T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/122 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI : 2023/464 Esas - 2025/771 Karar DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ: 21/09/2012 Birleşen İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/694 esas sayılı dosyası yönünden ; DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ: 29/12/2017 Birle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/122 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI : 2023/464 Esas - 2025/771 Karar DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ: 21/09/2012 Birleşen İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/694 esas sayılı dosyası yönünden ; DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ: 29/12/2017 Birleşen İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/792 Esas Sayılı Dosyası yönünden ; DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı kooperatifin 1977 yılında binlerce küçük ve orta ölçekli kuru gıda toptancıları tarafından toplu iş yeri yapı kooperatifi olarak kurulduğunu, ve halen faaliyette olduğunu, tasfiyeye girmediğini, ortaklarının büyük bir kısmına iş yerlerinin teslim edilmiş olmasına rağmen halen iş yerlerini almayan ortakları bulunduğunu, davalı kooperatifin ise, davacı kooperatifin 28/4/2007 tarihli olağan genel kurul gündeminde 9. Sırada yer alan gündem konusu karara dayalı olarak yine davacı kooperatifin üyelerinin ortaklığında kurulması kararlaştırılan bir kooperatif olması gerekirken, genel kurulun verdiği yetkiden sapılarak, 2007 yılında davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulunu teşkil eden toplam 19 kişi tarafından 23/8/2007 tarihinde adeta kendi aralarında bir özel işletme gibi kurulan işletme kooperatifi olduğunu, davacı kooperatifi kuran ve yöneten kişilerin aynı tarihte davalı kooperatifinde yönetim ve denetim kurulu üyeliklerini yaptıklarını, İstanbul Ticaret Sicili Gazetesinin 17/5/2007 tarih ve ... sayılı nüshasında 613.sayfasında yayımlanan davacı kooperatifi 28/4/2007 tarihinde olağan genel kurulu toplantı tutanağının gündemin 9.sırada, davacı yapı kooperatifin henüz ortaklarının tamamını dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girememesi nedeniyle fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasında ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bu işletme kooperatifinin yetki devri yapılmasını karar verildiğini, yine aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile, davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan dava dilekçesinde ada ve parsel numaraları yazılan yerlerle birlikte ... parselde mukim ve o dönemde idare binası olarak kullanılan ... Blok bürolarının yukarıdaki şartlar dahilinde işletme kooperatifine tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, davacı kooperatif mal varlığı içinde önemli bir değere karşılık gelen taşınmazların davacı kooperatifin uzantısı olarak kurulması planlanan davalı kooperatife tahsisen-bedelsiz devredilmek suretiyle davacı kooperatifin ortaklarına hizmet verilmesinin karara bağlandığını, ancak , kendisine yetki verilen dönemin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sadece kendilerinden oluşan 19 kişinin kurucu ortaklığında davacı kooperatiften tamamen bağımsız ve kopuk ayrı bir işletme kooperatifi kurduklarını ve verilen yetkiyi de amacı dışında kullanılarak kendi kurdukları bu kooperatife dava konusu taşınmazları bedelsiz şekilde devrettiklerini, taşınmazların davacı kooperatifin ve ortaklarına mal varlıklarının bu şekilde sebepsiz ve hukuka aykırı olarak el değiştirdiğini, yönetim kurulu üyelerinin 16/10/2010 tarihli genel kurulunda ibra edilmeyerek, yeniden seçilmeyerek görevlerinden uzaklaştırıldığını, hatta davacı kooperatifin dahi evrak ve defterlerini teslim etmediklerini bu nedenle bir çok davalar açıldığını, bu sırada mahkeme vasıtasıyla ele geçirilen defterlerin incelenmeye alındığını, 2004-2010 yılları arasındaki yönetim kurulu karar defterleri incelendiğinde, yukarıda anlatılan bedelsiz taşınmaz devrinin tespit edildiğini, bunun üzerine davacı kooperatif genel kurulunun toplantıya davet edilerek, 02/7/2011 tarihinde genel kurulun bilgilendirildiğini, aynı toplantıda genel kurul tarafından "amacı dışında yetki aşılarak devredilen taşınmazlar için tapu iptali ve tescil davası açılması ve 28/4/2007 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda yetki devri ile devredilen site yönetiminin davacı kooperatife geri iade edilmesi " için davacı kooperatifin yeni yönetiminin oy birliği ile görevlendirildiğini, davalı kooperatiften bilgi talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedilmesi üzerine site yönetim yetki devri sözleşmesinin feshedilerek, şarta bağlı ve bedelsiz verilen taşınmazların davalı uhdesinde sebepsiz kalmasına bağlı olarak iadesinin istendiğini, taşınmazların sebepsiz yere uhdelerinde kaldığını, davalı tarafın 29/8/2011 tarih ... sayılı noter cevabında açıkça ikrar ettiklerini, yönetim kurulu ve denetim kurulunun, genel kurulun iradesinin dışına çıkıp yetki ihlal ederek, kendi özel işletmeleri gibi kurup, yönettikleri davalı işletme kooperatifine davacı kooperatifin dava konusu taşınmaz mal varlıklarını devretmelerinin davacı kooperatifin tahsis amacına aykırı olmakla batıl olduğunu, temelden yoksun olduğunu, bu bakımdan butlan sakat ve illiyetten yoksun tapu tescil işleminin iptali suretiyle davacı kooperatif adına tekrar tescilinin zorunlu olduğunu, ayrıca BK 244/3.maddesi gereğince , bağışlanan taraf , bağışlamayı sınırlandıran yükümlülüğünü haklı bir neden olmaksızın icra etmezse bağışlanan malların istirdat edebileceği hususunun açıkça hükme bağlandığını, davalı tarafın ihtarnamesinde, site yönetim yetki devri sözleşmesini dahi inkar ederek, davacı kooperatiften bu yetkiyi almadığını belirtir davacıyı tanımayarak taşınmazların bedelsiz devredilmesinin dayanağının kalmadığı ve tahsis koşulunun ihlal edildiğini ortaya çıktığını belirterek ... İlçesi Sağmancılar Mahallesinde Kain ... parselde mukim ve o dönemde idare binası olarak kullanılan ... Blok olarak geçen binanın tamamının davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı kooperatif adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle işbölümü itirazında bulunduklarını, müvekkili kooperatifin , davacı kooperatifin kayıtlı ortağı olmasına rağmen işbu davada 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu çerçevesinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacı kooperatifin şu anki yönetiminin iş başına geldiği 16/10/2010 tarihli genel kurulu aleyhine İstanbul 9 ATM nin 2010/645 esas sayılı dosyasından , kooperatif yönetiminin işbu davayı açma yetkisini aldığı 02/7/2011 tarihli genel kurul aleyhine de İstanbul 49 ATM nin 2011/403 esas sayılı dosyalarından iptal davaları açıldığını, davacı