T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1507 Esas KARAR NO: 2026/535 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2016/14 Esas- 2021/166 Karar TARİH: 08/02/2021 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1507 Esas KARAR NO: 2026/535 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2016/14 Esas- 2021/166 Karar TARİH: 08/02/2021 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı sigorta şirketinin ...... şirket oluğu toplam 8 adet sigorta şirketi arasında 06/08/2013 tarihli bir "makine kırılması sigorta poliçesi" düzenlendiği, sözleşmeye göre 06/08/2013 - 01/11/2014 tarihleri arasında poliçe kapsamında meydana gelen hasarların poliçede isimleri bulunan sigorta şirketleri tarafından hisseleri oranında tazmin edilmesi gerektiği, 06/08/2013 tarihli sigorta poliçesine göre; davalının poliçedeki hisse oranı %5 olup oluşacak hasarların da %5'inin davalı tarafından karşılanması gerektiği, 24/01/2014 tarihinde davacı şirkete ait ... marka mobil liman vinci çarpmadan dolayı hasarlandığı, davacı şirketin ...'ya 27/01/2014 tarih ve 7 sayılı yazısı ile söz konusu hasarla ilgili bilgi verilerek; uğranılan zararın karşılanması gerektiğinini bildirildiği, ancak .....şirket 06/08/2013 tarihli sigorta poliçesinde yer alan" sigorta konusu makinelerin, söz konusu makineler için geçerli iş makinesi kullanma sertifikasına(operatör belgesi) sahip olmayan personel tarafından kullanılması sonucu oluşacak hasarlar teminat haricidir" hükmüne ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın 18/06/2010 tarihli yazısında belirtilen düzenlemeye istinaden "davaya konu makineyi kullanan operatörün belgesinin uygun olmadığı" gerekçesiyle davacı şirketin zararını ödemediği, ne ...şirketin ne de koasörür şirketlerin davacıya ödeme yapmadığı, vincin onarımının davacı şirket tarafından yaptırıldığı, hasar dolayısıyla 121.540,00-Euro (121,540,00-Euro*3,211=390.264,94-TL) yeni bom silindiri bedeli, 1.000,00-TL nakliye bedeli ve 12.552,72-TL'de işçilik bedeli masraf yapıldığı, dava tarihi itibariyle TL bazından toplam masrafın 403.817,66-TL olup sigorta sözleşmesi gereği %10 muafiyet uygulanacağından 06/08/2013 tarihli sigorta poliçesine istinaden müvekkil şirkete 363.435,90-TL ödenmesi gerektiği, davalının sigorta poliçesindeki hisse oranı %5 olduğundan bu meblağın %5'ine tekabül eden 18.171,79-TL'nin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, geriye kalan meblağların tahsili için hisseleri oranında poliçede isimleri bulunan koasürör şirketler aleyhine dava açılacağı, ...şirkete ise İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/263 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, arz ve izah edilen nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli olarak müvekkili şirkete ödenmesi gereken 363.435,89 TL'nin %5'i olan 18.171,79-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde ...no'lu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup müvekkili şirketin dava konusu taleplere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine 24/01/2014 tarihli hasar sebebiyle ... No'lu hasar dosyası açıldığı, yapılan incelemede mobil vincin hasarı operatörün dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, mobil vinç kullanan operatörün belgesinin yükleyici olarak geçtiği, dolayısıyla operatör belgesi vinç kullanmaya yeterli olmadığı, bu sebeple davaya konu taleplerin reddinin gerektiği, davacı tarafın avans faiz talebinin de hata olduğu, KTK'nın 90. Maddesinde "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında borçlar kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır" dendiği, bu meyanda bir için sorumluluklarına hükmedilse dahi haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden davacı tarafın ticari faiz talebinin hatalı olduğu, haksız ve mesnetsiz taleplerin reddi ile red sebepli vekalet ücretinin davacı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/02/2021 tarih ve2016/14 Esas- 2021/166 Karar sayılı kararında; "......Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava; davacı şirketin mobil liman vincinde meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketinin düzenlemiş olduğu poliçe kapsamında teminat altında olup olmadığı teminat altında ise hasar bedelinin davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği hakkındadır. Davacı şirket işletmekte olduğu limanda bulunan makinelerini davalının da koasürör olduğu toplam 8 sigorta şirketinden makine kırılma sigortası ile sigortalamış olup, davalının sigortalardaki payı %5'tir.Davacının hasarı davalıya bildirilmesinin akabinde davalı şirketçe mobil liman vincini kullanan operatörün yeterli ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından tazmin talebi reddedilmiştir. Esasen dosyada ihtilaf davacının operatörünün hasara konu mobil liman vincini kullanma ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket sigorta poliçesinde birden fazla ...şirket bulunmakla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/15 esas sayılı dosyasında aynı olay ile alakalı davalı ... A.