T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : ... Esas-... Karar ASIL DAVADA DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... & Av. ... DAVALILAR : 1-... 2- ...... VEKİLİ : Av.... BİRLEŞEN Kony…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : ... Esas-... Karar ASIL DAVADA DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... & Av. ... DAVALILAR : 1-... 2- ...... VEKİLİ : Av.... BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E-... K. DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/12/2025 YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından, asıl ve birleşen davada davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan davada 22/09/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda verilen 10/01/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih, ... Esas- 2024/... Karar sayılı ilamıyla onandığı, birleşen davada davalı kooperatif vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine, dosya incelendi; ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifteki ortaklığını ölen sıvacı/taşeron .....'in varislerinden, bir mesken almaya yetecek miktarda para ödeyip ortaklığı devraldığını, müvekkilinin bu ödediğinden başka ayrıca bir ödeme yapmayacağını söyleyip yönetimin müvekkilini ikna ettiklerini, Konya .... Noterliği huzurundaki kura çekilişinde Antalya, Alanya, ..... Kasabası, ... Mevkiinde bulunan ..... Pafta, ... ada, ..... Parsel numaralı arsanın üzerinde kurulu yapılardan A/2 Blok, 4. kattaki 19 bağımsız bölüm numaralı meskenin müvekkiline isabet ettiğini, davalı koaperatif yönetim kurulunun 25.06.2002 tarih, ... sayılı kararı ile müvekkilin ortaklıktan çıkarıldığını, müvekkilinin de Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemece yönetim kurulu kararının iptaline ve müvekkilinin bir pay için davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verildiğini, daha sonra davalı kooperatif yönetim kurulunun 07/07/2004 tarih, 21 sayılı kararı ile müvekkilinin ortaklıktan ikinci kere çıkarıldığını, müvekkilinin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın yeni mahkemelerin kuruluşları üzerine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sırasında görülmeye devam ettiğini, müvekkilinin kendisine kurada isabet eden meskenin şerefiye bedeli olan 686,00 TL'ni tahsil etmek için Konya .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından takip başlattığını, itiraz neticesinde Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda ortaklıktan çıkarma kararının iptaline ve kooperatifin itirazının iptaline karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, müvekkiline tahsis edilmiş olduğu halde diğer davalı ... adına ferdileştirilerek kat mülkiyeti oluşturulan hissesinin yolsuz bir şekilde tapuya kaydettirildiğini, davalı kooperatifin müvekkiline bir mesken teslim etmek yüklemini yerine getirmediği halde tasfiyesinin tamamlandığını, ticaret sicilinden terkinini her an isteyebilecek durumda olduğunu ileri sürerek, noter huzuruyla çektirilen kurayla müvekkiline tahsis edilmiş olan meskenin müvekkiline ait olduğunun tespitine, davalı ... adına tesis edilmiş olan kat mülkiyetinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, müvekkili ...'ın 30/09/1995 tarihinde kooperatife üye olduğunu, eşine devrettiği üyeliğini birkaç yıl önce de eşinden tekrar devraldığını, müvekkili ...'a Konya .... Noterliği'nin 05/11/2000 tarih, ..... yevmiye numaralı kura çekiminde .... Blok, 4. Kat, .... nolu bağımsız bölümün isabet ettiğini ve tapu devir işlemlerinin ...'a yapıldığını oysa, davacının ....Blok, 4. Kat .... nolu dairenin kendisine isabet ettiğini iddia ettiğini, müvekkili kooperatif yönünden, davacının hak ettiği ... nolu kooperatif hissesinin ilk sahibinin ..... olduğunu, .....'ın bu kooperatif hissesini 25/03/1996 tarihinde .....'e devrettiğini, vefat eden .....'nin mirasçılarının ise bu hisseyi 11.10.1996 tarihinde davacıya devrettiğini, davacının yerine yeni bir üye alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının, kooperatif hissesi ile ilgili olarak hiçbir ödeme yapmadığını, bu sebeple davacının ihraç edildiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.