kooperatifin davacı sıfatının olup olmadığının belirlenmesi için bu davalının beklenmesi gerektiğini, davacı kooperatifin 28/4/2007 tarihli genel kurul kararı ile tahsis edilen bilahare 2008 tarihli faaliyet raporu ile genel kurulda ibrası alınan davaya konu blokun ... ... Gıda Sitesinin idare binası olduğunu, ... ...'in kapladığı alan dikkate alındığında kar amacı olmayan 2500 iş yerine hizmet verecek idare hizmet binasının devri ile ilgili genel kurul kararına 16/10/2010 tarihinde yeni seçilen ve davayı açan kooperatif yöneticilerin de katılarak kararı oy birliği ile kabul ve ibra ettiklerini, bu nedenle bu kararın iptaline yönelik açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işlemi üzerinden 2-5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davanın zamanaşımı süresi için 1163.Sayılı Yasanın 98.maddesinin yollamasıyla TTK nın 309/2.hükmünün uygulanmasının gerektiğini, ayrıca kooperatif genel kurulu ile ilgili alınan kararlara KK 53.maddesi gereğince , bir aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı takdirde kararın kesinleşeceğini, bu nedenle zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını , davacı görünen kooperatifin tüzel kişiliğinin , genel kurul kararlarının iptalini isteme haklarının olmadığını, KK.53. Maddesinde genel kurul kararlarına karşı kimlerin dava açabileceğinin düzenlendiğini, kooperatif tüzel kişiliğine bu yetkinin verilmediğini, davacıların aktif husumet ehliyetlerin olmadığını, kooperatif namına dava açma hakkının denetçilere ait olduğunu, davacı kooperatif ortakların da , işletme kooperatifine ortak edilmesi ifadesinin doğru olmadığını, kararda böyle bir ibare bulunmadığını, davacı kooperatif yönetiminin 16/10/2010 tarihinde göreve geldikten sonra ... ... Sitesinin yönetmek iddiası ile müvekkili kooperatife karşı husumetle saldırı başlattığını , bu hususta taraflar arasında ceza davası bulunduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmesinde site yönetimi yetkisinin bulunmadığını, davalı kooperatifle ilgili ilk onayın 28/4/2007 tarihli genel kurul toplantısının 9.maddesi ile alındığını, bu kararda davacı yeni yönetim kurulu üyelerinde vekaleten katıldıklarını, kararda davacı kooperatif ortaklarının da işletme kooperatifine ortak edilmesinin gerçeği yansıtmadığını ifadenin doğrusunun önceliğin kooperatif ortaklarına verilmesi olduğunu, davalı kooperatifin 19 ortakla kurulduğunu şu an ortak sayısının 250 yi aştığını ,genel kurul kararına uygun olarak işletme kooperatifinin 25/02/2008 tarih ve 512 sayılı yönetim kurulu kararı ile yapı kooperatifine ortak edildiğini ve 12/03/2008 tarih ... sayılı kararı ile de dava konusu taşınmazın işletme kooperatifine bedelsiz olarak ferdileşme yoluyla tahsis edildiğini, davacı kooperatifin 2008 yılı faaliyetlerinin ibra edildiğini, genel kurulda alınan kararın iptali için bir aylık sürede dava açılmadığını, 2010 yılı genel kurulunun , yasal yollardan yapılan 2007 ,2008 ve 2009 yılları genel kurul toplantılarının alınan kararları ve ibraları etkilemeyeceğini, davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı kooperatifin yapı kooperatifi olup , 400000 metre karelik kapalı alandaki 3000 iş yerine iskan alarak kat mülkiyeti kurduğunu, tapuların ortaklara dağıtıldığını, site yönetim yetkisinin davalı kooperatifte olduğunu, 2008 yılından başlamak suretiyle site yönetim aidatlarının davalı kooperatifçe toplanmaya başlandığının , güvenlik, temizlik , benzeri hizmetlerinin işletme kooperatifince verilmeye başlandığını , dava konusu blokun 3000 kat malikinden oluşan gıda sitesine hizmet eden ofis binası olduğunu, müvekkilinin site yönetim yetkisi ve görevini 01/01/2008 tarihli yöneticilik devir sözleşmesi ile üstlendiğini, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeyi sonlandırma yetkisinin de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ İLE İSTİNAF VE YARGITAY KARARLARI: İlk Derece Mahkemesi'nin 04/05/2017 tarihli 2012/209 esas 2017/404 karar sayılı ilamı ile; "Taşınmazın bedelsiz devrine ilişkin kararın, eşitlik ilkesini ve malvarlığının korunması ilkesini ihlal etmesi nedeniyle butlan ile sakat olduğu, butlan iddiasının her zaman ileri sürülebileceği, genel kurulun mal varlığını koruma ilkesini ihlal edecek bir karar almaya yetkili olmadığı, yetkili olmadığı bir hususta yönetim kuruluna da yetki veremeyeceği, kararın bu yönüyle butlan ile sakat olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2019 tarih 2017/2561 Esas 2019/1065 Karar nolu ilamı ile; " Davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli genel kurulunda alınan dava konusu taşınmazın davalı kooperatife bedelsiz devrine ilişkin kararın ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bir ortağa sermayenin iadesi niteliği taşıdığı, bu haliyle K.K 91, T.T.K 391 ve 447 maddelerine göre, kooperatifin mal varlığının korunması ilkesine de aykırı olduğu, bu karara dayanılarak gayrimenkulün tapuda yapılan devri işleminin geçersiz ve tescilin yolsuz tescil olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.İstinaf ilamına karşı davalı tarafça Yargıtaya temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27/10/2020 tarih 2019/2825 Esas 2020/3290 Karar nolu ilamı ile ; "Kooperatifler hukukunda, üyelik şartlarını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan “açık kapı ilkesi” uyarınca kooperatif üyeliğine kabulü zorunlu olup, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi yoktur. Diğer yandan, kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre aidat yatırma, kooperatif bünyesinde çalışma gibi eylemlerle zımnen üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür.Somut olayda, davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli genel kurulunun 9. gündem maddesi uyarınca kurulan davalı işletme kooperatifine, davacı kooperatifin bahsi geçen genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de yukarıda bahsi geçen açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri tartışmasız olup, mahkemece davalı işletme kooperatifi tarafından işbu açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunulup bulunulmadığının araştırılması ile oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı ile bölge adliye mahkemesinin bu karara karşı istinaf isteminin reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde 26.05.2022 tarih 2021/22 E., 2022/430 K. Sayılı ilamı "...davalı kooperatife üyelik başvurusu herhangi bir zaman dimiliyle sınırlandırılmamış olup, dava tarihinden sonra 2016 yılında yapılan üyelik başvurusu talebinin bulunduğu evrakın bile alınmaması hususu, dava tarihinden sonraya ilişkin olsa bile açık kapı ilkesinin kooperatif tarafından ihlal edildiği sonucunu taşıdığı, dava tarihinden sonra 2016 yılında gönderilen noter ihtarnamesinde açıkça üyelik başvurusu talebinin bulunmasına rağmen kooperatif