T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1705 - 2026/471 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1705 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/471 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/710 E - 2025/707 K DAVANIN KONUSU : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1705 - 2026/471 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1705 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/471 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2025/710 E - 2025/707 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amerika menşeili şirket olan temlik eden ... şirketi ile müvekkili arasında 17/08/2019 tarihli temlikname imzalanarak temlik eden şirketin davalı ... Elektronik Sanayi ve Tic. A.Ş.'den faturalara dayalı alacaklarının şirketin tek ortağı ve sahibi olan müvekkiline temlik edildiğini, müvekkilinin temlik alan sıfatıyla faturalara dayalı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, temlik eden ... ile davalı borçlu şirket arasında faturaya konu malların temini konusunda anlaşma sağlandığını, temlik eden şirket tarafından ürünlerin davalı şirkete teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, davalının takibe itirazında herhangi bir dayanak göstermediğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; temlik eden şirket tarafından kabul edilen sipariş emri genel hüküm ve şartlarının 13.maddesinde müvekkilinin yazılı onayı olmadan temlik yapılamayacağının hüküm altına alındığını, davacıya yapılan temliğin geçersiz olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, temlik eden şirketin orijinal olmayan ürünleri teslim ettiğini, yapılan bildirimlere rağmen ürünleri geri teslim almadığını, ürünlerin müvekkilinin üretim hattında sıkıntılar yaşanmasına neden olduğunu, temlik eden firmanın tutumu nedeni ile bir süre sonra müvekkili nezdinde ihalelerden yasaklandığını ve aradaki ticaretin sonlandırıldığını, temlik eden şirketin tek sahibi ve yetkilisi olan davacı ...'e temlik yapıldığını, temlik tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra takip başlatıldığını, üretici firmanın temlik eden şirketin yetkili satıcısı olmadığını teyit ettiğini, temlik alan davacının yaşanan sürecin tamamından haberdar olduğunu, temlik eden firmanın orijinal ürün satmadığını ve bu nedenle ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Ankara 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/06/2024 Tarih, 2023/242 Esas, 2024/163 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 03/04/2025 Tarih, 2024/848 Esas, 2025/360 Karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle hükmün görev yönünden kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, her nekadar davalı taraf teslim edilen ürünlerin orjinal ürün olmadığını ve ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de alacağı temlik eden firmaya usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı, faturaya konu ürünler teslim edildikten sonra davalı tarafından delil tespiti yaptırılmadığı, ürünlerin davalı tarafından kabul edildiği, davalı firma ticari defterlerinin HMK 222/2 maddesine uygun olduğu, davalı firma ticari defterlerinde yer alan kayıtlara göre takip tarihi itibariyle 120.825,50 USD borçlu olduğu, takipte talep edilen alacak tutarının ise 88.117,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sipariş emri genel hüküm ve şartları gereğince temlik yasaklandığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, temlik eden şirketin orijinal olmayan ürünleri teslim ettiğini, durumun e-posta yoluyla defalarca temlik eden şirkete bildirildiğini, temlik eden şirketin durumu kabul etmekle birlikte ürünleri geri teslim almadığını, bir daha ürün gönderilmemesi talimatına rağmen sevkiyata devam ettiğini, orjinal olmayan ürünlerin müvekkilinin üretim bandında sıkıntılar yaşanmasına neden olduğunu, ayıp ihbarının yapıldığını, davacının temlik eden şirketin tek ortağı ve yetkilisi olarak durumdan haberdar olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, temlik alan şirketin temliknameye konu faturalar nedeniyle davalıdan alacak talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 14/08/2019 tarihli temlik alan davacı ile temlik eden ... arasında düzenlenen temliknamede temlik eden şirketin davalı ... Elektronik Sanayi ve Tic. A.Ş.'den 5 adet faturaya dayalı alacağının temlik alan davacı ...'e temlik edildiği görülmüştür. Temlike konu 5 adet faturanın temlik eden şirket tarafında davalıya hitaben düzenlendiği görülmüştür. Davaya konu Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2023/1586 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 30/01/2023 tarihinde davacı temlik alan alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 5 adet faturaya dayalı asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 88.177,00 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte kur belirtilmiş ise de talep edilen alacağın Türk parası karşılığının gösterilmediği, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın esasına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinden önce itirazın iptaline konu icra takibinin usulune uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği husus öncelikle değerlendirilmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 58/3 maddesi uyarınca ilamsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir. Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/05/2024 Tarih, 2023/957 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı). Takip talepnamesinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/10/2024 Tarih, 2023/6385 Esas, 2024/7541 Karar sayılı kararı). Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu icra takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle yasaya uygun takip yapıldığından bahsedilemeyeceğinden ve usulüne uygun geçerli icra takibinin itirazın iptali davasında dava şartı olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/710 Esas, 2025/707 Karar ve 16/10/2025 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 2-a-Davanın USULDEN REDDİNE b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 20.070,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.338,73 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ç)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, e)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 10/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."