TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ...…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ..., ... ve müteveffa ...'ın dava dışı Sosyal Yardımlaşma Vakfı çalışanları olduğunu, vakıf parasını çok sayıdaki çeklere kendi isimlerini yazmak veya yardıma muhtaçmış gibi gösterilen şahısları adına usulsüz olarak düzenlenmiş çeklerin arka yüzüne kendi isimlerini yazmak ve müvekkili bankadan tahsil edilmek suretiyle zimmetlerine para geçirdiklerini, bu sebeple Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından yargılandığını ve ceza aldığını, davalıların müvekkili bankadan tahsil ettiklerini zimmet suçuna konu çekler ile ilgili olarak dava dışı Kayseri1.Asliye Hukuk Mahkemesi7nin ... Esas sayılı dosyasına açılan maddi tazminat davasında müvekkili bankanın aleyhine tazminata hükmedildiğini ve dava dışı Kayseri İli Sosyal Yardımlaşma Vakfı'na tüm ferileri ile birlikte 207.997,84 TL tazminat ödediğini, müvekkili bankanın zararına sebebiyet veren eylem nedeniyle davalıların yukarıda izah edilen suç niteliğindeki eylemleri olduğunu, haksız fiil nedeniyle müvekkili bankaca ödenen tazminat kadar davalılar lehine sebepsiz zenginleşme oluştuğunu, dava konusu haksız eylemlerin faallerinden Bayram Özkan vefat ettiğini, tüm mirasçıların Bor Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... esas .... Karar sayıl karar ile mirası reddettiğini ve terekeye tasfiye memuru atandığını, bu sebeple tazminat talebinin terekeden tahsilini talep ettiklerini belirterek başkaca maddi ve manevi tazminat haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalılar lehine haksız fiil sebebiyle sebepsiz zenginleşme oluşturan ve müvekkili bankaca ödenen, ferilere ile birlikte toplam 207.997,84 TL bedelinin ödeme tarihinden itibaren davalılardan yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili hususunda hüküm tesisi ile yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı Ayşe Kayıkcıoğlu vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin yerinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatın BK.146.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, müvekkil idare tarafından bilirkişi raporunda sorumlu tutulmadığını, Müvekkilin Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından yapılan denetimlerinde dava konusu olaylar nedeniyle verilen 27.03.2009 tarihli raporla hukuki ve cezai yönden sorumlu bulunmadığını, anılan raporda diğer davalılar ile vakıf müdürleri ..., ...., ..... ve vali yardımcıları ....., ......, .....'nın sorumlu tutulduklarını, Müvekkilin Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 41.005,00TL den sorumlu tutulduğunu, Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonunda verilen bilirkişi raporunda müvekkilin sorumlu tutulmuş bulunduğu miktarı/parayı Kayseri 7.İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyasına 19.02.2010 tarih ve..... sayılı makbuzla ödemiş olduğunu, müvekkilin herhangi bir borcunun kalmadığını, Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ....... Karar sayılı gerekçeli kararında müvekkilleri hakkında borcun icra müdürlüğüne ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, bahse konu nedenlerle, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ın cevap dilekçesi vermediği görüldü. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davalıların haksız eylemleri nedeniyle davacının dava dışı Kayseri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ..... Karar sayılı ilamı kapsamında yapmış olduğu ödeme nedeniyle davalılara rücu hakkı olup olmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkindir. Erciyes Vergi Dairesine, Bor Sulh Hukuk Mahkemesine, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026E, -2015/1765 K) TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır. Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Dava konusu rücuen tazminat talebinin mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusunun haksız fiilden kaynaklı, davacının dava dışı Kayseri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapmış olduğu ödemenin davalılara rücu olduğu, davanın haksız fiile dayandığı, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davanın nisbi ticari dava sayılması gerektirir davalıların tacir ve ticari işletmesi ile ilgili bir davanın da bulunmadığı, davalıların eylemlerinin suç teşkil etmesi ile birlikte esas davanın da Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ... E, .... K numarası ile görülmesi ve karara bağlanmasını bir bütün olarak değerlendirilmiş ve dosyada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2025 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır