T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1162 KARAR NO:2025/2015 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:23/03/2022 NUMARASI:2018/185 Esas - 2022/271 Karar DAVANIN KONUSU:Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1162 KARAR NO:2025/2015 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:23/03/2022 NUMARASI:2018/185 Esas - 2022/271 Karar DAVANIN KONUSU:Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette nakliyat aracısı/komisyoncusu yasal sorumluluk sigortası ... Poliçesi kapsamında sigortalı 5 adet tank konteynır içerisinde istif edilen emtianın 10/12/2015 tarihinde sigortalı dava dışı ...AŞ’ye ait tank konteynerleri ile dava dışı ... AŞ’nin sorumluluğunda Almanya'da bulunan alıcı firmaya sevk edilmek üzere Dilovası/Kocaeli... limanından ... adlı gemiye yüklendiğini, 14.12.2015 tarihinde içerisinde 2 rulo saç bulunan davalıya ait kapalı konteynerin gemiye yüklenmesi sırasında bu konteynerin tabanın açılması/kopması sonucunda konteyner içinde bulunan ... gemide bulunan sigortalı... nolu tank konteynerin üzerine düştüğünü, konteyner içindeki emtianın davalının sorumluğunda iken %100 oranında kusuru ile hasarlandığını, sigortalı firmaya karşı taşımadan sorumlu olan davalının aynı zamanda tabanı kopan kapalı konteynerin de sahibi olduğunu, hasara uğrayan sigortalı tank konteyner ve içinde bulunan hasarlı emtia için sigortalı şirketlere hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, deniz yolu ile yük taşıma işiyle iştigal eden ...'nın Türkiye acenteliğini yaptığını, müvekkili acente aleyhine doğrudan dava açılamayacağını, taşıma sözleşmesinde taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların Londra Mahkemeleri’nde ve İngiliz hukukuna göre çözüleceği hususunda düzenleme bulunduğunu, olayda müvekkilinin kusurunun yada ihmalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 07.07.2017 tarihli kararı ile; " ...Dava dışı sigortalı yükleten ... AŞ ile taşıyıcı ... arasında konişmento düzenlendiği, davalının dava dışı ... nın acentesi olduğu, davacının asıl taşıyıcı olan ... ya izafeten acenteye doğrudan dava açmadığı, davalı acentanın taşıyıcı olmadığı, davalının davada pasif husumeti bulunmadığından davanın usulden reddine..." karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi sonucunda Dairemizin 2017/1040 Esas, 2018/122 Karar ve 15.02.2018 tarihli kararı ile; "...Dosyada yer alan konişmentoda ... şirketinin taşıyan olup, davalı şirket de taşıyanın acentesi olarak hareket etmiştir. Hal böyle olmakla birlikte somut olayda; davacı tarafça haksız fiil hükümlerine dayalı olarak davalıdan talepte bulunulmaktadır. Davalı ise, dava dışı...Ltd Şti'nin yükleri bulunan ... nolu konteynerin adı geçen şirket tarafından yanlış ve hatalı istiflenmiş olduğunu, malların emniyete ve sağlama alma yani lashing işleminin düzgün yapılmadığından.... nolu konteynerin tabanında yırtılma meydana geldiğini, bunun sonucunda konteynerin içinde bulunan rulo saçın düşerek davacının sigortalısının yükünün bulunduğu ...nolu tank konteynere ve içindeki emtiaya hasar verdiğini, müvekkilinin sadece konteyneri taşımak üzere dolu, kapalı ve mühürlü şekilde dava dışı...Ltd Şti'den teslim aldığını, asli kusurlu tarafın bu şirket olduğunu beyan etmiştir. ... A.Ş. tarafından dosyaya gönderilen yazıda; ... nolu konteynerin hat operatörünün davalı ... A.Ş. olduğu belirtilmiştir.TTK.nın 1190. Maddesinde;" (1) Taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluk sınırlandırılmasına ilişkin hükümler, navlun sözleşmesine konu olan eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden, taşıyan aleyhine, haksız fiile veya diğer bir sebebe dayanılarak açılacak bütün davalarda uygulanır. (2) Böyle bir dava, taşıyanın adamlarından biri aleyhine açılırsa, görevi veya yetkisi sınırları içinde hareket ettiğini ispat etmek kaydıyla, o da, taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluğu sınırlandırma hakkından yararlanabilir. (3) Taşıyan ile onun adamlarından istenebilecek olan tazminat miktarlarının toplamı, 1187 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırını aşamaz." şeklinde hüküm bulunmaktadır.Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında; davalı acente, dava dışı taşıyanın taşıma işletmesinde çalışmasa bile navlun sözleşmesinin ifasında kullandığı yardımcı şahıslar kapsamında yer aldığı ve davacı talebi doğrultusunda haksız fiil hükümleri gözetilerek işin esasına girilerek toplanan deliller doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçeye dayalı olarak davanın usulden reddinde isabet görülmemiştir.Bu bağlamda davalı vekilinin istinaf sebebi incelenmemiştir.İlk derece mahkemesi dava şartı kavramını yanlış değerlendirmiş; pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) kavramı ile dava şartı niteliğindeki taraf ehliyeti kavramını karıştırarak, dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Davacı haksız fiil hükümlerine dayandığına ve bu haksız fiilin davalı tarafından işlendiğini iddia ettiğine göre, iddia ve savunma kapsamında taraf delilleri toplanarak esas hakkında bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle, anılan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Mahkememizce denetime elverişli ve ayrıntılı tespitler yapıldığı görülmekle hüküm kurmak için yeterli bulunan 19/02/2021 tarihli ve 13/01/2022 tarihli, bir makine mühendisi bilirkişi, bir deniz taşımacılığı alanında uzman bilirkişi, kimya mühendisi bilirkişi, bir mali müşavir ile sigorta alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetten alınan bilirkişi kök ve ek raporları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2018 tarih ve 2017/1040 Esas 2018/122 Karar sayılı kaldırma ilamı, söz konusu yasal düzenlemeler kapsamında değerlendirme yapıldığında; davacı sigorta şirketine ... Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan dava dışı sigortalı...A.Ş.'nin sorumluluğunda Almanya'da bulunan alıcı firmaya sevk edilmek üzere ... adlı gemiye 10.12.2015 tarihinde davaya konu emteaların yüklendiği, sigorta poliçesi dönemi içerisinde 14/12/2015 tarihinde, içerisinde bulunan yükü taşımakta yetersiz hale gelmiş olan konteynerin taban sacı ve takviye bağlantılarının deforme olup yırtılarak ayrılması neticesi davaya konu hasarların meydana geldiği, davalı acentenin hasara neden olan konteyneri dava dışı taşıyana temin ettiği, söz konusu konteynerin yük taşımaya elverişsiz olmasına rağmen içerisine rulo sac istif edildiği, dava dışı ...'nın ifa yardımcısı olarak taşımada kullanılacak konteynerı temin eden davalı acentenin haksız fiilinin, konteynerin tabanının yırtılması sonucu istif edilen rulo sacın düşerek gemi ambarında bulunan tank konteynerin hasara uğramasına ve tank konteyner içerisinde bulunan emtianın tamamının zayi olmasına neden olduğu, TTK m. 1190/2 hükmünde taşıyanm adamlarından biri aleyhine haksız fiil davası açılması halinde, bu kişilerin dc taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırılması hakkındaki hükümden faydalanabileceğinin düzenlendiği, dava konusu olayda acentenin hasarın meydana gelmesine sebep olan konteyneri dava dışı taşıyana temin etmek suretiyle ifaya katıldığı, dolayısıyla davalı acentenin TTK m. 1190/2 hükmündeki "taşıyanın adamları" ifadesinin kapsamına girdiği, her ne kadar davalı tarafça davaya konu hasar olayına dava dışı istifleme ve lashingden sorumlu olan ... Taşımacılık'ın kusurunun neden olduğu savunulmuşsa da, hasarın oluşmasının sebebinin konteynerın elverişsizliği sebebiyle tabanın açılması ve içerisinde bulunan yükün diğer konteynerın üzerine düşmesi olduğu, dolayısıyla yükün konteyner içerisine istiflenmesi ve sabitlenmesinin zararın meydana gelmesine etkili olmadığının tespit edildiği, Mahkememizce hüküm kurmak için yeterli görülen 19/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda toplam hasar miktarının 31.956,10 USD olarak tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına hasarlanan emtia için 11.769,11 Euro ödeme yapıldığı, bu tutar USD'ye çevrildiğinde davacının sigortalısına toplam (emtea-tank hasarı) 31.956,00 USD ödeme yaptığının anlaşıldığı, somut olayda TTK 1187. maddesindeki sorumluluğu sınırlandırma hakkının kaybına neden olacak sebepler söz konusu olmadığından davalı acentenin sorumluluğunun sınırlandırılmasının TTK m. 1190/2 hükmünün yollaması ile TTK m. 1186 hükmü uyarınca yapılması gerektiği, konişmentoda eşyanın cinsine ilişkin bilgi yer almakla birlikte değeri hakkında bilgiye yer verilmediği, meydana gelen hasar bakımından acentenin sorumluluk üst sınırının 24.000 kg x 2 ÖÇH = 48.000 ÖÇH olduğu, her halukarda bu miktarın dava konusu miktardan çok fazla olduğu (14.12.2015 olay tarihinde 1 SDR=1,39178 USD üzerinden yapılan hesaplamaya göre; 48.000x1,39178=66.805,44 USD), davalı tarafın belirlenen gerçek zararın tümünden sorumlu bulunduğu, davacının bu miktarın tamamını dava dışı taşıyanın ifasına katılan yardımcı şahıs/taşıyanın adamı davalı acenteye rücu edebileceği, bu zararı davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, kabul edilen alacağa ödemenin yabancı para cinsinden olması gözetilerek ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4-a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.Yabancı para alacaklarında, yabancı paranın dava tarihinde ... Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak "TL" karşılığı üzerinden ilâm harcı alınacağı benimsenmiş olmakla..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.769,11 EURO'nun 02/03/2016 ödeme tarihinden itibaren Devlet bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 19.054,10 USD'nin 21/01/2016 ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin iddia edilen haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için dava konusu konteynerin sahibi olması ve konteyner tedarikini kendi ad ve hesabına yapmış olması gerektiğini, her ne kadar mahkeme tarafından... sayılı konteynerin müvekkili tarafından temin edildiği belirtilmiş ise de dava konusu zarara sebep olan konteynerin müvekkili acenteliğe ait olmayıp taşıyan şirkete ait olduğunu, konteynerin tedarikini de taşıyan ... tarafından yapıldığını, acentenin konteynerin sahibi olması ve kendi ad ve hesabına yabancı taşıyan ve taşıtan arasındaki navlun sözleşmesinin ifasında kullanılmak üzere konteyner tedarik etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hasara neden olan konteyneri dava dışı taşıyana temin ettiği ifadesinin gerçeklikten uzak olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde konteynerin .... tarafından kiralanmış olduğuna dair belge sunulmuşken mahkeme tarafından ...AŞ tarafından dosyaya gönderilen yazıda konteynerin hat operatörünün müvekkili olduğu yönündeki gerçeklikten uzak hatalı ibareye itibar edilmesinin hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, hat operatörünün taşıyan olduğunu, müvekkilinin taşıyan sıfatının bulunmadığını, hat operatörlerinden biri olan ...'nınTürkiye acentesi olduğunu, ilk derece mahkeme kararının hukuka aykırı olarak İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi tarafından reddedildiğini, haksız fiilden ispat yükünün iddia eden üzerinde olduğunu, davacı tarafından ispat yükünün yerine getirilmediğini, zararın konteynerin yük taşımaya elverişsiz olması nedeniyle meydana geldiğinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile taşıma sözleşmesinin taşıyan ve taşıtan arasında kurulduğunu, sözleşme doğrultusunda taşıyan tarafından konteynerin tedarik edildiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, nakliyat emtia blok sigorta poliçesi kapsamında ödenen sigorta hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, deniz yolu ile taşıması konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, dava dışı şirket acentesi olan davalı şirketin hasara neden olduğu iddia edilen konteynerden dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının buna ilişkin iddiasının ispat edip edemediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ...Nakliyat Depolama ... AŞ ile davacı sigorta şirketi arasında nakliyat emtia, blok sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava dışı ... şirketi tarafından toplam 120.000 kg trimetilaminhidroklorür %70 cinsi emtianın 11.12.2015 tarihli fatura ile 57.600,00 EURO karşılığında ... adlı firmaya satıldığı, 5 adet tank konteyneri istif edilen emtianın 10.12.2015 tarihinde Almanya'daki alıcı firmaya sevk edilmek üzere Dilovası - Kocaeli - ... Limanından "..." adlı gemiye yüklendiği, 14.12.2015 günü iki rolu sac bulunan ... nolu 20'lik kapalı konteynerin gemiye yüklenmesi esnasında bu konteynerin tabanının açılması/kopması nedeniyle konteyner içerisindeki 15.320 kg ağırlığındaki bir rulo sacın gemi ambarı içerisindeki ... nolu tank konteynerin üzerine düşmesi sonucu hasar meydana geldiği, liman amiri tarafından tutanak düzenlendiği, tutanakta 1 nolu iskelede gemi operasyonu esnasında liman aracı üzerinde alınan konteynerlerden ... konteynerin yüklenirken konteyner tabanının kendiliğinden açılması nedeniyle konteyner içinde bulunan bir adet rulo sac muhteviyatının başka bir konteynerin üzerine düşmesi sonucu tank konteynerin ağır olarak hasarlandığı, gemi ambarı içinde yağ sızıntısının meydana geldiğinin belirtildiği, ağır derecede ezilen tank konteynerde meydana gelen delinme ve yırtılmalar sonucunda içerisindeki muhteviyatın tamamının akmak suretiyle zayi olduğu, ... nolu sevkiyatın Yalova'dan başladığı, bitiş yerinin Almanya olduğu, konşimentoda gönderenin dava dışı ... Aş olduğu, alıcının yurt dışındaki mukim şirket olarak gösterildiği, konşimentonun taşıyıcı olarak ... Şirketi ad ve namına acente olarak ... tarafından imzalandığı, yükleme tarihinin 10.12.2015 olduğu, malın cinsinin balık yağı olarak belirtildiği, 07.01.2016 tarihli ekspertiz raporunda ilk ekspertiz tarihinin 14.12.2015 olarak belirtildiği, söz konusu tarihte ... Limanında yapılan ekspertiz çalışmasında bulguların saptandığı ve fotoğraflar ile belgelendiği, hasara konu emtianın trimetilaminhidroklorür %70 adlı balık yağı olduğu, sıvı haldeki 24.000 Lt emtia muhteviyatının tank konteyner içerisine doldurularak sevk edildiği, konteynerin 24.11.2014 tarihinde dava dışı şirket tarafından üretildiği, ... nolu koyteynerin tabanın açılması/kopması sonucu düşen rulo sacın konteynerin üst kısmına istif edildiği, istif edilmiş olduğu yerdeki taban destek saçlarının paslandığı, zemin kontra plaklarının çürümüş olduğu, taban destek saçlarının kaynak noktalarından koptuğu, civatalarının kestiği, saçların paslandığı, tank konteynerin 30.01.2015 tarihinde düzenlenen sözleşme ile sigortalı firma tarafından kiralanmış olduğu, bu sözleşmede tank konteyner bedelinin 22.000,00 USD olarak belirtildiği, fatura ile söz konusu bedelin talep edildiği, toplam hasar miktarının 29.682,91 USD olduğu, sigortalı tarafından sözleşme ile kiralanan konteynerin teminat kapsamında değerlendirilebileceği, hasarın meydana gelmesinde 2005 tarihinde 10 yıl önce üretilmiş ... n olu 20'lik kapalı konteynerin tabanın çürümüş/oksitlenmiş olmasının etkili olduğu, söz konusu hasarın 14.12.2015 günü ... nolu 20'lik kapalı konteynerin gemiye yüklenmesi esnasında bu konteynerin tabanın açılması ve kopması nedeniyle konteyner içerisindeki 15.320 kg ağırlığındaki rulo sacın gemi ambarındaki tank konteynerin üzerine düşmesi sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete 16.12.2015 tarihli e-fatura düzenlediği, faturada, gemi liman güvenlik bedeli, gemi konşimento ücreti, saha konteyner terminal ücreti ve gemi yükleme ücretinin yer aldığı toplam tutarının 1.121,92 USD olarak belirtildiği, ayrı