T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1911 - 2025/1636 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1911 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/1636 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2023 ESAS NO : 2021/423 E 2023/489 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1911 - 2025/1636 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1911 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/1636 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2023 ESAS NO : 2021/423 E 2023/489 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketin keşide ettiği, diğer davalının ise lehtarı olduğu 30/10/2018 tarihli 1.400.000,00-TL bedelli çek alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ I-)Davalı ... vekili; müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, bu haliyle çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, davacının tüm başvuru ve ibraz sürelerini kaçırdığını, böyle bir alacağı var ise davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar istemiştir. II-)Davalı ... İnşaat...Ltd Şti vekili; davaya konu çekin düzenleme tarihinin 30.10.2018 tarihi olduğunu, söz konusu tarihte şirket adına atılan imza müvekkili yetkilisine ait olmayıp keşide tarihindeki şirket yetkililerinin ... ve ... müşterek imzası ile temsil edildiğini, söz konusu çekte sadece bir imza bulunduğunu, bu imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece: Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; ticaret sicil kayıtlarında belirtildiği üzere, 03.08.2018 tarihli karara göre 10 yıl süre ile ... ve ...'ın davalı şirketi müştereken temsile yetkili kılındıkları, dava konusu 30.08.2018 tarihli çek üzerinde tek imza bulunması nedeniyle davalı şirketi bağlamayacağı, dava konusu çekin dava dışı ... tarafından davacıya ciro ile teslim edilmesi nedeniyle de davalı ... ile arasında varsa temel ilişkiyi yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, bu hususun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; davaya konu çeki şirketin temsilcisi aynı zamanda lehtar sıfatıyla çekte cirosu bulunan davalı ... tarafından şirketi münferiden temsile yetkilisi tarafından keşide edildiği anılan davalının şirket adına sıralı çekler keşide ettiğini, dava konusu çekin yetkisiz kişilerce imzalandığı kabul edilse dahi davalı ...'ın ... İnşaat Ltd.Şti. kaşesi üzerine atmış olduğu imza ile temsil yetkisi olmadığı halde çeki keşide etmiş olması sebebi ile şahsi sorumluluğunun doğacağı ve bu sebeple bu davalı yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı davacı ciro yoluyla hamilin keşideci ve lehtardan alacağını talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; süresi içinde bankaya ibraz edilmemiş kambiyo vasfını yitirmiş çeke dayalı alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, davalı borçlu keşideci hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekârlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı keşideci şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili aleyhine icra takibine konu çekteki imzaların şirketin yetkili temsilcilerine ait olmadığı şirketin çift imza ile temsil edildiği ve atılı bulunan imzanın müvekkilini bağlamayacağını, bu nedenle icra takibine konu çek nedeniyle borçlu bulunmadıklarını savunmuştur. Davalı vekilinin çekte yer alan keşideci imzalarının sahte olduğu ve şirketin çift imza ile temsil edildiği yönündeki iddiası mutlak def'i olup, çeki elinde bulunduran iyiniyetli hamil dâhil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebilecektir. Bu durumda mahkemece, çekin keşide tarihinde davalı şirketin temsile yetkili kişilerin belirlenmesinden sonra icra takibine konu çekteki imzaların şirketin yetkililerine ait olmadığı ve şirketin çift imza ile temsil edildiği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer davalı lehtar aleyhine davacı son hamilin talebi yönünden yapılan inceleme de ise : Davalı, çekte lehtar hamil olup ara ciranta konumundadır. Davacı ise takip alacaklısı ciro yoluyla son hamil olup taraflar arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden davalı hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma hakkını yitirse bile, temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı dava dışı kişiye karşı başvuruda bulunabilecektir. Ancak lehtar ciranta olan davalıya karşı ise taraflar arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle başvuruda bulunma hakkı yoktur. Davacı, süresi içinde ibraz edilmeyen çekte son hamil, davalı ise çekte lehtar ciranta durumundadır. Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı gibi çekte davada taraf olmayan ara cirantalar vardır. İbraz edilmeyen ve çift imza ile temsil edilen şirketin yetkili temsilci tarafından da keşide edilmeyen çekte hamil, keşideciye karşı da başvuruda bulunamaz. Lehtar hamil davalı ile son hamil davacı arasında başka cirantalar bulunduğundan, davalı lehtar ile davacı son hamil arasında akdi ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davacı davalı lehtar cirantaya karşı alacak talebinde bulunamayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/423 Esas, 2023/489 Karar ve 21/09/2023 kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3a)Davanın REDDİNE, b)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 18.055,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.785,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c)Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalılar yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 167.599,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, e)Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4)İstinaf Kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 5)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6)İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7)Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 23/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."