T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/13 - 2026/451 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/13 KARAR NO : 2026/451 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2024/19…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/13 - 2026/451 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/13 KARAR NO : 2026/451 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2024/194 Esas -2025/655 Karar DAVACI :QSTAER QUANTUM ULAŞIM ENERJİ İLETİŞİM SİSTEMLERİ LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : UNITED DC ALÜMİNYUM SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebi HÜKÜM : Kararın kaldırılması- yeniden hüküm İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden firmanın, davalı firmanın Kocaeli Asım Kibar Orgabize Sanayi Fabrikasındaki tüm mekanik işlerini hususunda anlaştığını ve işini eksiksizce tamamladığını İlgili fabrikanın soğutma sistemleri, yangın sistemleri, ısıtma sistemleri, doğalgaz, hidrofor, hava devreleri sistemleri gibi tüm yapılarını davacı müvekkilin kurduğunu ve tamamladığını, taraflar arasında malzeme ve işçilik yönünden anlaşma sağlandığını, 01/10/2022 tarihinde başlayan işler için aylık ortalama 13-15 işçi istihdamı yaptıklarını, davalının işin son kısmına kadar ödemeleri yaptığını, ancak işin son aylarına gelindiğinde, düzenlenen faturaları ödemekten imtina ettiğini, taraflarına 27.12.2023 tarihli fiyat farkı düzenlediğini, davalı tarafından düzenlenen bu fiyat farkı faturasına, zamanında Zeytinburnu 1. Noterliği, 02.01.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile itirazda bulunduklarını ve ilgi faturaları kabul etmediklerini, alacaklarına dayanak olan tün faturaların ticari defterlerine işlendiğini, düzenlenen faturaların detaylı olduğunu, düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini kesinleştiğini, alacak davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları ve ek dava açma haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, Kocaeli'de kurulacak olan fabrikasının mekanik işlerini yapması için davacı tarafla anlaştığını ve taraflarca 01.09.2022 tarihinde "Alüminyum Byet Üretim Tesisi Mekanik Sistemleri Yapım İşi Sözleşmesi" imzalandığını, personel maaşları ve SGK yükümlülükleri davacı yana ait olduğunu, SGK ya alt taşeron sözleşmesi sunma yükümlülüğü de yine davacı tarafa ait olduğunu, Kocaeli SGK Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 01.09.2022 tarihli sözleşmenin kim tarafından ne zaman sunulduğu sorularak ilgili sözleşmenin müdürlükten celbini talep etmiştir, davalıya toplamda, 8.787.256,88- TL ödeme yapıldığını, ekonomik şartlar ve döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle davacının mağdur olmaması için ek talep edilen ödemeler de yapıldığını ve sözleşme ve tekliflerde belirtilen toplam anlaşma bedelinden yaklaşık 2.000.000,00- TL fazla ödeme yapılarak sözleşmesel ödeme yükümlülüğüne uyulduğunu, buna karşın davalı tarafından, 01/08/2023 tarihinden 25.11.2023 tarihine kadar 13 adet fatura düzenlendiğini, bu düzenlenen faturalara mutabık kalınmadığı için reddedildiğini, 01/12/2023 tarihli QS...14-15-16-17-18 numaralı 5 adet faturayı temel fatura olarak düzenlediğini, temel faturanın sistemden iptal durumu bulunmadığından, 27.12.2023 tarihli, DCE... numaralı fiyat farkı faturası düzenleyip, davacı tarafa gönderdiklerini, davacının 2024 yılında davacının düzenlemiş olduğu QS..., QS... ve QS... numaralı temel faturalarda, yer alan ürünlerin daha öce düzenlenen faturalarda yer alması ve teşvik belgeli ürünlere KDV uygulamaları nedeni ile iade faturası düzenlenerek iade edildiğini belirterek, davalı vekil; HMK Madde 29, TMK. Madde 2, TMK Madde 3, TTK Madde 18 atıf yapmış, 1.960.496,02 TL Takip miktarı üzerinden harcın tamamlatılmasını, davacının davasının usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' Dosya kapsamından taraflar arasında kur farkından dolayı davacının fatura kesebileceğine veya fazladan alacak talep edebileceğine dair bir anlaşma olmadığından, ahde vefa ilkesi gereğince basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken tarafların mücbir sebep olmadıkça yapılan sözleşmedeki belirlenen bedelle bağlı oldukları, davacının aksini ancak yazılı delille ispat etmesi gerektiği, ispat edemediği anlaşıldığından davacının açmış olduğu davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyadaki mevcut deliller eksik ve hatalı değerlendirilerek müvekkil aleyhine karar verilmiştir. bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporuyla yapılan tüm tespitlere rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesi, delillerin eşit ve objektif değerlendirilmesi ilkesine açık bir aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi, tarafların ticari defterlerini inceleyerek davacının alacaklı olduğunu açık ve tereddütsüz biçimde tespit ettiğini, bu tespit dosya kapsamındaki diğer belgelerle de uyumlu olduğunu, mahkemenin, bilirkişi raporlarıyla çelişen bir sonuca ulaştığını, raporların neden hükme esas alınmadığını, hangi yönlerden yetersiz veya hatalı bulunduğunu karar gerekçesinde açıklamadığını, tarafların ticari defterlerine kaydetmiş oldukları fatura kayıtları birbirini doğruladığını, davalı tarafın, düzenlenen faturalara süresinde itiraz etmediğini, bu faturaları ticari defterlerine işleyerek akdi ilişkiyi ve borç doğuran işlemleri teyit ettiğini, tarafların karşılıklı ticari defter kayıtlarının birbirini doğruluyor olması, akdi ilişkinin varlığını ve talep edilen alacağın gerçekliğini ortaya koyduğunu, kararın kaldırılarak müvekkilin zararının giderilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yargılama sürecinde keşif icra edilmediğini ve tanık dinlenmediğini, kararın sağlıklı