11. Hukuk Dairesi 2024/4249 E. , 2025/2281 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin "... 1847" sayılı mar…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4249 E. , 2025/2281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin "... 1847" sayılı marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru kapsamında yer alan 14. sınıf mallar ile davalının markasını kullandığı 35. sınıf hizmetlerin farklı olduğunu, davalı Şirketin dava konusu ibare üzerinde dava konusu mallar bakımından öncelik hakkının bulunmadığını, "..." ibaresininin seçilme sebebinin İngiltere'de bulunan ... semtinin meridyenlerin başlangıç noktası olarak kabul edilmesinden kaynaklandığını, anılan ibarenin zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin aynı ibareli 2012 yılında tescil ettirdiği markasının bulunduğunu ileri sürerek 2018-M-1333 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili, müvekkilinin 2006/18280 sayılı ve “...” ibareli markasının 35. sınıf hizmetlerde tescilli bulunduğunu, davacının ürünlerini mağazacılık alanında toptan ve perakende olarak (bayilik ve disbritörlük) sattığını, “...” ismini üst bir saat mağazası adı olarak kullandığını, davacı şirketin saat alanında Türkiye’de büyük bir marka olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin eskiden bayiliğini yaptığını, bu duruma rağmen davacının müvekkili şirkete ait markayı 2012 yılında “Kuyumculuk (taklitler dahil), bileklik, kalem ve saat….” emtiası için kendi adına tescil ettirdiğini, söz konusu tescilin müvekkili şirketin sahibi olduğu “...” markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik kötüniyetli bir tescil olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/441 E. sayılı dosyası ile davacı adına 14.sınıfta tescilli "..." markasının hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın derdest olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin ... ibaresi üzerinde, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 14. sınıf "saatler” emtiası bakımından, tescilsiz markadan kaynaklı (önceki kullanıma dayalı) sınai bir hakkı bulunduğu, bu mallar itibariyle davacı markasının tescilini engelleme hakkı olduğu, davacının ... ibareli marka başvurusu yönünden, önceki tarihli ... markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı, zira dava konusu başvuru tarihi tarihiyle taraflar arasında henüz çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, davalının "..." markasının 2006 yılında tescil edildiği, 2008 yılından bu yana 14. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri üzerinde kullanıldığı, söz konusu markanın ülkemizde basına dahi yansımış bir kullanımının bulunduğu, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve hatta aralarında geçmişten bu yana ticari ilişki bulunan davacının, dava konusu ibareyi tesadüfen seçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.