başkanınca ihtarnamenin alınmadığı, aradan yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra dosyanın davacı vekiline şahısların müracaatlarını sağlanması rica olunur diyerekten yazı gönderilmesinin açık kapı ilkesinin ihlali olduğu, üyelik için belirlenen sermaye paylarına uyulmaksızın, davalı kooperatife üye yapılanlardan daha az miktar alındığı, ana sözleşmede daha fazla miktar yazılı olmasına rağmen üye yapılmak istenen kişilerden daha az bedel talep edilmesinin, davalı kooperatifin üye yapmak istediği kişilere ayrıcalıklı davrandığı ve bunun eşitlik ilkesini zedelediği, davalı kooperatifin ana sözleşmesinde kiracıların da üye olabileceği yönünde düzenleme bulunduğu, bu durumun davacı kooperatif ortaklarının dolaylı mülkiyeti olan taşınmazdan yararlanmalarını ve dolayısıyla ekonomik mülkiyetini zedeleyeceği, özellikle 20 kişinin noter ihtarnamesi ile üyelik için başvurmasına ve bu başvurunun noter katibi tarafından tebliğ edilmek üzere davalı kooperatife gidildiğinde, davalı kooperatif başkanının ihtarnameyi almaktan imtina ettiği, bunun açık kapı ilkesinin açıkça ihlali anlamına geldiği, davacı kooperatifin ... üyesi olmasına rağmen davalı kooperatifin üye sayısının 500-525 ile sınırlandırma hususunun da açık kapı ilkesine aykırılık taşıyacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Verilen kararın davalı vekilince tekrardan temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2023 tarih 2022/3796 Esas 2023/759 Karar sayılı ilamı ile "Dava konusu taşınmazın davalı işletme kooperatifine genel kurul kararı ile devir şartları belirlidir. Bu genel kurul kararı uyarınca davalı kooperatif gerekli hizmetleri yapacak, kooperatif üyelerinden talep edenleri de kooperatife üye kabul edecektir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark ve benzeri yatırımlar ile hizmetlerinin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı işletme kooperatifi tarafından, açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanmadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda müşahhas olaylar var ise belirlenip bu hususları tartışan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. " gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 15 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/694 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Asıl davaya konu davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli 9 nolu Genel Kurulu Kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile asıl davada dava konusu edilmeyen hukuka aykırı olarak bağışlanan İstanbul ili ... ilçesi ... mah. 45 ada ... nolu bağımsız bölüm ve İstanbul ili ... ilçesi ... mah. 45 ada 4 parsel ... nolu bağımsız bölüm taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkil davacı kooperatif adına tesciline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin 350 civarında üyesinin mevcut olduğunu, açık kapı ilkesi gereği kooperatife üye olma koşullarını taşıyan herkesin üye olabildiğini, özel bir işletme olmadığını tüm kat maliklerinin haklarını koruyan setinin bakım onarım gibi ihtiyaçlarını karşılayan sitede malik olan üyelerin kurduğu bir kooperatif olduğunu, İstanbul 18 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/340 Esas 2015/14 Karar sayılı ilamı ile bu durumun açıkça bildirildiğini, davacı tarafından emsal olarak gösterilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davaya konu olayda ancak iptal edilebilirlik söz konusu olduğunu, sunun için yasal başvuru süresinin bir ay olduğunu, davaya konu genel kurul kararının üst organ olan genel kurul tarafından alındığını, davaya konu gayrimenkulün sitenin mescidi olarak kullanılmakta olup tüm kat maliklerinin ortak alanı olduğunu, alınan kararla bazı gayrimenkullerin devredildiği davalı kooperatifin her ne kadar şekil yönünden tek bir tüzel kişilik olarak görülse de davacı kooperatifin vergisel ve lehe diğer kolaylaştırıcı nedenlerle tüm üyelerinin menfaatine uygun amaçlı kurulduğunu belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ İLE DAİREMİZİN DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : İlk Derece Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih 2017/1151 E. 2020/97 K. Sayılı ilamı ile ; "Taşınmazın bedelsiz devrine ilişkin kararın, eşitlik ilkesini ve malvarlığının korunması ilkesini ihlal etmesi nedeniyle butlan ile sakat olduğu, butlan iddiasının her zaman ileri sürülebileceği, genel kurulun mal varlığını koruma ilkesini ihlal edecek bir karar almaya yetkili olmadığı, yetkili olmadığı bir hususta yönetim kuruluna da yetki veremeyeceği, kararın bu yönüyle butlan ile sakat olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 45 ada 4...numaralı bağımsız bölüm ile C-13 blok 9 numaralı bağımsız bölümlerin davalı ... ... İstanbul ... ... Kooperatifi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... ...Kooperatifi adına tapuda tesciline" karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 13/09/2023 tarih 2020/1676 Esas 2023/1240 Karar nolu ilamı ile; " Dairemizce de emsal dosyada verilen Yargıtay bozma ilamı benimsenmiş olup Yargıtay bozma ilamında ayrıntılı şekilde ifade edildiği gibi davalı işletme kooperatifi tarafından işbu açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunulup bulunulmadığının araştırılarak bu hususta denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında dosyanın İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/694 sayılı esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda 31/10/2023 tarih 2023/845 karar sayılı ilam ile kendi dosyaları ile İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/464 esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, aynı genel kurul kararının butlanı nedeniyle tapu iptali istenildiği, İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasından verilecek kararın mahkemelerindeki dosyasında verilecek kararı doğrudan etkileyeceği gerekçesi ile dosyalarının İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/464 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.BİRLEŞEN İSTANBUL 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/792 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile ; asıl davadaki dava konusu taşınmazlar aynı olup, bozma ilamında dava tarihi olan 21/02/2012 tarihinden sonraki açık kapı ilkesini ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylem ve uygulamaların göz önüne alınmayacağını belirtildiği, İşbu davada 18. ATM 2023/464 E. asıl dosyasında dava tarihi olan 21/02/2012 tarihinden sonraki açık kapı ilkesini ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylem ve uygulamalarına aşağıda ayrıntılı olarak yer verildiği, başka bir ifadeyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava konusu maddi vakıalar ile işbu davada yer verilen dava konusu maddi vakıalar farklı olduğunu beyanla asıl dava