11. Hukuk Dairesi 2011/2822 E. , 2012/9027 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2010/465-2010/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2822 E. , 2012/9027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2010/465-2010/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine açılan davada Berlin Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 12.782,30 Euro ana para ile faizinin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek,kararın tenfizini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Türk Mahkemelerinde açılan davaların TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca reddedildiğini, HUMK 17. maddesi gereğince kesin yetki kuralı bulunduğunu, yabancı mahkeme ilamını gerekçeden yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak verdikleri şeyleri geri isteyemeyeceği, Türk Mahkemelerinde açılan davaların anılan madde gereğince reddedildiği, bu durumun kamu düzenine aykırılık oluşturacağı, posta yoluyla yapılan tebligatın savunma hakkını kısıtlaması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, şirket hissesinin davalıya iade edilmesine karar verilmeksizin bedelinin ödenmesine karar verilmesinin mükerrer tahsilata yol açacağı, bu durumun da kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anlatılan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 2675 sayılı MÖHUK.’nun 38/c maddesi (yeni 5718 SK.’nun 54/c maddesi) uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. Kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma haklarının ihlali ise kamu düzenine aykırılıktan bağımsız bir tenfiz engeli olarak, 38/d maddesinde (yeni 54/ç maddesi) düzenlenmiştir.