2. Ceza Dairesi 2019/11731 E. , 2019/13899 K. "" Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/385 esas, 2019/219 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/07/2019 gün ve 94660652-105-34-6649-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cum…
**2. Ceza Dairesi 2019/11731 E. , 2019/13899 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/385 esas, 2019/219 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/07/2019 gün ve 94660652-105-34-6649-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2019 gün ve 2019/80600 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında; şahsi ve sosyal durumu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilerek, temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki alt ve üst sınır içerisinde bulunan 3 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin gösterildiği anlaşılmakla; 18/06/2014 tarihinde kabul edilerek, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin, 10/11/2011 olan suç tarihi itibari ile yürürlükte olmadığı ve müştekinin ikametine, evin dış kapı kilidini kırmak suretiyle girerek, konuttan hırsızlık yapan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından lehine olan ve eylemlerine uyan anılan Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından sanık aleyhine olup 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'a eklenen 142/2-h maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan; hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır.