde taksitinin kısa bir süre ertelenmesini talep ettiğini, bu hususta ek teminat vermeyi teklif ettiğini ve talep ettiği süre içinde aksayan 1. taksiti ile günü gelen 2. taksitini de ödediğini, müvekkilinin kötü niyetli borçlu olmadığını, davalı tarafın mücbir sebep koşullarını dikkate almadan yaptığı uygulama nedeniyle oluşmuş zararların davalı tarafından tazmini gerektiğini ileri sürerek toplam 100.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek ödenmesine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket ile ... AŞ arasında imzalanan 17/03/2017 tarih ve 1.000.000- USD bedelli Kefalet Taahhütnamesi gereği,lehine verilen kuruluşun kefaleti ile ... A.Ş. tarafından ... lehine İşletme Kredisi kullandırıldığını, borçlular... , ... ve ... söz konusu Kredi Kefalet Taahhütnamelerinde müteselsil kefil sıfatı ile borcun tamamından sorumlu olduğunu, davalı ...'in ... A.Ş. ile akdettiği sözleşmelerden doğan taahhütlerini yerine getirmediğini,kredi borcunu ödememesi nedeni ile anılan Banka’nın 09.10.2020 tarihli yazısı ile kuruluşları kefaletine başvurarak sorumluluk tutarını tazmini talep edildiğini,müvekkili tarafından kefalete konu ... AŞ'ye 14/10/2020 tarihinde 5.483.016,00-TL ödeme yapıldığını, asıl borçlu ve kefillerine .... Noterliği’nin 02/11/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek borcun üç gün içerisinde ödenmesi, ihtarnamede belirtilen miktar öngörülen süre içinde takdirde muhataplar hakkında kanuni takibe geçileceği başlanacağı hususu ihtar edildiğini,öngörülen sürede ve sonrasında ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davacı şirket ve kefilleri hakkında İstanbul 15. ATMnin 2021/........ D.İş dosyası üzerinden ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece davacı ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer kefiller yönünden kabulüne karar verildiğini,ihtiyati haciz kararı .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından takibe konulduğunu, itiraz için verilen duruşma günü gelmeden borçlularla yapılan anlaşma sonucunda dosya borcu ihtirazı kayıt olmaksızın ödendiği bunun üzerinde icra dosyalarına haricen tahsil bildirimleri yapıldığını, borçlular vekili tarafından İstanbul 15. ATM nin 2021/........D.İş dosyasına ihtiyati hacze yapılan itirazlarından vazgeçtiklerinin, yapılan anlaşma gereği tarafların birbirinden herhangi bir taleplerinin olmadığına ilişkin feragat dilekçesi sunulduğunu, davacı tarafından hem ödeme sırasında hemde ihtiyati hacze itirazlarından feragat ettikleri sırada herhangi bir ihtirazı kayıt, ileride talep ve dava haklarını saklı tuttuklarına ilişkin bir beyan bulunmadığından huzurda açılan işbu davanın işin esasına dahi girilmeden reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde müvekkilinin borçlarını 18.12.2020 tarihinde 5 ay ertelediğini protokolün ilk taksit ödemesi taraflarca 05.05.2021 tarihi olarak belirlendiğini ancak bu tarihte de ilk taksitin ödenememesi nedeni ile müvekkili kurumun haklarında icra takibi başlattığını beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya ilk taksiti 5 ay sonra başlayan ve sonrasında 3 ayda bir taksit ödemeli protokol kapsamında ödeme yapma imkanı sunduğunu ancak davacı tarafından öngörülen sürede ödeme yapılmadığını, davacı ile imzalanan protokolün 6. maddesinde açıkça yazıldığı üzere taksitin ödenmemesi üzerine müvekkili kurum tarafından 01.07.2022 tarihinde .... İcra Dairesinin ... esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili davacının borcunu 5 ay gibi bir süre ertelemesine, 3 ayda bir ödeme şeklinde taksitlendirme imkanı sunmasına rağmen davacının müvekkilini zarara uğrattığı iddiası gerçeklikten uzak olduğunu, borçlular tarafından 150.000- TL ödeme 12.08.2021 tarihinde yasal takip açıldıktan sonra yapıldığını, davacı tarafın imzaladığı protokolün gereğinin yerine getirilmemesi nedeni ile imzaladığı aynı protokolün 6. Maddesi uyarında müvekkilinin başlattığı yasal takip süreçleri nedeni ile zarara uğradığının iddiasının müvekkili davacının talepleri üzerine ' Yıllık %19 faiz oranı üzerinden ilk ödemesi 11. Ayda olacak şekilde 37 ay vadeli protokol yapılabileceğini' davacıya