dosyasına konu İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. Blok ... olan 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14,15, 6,17,18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Birleşen davanın konusu, sebepleri ve dayanağını maddi vakıaların aynı olduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunmuş, cevap dilekçesinin devamında da İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesince verilen daha önceki iki kararında Yargıtay tarafından bozulduğunu ve açık kapı ilkesi ve eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğinin belirlendiğini, üyelik başvurusu red edilen tek kişi dahi bulunmadığını, davacının davacı sıfatının olmadığını, öncelikle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın işin esasına girmesi halinde zaman aşımı defi talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece mahkemesince arada bağlantı olduğu gerekçesiyle 08/12/2023 tarihinde 2023/792 esas sayılı dosyasının İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/464 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.YARGITAY BOZMASI VE BİRLEŞTİRME KARARLARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06/11/2025 tarih 2023/464 Esas 2025/771 Karar sayılı ilamı ; " Davalı vekili İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası ile ilgili olarak derdestlik itirazında bulunmuş ise de, İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında taraflar ile tapusu iptal edilen taşınmazlar aynı ise de maddi vakıanın farklı olduğu, maddi vakıa olarak ilk davadan sonra gerçekleşen olaylara dayalı olarak ve özellikle 29/01/2016 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile başvurup ve akabinde gelişen olaylara dayanıldığından maddi vakıanın farklı olması nedeniyle derdestlik itirazı red edilmiş, davanın dayanağının 28/04/2007 tarihli genel kurulda alınan 9 nolu gündem maddesinin butlat/yok hükmünde olduğu iddiasını da kapsaması nedeniyle zamanaşımı defininde reddine karar verilmiştir. Asıl dosya yönünden en son alınan bilirkişi raporunda daha önceki bilirkişiler tarafından belirlenen ve değinilen olayların aynen tekrarlanıldığı, Yargıtay 6 H.D.'nin 2022/3796 esas 2023/759 karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde müşahhas olay tespitinin yapılamadığı, değinilen tüm sebeplerin daha önceki bilirkişiler tarafından değinilen yine mahkememizin önceki kararlarında irdelenen durumların tekrarlanarak rapora yazıldığı, uyulan Yargıtay 6 H.D.'nin 2022/3796 esas 2023/759 karar sayılı ilamında açıkça vurgulandığı şekilde davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark vb yatırımlar ile hizmetlerin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin , gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen "öncelik" dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları sureti ile ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı kooperatifin açık kapı ilkesine ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunun 23.maddesinde eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlamadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilemediğinden asıl davanın uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Birleştirilen İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında taraflar ve dava konusu taşınmazlar aynı olup, dava sebebi olarak davalı kooperatifin 29/01/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak 20 kişinin aynı tek evrak ile üyelik başvurusu yaptığı, tebligatın alınmaması üzerine İstanbul 17 Noterliğinin 14/04/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin tek evrak ile ortaklık başvurusunun noter katibi vasıtası ile yapıldığı, davalı kooperatif başkanı Kemal Kılıç tarafından tebligatın alınmaktan imtina edildiğini, yapılan başvurularla ilgili yönetim kurulu kararı alınmadığı, yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra 27/02/2018 tarihinde şahsen başvuru istenildiği, iddiasına dayalı olarak açık kapı ilkesinin zedelendiği gerekçesi ileri sürülmüş olup bu husus irdelendiğinde ise, iş bu dosyada davacı vekili olan Av. ... tarafından 20 kişi adına noter ihtarnamesi ile üyelik başvurusunda bulunulmuş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere üyelik için gerçek kişilerce tapu fotokopisi - kimlik fotokopisi - 2 adet resim - 5.000,00TL sermaye payı yatırılması ve beyan evraklarına imza atılması gibi koşullar arandığından, 20 kişinin birlikte ihtarname ile bu belgeler eklenmeden ve şahsi olarak beyan evraklarına imza atılmadan yapılan başvurunun başvuru koşullarını taşımadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf bu kişilerden 5.000,00TL sermaye payı istenildiğini bildirmiş olup, daha önceki bozulan mahkeme kararımızda da belirtildiği üzere, davalı kooperatif tarafından daha önceki yıllarda da bir miktar sermaye payı tespit edilmiş ise de, uygulamada farklı farklı miktarlar tahsil edildiği, daha önceki bozulan mahkememiz kararında bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulanmış ise de uyulan Yargıtay bozma ilamında bu durumun eşitlik ilkesine ve açıklık ilkesini zedeleyen bir durum olarak değerlendirilmediği , kaldı ki üye olmak isteyen kişilerin gerekli evrakları tamamladıktan sonra kooperatif üyeliğinin tespiti yada fazla sermaye payı alındığı yönünde ilgili mahkemede dava açabilecek iken bu hususta hiçbir dava açılmadığı, davalı kooperatifçe 27/07/2018 tarihinde şahsi başvuru istenmesine rağmen , ihtarname de isimleri bulunan hiçbir üyenin 2018 yılından iş bu davanın açıldığı 2023 yılına kadar şahsi başvuru yapmadığı, davalı kooperatifin 11/03/2021 tarihli kararı ile üye sınırlaması ile kararı kaldırdığı, dolayısıyla birleşen İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası yönünden de açık kapı ilkesinin dolayısıyla eşitlik ilkesinin zedelendiği yönünde bir eylemin ispatlanamadığı bu nedenle bu davanın da reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası açısından değerlendirme yapıldığında yine aynı genel kurul kararına dayalı olarak dava konusu iki bağımsız bölümün davalı kooperatif adına geçirildiği ve birleştirilerek bir bütün halinde söz konusu yerin cami olarak kullanıldığı, hem taşınmazın kulanım niteliği hem de asıl dosya ve birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ilişkin dosya açısından yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3796 Esas 2023/759 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen öncelik dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı kooperatif tarafından açık kapı ilkesinin dolayısıyla kooperatifler kanunun 23. Maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanamadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu davacı tarafından iddia dahi edilmediğini ve ispat edilemediği " gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, asıl dosya yönünden Yargıtaya