11. Hukuk Dairesi 2021/1149 E. , 2022/5092 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.07.2017 tarih ve 2014/233 E- 2017/147 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2020/113 E- 2020/323 K. sayılı kararın duru…
**11. Hukuk Dairesi 2021/1149 E. , 2022/5092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.07.2017 tarih ve 2014/233 E- 2017/147 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2020/113 E- 2020/323 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 009/21896 numaralı "DEVAL DENİZCİLİK" markasının 30/04/2009 tarihinde müvekkili şirket adına tescil edildiğini, bu markanın şirket genel kurulu ya da yönetim kurulu kararı olmaksızın 27/06/2012 tarihinde dönemin yönetim kurulu üyesi davalı ... tarafından kendi kızı davalı ...'e devredildiğini, marka devir işleminin müvekkili şirketten saklandığını, şirkete ait son derece önemli bir malvarlığı değeri ve aynı zamanda şirketin faaliyetlerini ve işleyişini doğrudan etkileyebilme niteliğine sahip olan markanın yönetim kurulu üyesinin görev ve yetkisini aşmak suretiyle tamamen kötü niyetli bir şekilde devredildiğini, devir için davalı ... tarafından bir bedel ödenmediğini, bu işlemin TTK'nun 395. maddesi uyarınca batıl olduğunu ileri sürerek, "DEVAL DENİZCİLİK" markasının ...'e devrine ilişkin sözleşmenin batıl ve hukuka aykırı olması nedeniyle hükümsüzlüğüne, markanın yeniden davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu "DEVAL DENİZCİLİK" markasının davalı ... adına tescilli olduğunu, hükümsüzlük davasının ancak marka sahibine karşı açılabileceğini, davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'in davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu, marka devrini yetkisi kapsamında gerçekleştirdiğini, işlemin hukuka uygun olduğunu, devrin hükümsüzlüğü talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işlemin muvazaalı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.