11. Hukuk Dairesi 2015/8224 E. , 2016/4029 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2015 tarih ve 2014/602-2015/168 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü iş…
**11. Hukuk Dairesi 2015/8224 E. , 2016/4029 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2015 tarih ve 2014/602-2015/168 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Suriye uyruklu olduğunu, davalı ...'dan 04.09.2012 tarihli sözleşme gereğince 17 payı devralarak 170.000 TL ödediklerini, davalının devrin onaylanması ve ticaret sicile tescili için gerekli işlemleri yapmadığını, TTK'nın 595. maddesi uyarınca pay devrinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması, imzaların noter tarafından onaylanması, ortaklar kurulunun devre onay vermesi gerektiğini ileri sürerek, 17 adet hissenin davacı adına tescilini, devir işlemine ortaklar kurulunun onayının mevcut olmaması ve hükmen tescilin şartlarının oluşmaması halinde ödedikleri 170.000 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının sözleşmeden kaynaklanan devir bedelini ödemediğini, pay devrinin kayıtlara işlenmesi için şirkete başvurmadığını, 8.000 TL üzerindeki her türlü ödemenin banka üzerinden yapılacağını, hisse devrinin noterde yapılmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle devir bedelinin nakden alındığının açıklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davalının paranın kendisine ödenmediği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.