bir faturada ise navlun, deniz ihracat navlunu olarak 1.510,00 EURO tutarında faturanın düzenlenmiş olduğu, dava dışı sigortalı şirketten ,yine dava dışı ... AŞ şirketi tarafından tank konteyner içerisinde 24.000 kg %70 adlı ürünün dökülerek zayi olması nedeniyle 11.520,00 EURO talep edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından 14.12.2015 tarihinde dava dışı sigortalıya 19.054,10 USD tutarında hasar bedelini ödediği, ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, dava dışı ... AŞ vekili tarafından 31.05.2017 tarihli cevabı yazıda ... konteynerin hat operatörünün ... gemi acenteliği AŞ olarak göründüğü, gemi yükleme sırasında hasarlanmanın 14.12.2015, boş konteynerinin gemiye yüklenmesinin 26.12.2015 olarak belirtildiği, davalı şirketin dava dışı ... firmasının Türkiye'deki genel acentesi olduğu anlaşılmıştır.Dairemizin kararı sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilerek raporlar alınmıştır. 06.03.2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; ... Tekstil İhracat Pazarlama AŞ adlı firma tarafından topları 120.000 kg trimetilamin hidroklorür. 670 cinsi bakk yağı emtia,5 adet tank içinde 10.12.2016 tarihinde, sigortacı nakliyeci firma sorumluluğunda Almanya'daki alıcı firmaya sevk edilmek üzere... Limanı'nı ... adlı gemiye yüklendiği, aynı anda içerisinde 2 rulo saç bulunan ... nolu 20'lik kapalı konteynirin gemiye yüklenmesi esnasında bir könteynirin tabanının açılması/kopması nedeniyle konteyner içindeki 15.320 kg ağırlığındaki 1 ruto saç levhanın gemi ambarı içindeki... nolu konteynirin üzerine düşmesi sonucunda hasarın meydana geldiği ve gemi içinde yağ sızıntısı olduğu, davacı firmanın, sigortalısına tazminat olarak ödediği bedelin sorumluluğunun, davalı firmaya ait olduğunu ve ödenen miktarın kendilerine ödenmesini istediği, davalı firmanın ise, taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmadığını; asıl kusurlu tarafın konteynerın istiflenmesi ve sağlamlaştırmadan sorumlu olan dava dışı Esna uluslararası, taşımacılık... hizmeti veren ve Dış. Tic. Ltd. olduğu iddiasında bulunarak sorumluluğun kendilerinde olmadığını ifade ettiği, dosya münderecatından anlaşıldığı üzere, huzurdaki davaya konu olayın navlun sözleşmesinin icrası sırasında vuku bulduğu, dolayısıyla tarafların sıfatı ve keza sorumlulukların da TTK'nın bahse konu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, davacı tarafın, dava dışı sigortalısı münasebetiyle bu ilişkide taşıtan sıfatına sahip iken; davalı tarafın (İstinaf Mahkeme'sinin kararı doğrultusunda") ise navlun sözleşmesinde taşıyan ...'nın taşıyanın acentesi olmakla birlikte, aynı zamanda dava dışı taşıyanın taşıma işlerinde kullandığı yardımcı şahıs olarak değerlendirildiği, bu çerçevede, davaya konu zararın da, teknik bilirkişi tarafından yapılan “malların bir daha kullanılması imkansız olduğu” görüşü gereğince zayi olduğunun anlaşıldığı, şu halde meselenin “Taşıyanın Sorumluluğu” başlıklı TTK m. 1178 vd. hükümleri uyarınca hükme bağlanması gerektiği, buna göre “Taşıyan navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yüklenmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür” hükümde açık bir şekilde ifade edildiği ve huzurdaki dava açısından da önemli olduğu üzere, aksi kararlaştırılmış olmadıkça (ki davaya konu taşıma sözleşmesinden bu yönde” (yükleme ve/veya istifin taşıtanın sorumluluğunda olduğu) bir hükme rastlanmamaktadır.) yükleme ve istif, navlun sözleşmesinin ifası bağlamında taşıyanın sorumluluğunda olduğu, diğer taraftan "Taşıyan, eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyeti de bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.” (TTK m. 1178/2). buna göre taşıyan eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlü olduğu, diğer bir ifade ile her ne kadar zıya, hasar veya gecikmeden kaynaklanan sorumluluk taşıyarıın kusuruna da dayansa (yani bu bir kusur