11. Hukuk Dairesi 2011/615 E. , 2012/7207 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2010 tarih ve 2009/375-2010/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2011/615 E. , 2012/7207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2010 tarih ve 2009/375-2010/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı .............'nın konutunu Konut Finansmanlı Evim Paket Poliçesi ile sigortaladığını, davalının ise sigortalıya ait konutun da içinde bulunduğu Park Koza Villaları adlı sitenin müteahhitliğini yaptığını, 18.11.2008 günü sigortalı binanın baca şapkasının kolay yanıcı fombort tabir edilen köpük ile kaplı olması sebebiyle baca ağzından çıkan duman ve kıvılcımların kolay yanıcı bu fombort malzemeyi tutuşturması ve fombort malzemenin yanarak aşağıya akması sonucu alevin baca içinde bulunan OSB'lere sıçramasıyla yangının büyüyerek binada hasara neden olduğunu, toplam 11.773,30 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini ve haklarına halef olunduğunu, hasarın müteahhit firmanın 5 yıllık sorumluluk süresi içerisinde gerçekleştiğini, yangının imalat hatasından çıktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.773,00 TL tazminatın ödeme günü olan 19.02.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap süresinden sonra verdiği dilekçesinde, yangına sebebiyet veren malzemenin müvekkili tarafından yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı meskende meydana gelen zarar miktarının 11.773,00 TL olduğu, yanmayı engelleyen ve zorlaştıran malzeme kullanılacak olan şömine kenarında kolay yanabilen yanmayı kolaylaştıran malzeme kullanılması, malzemeyi de davalının temin edip kullanması, davalının meskenin müteahhiti olması, bu durumu bilecek ve bilmesi gereken durumda basiretli tacir olması nedeniyle yangının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalının 10 günlük cevap süresinden sonra cevap dilekçesi verdiği bu hususun savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olup davacı vekilinin muvafakat etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.773,00 TL tazminatın ödeme günü olan 19/02/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, Konut Finansmanlı Evim Paket Poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. ..../.... Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Somut olayda davacı taraf, meydana gelen hasardan sigortalı konutun bulunduğu kooperatif ile sözleşme yapan davalının müteahhit olarak sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf ise cevap süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Bu durumda HUMK'nun 201/ilk cümle uyarınca davalının, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılacağı hususu izahtan varestedir. Davalı vekili davaya süresinde cevap vermeyerek davayı inkar etmiş sayıldığına göre, sonradan verdiği dilekçenin davanın reddinin gerekçesi mahiyetinde olup inkar hudutları kapsamındaki bu savunmasının savunmanın genişletilmesi niteliğinde olmadığı kabul edilmelidir. O halde yukarıda anılan hüküm uyarınca iddiasını ispatla yükümlü olan davacının, zararın varlığını ve bu zarara davalının fiilinin neden olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalının bacanın yapılması işini üstlendiği ve kusurunun bulunduğuna dair delillerinin davacı taraftan istenmesi, bu meyanda inkar hudutları kapsamında savunma yapan davalı tarafın bu savunmaları değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda dahi yangına neden olduğu iddia edilen bacanın davalı tarafından yapıldığı belirtilmediği halde, belirtilen gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde 07/05/2012 oybirliğiyle karar verildi.