11. Hukuk Dairesi 2023/49 E. , 2024/3700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1824 Esas, 2022/1871 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/190 E., 2020/122 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespit, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından ist
**11. Hukuk Dairesi 2023/49 E. , 2024/3700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1824 Esas, 2022/1871 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/190 E., 2020/122 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespit, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005/56209 ve 2012/22630 sayılı "MİSİNA" ibareli tescilli markanın sahibi olduğunu, davacının İstanbul'un en gözde balık restoranlarından birini işlettiğini, davalı tarafın müvekkiline ait misina markasını internette ve tanıtım vasıtaları üzerinde kullandığını, davalıya ihtarname gönderilerek bu ihlale son verilmesinin istenildiğini, davalı tarafın ihtarnameye verdiği cevapta "misina" ibaresinin internet ve tanıtım vasıtalarından kaldırıldığını bildirdiğini, ancak davalı tarafın bu sefer de "Çeşme Miss.ina Restaurant" şeklinde markayı kullanarak vaki duruma devam edildiğini, bunun üzerine restoranda delil tespiti yaptırıldığını ve bilirkişi raporunda iltibasın tespit edildiğini, davalı tarafın "Çeşme Miss.ina Restaurant" şeklinde marka kullanımının ayırıcılık ifade etmediğini, hatta davalı taraf telefonla arandığında "Misina Restaurant" şeklinde telefona cevap verildiğini ileri sürerek davacıya ait markaya tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin el konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 98.419,95 TL' ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, delil tespiti dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, davacının "misina" ibareli markası ile müvekkilinin "miss.ina" markasının farklı olduğunu, davacıya ait markanın ne internette ne de tanıtım veya sarf malzemelerinde kullanmadığını, davacı markasının hiçbir şekilde kullanılmadığını, davacının ikametinin İstanbul olması sebebi ile müvekkilinin coğrafi farklılıktan kaynaklı hiçbir haksız rekabet veya haksız kazanç sağlama içerisinde bulunmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "MİSİNA" markası ile davalı tarafça kullanılan "MİSSİNA" ve "MİSS.İNA" ibarelerinin işitsel ve anlamsal olarak aynı oldukları, davalının fazladan "S" harfini eklemesi veya "MİSS" hecesinden sonra araya (.) işareti koyarak "İNA" hecelerini ayrı yazmasının tarafların markalarını farklılaştırmak için yeterli olmadığı, "MİSİNA" ibaresinin, balık oltasının takıldığı yapay ve sentetik maddeden yapılmış çeşitli kalınlıktaki iplerin adı olduğu, davaya konu markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için tanımlayıcı nitelikte olmaması nedeniyle ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, davalının "MİSSİNA" ve "MİSS.İNA" markalarını yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri sunulan lokanta tabelasında kullandığı, davacının markalarının da bu hizmetler için tescilli oldukları, her iki tarafında ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, bu nedenle ortalama tüketicilerin her iki markayı karıştırma ihtimali bulunduğu gibi davalının lokantasının Çeşme'de faaliyet gösteren davacıya ait bir lokanta olduğunu zannederek her iki marka arasında bağlantı kurabilecekleri, davalının eyleminin markaya tecavüz niteliğinde olduğu, alınan bilirkişi raporları ile lisans bedeline göre yapılan hesaplamada 98.419,95 TL tazminat bedelinin tespit edildiği, davalıya daha önce ihtarname gönderilmesine rağmen "MİSSİNA" ibaresini "MİSS.İNA" olarak değiştirerek kullanmaya devam ettiği, benzer markaları tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurularda bulunduğu, marka başvurularının reddedildiği, bu nedenle yüksek derecede kusurlu olduğu, elde ettiği, gelire, kusurunun ağırlığına ve markayı kullanım süresine göre davacının talep ettiği 15.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının lokantasında "missina" ve "miss.ina" ibarelerini işletme adı olarak tabelasında ve iş evrakında kullanarak davacıya ait "misina" esas unsurlu marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına ve giderilmesine, marka hakkına tecavüz teşkil eden davalıya ait tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmelerine, 98.419,95 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka tecavüzünün gerçekleşmediğini, müvekkili tarafından kullanılan "ÇEŞME,MİSS.İNA RESTAURANT" ibaresi ile davacı tarafa ait "MİSİNA" markası arasında benzerlik olmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığını, marka kullanımının ticari faaliyete etkisinin bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu marka kullanımını bırakıp Yücel Balık adı ile işletilmeye başlandığını, maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığını, davacının talebinin olmamasına rağmen İstanbul Ticaret Odası tarafından bildirilen lisans ücreti üzerinden hesaplama yapılmasının dayanağının bulunmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde 66/b maddesine göre, "markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" hesaplanmasını talep ettiğinin görüldüğünü, bilirkişiler tarafından, 66/c maddesine göre hesaplama yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkilinin davacıya ait markayı kullanması nedeniyle ilave gelir elde ettiğinin ispatlanamadığını, manevi tazminat talep koşullarının bulunmadığını, mahkemece takdir edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının ıslah harcını mahkemece verilen bir haftalık süreden sonra yatırdığını, talebin zamanaşımına uğradığını, kararın adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunubelirterek davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markasına tecavüz fiilinin gerçekleşmediğini, bilirkişi raporunda maddi tazminatın hatalı -yanlış hesaplandığını, lisans bedeline göre hesaplama yapıldığını ancak davacının bu şekilde bir talebi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu ibareyi kullanması ile ekstra bir gelir elde etmediğini, manevi tazminat koşulları oluşmadığı halde mahkemece fahiş bir bedele karar verildiğini, davacı tarafın zamanında ıslah işlmeini yapmadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı Markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9, 61, 66 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.