sorumtuluğu da olsa) meydana gelecek bir zıya, hasar veya geç teslimde taşıyanın karine olarak kusurlu sayıldığı, dolayısıyla bu sebepten kaynaklanan bir zarardan kurtulabilmesi için taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru olmadığını ispatlaması gerektiği, ispat yükü taşıyanda olduğu, nihayet davaya konu uyuşmazlık açısından ele alınması gereken önemli bir diğer düzenlemenin ise TTK m. 1179 hükmü olduğu, söz konusu hükme göre(1) taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir. Taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, faşıyana aittir. (2) “Taşıyanın adamları” terimi, taşımada kullanılan geminin adamlarını, taşıyanın taşıma işletmesinde çalışan veya kendisini temsile yetkili kıldığı kişileri ve taşıma işletmesinde çalışmasa bile navlun sözleşmesinin ifasında kullandığı diğer kişileri kapsayacağı, filli faşıyana ilişkin hükümlerin saklı olduğu, hükmün uyuşmazlık konusu davaya bakan yönünün, taşıyanın aynı zamanda adamlarının da fiillerinden sorumlu olduğu, (Yine İstinaf Mahkeme'sinin davalıyı taşıyanın sözleşmenin ifasında kullandığı yardımcı şahsı olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmesinden hareketle) taşıma işletmesinde çalışmasa bile navlun sözleşmesinin ifasında kullandığı diğer kişilerin taşıyanın adamı kapsamında olduğu ve en önemlisinin ise ispat yükünün taşıyanın üzerinde olduğu, şu halde dava dışı taşıyan ve dolayısıyla davalının, kusursuz olduğunu ispatlamadıkça, meydana gelen kazadan karine olarak sorumlu olacağı, bu bağlamda, dosya münderacatından, davalının kanun hükümde yer aldığı şekliyle, davaya konu zarardan sorumlu olmadığını ispatladığını söylemenin mümkün görünmediği, netice itibariyle, aksi ispatlanana kadar, söz konusu zarardan, yükleme ve istiften sorumlu dava dışı taşıyan ve dolayısıyla davalının %100 kusurlu olduğu, resimler ve ekspertiz raporuna göre malların bir daha kullanılmasının imkansız olduğu, toplam hasar tutarının 29.682,81 USD olduğu, söz konusu zararın yükleme ve istiften sorumlu dava dışı taşıyan ve davalının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.04.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; dava konusu hasarlanan emtia bedelinin 11.500,00 EUNRO olduğu, hasarlı tank konteyner bedelinin 22.000,00 USD olduğu, sovtaj ve tenzil muafiyeti toplamı 4.945,90 USD düşüldüğünde 17.054,10 USD olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından 01.03.2016 tarihinde 11.769,11 EURO ve 20.01.2016 tarihinde ise 19.054,10 USD ödeme yaptığı, davaya konu zararın davalının kusurlu fiilinden kaynaklandığının davacı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava dışı ...Taşımacılık'ın haksız fiil sorumluluğunun tespiti için sektör bilirkişisi tarafından yükün konteyner içerisine eşit olarak dağıtılmamış olup olmadığı ve sağlamlaştırma işleminin uygun şekilde yapılıp yapılmadığı açısından ayrıca irdelenmesi gerektiği belirtilmiştir. 13.01.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı sigorta şirketinin cevaba cevap dilekçesinde davasını haksız fiil hükümlerine dayandırdığı, dolayısıyla davalı acentenin sorumluluğunun sınırlı olup olmadığının bu noktadan hareketle tespit edilmesi gerektiği, davalı acentenin hasara neden olan konteyneri dava dışı taşıyana temin ettiği, söz konusu konteynerin yük taşımaya elverişsiz olmasına rağmen içerisine rulo sac istif edildiği, konteynerin tabanının yırtılması sonucu istif edilen rulo sacın düşerek gemi ambarında bulunan tank konteynerin hasara uğramasına ve tank konteyner içerisinde bulunan emtianın tamamının zayi olmasına davalı acentenin haksız fiilinin neden olduğu, TTK m. 1190/2 hükmünde taşıyanın adamlarından biri aleyhine haksız fiil davası açılması halinde, bu kişilerin de taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırılması hakkındaki hükümden faydalanabileceğinin düzenlendiği, dava konusu olayda acentenin hasarın meydana