11. Hukuk Dairesi 2010/16591 E. , 2012/13616 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 tarih ve 2008/92-2010/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16591 E. , 2012/13616 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 tarih ve 2008/92-2010/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin “Dunlop” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma yaptığı başvurunun, davalı şirketin aynı ibareli markalarına dayalı itirazı üzerine TPE YİDK tarafından tamamen reddedildiğini, davalı şirketin söz konusu markanın yaratıcısı olmadığını, redde mesnet markalar ile başvuru konusu markanın emtia sınıflarının farklı bulunduğunu, redde mesnet markaların tanınmış marka olmamaları nedeniyle farklı sınıflardaki tescile engel olmayacağını, “Dunlop” markasını Türkiye'de müvekkilinin tanınmış hale getirdiğini, haksız yararlanmanın söz konusu olmadığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK'in 06.02.2008 tarih, 2008-M-709 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından gerçekleştirilen işlemin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, “DUNLOP” ibareli markanın 1880 yılından beri müvekkili tarafından kullanıldığını, Türkiye'deki ilk tescilinin de 1920 yılında yapıldığını, davacının müvekkiline ait tanınmış markadan haksız olarak yararlanmak istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, adına tescilli olan “Dunlop” ibareli markaları 1880'li yıllardan beri kullandığı, geniş bir ürün yelpazesini içeren markaların hemen hemen dünyanın her ülkesinde tescilli ve kullanılmakta olduğu, geniş bir coğrafyaya yayıldığı, yoğun reklam ve tanıtım faaliyetlerine konu edildiği, bu haliyle tanınmış marka statüsünde bulunduğu, davacının davalıya ait tanınmış “Dunlop” ibareli markayı 9. ve 35. sınıf ürün ve hizmetler hariç diğer sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetleri içerecek biçimde adına tescil ettirmesinin davalının markalarından haksız yararlanma sağlayacağı, bu markaların ayırt ediciliğini ve itibarını zedeleyeceği, davacının dünyaca tanınmış başka birçok markayı adına tescil girişiminde bulunduğu, davacının markadan beklenen normal kullanma ve yararlanma amacıyla hareket etmeyip, tanınmış marka sahiplerinin markalarını, imaj transferi, engelleme ve tuzak kurma amacıyla yedekleme yaptığı yönünde kuvvetli şüphe doğduğu, böyle bir davranışın iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ve hukuk düzenince korunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.