temyiz yolu, birleşen dosyalar yönünden ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde asıl dosya yönünden Yargıtay ilgili hukuk dairesine, birleşen dosyalar yönünden İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu temyiz ve istinaf dilekçesinde; Sayın mahkemenin 04/05/2017 tarihli davayı ilk kabul kararı, istinafın mahkeme kararını gerekçeleri ile kabul kararı göz önüne alındığında, dava konusu 28.04.2007 tarihli genel kurulun hükümsüz olduğu yönüyle devam ettiğini, Yargıtay 6. HD.'nin 27.10.2020 tarihli kararı açık kapı ilkesi ve eşitlik ilkesi yönünden değerlendirme yapılmak üzere ilk bozma kararı verildiğini, Yargıtay 6. HD.'nin 27.10.2020 tarihli bozma ilamına kadar açık kapı ilkesi ve eşitlik ilkesi yönünden değerlendirme; bilirkişi raporları, sayın mahkeme kararı, istinaf kararı hatta davalı vekili beyanlarında da yer almadığını, dava 28.04.2007 tarihli genel kurul kararının hükümsüzlüğü yönünde ilerlediğini, kesin hükümsüz olan genel kurul kararına dayanarak 12.05.2008 tarihinde alınan bağışlamaya ilişkin yönetim kurulu kararının da geçersiz olduğunu, tapuda gerçekleştirilen borçlandırıcı işlemin geçersiz olması, sebebe bağlılık ilkesi nedeniyle tasarruf işleminin de geçersiz olması nedeniyle yapılan tescilin MK 1025. maddesine göre yolsuz tescil olduğu sabit olup bu durum borçlandırıcı işleminin butlan/mutlak hükümsüzlükle geçersiz olması, sebebe bağlılık ilkesi nedeniyle tasarruf işleminin de geçersiz olması, emredici hükme aykırılık kamu düzeninden olduğu için usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, belirtilen nedenlerle yolsuz tescil olması davalı adına olan dava konusu taşınmazın devri işleminin iptali gerektiğini,Davalı işletme koop. tüm üyelere hizmet vermediğini, 28.04.2007 tarihinde yapılan Genel Kurul tarihinde davacı kooperatifin ortak sayısı ... ve üyelik şartlarını sağlayan 2700 kişinin olduğu ortada iken davalı vekilinin ilk temyiz dilekçesinin 7. ve 8. Sayfasında belirtildiği üzere kendi üye sayıları aşağıda tablo olarak verildiği üzere 2011 yılına kadar 19, 2018 yılında da 320'yi geçmediğini, sadece eşitlik ve açık kapı ilkesine aykırı olarak kontrollü bir şekilde üye kadettikleri kendi üyelerine hizmet verdiğini Kat Mülkiyeti Kanununa göre yöneticilik yaparak kooperatif üyesi olamayan veya şartları sağlamayan kat maliklerine ve kiracılara de hizmet verdiğini, söz konusu taşınmaz amacı dışında Kat Mülkiyeti Kanuna göre yöneticilik binası olarak kullanıldığını, Yargıtay bozma ilamında yapıldığı belirtilen yatırımlar, kimlere hizmet verildiği, dava konusu taşınmazın kullanım amacını açıklama ihtiyacını duyuyor ise de bu hususlar davanın esasını etkileyen bir husus olmadığını, ilk bozma ilamından bu konularda tek bir cümle olmadığını, diğer taraftan Yargıtay'ın bu tespitleri de asla gerçeği yansıtmadığı gibi dosya kapsamında buna ilişkin hiçbir belge, delil de bulunmadığını, mahkeme de Yargıtay kararını esas aldığı için aynı maddi hataya düştüğünü,Davalı taraf hiçbir ortaklık başvurusunu (muhalif gördüğü) yönetim kurulu gündemine getirmediğini, kabul etmediğini, üyeliği sınırlandırmak ve kontrolü elde tutmak için tüm çaba ve gayreti gösterdiğini, dilekçede ayrıntılı açıklandığı üzere; yöneticilerinin keyif ve isteklerine bağlı olarak sermaye payı belirlediği, alınan yönetim kurulu kararlarına aykırı sermaye payı uygulamasının yapıldığı, bazı üyelerden hiç sermaye payı alınmadığı, bazılarından 100,00 TL- 250-500TL sermaye payı alındığı, tarafımızca üyelik başvurusu yapılan öncelik hakkı olan kişilerden 5.000.TL (2016 yılında asgari ücretin 1.300TL/NET olup istenen bedel asgari ücretin 4 katı, 2018 yılında asgari ücretin 3,5 katı) sermaye payı istendiği, haklı bir neden olmadan 2021 yılına kadar 1876 kişinin genel kurul kararı gereğince öncelikle üye olma hakkı olduğu halde 500 kişi sınırının getirildiği, 2018 yılına kadar davalı tarafın üye sayısını 320 ortakta tuttuğu, muhalif görülen kişilerin ortak olması zorlaştırılarak davalı taraf yönetim kurulunun keyfi davrandığı sabit olup yaşanan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde üyeliğin kolaylaştırılması gerekirken engellendiği, üye yapmak için değil yapmamak için çaba sarf edildiği açıkça anlaşıldığını, müvekkil koop. üyelerinin aihs ve anayasa ile korunun mülkiye hakları ihlal edildiğini belirterek asıl dosya yönünden temyiz nedenleri kabul edilerek kararın Yargıtay'ca bozulmasına, birleşen davalar yönünden istinaf nedenleri kabul edilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen davalar davacı kooperatifin 28/04/2007 tarihli genel kurulunda alınan 9 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ile bu karara istinaden davalı işletme kooperatife devir edilen bağımsız bölümlerin davalı adına olan kayıtlarının iptali ile kooperatif adına tescili istemine ilişkindir.Yargıtay 11/11/2024 tarih 2023/1510 Esas, 2024/3907 Karar sayılı kararında; ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yada temyiz incelemesi yapılmamış yeni bir dosyanın ilk dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı, zira birleştirilen dosyaların bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmediklerine değinilerek; asıl dosyanın daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi, birleşen dosyanın ise karar tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna tabi olması ve hem asıl dosyada hem de birleşen dosyada verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, birleşen dosyanın istinaf incelemesinin yapılması ve birleşen dosyada istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği belirtildiğinden birleşen dosyalar yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda davacı kooperatifin 28/04/2007 tarihli genel kurul toplantısının gündemin 9. Maddesinde "2006 yılında yapılan genel kurul toplantısında çalışma programı ve 2007 yılı bütçesinde detaylı açıklaması verilen sözleşmenin onaylanmasının ve zemin altı otopark projesi ile yapılan işlemler ve bu amaçla tanzim edilerek , imza altına alman yap işlet devret sözleşmesinin yeni kurulacak ve ... ...'i tümüyle işletecek olan site yönetiminin işletme kooperatifine devri ve bu devir yapılır iken işletme kooperatifinin kooperatifimize ortak edilmesi suretiyle bedelsiz yapılmasına, ve kurulacak kooperatifin önceliğin kooperatif ortaklarına verilmesine, devrin ... Belediyesi ile yapılan yap işlet devret sözleşmesi hükümlerine göre yapılmasının bu tarihe ve inşaatın bitimine kadar yapılmış ve yapılacak masrafların işletme kooperatifinden talep edilmemesinin , öncelikle işletme kooperatifinde site yönetiminin kabulü ile ilgili hukuki sürecin tamamlanması koşulunun müteakip devrin yapılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine, (yani , site yönetimi ile işletme kooperatifi arasında yapılacak sözleşmeden sonra ) ayrıca halen cami