İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin şahıs şirketi üzerinden davalı firma bünyesinde bulunan eski ve çıkma mobilyaların alımı konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin davalı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1124 KARAR NO : 2026/93 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2022 NUMARASI : 2021/204 Esas - 2022/44 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin şahıs şirketi üzerinden davalı firma bünyesinde bulunan eski ve çıkma mobilyaların alımı konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin davalı firmaya bu ürünler karşılığında 115.000 TL bedel ödeyeceğini, anlaşma uyarınca müvekkilinin bedeli ödemek istediğinde davalı ödemelerin kredi kartı ile yapılmasını talep ettiğini, müvekkile ait kredi kartlarının l imiti bu işlemleri yapmaktan yetersiz olduğunu ve diğer şirket gayri resmi ortağından ricada bulunduğunu, ödemeler ... Limited Şirketine ait kredi kartlarından muhtelif tarihlerde yapıldığını, 35.000,00 TL, 15 Ocak 2021 tarihinde, 25.000,00 TL, 29 Aralık 2020 tarihinde, 15.000,00 TL, 15 Ocak 2021 tarihinde, 25.000, 00 TL, 29 Aralık 2020 tarihinde, 15.000,00 TL 15 Ocak 2021 tarihinde olmak üzere toplam 115.000,00 TL ödemelerde bulunduğunu, ... Metal isimli firmanın sahibi ... müvekkile el yazısı ve imza taşıyan evrak teslim ettiğini, ödemelere karşılık davalı tarafça hizmet veya mal teslimi yapılmadığını, ödemelerin iadesini talep ettiğini ödemeleri yapmadığını, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu beyan ederek İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ile alacağın likit olması nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının alıcı sıfatı bulunmadığından davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davaya konu edilip talep edilen ödemeleri, kendisi ve şirketi adına ... isimli kişinin yaptığını, ödeme belgelerinin içerisinde ... ... ismi geçmediğini, müvekkilinin Kastamonu Entegre’ye icra takibi/dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı ... ... ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu edilen pos cihazı ödemeleri, dava dışı ... isimli firmanın kendi nam ve hesabına yaptığı işlemlerle il işkili olduğunu, müvekkil şirket ile ... firması arasında Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve Pos Cihazı Kullanım Sözleşmesi bulunduğunu, el yazısı ile düzenlediği belgenin gerçekliğe aykırı olduğunu beyan ederken müvekkil şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İtirazın iptali istemine konu, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu tarafından itiraz dilekçesi ile borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ,"Davacı ile dava dışı ... ile davalının sözleşmeleri kapsamında dava dışı ...'dan yapılan kredi kartı tahsilatı ile ilgili davacının davalı taraftan alacakmı olduğunun dosya kapsamındaki ispata muhtaç olduğunun, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdiri içinde kaldığı; " şeklinde rapor sunulmuştur. Somut olayda davacı vekili tarafından davalıya dava dışı ortak tarafından ödemeler yapıldığı ve davalının mal teslimi yapmadığı bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı iddia edilmiş ise de davalının ticari defterlerini incelenmesinde alacaklı olduğunun tespit edilemediği dosya kapsamında başkaca delil bulunmadığı, alacağın varlığının ispatı açısından yemin deliline dayanan davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davacı tarafından yemin metni sunulmadığı dolayısıyla alacaklı olduğu ispat edilemediği kanaati ile davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça ödenen 115.000 TL karşılığında ...'a neden mal verildiğinin de anlaşılamadığını, malların davacı tarafa teslim edilmesi gerektiğini, burada davalı ile 3.kişi ...'ın davacının hak ve yararına karşı birlikte hareket ettiklerinin ortada olduğunu, gerekçeli kararda, hükmün dayanağına ve verilen kararın gerekçesine yer verilmediğini, bu haliyle işbu kararın öncelikle Anayasaya aykırı olduğunu, dosyaya ibraz edilen delillerin yeteri kadar incelenmediğini ve hüküm verilirken dikkate alınmadığını, bilirkişinin hukuki yorumlarını sadece davalının ticari defterlerini inceleyerek açıkladığını, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın reddine dair kararın uygun olduğunu, davacının müvekkili şirket ile arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını bilmesine rağmen müvekkili hakkında icra takibi başlatması ve takibe itirazına rağmen dava açmasının açıkça kötü niyetli bir davranış olduğunu, bu sebeple ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminatına karar verilmemesinin isabetli olmadığını belirterek kararın bu yönüyle düzeltilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı taraf davalı ile bir kısım çıkma malların satışı konusunda 115.000 TL bedelle anlaştıklarını, davalı tarafın ödemelerin kredi kartıyla yapılmasını istediğini, kendisinin kredi kartı limitinin buna müsait olmaması sebebiyle tanıdığı bir arkadaşının gayri resmi ortağı olduğu, ...Limited Şirketine ait kredi kartlarından muhtelif tarihlerde 115.000 TL ödemede bulunduklarını, ancak malların kendisine teslim edilmediğini belirterek davalı hakkında başlattıkları icra takibine yönelik itirazın iptalini istemiştir Davalı taraf davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, satım sözleşmesi yapılmadığını, kendisinden para tahsil etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Dosyaya taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Tarafların ticari defterleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı ile herhangi bir ticari ilişki tespit edilemediği belirlenmiştir. Davacının bahsettiği kredi kartı ödemelerinin ise davalı ile bayilik sözleşmesi olan ve ayrıca post cihazı kullanma yetkisi bulunan dava dışı ...hesabına alacak olarak kaydedildiği belirlenmiştir. Dava bu şahsa ihbar olmuş bu şahıs tarafından verilen cevap dilekçesinde davacı ile kendisi arasında bir ticari ilişki olduğu beyan edilmiştir. Yine ... tarafından eldeki davanın davacısına noterden ihtarname gönderildiği satış ilişkisinden bahsedildiği de belirlenmiştir. Dosyaya sunulan belgelerden davacı ile davalı arasında ticari satım konusunda anlaşma olduğuna dair hiçbir delil sunulmuş değildir. Yine davacının davalıya ödediği herhangi bir bedel ispatlanmış değildir. Davacının yemin delili bulunması nedeniyle mahkemece yemin metninin hazırlanması için davacıya süre verilmiş ancak davacı taraf yemin teklif etmemiştir. Bu durumda ispatlanmayan davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Davacının icra takibi başlatmasında ve itirazın iptaline ilişkin davayı açmasında kötü niyeti ispat edilmemiş olduğundan davalının bu yönlere ilişen istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı ve davalının istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026