gelmesine sebep olan konteyneri dava dışı taşıyana temin etmek suretiyle ifaya katıldığı, dolayısıyla davalı acentenin TTK m. 1190/2 hükmündeki “taşıyanın adamları” ifadesinin kapsamına girdiği, davalı acentenin yüke elverişsiz olan konteyneri taşımada kullanması TTK m. 1187/2 hükmü kapsamında “kast” veya “pervasızca davranış” olarak nitelendirilmemesi gerektiği, dolayısıyla sorumluluğunu sınırlandırma hakkının devam ettiğini, davalı acentenin sorumluluğunun sınırlandırılmasının TTK m. 1190/2 hükmünün yollaması ile TTK m. 1186 hükmü uyarınca yapılması gerektiği, konişmentoda eşyanın cinsine ilişkin bilgi yer almakla birlikte değeri hakkında bilgiye yer verilmediği, meydana gelen hasar bakımından acentenin sorumluluk üst sınırının 24,000 kg x 2 ÖÇH - 48.000 ÖÇH olduğu belirtilmiştir.Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 1178. maddenin üst başlığı taşıyanın sorumluluğudur. İlk fıkrada; taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğuna yer verilmiştir. 2.fıkrada; taşıyanın eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakiminde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğu, 3.fıkrada ise; eşyanın yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan itibaren sorumluluğa dair düzenlemelere yer verilmiştir. 1179. maddede; sorumluluktan kurtulma halleri üst başlığı ile; taşıyana yüklenemeyecek sebepler düzenlenmiştir. İlk fıkrada, taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığı, taşıyanın ve adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini, ispat yükünün taşıyana ait olduğu, 2.fıkrada ise; taşıyanın adamları teriminin taşımada kullanılan geminin adamlarını taşıyanın taşıma işletmesinde çalışan veya kendisini temsile yetkili kıldığı kişileri ve taşıma işletmesinde çalışmasa bile navlun sözleşmesinin ifasında kullandığı diğer kişileri kapsayacağı belirtilmiştir.Konşimentoda yer alan şirket, taşıyan olmakla birlikte davalı şirket taşıyanın acentesi olarak hareket etmiştir. İş bu davada davacı sigorta şirketi haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunmuştur. Davalı, dava dışı ... AŞ'nin cevabi yazısında belirtildiği üzere, ... nolu konteynerin hat operatörüdür. Davalı, dava dışı... Ltd. Şirketi'ne ait yükler için konteyner temin etmiştir. Söz konusu konteynerin tabanında yırtılma meydana geldiği, bunun sonucunda ise konteyner içerisindeki rulo sacın düşerek davacı sigortalısı yükünün bulunduğu tank konteynere ve içindeki emtiaya hasar verdiği anlaşılmaktadır. TTK 1190. maddesinde; "(1)Taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluk sınırlandırılmasına ilişkin hükümler, navlun sözleşmesine konu olan eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden, taşıyan aleyhine, haksız fiile veya diğer bir sebebe dayanılarak açılacak bütün davalarda uygulanır.(2) Böyle bir dava, taşıyanın adamlarından biri aleyhine açılırsa, görevi veya yetkisi sınırları içinde hareket ettiğini ispat etmek kaydıyla, o da, taşıyanın sorumluluktan kurtulması hâlleri ile sorumluluğu sınırlandırma hakkından yararlanabilir.(3) Taşıyan ile onun adamlarından istenebilecek olan tazminat miktarlarının toplamı, 1187 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırını aşamaz." düzenlemesi mevcuttur. Söz konusu yasal düzenlemeler kapsamında davalı acenteye karşı dava, haksız fiil hükümleri gereğince açılmıştır. Ekspertiz raporunda ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, yüke elverişsiz olan konteynerin taşımada kullanmasının TTK'nın 1187/2 hükmü kapsamında kast veya pervasızca davranış olarak nitelendirilebilecektir. Davalı acente hasarın meydana gelmesine sebep olan konteyneri dava dışı taşıyana temin etmek suretiyle ifaya katılmıştır ve dolayısıyla taşıyanın adamları ifadesinin kapsamına girmektedir. Bu nedenle mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 4.889,54 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.