T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/818 KARAR NO : 2025/1535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/10/2021 NUMARASI : 2020/572 E. - 2021/750 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık işlemlerinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/818 KARAR NO : 2025/1535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/10/2021 NUMARASI : 2020/572 E. - 2021/750 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık işlemlerinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle 28.02.2019 tarihinde 9.995,00 TL tutarında kasa noksanı oluşması üzerine, müvekkili Banka'nın Teftiş Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda kasa açığının banka müşterisi ... ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına şirket ortağı ... tarafından yapılan para yatırma işleminde sehven eksik para tahsilatından kaynaklandığının anlaşıldığını, müvekkili banka personelinin davalıdan 28.000,00 TL tahsil ettiği halde 38.000,00 TL tahsilat fişi kesmesinden kaynaklandığını, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, zararın tahsili için istanbul 33. icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında ilamsız takibe geçilerek, davalıya ödeme emri gönderildiğini ancak davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek borcun aslına, ferilerine ve faiz miktarına haksız olarak itiraz ettiğini ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına, % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesi tebligatının usule aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, iddialarının ve delillerin dava dilekçesine eklenmediğini ve davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili ile davacı banka arasında DBS, KGF ve kredi kartı sözleşmeleri bulunduğunu, 2019 -2020 yılı arasında müvekkili tarafından davacı bankaya söz konusu sözleşmeler ve cari hesaplar nedeniyle yaklaşık 1.500.000,00TL ödeme yapıldığını, dava konusu olayın gerçekleştiği 28.02.2020 tarihinde 38.000,00 TL'nın kasada görevli banka çalışanı...'a teslim edildiğini, adı geçen banka pesoneli tarafından banknotların sayılarak alındığını ve kasa tahsil fişi düzenlendiğini, yatırılan paranın müvekkilinin hesap tahsil cüzdanına işlendiğini, söz konusu işlemlerin tamamının para sayma makinesinde gerçekleştirildiğini, davacı banka kasasında kasa açığı olsa dahi söz konusu eksikliğin müvekkilinden kaynaklanmasının mümkün olmadığını, iddiasını ispatlayamayan davacı bankanın talebinin reddi gerektiğini, davacının iddiasına göre 28.000,00TL para yatırıldı ise müvekkilinin borcunun 9.995,00 TL olamayacağını, aradaki farkın (37.820,00 - 28.000,00 - 9.820,00 TL) 9.820,00 TL olması gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin dayanaksız olduğunu, davacı bankanın Bankacılık etiğine aykırı davranarak müvekkilini itham altında bıraktığını ve itibarının zedelediğini, eğer ki davacının iddia ettiği gibi kasada eksik var ise söz konusu bedelin müvekkilinden kaynaklandığının belli olmadığı gibi banka tarafından tahsil kabiliyeti göz önüne alınarak müvekkiline başvurulduğunu savunarak, davalının dava konusu borçtan sorumlu olmaması nedeniyle huzurdaki davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacı tarafından 28.02.2019 tarihinde gerçekleşen 9.995,00 TL'lik kasa noksanından dolayı 9.995,00 TL asıl alacak ve 373,79 TL faizi olmak üzere toplam 10.368,79 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan bilirkişi raporunda hesaba yatırılmak için getirilen gişe personeline verilen ve para sayma makinasına konulan para miktarının kamera kayıtlarından net olarak görülemediği ancak teftiş kurulu tarafından yapılan incelemelerin objektif ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek kasa açığının davalı şirket hesabına yapılan eksik tahsilattan kaynaklandığının tespit edildiği , teftiş kurulu tarafından hazırlanan 15.04.2019 tarihli raporun üçüncü sayfasında " ... Dörtyol Şubesi'nde 28.02.2019 tarihinde meydana gelen 9,995 TL tutarındaki kasa noksanına ilişkin soruşturma çalışmaları kapsamında ilgili tarihte yapılan yüksek tutarlı işlemlere ait kamera görüntüleri izlenmiş olup ... ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hesabına yönelik şirket ortağı ... tarafından yapılan 38,000 TL tutarındaki para yatırma işlemi dikkat çekici bulunmuş ve inceleme konusu yapılmıştır. Dörtyol Şubesi'ne ait 28.02.2019 tarihli kamera kayıtlarının izlenmesi neticesinde; müşterinin 37,820 TL DBS borcunun bulunduğu bu sebeple 38,000 TL yatırmak amacıyla...'un görev yaptığı gişeye geldiği, müşterinin elinde bulunan ve tamamı 200 TL'lik banknotlardan oluştuğu görülen bir miktar banknotu...'a uzattığı, akabinde...'un tüm parayı alarak para sayma makinesine yerleştirdiği, ilk destenin bitmesiyle para sayma makinesinin haznesinde bulunan 200 TL'lik bir deste banknotu alarak lastiklediği, kalan banknotların sayımın bitmesi üzerine ise bahse konu banknotları para sayma makinesi haznesinden alarak destelediği paraların yanma koyduğu, akabinde...'un deste olmayan parayı OPK'ya attığı ilgili miktarın ise OPK'nın yaptığı kupür dökümüne göre (40 adet 200 TL'lik banknot) 8,000 TL olduğu, OPK'ya atılan banknotlar dışında kalan 200 TL'lik bir deste banknotu (100*200 TL) ise el kasasına koyulduğu, müşteriden toplamda 28,000 TL alınmasına karşın 38,000 TL'lik para yatırına işlemi yapıldığı tespit edilmiştir sonuç olarak, her ne kadar OPK'ya koyulan para kamera görüntülerinde net olarak anlaşılamamış olsa da "Kupür Dökümü Gözlem" ekranı ve kamera görüntülerinde işlemin yapıldığı zaman karşılaştırılmış ve ilgili işlemde OPK'ya koyulan para miktarının 8,000 TL olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Kamera görüntülerinde personelin el kasasına koyduğu paranın 1 deste 200 TL'lik banknot (20,000 TL) olduğu görülmesine karşın "Kupür Dökümü Gözlem" ekranında personel tarafından ilgili tutara ait dökümün 30,000 TL madeni olarak yapıldığı belirlenmiştir. Netice itibariyle, personelin müşteriden 38,000 TL yerine 28,000 TL aldığı ve aradaki farkın ilgili tarihteki kasa noksanına konu 10,000 TL olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan söz konusu kasa noksanına sebebiyet veren işlemin tarafımızca tespit edilmesi akabinde, şube müdürü ile birlikte şube personeli ve bağlı bulunulan OSDEM yetkilileri tarafından izlenmiş ve mutabık kalınmıştır. İlgili nakit yatırma işlemi ile alakalı ..., Şube Müdürü ... tarafından şubeye davet edilmiş, işleme ait kamera kayıtları 21.03.2019 tarihinde müşteriye izletilmiştir. ... 28.02.2019 tarihinde 38,000 TL alacaklı olduğu bir arkadaşından söz konusu tutarı saymadan aldığını, 37,820 TL olan DBS borcunu ödemek amacıyla Bankamıza geldiğini ifade ederek ilgili tutarın 38,000 TL olduğunda ısrarcı davrandığı tarafımıza aktarılmıştır." belirtildiği, teftiş raporunun kamera kaydı baz alınarak hazırlandığı ve kamera kayıtlarından OPK'ya koyulan para kamera görüntülerinde net olarak anlaşılamamış olsa da "Kupür Dökümü Gözlem" ekranı ve kamera görüntülerinde işlemin yapıldığı zamanın karşılaştırılması neticesinde OPK'ya koyulan para miktarının 8,000 TL olarak gerçekleştiğinin tespit edildiği, kamera görüntülerinde personelin el kasasına koyduğu paranın 1 deste 200 TL'lik banknot (20,000 TL) olduğu görülmesine karşın "Kupür Dökümü Gözlem" ekranında personel tarafından ilgili tutara ait dökümün 30,000 TL madeni olarak yapıldığının belirlendiği, sonuç olarak davacının personelinin davalıdan 38,000 TL yerine 28,000 TL aldığı ve aradaki farkın ilgili tarihteki kasa noksanına konu 10,000 TL olduğunun teftiş raporuyla tespit edildiği ve takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü bu nedenle davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin koşullarıyla devamına, alacağın %20'si oranındaki 2.073,75 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının itirazın iptali davasını açmasının son gününün 14.10.2020 olduğunu, ancak davanın 23.10.2020 tarihinde açıldığını, karar gerekçesinde itirazlara değinilmediğini, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davacının bir yılık süreyi geçirmiş olduğunun anlaşıldığını, delillerin dava dilekçesine eklenmediğini, her ne kadar davacı tarafından söz konusu evrakların UYAP sisteminde dava açılması nedeniyle eklenmediği belirtilmişse de her nasılsa dava dilekçesindeki evrakların celbinin talep edilmediğini, HMK 121 maddeye aykırı davranış nedeniyle müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, yetki itirazlarının söz konusu olduğunu, dava konusu olayın Hatay ilinin Dörtyol ilçesinde davacı bankanın şubesinde gerçekleştiğini, müvekkilinin yerleşim yeri ilçesinin Hatay ili Dörtyol ilçesi olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin ve icra müdürlüklerinin yetkili olmadığını, davacı delillerinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, banka tarafından müvekkilinin kendisine olan 37.820,00 TL bedelindeki DBS borcunun ödenmesi için bankaya gidildiğinin ikrar edildiğini, dava konusu hadise bedelin öncelikli olarak 37.820,00 TL olduğunu, müvekkiline 38.000,00 TL yatırıldığına ilişkin kasa tahsil fişi düzenlendiğini, müvekkilinin makbuzu imzaladığını, kamu kurum kuruluşları niteliğindeki bankalar tarafından düzenlenmiş evrakların senet niteliğinde olduğunu, davacının ispata yarar belge sunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin önde gelen firmalardan olup uzun süredir ticaret ile uğraştığını, müvekkili banka arasında sözleşmeler bulunduğunu, müvekkilinin DBS ödemelerinin ay ay değiştiğini, 30.000,00 - 70.000,00 arasında olduğunu, tüm ödemelerin vaktinde ve hatta daha evvel yapıldığını, olayın gerçekleştiği 28.02.2020 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi tarafından 38.000,00 TL bedel para alınarak bankaya gidildiğini, müvekkili şirket bünyesinde para sayma makinesinin bulunduğunu, şirkette paranın sayıldığını ve akabinde ödemelerin yapılması için bankaya ibraz olunduğunu, şirket yetkilisi tarafından söz konusu işlemlerin daha önce defaatle gerçekleştirilmiş olduğunu, bankaya gidilerek 38.000,00 TL bedelindeki bankonotların banka görevlisine teslim edildiğini bunun üzerine bankonotların sayılarak alındığını, kasa tahsil fişinin düzenlendiğini, tahsil edildiğini, müvekkilinin hesap tahsil cüzdanına işlendiğini, işlemlerin tamamının para sayma makinesinde gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı kasasında eksiğin gerçekleşmiş olması halinde müvekkilinden kaynaklanmasının mümkün olmadığını, banka teftiş kurulu tarafından soruşturma raporu ile incelendiği beyan edilmiş ise de incelemenin kabulünün mümkün olmadığını, objektifliğinden söz edilmeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere asıl alacak bedeli olarak 9.995,00 TL talep edildiğini, aradaki farkın 9.820,00 TL olduğunu, talebin anlaşılamadığını, faize hükmedilmiş ise de dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin talep edildiğini, talebin değerlendirilmediğini, bankacılık kanunu 75.maddesi uyarınca bankalar ile bunların mensuplarının bu kanuna ilgili düzenlemelere kuruluş, amaç ve politikalarına uygun olarak faaliyetlerinin icra edilmesini temin etmekle yükümlü olduklarını, davacı banka tarafından söz konusu hükmün ikrar edildiğini, müvekkilinin itham altında bırakıldığını, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini gerektiğini, raporun hatalı olduğunu, yeniden rapor alınmadan karar verilmemesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, banka müşterisinden para yatırma işleminde eksik alınan paranın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirketin davacı bankanın Hatay Dörtyol Şubesi müşterilerinden olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, itirazın iptali davasının İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü içerisinde açılıp açılmadığı, icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacının iddiasını ispat edip edemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile alacak miktarı ile faiz başlangıcının yerinde bulunup bulunmadı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı bankanın Hatay Dörtyol Şubesine ait Teftiş Kurulu Başkanlığının 15.04.2019 tarihli soruşturma raporunda; Fomer Denetim Raporları değerlendirme bölümü tarafından 04.03.2019 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen yazıda, Dörtyol (Hatay) Şubesi Satış Odaklı Müşteri Hizmetleri Temsilcisi...'un kasasında 28.02.2019 tarihinde 9.995,00 TL tutarında kasa noksanı oluşturulduğunun bildirildiği, inceleme çalışmalarına noksanın oluştuğu tarihten bir önceki iş günü olan 27.02.2019 tarihine ait ATM durum raporları ile sayım tutanaklarının kontrol edilmesi ile başlandığı, kasa noksanının bir önceki iş günündeki işlemlerden kaynaklanmadığı, mizan bakiyesi ile fiziki bakiyenin uyuştuğu, bununla birlikte 28.02.2019 tarihinde meydana gelen 9.995,00 TL tutarındaki kasa noksanına ilişkin olarak ilgili güne ait kamera kayıtları, ATM sayım mutabakat formlarının incelendiği, incelemede ana kasa sorumlusu...'un ilgili kasa farkını akşam kasası sayımında fark ettiğinin belirlendiği, tarihe yönelik incelenen kamera kayıtlarından gişe-kitle personeli .. .'nın ilgili gün içerisinde bazı para çekme işlemlerine ilişkin olarak müşterilere verdiği deste paraları saymadan teslim ettiğinin görüldüğü, ayrıca müşterilere ait 20.000,00 TL üstü para yatırma ve çekme işlemlerinde küpür dökümlerinin hatalı yapıldığının görüldüğü, kamera kayıtlarında herhangi bir hırsızlık/tırnakcılık eyleminde bulunulmadığının belirlendiği, Dörtyol Şubesinde oluşan kasa noksanının personel suistimali nedeniyle oluşma ihtimalinin değerlendirilmesi amacıyla gişe personelinin tamamının hesap hareketleri ve borçluluk durumlarının inceleme konusu yapıldığı, suistimale yönelik bir veri tespit edilemediği, Dörtyol Şubesinde 28.02.2019 tarihinde meydana gelen 9.995,00 TL tutarındaki kasa noksanına ilişkin soruşturma çalışmaları kapsamında ilgili tarihte yapılan yüksek tutarlı işlemlere ait kamera görüntülerinin incelendiği, ... ... Ltd. Şirketi hesabına yönelik şirket ortağı ... tarafından yapılan 38.000,00 TL tutarındaki para yatırma işleminin dikkat çekici bulunduğu, 28.02.2019 tarihli kayıtların izlenmesi neticesinde müşterinin 37.820,00 TL DBS borcunun bulunduğu, bu sebeple 38.000,00 TL yatırmak amacıyla...'un görev yaptığı gişeye geldiği, müşterinin elinde bulunan ve tamamı 200,00 TL'lik bankonotlardan oluştuğu görülen bir miktar banknotu uzattığı, ...un tüm parayı alarak para sayma makinesine yerleştirdiği, bir deste bankonotu alarak lastiklediği, kalan banknotların sayımının bitmesi üzerine diğer paraların yanına koyduğu, müşteriden toplamda 28.000,00 TL alınmasına karşılık 38.000,00 TL'lik para yatırma işleminin yapıldığının tespit edildiği, ...'un deste olmayan parayı OPK'ya attığı, ilgili miktarın ise OPK'nın yaptığı küpür dökümüne göre 40 adet 200,00 TL'lik bankonot 8.000,00 TL olduğu, OPK'ya atılan bankonotlar dışında kalan 200,00 TL'lik bir deste bankonotu (100x 200 TL) ise el kasasına koyulduğu, sonuç olarak OPK'ya koyulan para kamera görüntülerinde net olarak anlaşılamamış olsa da küpür dökümü gözlem ekranı ve kamera görüntülerinde işlemin yapıldığı zamanın kararlaştırıldığı ve ilgili işlemden OPK'ya koyulan para miktarının 8.000,00 TL olarak gerçekleştiğinin tespit edildiği, kamera görüntülerinde personelin el kasasına koyduğu paranın bir deste 200,00 TL'lik banknot 20.000,00 TL görülmesine rağmen küpür dökümü gözlem ekranında ilgili tutara ait dökümün 30.000,00 TL madeni olarak yapıldığının belirlendiği, netice itibariyle müşteriden 38.000,00 TL yerine 28.000,00 TL aldığı, aradaki farkın 10.000,00 TL olduğu, Dörtyol Şubesi Satış Odaklı Müşteri Hizmetleri Temsilcisi...'un kasasında 9.995,00 TL kasa noksanı oluştuğunun belirtildiği, adı geçenin ağır kınama ile cezalandırılması gerekmekte ise de kötü niyetli olduğuna veya menfaat sağladığına yönelik bir husus bulunmaması nedeniyle uyarma ile cezalandırıldığı, davacı banka tarafından davalı şirkete 24.06.2019 tarihinde Beyoğlu 31. Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin gönderildiği ve ihtarnamede 28.02.2019 tarihinde para yatırma işleminde 9.995,00 TL tutarın sehven eksik alındığının tespit edildiği belirtilerek 3 gün içinde iadesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından İskenderun 3. Noterliğinde düzenlenen 01.07.2019 tarihli cevabı ihtarnamede ileri sürülen iddiaların ispattan yoksun olduğu, asılsız olduğu, makbuz düzenlenerek banka personeli tarafından 38.000,00 TL'nin tahsil edildiğini, bankaya 38.000,00 TL'nin yatırıldığı, TBK'nın 101/2. maddesi gereğince borçlu bildirimde bulunmadığı takdirde yapılan ödemenin kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağını, dört ay gibi zaman sonra itiraz edildiğini, yasaya aykırı hareket edildiğini belirttiği, davacı banka tarafından olumsuz cevabı ihtarnameden sonra davalı hakkında 18.09.2019 tarihinde İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9.995,00 TL asıl alacak ile 373,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 10.368,79 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı vekili tarafından borca ve ferilerine itiraz ediliği, icra takibine karşı yapılan itirazda açıkça yetkiye yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacı tarafça İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu davanın 23.10.2020 tarihinde açılmış olduğu, ancak davalı borçlu şirketin itirazının davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada delilin olmadığı ve İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre itirazın tebliğ tarihinden itibarenden başlayacağından davalı vekilinin itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin delillerini dosyaya ibrazla ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin müşteri hesap hareketlerinden 28.02.2019 tarihinde hesaba 38.000,00 TL tahsilat fişi kesildiğinin anlaşıldığı, şubede oluşan kasa açığı nedeniyle Teftiş Kurulu tarafından inceleme yapılmış olduğu ve yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen Teftiş Kurulu Raporunda kasa açığının meydana geldiği 28.02.2019 tarihli güne ait kamera kayıtları, ATM sayım mutabakat formlarının incelendiği, gişede görevli personelin suistimale yönelik bir kanaatin oluşmadığı, üçüncü kişiler tarafından herhangi bir hırsızlık/tırnakçılık eyleminin tespit edilmediği, kamera kayıtlarından OPK (Otomatik Para Kutusu) konulan paraların net olarak anlaşılamadığı ancak Küpür Dökümü Gözlem Ekranı ve kamera görüntülerinde işlemin yapıldığı zamanın karşılaştırıldığında müşteriden toplamda 28.000,00 TL alınmasına karşın 38.000.00 TL'lık para yatırma işlemi yapıldığının belirlendiği ve aradaki farka isabet eden kasa noksanının davalı firma yetkilisinin eksik para yatırmasından kaynaklandığının tespit edildiği, davalı şirket yetkilisinden 10.000,00 TL eksik tahsilat olduğu belirtilmesine karşın kasa açığının 9.995,00 TL olduğu, aradaki 5 TL Farkın gün sonunda yapılan sayımda ortaya çıkan ilgili günde diğer müşterilere ödenemeyen küsuratlardan kaynaklanmış olabileceği kanaatine varıldığı, zira bankacılık gişe işlemlerinde her zaman 1 TL nın altında (Kuruş) olan tahsilat veya tediyelerde para çıkışmadığı zamanlarda gözardı edilebilecek eksik ödeme veya fazla tahsilatlar olabildiği, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; hesaba yatırılmak için getirilen gişe personeline verilen ve para sayma makinasına