yeri olarak kullanılan ... bağımsız bölüm numaralı yerlerin yukarıdaki şartlar dahilinde bedelsiz olarak işletme kooperatifine tahsisi için yönetim kuruluna yetki verilmesine, benzer şekilde ... parselde mukim halen idare binası olarak kullanılan ... Blok bürolarında bedelsiz olarak yeni işletme kooperatifine devri hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesinin oybirliği ile karar verildi " şeklinde karar alındığı, Kooperatifinin 12/03/2008 tarih ve ... numaralı yönetim kurulu toplantısında, genel kurulda verilen yetki gereğince; 5. Maddede "İstanbul Bayampaşa ....... ada 4 parsel C 30 blok 7 nolu bağımsız bölüm, .. nolu bağımsız bölüm taşınmazın yönetim kurulu üyelerince kurulan işletme kooperatifine bedelsiz olarak tahsisine" karar verildiği, davacı kooperatifin 02/7/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararla, 28/4/2007 tarihli genel kurul kararı ile bedelsiz olarak işletme kooperatifine devir ve tahsisine ilişkin kararların kooperatifi zarara uğrattığından bahisle iptali için dava açılmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine şeklinde karar alındığı görülmüştür.Genel kurul kararlarına ilişkin yaptırımlar iptal, butlan ve yokluk hali olup Kooperatifler Kanunu 53. maddeye göre, genel kurul kararların iptali için 1 aylık, TTK 445.madde de 3 aylık süre öngörülmüş, fakat yokluk ve butlan hallerinde, kararların sonuçları itibarıyle olumsuz etkileri ağır sayıldığından bu kararların iptali için bir süre öngörülmemiştir. Bu tür kararların butlanı, ya da yok hükmünde oldukları her zaman dava edilebilecek ve ileri sürülebilecektir.İlk derece mahkemesince; " a-Yargıtay bozma ilamında açık kapı ilkesinin "...davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin......" değerlendirilmesi gerektiği yönünde hüküm bulunması gerekmesi nedeniyle, öncelikle davaya konu genel kurul tarihi olan 28/04/2007 tarihi itibari ile davacı kooperatifin ortaklarının isimlerinin dilekçe ile dosyaya bildirilmesic- Birleşen dosyalarda ve özellikle birleşen İstanbul 15 ATM nin dosyasında davacı kooperatif tarafından istinaf mahkemesine hitaben yazılan 15/03/2021 tarihli dilekçede; 29/01/2016 tarihinde iadeli tahhütlü olarak 20 kişinin üyelik başvurusunu yapıldığını, tebligatın alınmaması üzerine İstanbul 17 Noterliğinin 14/04/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin noter vasıtası ile başvuru yaptıklarını (notere ait ihtarname incelendiğinde, 20 kişi adına vekili Av. ... tarafından dilekçe verildiği) ancak tebligatın alınmadığını, daha sonra davalı kooperatifin 27/02/2018 tarihinde şahsen başvuru yapılmasını istediğini, başvuru yapan şahısların 14/03/2018 tarihinde dilekçelerinin alındığını ancak ortaklığa kabul edilmediği gibi cevap da verilmediğinin iddia edilmesi nedeniyle başvuran 20 kişinin 28/04/2007 tarihi itibari ile davacı kooperatifin üyeleri olup olmadığı, söz konusu 20 kişiye ait şahsen yapılan dilekçelerin ve eklerinin tek tek dosyaya bırakılması, şahsen başvurunun ne şekilde yapıldığı, davalı kooperatif tarafından dilekçeler üzerine alındı kaşesi basılıp basılmadığı, basılmış ise bunun bir suretinin dosyaya sunulması, şahsen yapılan başvurular üzerine davalı kooperatifçe ne gibi işlemler yapıldığı ve buna ilişkin alınan kararların dosyaya sunulması ayrıca davacı vekilince İstanbul 15 ATM nin dosyasına isitnafa hitaben sunulan dilekçe ekinde ek -10 olarak site işletme kooperatifi ortaklığı için gereken evrak listesi bulunduğundan gerçek kişilerin dilekçelerine söz konusu hususları ekleyip eklemediği ve ek-10'da belirtilen banka şubesine sermaye paylarını yatırıp yatırmadıkları konusunda yazılı olarak beyanda bulunmaları ilgili belgeleri eklemeleri hususunda taraf vekillerine 4 hafta süre verilmesi c-Birleşen İstanbul 2 ATM nin dava tarihi 04/12/2023 , birleşen İstanbul 15 ATM deki dosya dava tarihi ise 29/12/2017 olduğu görülmekle kök dava incelendiğinde, dava tarihi olan 21/09/2012 tarihi itibari ile davanın açılması için davacı kooperatifin 02/07/2011 tarihindeki genel kurul toplantısında davacı kooperatif yönetim kuruluna yetki verildiği görüldüğünden, birleşen dosyalardaki dava tarihi itibari ile davacı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu, yönetim kurulu üyeleri kök davadan sonra değişmiş ise birleşen dosyaların açılması için davacı kooperatif tarafından yeni yönetim kuruluna dava açmak için yetki verip vermediği, vermiş ise buna ilişkin genel kurul toplantı tutanağının dosyaya sunulması için davacı vekiline 4 hafta süre verilmesi, " şeklinde ara karar kurulmuştur.Ara kararda belirtilen hususlar tamamlandıktan sonra dosyanın kök dosya ve birleşen dosyalarda rapor verenler ayrıca uzman görüşü sunanlar dışında belirlenecek bir mali müşavir, bir kooperatif uzmanı, birde ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek " Davacı ve davalı kooperatife ait 2007 yılından itibaren 2024 yılına kadar ki kooperatife ait tüm defter ve belgelerin bilirkişiler tarafından yerinde HMK 218 maddesine göre incelenerek , dosyada kök dosya , birleşen İstanbul 2 ATM nin 2023/792 esas sayılı dosyası ve birleşen İstanbul 15 ATM ye ait 2023/694 esas sayılı dosyası bulunduğu ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinden, kök dosya yönünden dava tarihi 21/09/2012 olup bu dosyaya ait Yargıtay 6 Hukuk Dairesinin 27/02/2023 tarih 2022/3796 esas 2023/759 karar sayılı bozma ilamı bulunduğu, İstanbul 15 ATM ye ait 2023/694 esas sayılı dosyada dava tarihinin 29/12/2017 olduğu, İstanbul 2 ATM ye ait 2023/792 esas sayılı dosyada dava tarihinin 04/12/2023 olduğu bilirkişiler tarafından dikkate alınarak, kök dosyadaki Yargıtay bozmasına göre dava tarihine göre dosyaların değerlendirilerek, Yargıtay bozma ilamında "1.Dava konusu taşınmazın davalı işletme kooperatifine genel kurul kararı ile devir şartları belirlidir. Bu genel kurul kararı uyarınca davalı kooperatif gerekli hizmetleri yapacak, kooperatif üyelerinden talep edenleri de kooperatife üye kabul edecektir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark ve benzeri yatırımlar ile hizmetlerinin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı işletme kooperatifi tarafından, açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanmadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda müşahhas olaylar var ise belirlenip bu hususları tartışan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." denildiği dikkate alınarak, iş bu Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda asıl kök dosya ve birleşen dosyalar yönünden her birinin dava tarihi esas alınarak , dava tarihinden önceki olaylar değerlendirilerek her 3 dosyadan ayrı ayrı rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, Ayrıca Kooperatifler Kanunu , Ticaret Kanunu, davalı kooperatifin ana sözleşmesi incelenerek kooperatife üyelik başvurusunun nasıl yapılacağı, hangi evrakların eklenmesi gerektiği....gibi hususlarda da bilirkişiler tarafından her 3 dava açısından değerlendirme yapılmasının istenilmesine, " karar verilmiştir. Açık kapı ve eşitlik ilkesinin zedelenip zedelenmediği hususunda bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2025 tarihli raporda ; "Davacı Kooperatifin. 