4. Ceza Dairesi 2023/12867 E. , 2023/23289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/814 Değişik iş SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.01.2022 tarihli ve 2021/79554 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyet
**4. Ceza Dairesi 2023/12867 E. , 2023/23289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/814 Değişik iş SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.01.2022 tarihli ve 2021/79554 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/814 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-07-31562-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/06/2023 tarihli ve KYB-2023/58668 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın 25/10/2021 tarihli kolluk ifadesinde özetle; olay günü şüpheli tarafından kollarından tutulup yere atılmak suretiyle darp edildiğini, olay sırasında kendisine tehdit ve hakaret içerikli sözler sarfedildiğini belirterek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, müştekinin iddialarının somut deliller ile desteklenmediği ve şüphelinin müştekiye yönelik suç teşkil eden bir eylemi bulunmadığı gerekçesiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki ...'ın kollarında lezyon bulunduğuna ilişkin ... ... Devlet Hastanesi tarafından 25/10/2021 tarihli geçici raporun düzenlenmiş olması ve müşteki ... vekili tarafından sunulan 28/02/2022 tarihli itiraz dilekçesinde ... ve ... isimli kişilerin olaya tanık olduklarının belirtilmesi karşısında, müşteki tarafından hakaret ve basit yaralama suçlarının yanı sıra sair tehdit suçu bakımından da şikayetçi olmasına rağmen, yalnızca hakaret ve basit yaralama suçları bakımından karar verildiği de dikkate alınarak, şüphelinin sair tehdit suçuna ilişkin olarak da savunması alınıp, müşteki vekili tarafından sunulan 28/02/2022 tarihli itiraz dilekçesinde açık kimlik ve adres bilgileri belirtilen ... ve ... isimli kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, müşteki ...'da oluşan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığının tespiti amacıyla adı geçen müşteki hakkında kati doktor raporu aldırılarak, atılı suçların işlendiğine dair şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğunun anlaşılması halinde, anılan suçlar yönünden uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderildikten sonra, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 Sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde ise; (3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir. Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir. İnceleme konusu somut olayda; şikâyetçinin, şüphelinin kendisini kasten yaralayıp, tehdit ettiği ve hakaret ettiğinden bahisle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikayetçiye ait olay tarihli geçici hekim raporu bulunduğunun, şikâyetçi vekilinin ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yaptığı itirazında olaya ilişkin görgüye dayalı iki tanığın olduğunun bildirildiğinin ayrıca tehdit suçundan da şikâyetçi olunduğu ancak bu hususta karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, itiraz mercii tarafından şikayetçi ve şüphelinin ifadeleri, doktor raporu ve tanık beyanları ile dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirildikten sonra, soruşturmanın eksik yapılıp yapılmadığı hususu belirlenerek, itirazın kabulü veya reddi ya da dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı yönünde bir kanaat edinilmesi halinde ise soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken, bu süreç işletilmeden kurulan itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/814 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.