ilettiğini ancak davacı tarafından protokol yapılmak yerine taşınmaz satışı yapılarak dosya borcunun tek seferde ödeneceği buna ilişkin indirimli bakiyenin bildirilmesi talep edildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Davalı ile davacı şirket arasında Kefalet Taahhütnamesi imzalandığı, taraflar arasında 18/12/2020 tanzim tarihli “taksitli ödeme protokolü” imzalandığı ve bu protokol ile davacının 4.888.667,72-TL borcu olduğu, ödemenin yaklaşık 5 ay sonra ertelenerek 05/05/2021 tarihinde başlatılması, 3 ayda 1 olmak üzere toplamda 39 taksit olarak yapılmasının kararlaştırıldığı, Davacının davadışı .............’tan kullandığı kredi için dava dışı bankaya kefalet veren davalının 14/10/2020’de 5.483.016-TL ödeme yaptığı, davacıya 02/11/2020’tarihinde ihtar çekerek 3 gün içinde ödeme talep ettiği ancak sonuçsuz kaldığı,Taraflar arasındaki taksitli ödeme protokolü zaten borcun ödenmesinin ertelenmesi talebi sonucu yapıldığı ,protokolün 6. maddesi ile tacir olan taraflar ihtara gerek olmaksızın temerrüte düşüleceğinin kararlaştırdığı,taraflar tacir olup, basiretli hareket etmekle yükümlü oldukları ,taraflar arasında takip öncesi mutabakat görüşmeleri yapıldığı ve protokol düzenlendiği anlaşılmakla, davacının mücbir sebep iddiasına itibar edilmediği,davalı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle davacının, maddi tazminat talep etme koşulları oluşmadığı gibi, somut bir maddi zararının varlığını açıkça ispatlayamadığı görülmekle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; mahkemece; taraflar arasında akdedilen sözleşme ve daha sonra düzenlenen protokollerde, alınan kredinin sözleşmenin tespit edilen taksit vadelerinde veya faiz dönemlerinde gerekli ödemeler yapılmadığı takdirde, kredi borcunun tamamen muaccel olacağı kararlaştırılmışsa da; daha sonra ortaya çıkan yeni küresel krizler bu maddelerin uygulanmasını zorlaştırdığı hatta imkansızlaştırdığı, Covid-19 pandemisinin mücbir sebep olup olmadığının üzerinde durulması gerektiği, pandeminin yarattığı sonuçlar ile sözleşmenin ifasının engellenmesi arasında illiyet bağı bulunması gerektiği,pandemi yargıtay ilamlarında tek başına mücbir sebep olarak sayılmasa da, üretim ve tüketimi doğrudan etkilemesi, ticareti engelleyen yasakları ortaya çıkarması sebebiyle somut olayımız açısından mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği kötü niyetli olarak kullanılmış ve müvekkilden cebri icra yoluyla paranın tahsili sağlandığını müvekkilin aktif mal varlığında yaşanan eksilme ile pasiflerinde yaşanan artışlar zarar olarak değerlendirilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .......nin davacı şirketlerin borcuna verdiği kefalet nedeniyle davacı lehine alacaklı bankaya ödeme yaptıktan sonra borcun ödenmesi için borçlu şirket ve müteselsil kefillere ihtarname keşide etmiş ise de bir sonuç alınamamıştır. Ödeme yapılmamış ise de davalı... ile imzalanan protokolün 6. Maddesi, müteselsil borçlular, taksitlerden herhangi birinin zamanında ödenmemesi veya hiç ödenmemesi veya hiç ödemede bulunulmaması halinde ihbara gerek kalmaksızın temerrüte düşeceklerini kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir. Davacı taraf ile yapılan protokolde 39 taksitte her biri üç ayda bir olmak üzere ilk taksiti 100.000, ikinci taksiti 50.000-TL olan bir ödeme imkanı tanınmıştır. Davalı... nin asıl alacağı pandemi sürecinde doğmuş olup, protokol pandemi sürecinde 18.12.2020 tarihinde imzalanmış, ilk taksitk ödemesi 5 ay süre ile ertelenmiştir.İlk taksit ödemesi 05.05.2021 tarihidir.Pandemi sürecinin koşulları dikkate alınmış olsa gerek ki esnek bir ödeme planı kabul edilmiştir. Mevcut durumda ilk taksitin pandeminin son zamanlarına denk geldiği, pandemi koşullarına göre öngörülen taksit miktarı da davalının yasal süreç başlatma hakkını kötüye kullandığına işaret etmemektedir. İcra takipleri başlatıldıktan sonra da borcun tamamı davacı tarafça ödenmiştir. Davacının ,davalıdan tazminat isteminin ilk koşulu olan davalının kusurlu eylemi ispatlanamadığından davalıya karşı zarar talebi yöneltemeyeceğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/03/2026