21.03.2007 tarih 482 nolu yönetim kurulu kararında; 2006 yılına ait Genel Kurul Toplantısının 28.04.2007 tarihinde yapılacağının bildirilerek 12 Maddelik Gündemin belirlendiği, Gündemin 9. Maddesinin “Otopark İnşaatı ve Otoparkın İşletmesi ile ilgili karar alınması” olarak ifade edildiği, duyuruda 9. Madde ile ilgili detayların verilmediği, Duyurulan gündem maddesinde “Zemin altı Otopark Projesi ilgili Yap İşlet Devret Sözleşmesinin kurulacak Site yönetimi İşletme Kooperatifine devredileceğinden, İşletme kooperatifinin davacı kooperatife üye yapılacağından ve Cami yeri olarak kullanılan 4/5 -7/1 pafta 4.. Blok ... nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde C 30 blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölüm numaralı yerlerin .... Bedelsiz olarak İşletme Kooperatifine tahsisi için yönetim kuruluna yetki verileceğinden, ayrıca idare binası olarak kullanılan ... Blok bürolarının bedelsiz olarak İşletme Kooperatifine devri hususunda yönetim kuruluna yetki verileceğinden bahsedilmediği görüldü. Şeklinde olduğu ve oy birliği ile karar verildiği, ortaklar listesine kayıtlı ... ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı görüldü. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararında “Sitenin Yönetimini üstlenen ... Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edilmesine” karar verildiği, yönetim kurulu kararının 28.04.2007 tarihinde yapılan 2006 yılı Genel Kurulunda alınan 9. Maddeye dayandırıldığı görüldü. Bir Gurup davacı kooperatif ortağının, 04.07.2011 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu na başvurarak 02.07.2011 tarihinde yapılan ... İmalat Sanayi ...Kooperatifi'nin 02.07.2011 tarihli Genel Kurul toplantısındaki hazirun usul ve yasaya aykırı oluşturulması, kooperatif ortağı olan 378 kişinin hazirun cetvelinde gösterilmemesi ve toplantıya alınmaması nedeni ile tescil edilmemesi yönünde dilekçe verdikleri, İst. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14.07.2011 tarihli cevabi yazısında, Genel Kurul Kararlarının 07.07.2011 tarihinde tescil edildiği, Genel Kurul kararlarının iptalinin kesinleşmiş yargı kararları ile mümkün olacağının bildirildiği görüldü. Davacı ... İmalat Sanayi ...Kooperatifi'nin 16.10.2010 tarihinde Ortaklar Listesine Kayıtlı 1002 ortaktan 413 ortağın asaleten 376 ortağın vekaleten olmak üzere 789 ortağın katılımı ile gerçekleştiği, toplantı nisabının sağlandığı görüldü. Davalı İşletme kooperatifinin 28.01.2011 tarihli Genel Kurulunda 2011 İşletme Projesi ve yapılacak işler ile ilgili ek avans alınması işin İşletme Kooperatifine yetki verilmesine karar verildiği, ... aidat yapısının belirlenmesi ve gerekirse artışlar kontolar yapılması konusunda İşletme kooperatifine yetki verilmesine karara verildiği, görüldü. 28.01.2011 tarihli Hazirun' un 286 kişiden oluştuğu, Genel Kurula 217 kişinin katıldığı, kararların oy birliği ile alındığı tespit edildi. Davalı İşletme kooperatifinin 03.03.2012 tarihli Genel Kurulunda, ortaklık pay değerinin 100,00 TL olarak Belirlendiği görüldü. 03.03.2012 tarihli hazirun' un 224 kişi olduğu, Genel Kurula 106 kişinin katıldığı, kararların oy birliği ile alındığı tespit edildi Davalı Kooperatifin Site İşletme Kooperatifi Ana sözleşmesinin Amaç ve Faaliyet Konuların içeren Madde 6 , Sermaye Paylarını İçeren Madde 7 ve Ortaklık Şartlarını içeren Madde 10 ve Ortaklığa Kabul Madde 11 maddelerinin aşağıdaki gibi düzenlendiği görüldü (Dosyada Mübrez) Davalı Kooperatif vekilince, Davalı İşletme Kooperatif üyeliğine alınmadığı iddia edilen taşınmaz bilgileri belirtilen 19 kişi ile ilgili 14.04.2016 tarihinde İstanbul 17. Noterliğinden davalı işlemeci kooperatife keşide edilen ihtammamede Kooperatif ana sözleşmesinin Üçüncü bölüm Madde 10/2 de belirtildiği üzere Kooperatife üye olmak için “ site dahilinde işyeri maliki, işyeri hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olmak gerekir” hükmü ve devam eden maddeler göre kooperatife üyeliklerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ihtaren bildirdikleri görüldü. Davalı Kooperatif Genel Müdür Kenan Yüzbaşı' nın Davacı vekili ...' e hitaben yazdığı 27.02.2018 tarihli yazıda özetle 19 kişini adı zikredilerek müracaatlarını sağlanmasını bildirdiği görüldü. Gerek Davacı kooperatiften gerekse davalı kooperatiften incelemede alınan dokümanlarda; Site İşletme kooperatifi Ortaklık için Gerekli Evrakların Listesi; Davacının Beyanında Sermaye Payının 5.000,00 TL olarak Belirtildiği görüldü. Site işletme kooperatifi ortaklığı için gereken evrakların gerçek kişiler ve tüzel kişiler için ayrı ayrı saptandığı, gerçek kişiler için başvurusu sırasında tapu fotokopisi - kimlik fotokopisi- 2 resim - 5.000,00TL sermaye payı - beyan evraklarına imza arandığı, davalının beyanında sermaye payının 100,00TL olarak belirtildiği görüldü. Ortaklık Senedi (İçeriği: Kimlik Bilgileri, Adres, Kooperatife giriş- çıkış tarihleri, Sahip Olduğu Hisse Adedi- Kooperatif kabul onayı, Otağın ve Yönetim Kurulu İmzaları) Gerçek Kişiler için Başvuru Dilekçesi, Tüzel Kişiler için Vekalet- temsil- Yetkilendirme Belgesi, Olduğu görüldü. Davacı kooperatifçe Bazı Davacı kooperatif üyelerinin14.03.2018 tarihli imzalı Başvuru Dilekçesi örneklerinin sunulduğu görüldü (...). Davacı Kooperatif ortağı 19 kişinin, Ortakları/Üyeleri içeren Hazirun Cetvellerinin incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda davalı Kooperatifte üye kayıtlarının olmadığı tespit edildi. Ek- 17, 8-19 Hazirun Cetvelleri) Davalı kooperatifin 2007 2008 - 2009 - 2010 - 2011 - 2012 - 2013 - 2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018- 2019 - 2020 -2021- 2022 -2023 -2024 yılları ticari defter kayıtlarında, Ortaklar Sermaye Payları Hesaplarının incelenmesi sonucunda; 19 kurucu ortağın kuruluşta 1.000,00 TL Sermaye taahhüdü ile pay aldığı, 2008-2009 yıllarında yeni üyenin olmadığı, 2010 yılında davalı Kooperatife 500 TL Sermaye payı ortaklığa alındığı, 2011 yılından sonra Ortaklık Sermaye Payının 100 TL olduğu ve bu tarihten sonra ortaklığa 100,00 TL sermaye payı ile alındığı, Değişik dönemlerde Bazı üyelerin Y.K. kararı ile ortaklığın: ortakların Sermaye Paylarının Y.K. Kararı ile 250,00 TL' ye düşürüldüğü, 2013-2024 tarihleri arası Sermaye Payının 100,00 TL olarak uygulandığı, yeni üyelerin 100,00 TL sermaye payı ile ortaklığa alındığı, 500 Sermaye Hesabında kurucu üyelerin Sermaye payının 1.000,00 TL, diğer üyelerin 500,00 TL, 250,00 TL ve 100,00 TL olarak görüldüğü, Tespit edildi. Davalı kooperatifin Ticari Defterlerinin incelenmesi sonucunda 500 Sermaye Hesabında kurucu üyelerin Sermaye payının 1.000,00 TL, diğer üyelerin 500,00 TL, 250,00 TL ve 100,00TL olarak görüldüğü, 5.000,00 TL Ortaklık Sermaye payı uygulamasının hiçbir dönemde yapılmadığı tespit edildi,İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/464Esas sayılı dosya incelemesi; Davacı kooperatifin 28.04.2007 Tarihli Genel Kurulda ortaklar listesine kayıtlı ... ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı, bu genel kurulda 9. Gündem Maddesinin oy birliği ile kabul edildiği görülmüştür. 9. Madde ile ortakların tamamına dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girmemesi nedeniyle ve fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında, yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasına ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bir işletme kooperatifine yetki devri yapılmasına karar verildiğini, aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve o tarihte mescit yeri olarak kullanılan .... Pafta,... Nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde ... Blok zemin .. nolu bağımsız bölüm ve ... de kayıtlı taşınmazların işletme kooperatifin tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar verildiği görülmüştür. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen...İstanbul ... ... Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm kooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında ... ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak içi gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir.İstanbul 15. Asliye Tic. Mahkemesi 2023/694 E. Sayılı dosyasının incelenmesi ; Davacı kooperatifin 28.04.2007 Tarihli Genel Kurula ortaklar listesine kayıtlı ... ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı, bu genel kurulda 9. Gündem Maddesinin oy birliği ile kabul edildiği görülmüştür. 9. Madde ile ortakların tamamına dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girmemesi nedeniyle ve fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında, yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasına ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bir işletme kooperatifine yetki devri yapılmasına karar verildiğini, aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve o tarihte mescit yeri olarak kullanılan 4/5-...,45 Ada 4 Parsel ....Nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde... Blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların işletme kooperatifin tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar verildiği görülmüştür. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen...İstanbul ... ... Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm koooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında ... ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin Malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak için gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatife 29/01/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davacı kooperatife üye 20 kişinin üyelik başvurusu yapıldığı, taleplerin alınmaması üzerine İstanbul 17. Noterliği 14/04/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin ortaklık başvurusu noter katibi vasıtasıyla yapıldığı, bu başvuru yapan kişilerin davalı kooperatifin 10 ve 11. Maddesinde belirtilen koşulları yerine getirdiği tespit edilmiş ama işletme kooperatifi yönetim kurulu tarafından verilmiş olumlu yada olumsuz bir karara rastlanmamıştır. Oysa ana sözleşmesine göre 15 gün içerisinde başvurucuya bilgi vermesi zorunludur. Davalı kooperatif ana sözleşmesine uymamıştır. Davalı kooperatif ilk yıllarda 2007,2008,2009 yıllarında sermaye payı 1.00,00 TL talep etmiş, 2010 ve 2011 yılında 500,00 TL talep etmiş 2012 ve devamı yıllarda 100,00 TL talep etmiştir. Sermaye payı enflasyon ile ters orantılı olmuş olup bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir. İstanbul 2. Asliye Tic. Mahkemesi 2023/792 E. Sayılı dosyasının incelenmesi; Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen...İstanbul ... ... Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm koooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında ... ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak için gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatife 29/01/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davacı kooperatife üye 20 kişinin üyelik başvurusu yapıldığı, taleplerin alınmaması üzerine İstanbul 17. Noterliği 14/04/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin ortaklık başvurusu noter katibi vasıtasıyla yapıldığı, bu başvuru yapan kişilerin davalı kooperatifin 10 ve 11. Maddesinde belirtilen koşulları yerine getirdiği tespit edilmiş ama işletme kooperatifi yönetim kurulu tarafından verilmiş olumlu yada olumsuz bir karara rastlanmamıştır. Oysa ana sözleşmesine göre 15 gün içerisinde başvurucuya bilgi vermesi zorunludur. Davalı kooperatif ana sözleşmesine uymamıştır. Davalı kooperatif ilk yıllarda 2007,2008,2009 yıllarında sermaye payı 1.00,00 TL talep etmiş, 2010 ve 2011 yılında 500,00 TL talep etmiş 2012 ve devamı yıllarda 100,00 TL talep etmiştir. Sermaye payı enflasyon ile ters orantılı olmuş olup bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı kooperatifin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28 Şubat 2008 tarih ve ... sayılı nüshasının 386. Sayfasında ilan edilen 30 Ocak 2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı gündeminde ortak sayısı 500 ile sınırlandırılmıştır: Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir." şeklinde görüş bildirmiş olup raporun sonuç kısmında hem asıl dosya hemde birleşen dosyalar yönünden Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine uyulmadığı sonucuna vardıkları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince birleşen dosyalar yönünden davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen öncelik dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı kooperatif tarafından açık kapı ilkesinin dolayısıyla kooperatifler kanunun 23. Maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle birleşen davaların reddine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamadığı, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin birleşen dosyalar yönünden istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun birleşen dosyalar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince her bir birleşen dosya yönünden davacı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Harçlar Kanunu gereğince her bir birleşen dosya yönünden ayrı ayrı alınması gerekli olan 732,00 şer TL istinaf karar harcından, davacı tarafından ayrı ayrı yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan (116,60 x2) 232,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/02/2026