konulan para miktarının kamera kayıtlarından net olarak görülemediği ancak Teftiş Kurulu tarafından yapılan incelemelerin objektif ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek kasa açığının davalı şirket hesabına yapılan eksik tahsilattan kaynaklandığının tespit edildiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; kasa açığının davalı şirket hesabına yapılan eksik tahsilattan kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili rapora itiraz ederek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis etmiştir. Taraflar arasında, bankacılık işlemleri sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir ihtilaf mevcut değildir. 11.10.2017 tarihli sözleşmenin 21. maddesinde; sözleşmenin uygulanmasından ve yorumlanmasından doğabilecek uyuşmazlıklarda HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri olarak bankanın ticari merkezinin bulunduğu İstanbul (Merkez) ve/veya banka şubesinin bulunduğu yer mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili kılındığı, ancak bu hükmün HMK uyarınca müşterinin yerleşim yerinin veya bulunduğu yerin yahut müşteriye ait mal ve değerlerin bulunduğu yerin adli mercilerinin yetkilerini kaldırmayacağına yer verilmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiştir. Maddede; tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılacağı ifadelerine yer verilmiştir. Somut olayda, her iki tarafta tacirdir. Ve sözleşme de yer verilen yetkiye ilişkin düzenleme taraflar yönünden bağlayıcı olacağından ve davacı banka tarafından sözleşmede belirlenen yetkili yer icra dairesi ve mahkemesinde icra takibi başlatarak dava açmış olduğundan davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazının ve istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasındaki bir yıllık hak düşürücü süre yukarıda yer verildiği üzere borçlunun itirazının alacaklı davacıya tebliğ tarihinden başlayacağından ve buna ilişkin tebliğinin gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığından ve itirazdan kısa süre sonra iş bu itirazın iptali davasının açılmış olması nedeniyle davanın İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davaları, TBK'nın 146. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabi oladuğundan ve aksine bir düzenleme bulunmadığından, davalı vekilinin zamanaşımı define yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlgili banka şubesinin Teftiş Kurulu Raporunda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, davalı şirket yetkilisi tarafından nakit para yatırma işleminde banka görevlisinin ihmali neticesinde eksik tutar alındığı tespit edilmiştir. Söz konusu tespit görsel kayıtlarla ve belgelerle gerçekleştirilmiş olduğundan, davalı vekilinin iddianın ispatlanamadığına yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı alacağı konu olan 9.995,00 TL alacağın iadesi için davalı şirkete 24.06.2019 tarihinde ihtarname keşide etmiştir. Bu ihtarnamede, söz konusu bedelin üç gün içerisinde işlemiş faizi ile birlikte yatırılması talep edilmiştir. 05.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan ihtarname neticesinde asıl alacak ile birlikte 373,79 TL işlemiş faiz talebinin tahsiline yönelik icra takibi başlatılmıştır. İhtarname ve aradaki geçen süre ile talep edilen bedel dikkate alındığında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan davalı vekili tarafından müvekkiline ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş ise de bankadaki eksik çıkan bedel yönünden herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Davalı şirket kayıtlarında dekonttaki bedelin mevcudiyeti, bankaya paranın elden yatırılmış olması da dikkate alındığında, sonuca etki etmeyecektir. Bu nedenle davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde hukuki yararın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 531,09 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.