ve denetlenebilir bir hukuki temele dayanmamasına yol açtığını, yerel mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak vekil edenin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi gerektiğini, İstinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın basiretli tacir kavramına aykırı tutumu, davasını ispatlayamadığı hususu sayın mahkemece de tespit edildiğini ve gerekçeli kararda tüm bu hususlara değinildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli istinaf başvurusu yerinde olmayıp, davacının istinaf başvurusunun reddi ile, usule ve hukuka uygun kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili; müvekkil firmanın, davalı firmanın Kocaeli Asım Kibar Orgabize Sanayi Fabrikasındaki tüm mekanik işlerini hususunda anlaştığını ve işini eksiksizce tamamladığını İlgili fabrikanın soğutma sistemleri, yangın sistemleri, ısıtma sistemleri, doğalgaz, hidrofor, hava devreleri sistemleri gibi tüm yapılarını davacı müvekkilin kurduğunu ve tamamladığını, yapılan işler karşılığında davalıya kestiği faturaların kesinleştiğini, davalı tarafça bakiye bedelin ödenmediğini beyanla şimdilik 1.000,00 TL’nin (ıslahla 1.018.088,25 TL’nin) davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkil şirketin Kocaeli'de kurulacak olan fabrikasının mekanik işlerini yapması için davacı tarafla anlaştığını ve taraflarca 01.09.2022 tarihinde "ALÜMİNYUM BYET ÜRETİM TESİSİ MEKANİK SİSTEMLERİ YAPIM İŞİ SÖZLEŞMESİ" imzalandığını, davalıya toplamda 8.787.256,88- TL ödeme yapıldığını, sözleşme ve tekliflerde belirtilen toplam anlaşma bedelinden yaklaşık 2.000.000,00- TL fazla ödeme yapılarak sözleşmesel ödeme yükümlülüğüne uyulduğunu, buna karşın davalı tarafından, 01/08/2023 tarihinden 25.11.2023 tarihine kadar 13 adet fatura düzenlendiğini, bu düzenlenen faturalara mutabık kalınmadığı için reddedildiğini, buna karşılık 01/12/2023 tarihli QS...14-15-16-17-18 numaralı 5 adet faturayı temel fatura olarak düzenlediği, temel faturanın sistemden iptal durumu bulunmadığından 27.12.2023 tarihli, DCE... numaralı fiyat farkı faturası düzenleyip davacı tarafa gönderdiklerini davacının alacağının kalmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında 01.09.2022 tarihinde "ALÜMİNYUM BYET ÜRETİM TESİSİ MEKANİK SİSTEMLERİ YAPIM İŞİ SÖZLEŞMESİ" imzalanmış, işin bedeli 4.700.000,00 TL+KDV götürü bedel olarak kararlaştırılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak sözleşmedeki belirtilen işlerin tamamını yapmış olduğu, bu işlerden dolayı davalı tarafından davacıya 9.000.000,00 TL ödeme yapıldığı, 4.700.000,00 TL+KDV götürü bedelle anlaşılan sözleşmede sözleşme kapsamında belirlenen bedel üzerinden davacı alacağa hak kazanabileceğinden fazlasıyla davacıya davalı tarafından ödeme yapılmış olduğundan davacının talep edebileceği bakiye alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı yüklenici tarafından davalı aleyhine düzenlediği faturalar nedeniyle alacağının sözleşme bedelinden daha fazla olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı) Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya yönünden yapılan incelemede; mahkemece tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapora göre, davacı yüklenici tarafından davalı adına düzenlenen 5 adet toplamda 10.328.020 TL bedelli ve davacının 2024 yılında düzenlediği 717.240 TL ve 257.385,60 TL bedelli faturaların davalının defterlerine borç olarak kaydedildiği, davacının defterlerine göre davalı tarafından davacıya toplam 9.267.748,04 TL ödeme yapıldığı, bu çerçevede davacı yüklenicinin kesinleşen faturalar nedeniyle davalıdan bakiye 2.034.897,56 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, bu husus davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz içeren 12.6.2025 tarihli dilekçesinde de doğrulanmıştır. Buna göre, taraflar arasında kararlaştırılan götürü bedel eser sözleşmesi uyarınca davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında alacağının sözleşme bedeli üzerinden belirlenmesi gerekmekte ise de, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında alacağını faturalara hasrettiği, ilgili faturaların da davalı defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu suretle TTK.21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir. Öte yandan, davalı tarafından fatura defterine kaydedildikten sonra anılan faturaya ilişkin iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağı, iade faturalarının davacı defterine de kaydedilmemiş olmasına göre, mahkemece, davacının bakiye 2.034.897,56 TL alacağı bulunduğunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/11/2025 tarih, 2024/194 Esas, 2025/655 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, 2-Davanın kabulü ile, 1.018.088,25 TL’nin 1.000 TL sinin dava, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 1.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen kısım üzerinden alınması gerekli 69.545,61 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan harçların mahsubu ile bakiye 51.118,01 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 4-Kabul edilen kısım üzerinden AAÜT gereği hesaplanan 158.713,20 vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 18.853,20 TL harç masrafı ile gider avansından sarfedilen toplamda 12.184 TL tebligat, posta ve bilirkişi masrafları olmak üzere toplam 31.037,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-3.600 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) (İlk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına) 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 8-Davacının başvurusu yerinde görüldüğünden yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL başvuru harcı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır