(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/34307 E. , 2015/25705 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı .... İlçe Belediyeleri Turz. Gıd. Org. Rek. Yay. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüş…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/34307 E. , 2015/25705 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı .... İlçe Belediyeleri Turz. Gıd. Org. Rek. Yay. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde seçimlerden sonra yeni kadrolar oluşturmak amacıyla iş akdinin feshedildiğini iddia ederek işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatını talep etmiştir. Davalı ...; davacının ... Belediyesi bünyesinde hizmet akdine bağlı işçi olarak çalışmadığını, davalı ... A.Ş.; ise davacının işvereni temsil ve yetkilerine haiz olduğunu, sendika ile akdedilen toplu iş sözleşmesinde şirketi temsil ettiğini, işe iade davasından yararlanamayacağını savunmuşlardır. Mahkemece, davalı işveren tarafın geçerli fesih sebebini somut delillerle ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre,işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütünü sevk ve idare edenlerin 18'nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Dolayısıyla bir banka şubesi ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu'nun 18'nci maddesi anlamında işveren vekili sayılmaz. İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta; davalı ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan ve davacı tarafça itiraz olunmayan 01.04.2013 ve 17.03.2011 tarihli yönetim kurulu karar tutanaklarına göre davacının, Belediye-İş sendikası yetkilileri ile yapılacak görüşmelerde, davalı şirketi temsile yetkili kılındığı, 17.12.2007 tarihli yönetim kurulu karar tutanağına göre ön muhasebe, personel işlemleri, kasa işlemler, resmi kurum ve kuruluşlarla olan yazışmalarda şirket adına imza yetkililerinden herhangi birisi ile birlikte vaz edeceği iki imza ile şirketi temsil ve ilzam etmeye, genel müdür olarak atanmasına karar verildiği, 25.04.2014 tarihli yönetim kurulu karar tutanağına göre 02.08.2014 tarihinde düzenlenen vekaletname ile davalı şirket adına temsilen vekil tayin edilen davacının, vekaletnamesinin iptaline karar verildiği, davalı ... A.Ş. tarafından sunulan organizasyon şeması belgelerine ve davacının kabulüne göre davalı şirkette genel müdür yardımcısı olduğu anlaşılmakla, tüm bu belgelerden davacının, davalı şirkette işveren vekili olarak çalıştığının kabul edilmesi ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup davalı vekilinin bu yöne dair temyiz itirazı yerindedir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Alınması gereken, 27,70 TL harçtan peşin yatırılan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 450,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.