Ş'ye karşı da dava ikame etmiş olup davanın halen derdest olduğu uyap kayıtlarından anlaşılmıştır. Aynı olay ile alakalı bir diğer dosya ise İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/666 E-2019/41 K. Numaralı dosyasıdır.Dosya uyaptan istenmiş ve incelenmesinde esas davanın İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/263E.-2016/920K numarası ile görüldüğü, iş bu dosyaya ile yine diğer ...şirketlere karşı açılmış bulunan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/12E. Sayılı dosyası, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/12E. Sayılı dosyası ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/13 E. Sayılı dosyasının birleştiği esas ve birleşen dosyalar yönünden davanın 06/12/2016 tarihli 2015/263 E.-2016/920K. Sayılı ilamla reddedildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2017/244E.-2017/422K. Sayılı ilamıyla mezkur kararın 3 kişilik bilirkişi heyetinden operatörün davaya konu mobil liman vincini kullanmaya yetkisinin bulunup bulunmadığına dair rapor aldırılarak karar verilmesi için kaldırıldığı, sonrasında mahkemece usulüne uygun aldırılan 3 kişilik 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporuyla da davacının operatörünün davaya konu mobil liman vincini kullanmaya ehliyetli olmadığının anlaşıldığı ve davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Tekmil dosya kapsamında mahkememizce aldırılan 25/08/2017 tarihli kök , 05/02/2018 tarihli ek ve 26/06/2018 tarihli üçlü heyet raporlarında istikrarlı şekilde davaya konu mobil liman vincini kullanan operatörün bu vinç için yeterli sertifika ve ehliyete sahip olmadığı bu sebeple davaya konu hasarın sigorta örtüsü altında olmadığının değerlendirildiği görülmüş, mahkememizce de gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bilirkişi raporları hükme esas alınmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...."gerekçesi ile, '' 1-Açılan davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... marka ... model mobil liman vincinin gümrüklü liman sahasında yürütülmesi esnasında bomun 28.metresini, pistonun gemi kapağına çarpması sonucunda söz konusu vincin bu nedenle hasarlandığını, bununla ilgili sigortacı ...şirketlere başvurulduğunda, geçerli iş makinası kullanma sertifikasına (operatör belgesi) sahip olmayan personeller sonucunda kullanılması nedeniyle oluşan hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle, 06.08.2013-.08.08.2014 yılları arasında geçerli Makina Kırılması Sigorta Poliçesine dayanan tazmin talebinin reddedildiğini, ancak operatör 11.06.2008 yılında söz konusu iş makinasını kullanmak için operatörlük belgesi almış olup, olay tarihinde de bu belge geçerliliğini sürdürmekte olduğunu, bu sebeple olaydaki 8 sigortacı ...şirkete dava açılmış olup, huzurdaki dosyanın davalısı da bu 8 ...şirketten birisi olduğunu, davalı taraf maalesef ki talebimizi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yerine getirmediğini, yerel mahkeme ise maalesef ki eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapmak suretiyle müvekkilin hak kaybına sebebiyet verdiğini, Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmaksızın raporların hükme alındığını, ancak itirazları hakkında gerekçeli kararda değerlendirme yapılmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında operatöre ait iş makinesi kullanma sertifikasının dava konusu iş makinesini kapsadığının, ancak KTK'nun 42. maddesi uyarınca iş makinası operatörünün operatörlük belgesinin G sınıfı belgeye/ehliyete dönüştürülmemiş olması nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunun belirtildiğini ve Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, ancak "İş Makinaları Sürücü Eğitim Kursları ile İlgili Yönerge" kapsamında, G sınıfı sürücü belgesinin iş makinasının kullanımı için zorunlu olmayıp, iş makinası operatörünün kullanacağı iş makinası ile karayolunda trafiğe çıkmasına olanak sağladığı, yani iş makinası ile kararyoluna çıkılmadığı sürece G sınıfı ehliyete gerek bulunmadığı, zaten İş Makinaları Sürücü Eğitimn Kursları ile İlgili Yönerge'nin "G Sınıfı Sürücü Belgeleri Verilmeyen İş Makineleri" başlıklı 20.maddesinde de sayılan iş makinelerine G sınıfı sürücü belgesi verilmediğini, dava konusu makinenin de bu kapsamda kaldığını, dava konusu hasarın gerçekleştiği davacıya ait liman işletmesi alanın KTK'nun 2 maddesi kapsamında kara yolu tanımı içerisinde bulunmaması sebebiyle G sınıfı sürücü belgesinin zorunlu olmadığını, yargılama sırasında ileri sürülen söz konusu itirazlarının bilirkişi heyeti tarafından karşılanmadığını ve Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, Mahkeme, daha önceki duruşmalarda İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/666 E. Sayılı dosyasını (hasarla ilgili diğer sigorta şirketlerine açılan ana dava) bekletici mesele yapmışken, son duruşmada bekletici mesele yapmaktan vazgeçerek ve itiraz ettikleri noktalar yönünden hala tutarlı bir bilirkişi incelemesi yapılmamış olmasına rağmen, davanın reddine karar verildiğini, ayrıca yerel mahkeme yukarıda bahsettiği İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/263 esas sayılı dosyasında (ana dava) (eski numara :2015/263 E.) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12.Hukuk Dairesi'nin 2017/244 E. 2017/422 K. Sayılı ilamıyla mezkur kararın 3 kişilik bilirkişi heyetinden operatörün davaya konu mobil liman vincini kullanmaya yetkisinin bulunup bulunmadığına dair rapor aldırılarak karar verilmesi için kaldırıldığı, sonrasında mahkemece usulüne uygun aldırılan 3 kişilik 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporuyla da davacının operatörünün davaya konu mobil liman vincini kullanmaya ehliyetli olmadığının anlaşıldığı ve davanın reddedildiği anlaşılmıştır" diyerek sanki söz konusu dosya kesinleşmiş gibi, o dosyada verilen kararı kendi kararına dayanak yaptığını, ancak bahsi geçen 2015/263 E. Sayılı dosya BAM'dan bozulup gelerek 2017/666 E. Numarasını almış, yerel mahkeme'nin bahsettiği gibi dava reddedilmiş, ancak sonrasında yine BAM'dan bozularak dönmüş ve 2021/762 E. numarasını aldığını, davanın da halen derdest olduğunu hatta 14.06.2023 tarihinde de duruşması bulunduğunu, yani yerel mahkemenin kendisine dayanak olarak aldığı kararın da bozulduğunu, İstanbul 8.ATM'nin dosyasında operatörün mobil liman vincini kullanmaya yetkili olmadığına dair bir karar bulunmadığını, ayrıca yine yerel mahkemenin gerekçeli kararda belirttiğinin aksine bilirkişi raporlarında sertifikanın yeterli olduğu ancak ehliyetin olmadığı belirtildiğini, yerel mahkeme hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında yazılan hususu dahi gözden kaçırdığını ve eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile dava dışı ...... A.Ş., koasürer sigorta şirketleri ve davalı sigorta şirketi arasında akdedilen "Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" kapsamında dava konusu iş makinesinde meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi hissesine düşen miktarın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında dava konusu iş makinesini kullanan operatörün sertifikasının dava konusu iş makinesini kullanma yetkisini kapsadığı, ancak söz konusu belgenin KTK 42/son maddesi uyarınca G sınıfı sürücü belgesine işletilmemesi sebebiyle operatörün dava konusu iş makinesini kullanamayacağı ve hasarın teminat dışında kaldığı tespit edilmiş, Mahkemece de bu tespite dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından dava konusu hasara ilişkin ...konumundaki sigorta şirketi ve diğer koasürer sigorta şirketleri aleyhine İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/263 esas sayılı dava dosyasında dava açıldığı, Mahkemece 06/12/2016 tarih ve 2015/263 esas-2016/920 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 19/07/2017 tarih ve 2017/244 esas ve 2017/422 karar sayılı ilamı ile eksik inceleme sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine Mahkemece 01/02/2019 tarih ve 2017/666 esas- 2019/41 karar sayılı ilamı ile yine davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2019/1283 esas-2021/1584 karar sayılı ilamı ile birleşen dosyada karar verilmediği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra Mahkemenin 2021/762 esas sırasına kaydının yapıldığı ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece içtihat birliği ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince aynı sigorta poliçesi ve hasardan kaynaklanan iş bu davanın ana dava dosyası olan İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/762 esas sayılı dosyasının derdest olması halinde birleştirilmesi, derdest olmaması halinde bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerekirken ve uzunca bir süre bekletici mesele yapılmasına rağmen bu hususta gerekçesi açıklanmak suretiyle herhangi bir ara karar oluşturulmaksızın son celse esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Kabule göre de, davacı vekili tarafından Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitlere itiraz dilekçelerinde defaatle KTK'nun ancak karayolu kapsamında kalan alanlarda uygulanacağını, dava konusu hasarın meydana geldiği davacıya ait liman işletmesinin kara yolu kapsamında kalmadığını, dava konusu iş makinesine G sınıfı sürücü belgesi verilmesinin İş Makinaları Sürücü Eğitim Kursları ile İlgili Yönergesi kapsamında mümkün olmadığını, hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığının tüm yasal mevzuat ve poliçe şartları değerlendirilmek suretiyle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmesine rağmen, bilirkişi 1. kök ve ek raporu ile ikinci kök raporunda itirazlar hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi Mahkemece de gerekçeli kararda söz konusu itirazlar hakkında olumlu/olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olup, eksik araştırma ve değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2021 tarih ve 2016/... Esas- 2021/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.