- ... K. sayılı ilamı ile kooperatifin talep ettiği alacak ile mahkemece bilirkişi tarafından belirlenen alacak arasında fark olduğundan ihraç kararının iptal edildiğini, ihraç kararının iptalinin davacının davalı kooperatife borcu olmadığı anlamına gelmediğini, müvekkili kooperatifin borcu olan üyelere tapu dağıtımı yapmadığını, borcu olan ortağın tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın öncelikle müvekkili İrfan yönünden husumet yokluğundan reddine, aksi takdirde müvekkili kooperatifin aidat borcu bulunan üyelere tapu devir yükümlüğü bulunmadığından ve dava tarihi itibari ile de davacının aidat borcu bulunduğundan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, davalı kooperatifin noter huzuruyla çektirdiği kurada müvekkiline tahsis edilen Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Kasabası, ... Mevkiindeki 170.III/d.pafta, ..... parsel numaralı, Cilt:..., Sayfa .....'de kayıtlı arsanın üzerinde kurulu yapılardan Dış Kapı No:.... olan B Blok'un Kat:4, ... arsa paylı, 19 bağımsız bölüm numaralı meskeni yasa /ana sözleşmenin emredici nitelikteki hükümlerine aykırı olarak diğer davalı ... ..... adına 22/06/2011 tarih, ... yevmiye numaralı işlemle ferdileştirme suretiyle tapu kaydı oluşturulup mülkiyetinin devredildiğini, davalı kooperatifin tasfiyesini tamamladığını, ticaret sicildeki kayıtlarını da terkin ettireceklerini ancak, davalı kooperatifin, diğer ortakları gibi, halen de ortağı olan müvekkiline bir adet meskeni yapıp bitirip teslim etme taahhüdünü yerine getirmediğini, durumu haricen öğrenince, halen Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davayı 02/06/2014 tarihinde açtıklarını, müvekkilinin kusuru olmaksızın davalı kooperatifin kusuruna dayalı olarak iptaline karar verilmesini talep/dava ettikleri 19 bağımsız bölüm numaralı meskenin tapu kaydının, müvekkiline noter tarafından teslim edilen mühürlü hakediş belgesindeki blok ve daire numarası değişmiş olmasından dolayı malik ..... yerine açıklanan zühule dayalı, yanlış muhatap ... aleyhine dava açıldığını, doğru tapu kaydı maliki davalı ... ..... aleyhine işbu davayı açarak önce açılan dava ile birleştirilmesini, davalı ... ..... adına ferdileştirme suretiyle tesis edilmiş olan kat mülkiyetinin iptali ile müvekkili ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Kooperatif vekili, davacının hak iddia ettiği ... nolu kooperatif hissesinin ilk sahibinin ..... olduğunu, .....'in bu kooperatif hissesini 25/03/1996 tarihinde .....'e devrettiğni, vefat eden .....'in mirasçılarının ise bu hisseyi 11/10/1996 tarihinde davacıya devrettiğini, yani davacının dava dilekçesinde verdiği bilgilerin tümüyle yanlış olduğunu, davacının hisseyi yapımcı firma ..... İnşaat A.Ş.'den almadığını, kaldı ki ..... İnşaat A.Ş.'nin müvekkili kooperatife hiçbir ortaklığının bulunmadığını, davacının yerine yeni üye alınması gibi bir durumun da bulunmadığını, davacının, sahibi bulunduğu kooperatif hissesi ile ilgili olarak da hiçbir ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkili kooperatifin davacıyı ihraç ettiğini, ancak davacının ihraç kararının iptali için dava açtığını, müvekkili kooperatifin talep ettiği alacak miktarı ile mahkemece bilirkişi tarafından talep edilen alacak miktarı arasında fark olduğu gerekçesiyle ihraç kararının iptal edildiğini, ihraç kararının iptalinin, davacının müvekkili kooperatife borcu olmadığı anlamına gelmediğini, müvekkili kooperatifin borcu kalmayan üyelere tapusunu verdiği için davacının tescil talep etme hakkının bulunmadığını, müvekkili kooperatifin aidat borcu bulunan üyesine tapu devir yükümlülüğü bulunmadığından ve dava tarihi itibariyle davacının aidat borçları bulunduğundan davasının esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... (.....), davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "...dosyadaki bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporları da nazara alındığında davacının peşin bedelli üye olmadığı, zira bu hususa yönelik alınmış herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, davacının davalı kooperatife aidat borcunun bulunduğu, bu hususun aynı zamanda ihraç kararının iptaline karar verilen ve kesinleşen Konya .... ATM sinin ... E. ... K. sayılı dosyası ile de ortaya çıktığı, hem asıl hem de birleşen dosyadaki kooperatif dışındaki davalıların davacı yerine ortaklığa alınmamış olup, bu şahısların ya kooperatif üyesi ya da başka bir şahıstan üyeliği devralma suretiyle ortak oldukları, davacının tapu iptali tescil talebinde bulunması için kendi yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve borcunun olmaması gerektiği, ancak dosya kapsamı ve alınan raporlara göre aidat borcunun bulunduğu, bu nedenle davalı kooperatif bakımından davanın reddi gerektiği, asıl davadaki ...'a karşı açılan davada işbu davalının davacıya kura sonucu çıkan dairenin maliki değil başka bir dairenin maliki olduğu anlaşıldığından işbu davalıya karşı açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiği, ancak bu durumun yargılama esnasında proje değişiklikleri ve bilirkişi raporu ile ortaya çıktığı, bu nedenle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, birleşen dosyadaki davalı ... (.....)'nın ise kooperatif ortaklığının bulunduğu ve kendisine adına kayıtlı bulunan dairenin tahsis edildiği, yoksa davacı yerine ihraç üzerine kooperatife alınan bir üye olmadığı, bu nedenle bu davalı bakımından da davanın reddi gerektiği..." gerekçesiyle, asıl dava bakımından (... Esas sayılı dosya); davacının davalı kooperatife karşı açtığı davanın esastan reddine, davalı ...'a karşı açtığı davanın ise husumet yönünden reddine, birleşen dava bakımından (Konya ....ATM'nin ... E.- ... K.); davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin, borçsuz tüm ortakların katılabildikleri, noter huzurunda çektirilen kuraya katılarak dava konusu konutu kurada kazandığını, yönetim kurulunun, müvekkilinden aidat istemediği gibi, sanki müvekkili aidatı ödemiş gibi çift imzalı/mühürlü tahsilat makbuzlarını müvekkiline teslim ettiğini, bunların karşılığının .....'in sıva işçiliği avansıyla takas edilerek kayıtlara geçirildiğini söylediğini, müvekkili sanki eşit ortakmış gibi, davadan önceki tüm genel kurul tutanaklarını inceleyip ödedikleri ile eşit ortakların dava tarihine kadar ödediklerini belirleyip aradaki farkın fazlasını tevdi yerine ödediğini ancak, müvekkilinin borçlu olduğuna dair karar verildiğini, müvekkilinin yeteri kadar ödemesi olmasaydı bile, tapunun iptaliyle, müvekkili adına tescili gerektiğini, müvekkilin ödediklerinin toplamı yapılıp, neden ve hangi kritere göre eksik olduğunun belirlenmediğini, müvekkilin, periyodik aidat ödemekten muaf ortak olduğuna dair savunmalarının da incelenmediğini, ortaklığa alınmasına dair 14.10.1996 tarih, 25 sayılı yönetim kurulu karanında, nelerin yazılı olduğunu müvekkilinin bilmediğini, güven üzerine konut satın aldığını sanarak, ihtiyatsız davrandığını, fakat eldeki verilerin, müvekkilin hakkını ispata yetecek nitelikte olduğunu, mahkemenin, başta ..... varisleri olmak üzere, imza sahiplerini dinlemeye dahi gerek görmeksizin müvekkilinin delillerini yok saydığı gibi, buna inandırıcı bir gerekçe de gösteremediğini, kararda, müvekkilinin üstün hakkı korunmadığı gibi, muayyen konutunun da elinden alınıp başkasına verildiğini, Konya .... Noterliği'nin 05.11.2000 tarih, ..... yevmiye numaralı kura çekiliş tutanağı'na davalı kooperatifin, 123 ortağı katılmış olup müvekkilin adının listenin 5. sırasında yazıldığını ancak, davalı ... .....'nın adının olmadığını, dava konusu edilen konutun tapuda maliki görünen davalı ... .....'nın müvekkilinin yerini aldığını, müvekkili yerine .....'nın ortaklığa alındığı gibi, konutun da .....'ya tahsis ve teslim edildiğini, davalı kooperatifin talimatıyla da ferdileştirilerek davalı ... ..... adına kat mülkiyeti tapusu oluşturulduğunu, müvekkilinin ...'a karşı açtığı davanın reddine karar verilmesinin sebebi diğer davalı kooperatif olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de kooperatife yüklenmesi gerektiği halde, müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin, davalı kooperatif ile ..... A.Ş. yetkililerine teslim ettiği 50.000, DM'nin karşılığı olan muhasebe işlemlerinin incelenmesinin dahi davayı ispat etmeye yeteceğini, .....'ya karşı açtıkları davanın reddi kararının emredici yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, davalı kooperatif ile ... aleyhine açılan önceki davadaki yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesine yönelik kararının kaldırılarak, yargılama giderlerinin davalı kooperatiften alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince verilen kararın asıl ve bileşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10/01/2024 tarih, ... E- ... Karar sayılı kararı ile;''....Kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan ortaklara borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekir. Dava konusu somut olayda davacı. davalı kooperatifteki ortaklığını, kooperatife sıva işi yapan ..... mirasçılarından devraldığını, üyeliği devraldığı kişinin peşin bedelli üye olması nedeniyle kendisinin de peşin bedelli üye olduğunu, ayrıca kooperatife herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen kura ile kendisine tahsisi gereken dava konusu taşınmazın devrinin verilmediğini iddia etmekte; davalı ise davacının peşin bedelli üye olmadığını, kooperatif aidat borçlarını ödemediğinden tapunun tescili talebinde bulunamayacağını savunmaktadır. Davacının davalı kooperatife verdiği 11/10/1996 tarihli dilekçesinde, kooperatifdeki ..... mirasçılarına ait kooperatif hissesini satın aldığını ve üyeliğe kabul edilmesini talep ettiği, dilekçe altında yönetim kurulunun 14/10/1996 tarih 025 nolu kararıyla davacının üyeliğe kabul edildiğinin şerh edildiği, kararın kooperatif kaşe ve imzası ile onaylandığı; yine 11/10/1996 tarihli "Taahhütname" başlıklı belgede, kooperatifin sıva taşeronu olan .....'e yapmış olduğu işlerden doğan alacağı nedeniyle kendisine bir adet kooperatif hissesi verildiği, tüm aidatların kooperatifçe karşılanacağı, .....'in kat farkı alma hakkına sahip olup, kat farkı borcu bulunması