7. Hukuk Dairesi 2010/8045 E. , 2011/5510 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçılarından ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 473, 539 ve 557 parsel sayılı sırasıyla 20000 m2, 27300 m2 ve 26200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kayıtlarına dayanılarak kadastro komisy…
**7. Hukuk Dairesi 2010/8045 E. , 2011/5510 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçılarından ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 473, 539 ve 557 parsel sayılı sırasıyla 20000 m2, 27300 m2 ve 26200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kayıtlarına dayanılarak kadastro komisyonunca davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... Atılkan mirasçıları, vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Atılkan mirasçılarından ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu 473, 539 ve 557 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde Hazine tapusunun oluştuğu günden önce davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı, taşınmazların tespitine dayanak yapılan 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca Hazine'ce oluşturulan ve taşınmazlara ait olduğu taraflar arasında çekişme konusu olmayan tapu kayıtları kapsamındaki taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde toplanmıştır. .../.Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı karar verilemez. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, özellikle 1952 ve 1962 yılllarında yapıldığı bildirilen Toprak Tevzii çalışmaları ile ilgili belirtmelik tutanakları, dağıtım cetveli ve haritaları merciinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, ayrıca dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, 1952 ve 1962 yıllarında yapılan Toprak Tevzii çalışmalarına ilişkin belirtmelik tutanakları, dağıtım cetveli ve haritalar da gözönüne alınarak zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi .bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... mirasçılarından ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davacılara iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. üö