11. Hukuk Dairesi 2012/17817 E. , 2013/15432 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2005/160-2007/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ...'in vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17817 E. , 2013/15432 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2005/160-2007/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ...'in vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan demir boru emtiasının, davalılar tarafından taşınması sırasında çalındığını, zarar nedeniyle sigortalısına 12.107,00 TL ödendiklerini ileri sürerek anılan meblağın faiziyle davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekili, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzelenen sigorta sözleşmesinin konusunun, dava dışı sigortalının çeşitli avrupa ülkeşrinden ithal ettiği dekor kağıdı vs. olduğunu, hırsızlık olayının yurt içinde gerçekleştirilen taşıma esnasında meydana geldiğini bu nedenle, hırsızlık olayının sigorta teminatı dışında kaldığından, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, ayrıca abonman sigorta poliçesine istinaden düzenlenen spesifik poliçenin de rizikodan sonra düzenlendiğinden geçersiz olduğunu, müvekkillerinin meydana gelen hırsızlık olayında kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen spesifik poliçenin, abonman sigorta poliçesine istinaden düzenlendiği, spesifik poliçe prim tahsili için düzenlendiğinden, riziko gerçekleştikten sonra düzenlenmesinin, sigorta sözleşmesini geçersiz kılmayacağı, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunduğu, davalı araç sürücüsü Kemal'in hırsızlık olayının meydana gelmesinde %35 kusurlu olduğu, çalınan emtianın bedelinin 12.107,00 TL bulunduğu, kusur durumuna göre davacının 4.237,45 TL'yi rücu hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabuylü ile anılan meblağın 01.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılaran müştereken ve müteselsilen tahisline karar verilmiştir. Kararı, davalılar Kemal ve ... vekili temyiz etmiştir. Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ve çalınan emtia için sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalılar, davada sigortalı emtianın çalındığı tarihte, yürürlükte olan poliçeye göre yurt içi taşımalarının teminat kapsamında olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece alınan 3. bilirkişi raporunda da poliçenin, yurt içi taşımaları teminat altına almadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinden 8 gün sonra düzenlenen zeyilname ile yurt içi taşımalarının da poliçe teminatına dahil edildiği bildirilmiştir. Gerçekten de dosya içerisinde bulunan nakliyat abonman sigorta poliçesinden sigortanın konusunun, sigortalının vasıta ayrımı yapmaksızın çeşitli Avrupa ülkelerinden ithal ettiği emtia olduğu, hırsızlık olayının meydana geldiği 12.02.2004 tarihinden 8 gün sonra 20.02.2004 tarihinde düzenlenen zeyilname ile sigortalının yurt içinde kamyon ile taşınan emtianın da sigorta teminatına alındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu zararın 6762 Sayılı Yasa'nın 1279. maddesi kapsamında poliçe teminatında olup olmadığı tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar ... ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Kemal ve ... vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile kararın davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'e iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.