İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin sattığı ürünlerin bedelinin davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle 43.052,81-TL cari hesap borcu için taraflar arasında 03/01/2019 tarihli borç ödeme protokolü düzenlendiğini, davalı şirketin yetkilisi ...'ın da protokolü müşterek borç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1790 KARAR NO : 2025/1505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/06/2022 NUMARASI : 2019/1017 Esas - 2022/410 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/12/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin sattığı ürünlerin bedelinin davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle 43.052,81-TL cari hesap borcu için taraflar arasında 03/01/2019 tarihli borç ödeme protokolü düzenlendiğini, davalı şirketin yetkilisi ...'ın da protokolü müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, protokole rağmen de borç ödenmeyince davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporunda davacının defterlerine göre davalı taraftan 43.048,81-TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerini sunmadığından incelenemediği, davalı şirketin protokolde davacıya 45.052,81-TL borcu bulunduğunu kabul ettiği, HMK 222/3'e göre davacı defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği, 43.048,81-TL likit alacağın sabit olduğu; diğer davalı ...'ın protokoldeki kefaletinin TBK 582'deki geçerlilik şartlarını taşımadığından kefaletin geçersiz olduğundan talebe konu alacaktan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin icra takibine itirazının 43.048,81-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğunu, protokolü diğer davalı şirketin temsilcisi olarak davalı Harun'un imzaladığını ve tüm borçtan sorumlu olmayı kabul ettiğini belirterek, davalı Harun bakımından verilmiş ret kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.TBK'nın 583. maddesi; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmünü haizdir. Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünün mahkemece de re'sen göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış 03/01/2019 tarihli "Protokol (Cari Hesaptan ve Çekten Kaynaklanan Alacak)" başlıklı belgede, borçlu şirketin 43.052,81-TL'yi davacıya 4 taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Protokolü, şirket adına ve kaşesi üzerine yetkilisi olarak imzalamış olan davalı ...; protokolü ayrıca müteselsil kefil olarak da imzalamıştır. Protokoldeki borç ödenmeyince davacı, hem şirkete hem de Harun'a karşı icra takibi başlatmıştır. Ancak söz konusu protokolde, davalı Harun kefil olunan tarihi el yazısıyla yazmış olmasına rağmen, sorumlu olduğu azamî miktarı ve müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla yazmamıştır. Bu nedenle davalı Harun'un davaya konu borç bakımından TBK'nın 583. maddesine göre geçerli bir kefaleti bulunmadığından, kefil olarak borçtan sorumluluğu da bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNEAlınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025