12. Hukuk Dairesi 2022/12240 E. , 2023/244 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2300 E. 2022/2217 K. DAVALILAR : ..., ... DAVA TARİHİ : 03.09.2020 HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılarak Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E. 2022/334 K. Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve dav
**12. Hukuk Dairesi 2022/12240 E. , 2023/244 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2300 E. 2022/2217 K. DAVALILAR : ..., ... DAVA TARİHİ : 03.09.2020 HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılarak Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E. 2022/334 K. Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve davacı aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulü ile yapılan ihalenin feshine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alıcı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı alacaklı tarafından müvekkili ve diğer borçlular aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2008/24335 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, Torba Mahallesi, 181 ada 7 parsel 1 nolu bağımsız bölüme haciz konulduğunu, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/374 Tal. sayılı dosyasında 26.07.2018 tarihinde kıymet takdir raporunun düzenlendiğini, davaya konu ihalenin kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçtikten sonra gerçekleştirildiğini, icra müdürlüğünce satış öncesi taşınmazın güncel imar durumunun sorulmadığını, taşınmazın alanının yanlış gösterildiğini, imar affından yararlanılması nedeniyle taşınmazın toplam alanının 165 m2'ye yükseldiğini, açık artırma şartnamesinde KDV oranının yanlış gösterildiğini, Covid 19 tedbirleri kapsamında süreler durmuş ise de, bu yasal düzenlemenin borçlunun zararına uygulanmaması gerektiğini, taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini belirterek, 28.08.2020 tarihinde yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan ihalenin feshi talepli davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, İİK'nın 134. maddesi uyarınca davacı aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezası tatbik edilmesine, tahsil edilen paranın hazineye irat kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; verilen kararın ret gerekçesinin süresinde açılan ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1158 Esas, 2019/307 Karar sayılı kıymet takdirine itiraz dosyasında usulden red kararı verilmesi üzerine kurulduğunu, ancak mahkemece İİK'nın 128/a maddesindeki yasal düzenlemenin açıkça göz ardı edildiğini, dava konusu taşınmazın imar durumundaki esaslı değişikliklerin satış öncesinde icra müdürlüğünce sorulmadığını, taşınmazın imar durumunun sorulduğu tarih ile satış tarihi arasında 2 yıldan uzun bir süre geçtiğini, mahkeme kararının aksine bu durum kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl geçmese dahi yeniden kıymet takdiri istenilmesinde kanunen ayrık tutulan durumlardan olduğunu, dava dilekçesinde sunulan emsal Yargıtay kararlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, şikayet konusu edilip edilmediğine bakılmaksızın, değer artırıcı unsurları etkileyen hususların mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, taşınmazın alanının yanlış gösterildiğini, açık artırma şartnamesinin taşınmazın güncel halini yansıtmadığını, davacının 2018 yılı sonunda imar affından faydalandığını, imar değişikliği sonucu taşınmazın toplam alanının 35 m2 artarak 165 m2'ye yükseldiğini, icra müdürlüğünce satış öncesi güncel imar durumu sorulsaydı, taşınmazın imar değişikliği sonrası güncel özelliklerinin dosyada yer alacağını ve satış şartnamesinin de bu doğrultuda düzenleneceğini, bu doğrultuda yeni bir kıymet takdir raporu hazırlanması gerektiğini, icra müdürlüğü tarafından bu gereklilikler yerine getirilmeyerek, eski tarihli ve taşınmazdaki değişikliği içermeyen kıymet takdir raporu ile satışa gidildiğini ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığını, taşınmazın bulunduğu konum itibariyle aradan geçen 2 yıl içerisinde kıymetinde önemli oranda artış olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, keşif tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 4.500.000,00 TL olduğunu, taşınmazın 810.000 TL'ye ihale edildiğini, açık artırma şartnamesinde KDV oranının yanlış gösterildiğini, KDV oranının %1 olarak gösterilmesi gerektiğini, satışın kıymet takdir tarihinden 2 yıl sonra yapıldığını, icra dosyasında kıymet takdir raporunun 26.07.2018 tarihinde düzenlendiğini, ihalenin 28.08.2020 tarihinde yapıldığını, kıymet takdirine itiraz kararlarının niteliği itibarıyla kesin olmasından dolayı açıklanan somut itirazların ihalenin feshi davasında ileri sürülebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinafa başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde ''... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/374 Tal. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı ... tarafından borçlular Şahin Şahvelioğlu, ... ve Ahmet Gök aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2008/24335 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında, borçlu davacı adına kayıtlı ... İlçesi, Torba Mah., 181 ada 7 parsel 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına 25.12.2017 tarihli haciz yazısına istinaden haciz şerhinin işlendiği, taşınmazın tapu kaydında Türkiye ... Bankası A.Ş. lehine 1. dereceden ipotek şerhinin bulunduğu, hacze konu taşınmazın 13.07.2018 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı ve 26.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın değerinin 1.600.000,00 TL olarak belirlendiği, borçlu davacının kıymet takdirine itirazı üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli 2018/1158 Esas 2019/307 Karar sayılı kararı ile şikayetin usulden reddine karar verildiği, 06.01.2020 tarihli satış kararında ilanın, ilan panosu ile Adliye divanhanesine asılmak suretiyle yapılmasına karar verildiği, 19.03.2020 günü birinci satışın ve 16.04.2020 günü ikinci satışın belirlenen saatlerde yapılmasının kararlaştırıldığı, satış kararı doğrultusunda gerekli ilanların yapıldığı, 19.03.2020 tarihinde yapılan 1. açık artırmada ihaleye katılan olmadığından, satışın 2. açık artırmaya bırakıldığı, Covid 19 nedeniyle alınan tedbirler kapsamında Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca satışın düşürüldüğü, 08.07.2020 tarihinde yeniden satış kararının alındığı ve satış ilanının, ilan panosuna asılmak, Belediye ilan vasıtaları ile ilan edilmek, Basın İlan Kurumu resmi internet sayfasında ve e-satış portalında yayınlatılmak suretiyle ilanına, yeniden gazetede ilanına yer olmadığına, satışın 28.08.2020 günü yapılmasına karar verildiği, ipotek alacaklısı Türkiye ... Bankasınca 28.08.2020 tarihi itibarı ile alacak tutarının faiz ve masraflar hariç 292.040,00 TL olduğunun ve bu tutarın altında satışa muvafakat edilmediğinin bildirildiği, satış ilanının 08.07.2020 tarihinde icra müdürlüğü özel ilan tahtasına asıldığı, ... Belediye Başkanlığınca 09.07.2020-04.08.2020 tarihleri arasında ilan edildiği, Basın İlan Kurumu resmi internet sitesinde 13.07.2020 tarihinde yayınlandığı, 08.07.2020-28.08.2020 tarihleri arasında e-satış portalında yayınlandığı, satış ilanının borçlu davacı vekiline 13.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 28.08.2020 tarihinde yapılan 1. açık artırmada taşınmazın 810.000,00 TL bedelle ...'ya ihale edildiği, ihale tarihine göre davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. 7226 Sayılı Kanunla getirilen durma sürelerinin, İİK'nın 128/a-2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süreyi kapsamadığının, aksi yorumun maddenin konuluş amacına aykırı düşeceğinin kabulü gerekir. İİK'nın anılan hükmünde güdülen amacın kesinleşen kıymet takdirinden sonra 2 yılın geçmesi halinde yeniden kıymet takdiri yapılması zorunluluğuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, pandemi sürecinde ülkemizdeki taşınır ve taşınmaz değerlerinde oluşan büyük artışlar nazara alındığında, kanunda düzenlenen 2 yıllık azami sürenin üzerine durma sürelerinin de eklenmesi ile daha da uzayacak sürenin, taşınmazın gerçek değerinden satılmasına engel olacağı ve tarafların hak kaybına uğramalarına neden olacağı açıktır. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdirinin icra müdürlüğünce 13.07.2018 tarihinde yapıldığı, davacının kıymet takdirine itirazının ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1158 Esas 2019/307 Karar sayılı kararı ile usulden reddine karar verildiği anlaşıldığından, 2 yıllık sürenin icra müdürlüğü kıymet takdir tarihinden başlayacağı açıktır. Açıklanan yasal düzenleme kapsamında, ihale tarihi olan 28.08.2020 tarihi itibariyle İİK'nın 128/a-2. maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiş olup, geçerli bir kıymet takdirinin varlığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ihalenin bu nedenle feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.11.2021 tarihli 2021/10195 Esas 2021/9747 Karar sayılı kararı). Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. İİK'nın 134. maddesi uyarınca yapılan ihalenin feshi istemi, şikayet niteliğinde olup, Medeni Usul Hukukunun davaya ilişkin kuralları burada uygulanmayacaktır. Somut olayda, takip borçlusu davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığından, icra takibinin niteliği gereği, davacı tarafından ihalenin feshi istemi ile açılan davada, takip alacaklısı ... ve ihale alıcısı ...'nun davalı taraf olarak yer alması gerekirken, diğer takip borçluları ile ipotek alacaklısı bankanın davalı olarak eklenmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, şikayetin bir dava olmadığı da gözetildiğinde, Dairemizce gerekçeli karar başlığında davalılar ... ve ... dışındaki kişilere yer verilmeyerek, UYAP kayıtlarından isimleri silinmiştir.'' gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/313 Esas, 2022/334 Karar sayılı dosyasında verilen 17.05.2022 tarihli kararın Kaldırılmasına, Davanın kabulü ile, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/374 Tal. sayılı dosyasında ... İli, ... İlçesi, Torba Mah., 181 ada 7 parsel 1 nolu bağımsız bölümün 28.08.2020 tarihinde yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak belirtilen şekilde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alıcı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; temyiz dilekçesinde, söz konusu 08.07.2020 tarihli satış ilanının davacı borçlu vekiline 13.7.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, söz konusu satış ilanına kıymet takdirinden itibaren 2 yıl süre geçtikten sonra yapıldığına dair şikayet konusu yapılmayarak satış ilanının, borçlu tarafça kesinleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kıymet takdirinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra ihalenin feshedilmesi gerekçesinin doğru olmadığından, zira ilgili sürenin geçmesi; icra müdürlüğünün takdirinde olan bir husus olmadığından taraflarca ileri sürülmeyen hususun re'sen kaldırma gerekçesi yapması da mümkün değildir. İcra müdürlüğünün uyulması gereken 7226 sayılı kanun gereği vermiş olduğu satışın düşürülmesi kararı; gerekse ihaleye katılan kanuna güvenerek müvekkil de kamuya itimat ilkesi gereği söz konusu ihaleye girmesi;tamamen kanun gereğidir. Söz konusu kişi ve kurumların iradesinde olan bir husus değildir. Zira; söz konusu 7226 sayılı Kanun yürülüğe girmeseydi; zaten taşınmaz ihaleleri 19.03.2020 ve 16.04.2020 tarihinde kıymet takdirinin düzenlendikten (13.07.2018) itibaren 2 yıllık süre içinde ifa edileceğini ve verilen istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu, 134. madde 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alıcı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.