halinde ödeme ile sorumlu olacağının, bunun dışında bir sorumluluğunun bulunmayacağının, hissenin/üyeliğin üçüncü kişiye satılması halinde devralan kişinin de aynı haklara sahip olduğunun taahhüt edildiği, ..... mirasçıları (... ve çocukları) tarafından kooperatif ortaklığının davacıya devredildiği, ..... mirasçılarının kooperatif ortaklığından çıkartılmasına, davacının kooperatif ortağı olarak alınmasına karar verildiği, ilgili taaahhüt ve kararın kooperatifin yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı, muhasip üye ile davacı tarafından imzalandığı, bu şekilde davacının kooperatife peşin ödemeli üye olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı kooperatife karşı Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasından açılan davada davacının ortaklığın tespiti ile yönetim kurulu ihraç kararının iptali talebinde bulunduğu, aidat borçlarını ödemeyen davacıya gönderilen ilk ihtarnamede 10 günlük süre verilmesi gerekirken 7 günlük süre verildiği ve ihtarnamenin usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kooperatif ortaklığından çıkartılmasına ilişkin 25/06/2002 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği görülmüştür. Davacının davalı kooperatife karşı kura sonucunda kat farkı alacağının tahsili hususunda yapmış olduğu takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açtığı, ayrıca davalı kooperatif yönetiminin 07/07/2004 tarihli 21 nolu kooperatif ortaklığından çıkartılmasına dair kararının iptali talepli dava açtığı, davaların birleştirildiği, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Esas sayılı kararıyla asıl davanın kabulü ile kooperatif ortaklıktan çıkartılma kararının iptaline, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz yoluna başvurulmaması üzerine 20/20/09/2011 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kooperatifçe üyelere verilecek dairelere ilişkin kura çekildiği, Konya .... Noterliğinin 05/11/2000 tarih ve ...../A yevmiye numaralı kura tutanağında 5.sırada davacıya dava konusu taşınmazın isabet ettiği, davalı ... .....'nın isminin kura listesinde bulunmadığı, .....'nın ortaklığı devraldığı .....'a kurada ..... parsel, A1.B1. 1. Kat 5 nolu bağımsız bölümün isabet ettiği, kooperatif karar defterinde davalı ... .....'nın 15/04/2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliği .....'tan devralmak suretiyle kooperatif ortağı olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın açılmasından sonra davalı kooperatifin 26/03/2011 tarihli genel kurulunda, tapu, resim, vergi ve harç işlemleri ile arsa parasının ödenmesinde harcanmak üzere ortakların her birinden 23.000,00 TL aidat alınmasına karar verildiği, bilirkişinin dosyaya sunduğu 12/05/2022 tarihli raporda, tapu kayıtlarında adı geçen üyelerden büyük çoğunluğunun aidatlarını ödediği, aidatlarını ödemeyen üyelerin de bulunduğu, bu ödemelerin ilgili banka hesabına yatırıldığı, ödemelerin kooperatif kayıtlarında yer almadığı bildirilmiştir. Buna göre davalı kooperatifçe 26/03/2011 tarihli genel kurul kararına istinaden aidat borçlarını ödemeyen bir kısım üyelere kurada isabet eden dairelerin devrinin yapıldığı, kooperatifin aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmadığı, davacı ile aynı durumda olan bir kısım ortaklara aidat borçlarını ödememelerine rağmen tapuları verildiği halde davacıya kurada isabet eden bağımsız bölüm tapusunun devredilmediği, sonradan ..... isimli üyeden üyeliği devralan davalı ... .....'nın kooperatife üye yapıldığı, davalı ...'nın üyeliği devraldığı .....'a kurada tahsis edilen bağımsız bölümün dava konusu bağımsız bölüm olmayıp ..... parsel, A1.B1. 1. Kat 5 nolu bağımsız bölüm olduğu, ancak davalıya kurada isabet eden daire verilmesi gerekirken davacıya tahsisi yapılan dava konusu dairenin devir ve tescilinin yapıldığı anlaşılmakla, asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde ise de birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken karardaki gerekçelerle birleşen davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenlerle davacının birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf talebinin kabulüne, eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dairemizce yeniden karar verilmesi gerektiği....'' gerekçesiyle, birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davaya yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, asıl davada davalı kooperatife karşı açılan davanın esastan reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile, Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Köyü, ..... parsel, B blok, 4. kat, 19 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın davalı ... ..... (GÜN) adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Dairemizce verilen karar birleşen davada davalı ... ..... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2024 tarih, ... Esas- 2024/... Karar sayılı ilamıyla; "..Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; kooperatifçe aidat borcu bulunduğu tespit edilen bir kısım ortaklara tapu devri yapılmış olması nedeniyle kur'a ile davacıya tahsis edildiği anlaşılan birleşen dava konusu bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararına ilişkin birleşen dosyada davalı ... ..... vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına.." şeklinde hüküm kurulmuştur. TALEP: Birleşen davada davalı kooperatif vekili, HMK 375.maddesi (ğ) fıkrasına göre: "karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" ve (ı) fıkrasına göre : " bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması"nın yargılamanın iadesi sebebi olarak kabul edildiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı, 22.09.2022 tarihli davanın reddine ilişkin kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğini, kararda davacının üyeliği devraldığı kişinin peşin bedelli üye olması nedeniyle kendisinin de peşin bedelli üye olduğunun kabul edildiğini oysa, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı kararı ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş olsa da kararın gerekçesine bakıldığında müvekkili kooperatifin talep ettiği alacak miktarı ile mahkemece bilirkişi tarafından hesap edilen alacak miktarı arasında fark olduğu gerekçesiyle ihraç kararının iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu durumda dairenin kesinleşen kararında davacının kooperatife borcunun bulunmadığı ve peşin ödemeli üye olduğu kabul edilmesine rağmen yine, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı kesinleşmiş kararında davacının kooperatife borcu olduğunun kabul edildiğini, bu durumda birbiriyle çelişen iki kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının kooperatife borcu olduğu tespiti yapıldıktan sonra davacının davasının reddi, borcu olan üyelere daire tahsisi yapıldığının kabulü halinde ise davacının kooperatife olan güncelleştirilmiş borcunun bilirkişi marifetiyle tespit edilip depo ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş ... E.-... K. sayılı kararı ile davacının kooperatife borcu olduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... E.- ... K. sayılı kesinleşmiş kararında ise, davacının kooperatife borcunun olmadığına karar verilmesi karşısında kesinleşmiş mahkeme kararları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yargılamanın iadesine ve davanın reddine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davacının borcunun güncel değerinin tespiti ile depo ettirilerek karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın ''Yargılamanın İadesi Sebepleri'' başlıklı 375. maddesinde ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 377.maddesinde'' (1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." düzenlemesi bulunmaktadır. HMK'nın ''Talebin ön incelemesi'' başlıklı 379. maddesinde de '' (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı kesinleşen kararında davacının kooperatife borcu olduğu kabul edilmesine rağmen Dairemizin ... E-... K. sayılı kesinleşen ilamında davacının kooperatife borcunun bulunmadığı ve peşin bedelli üye olduğunun kabul edildiği ve bu itibarla, birbiriyle çelişen iki ayrı kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan HMK'nın 375/1-(ğ) ve (ı) maddelerine dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş ise de, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı kararının, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 20/09/2011 tarihinde, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı dosyasında verilen kararın ise, Dairemizin 10/01/2024 tarih, ... E-... K. sayılı ilamı ile kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve işbu Dairemiz ilamının da Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... E-... K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine mahkeme kararının 20/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, somut olayda, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulünü gerektirir şartların süre ve yargılamanın yenilenmesi sebepleri bulunmadığından oluşmadığı, bu nedenle HMK'nın 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan 1.281,40 TL harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 666,00 TL harcın talep halinde birleşen davada davalı . ......'ne iadesine, 3-Davacı taraf lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Birleşen davada davalı ...... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, 8-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; davalı ...... vekilinin yüzünde, verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 09/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...