11. Hukuk Dairesi 2024/3215 E. , 2025/3348 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/988 Esas, 2024/292 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/7 Esas - 2020/304 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ka…
**11. Hukuk Dairesi 2024/3215 E. , 2025/3348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/988 Esas, 2024/292 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/7 Esas - 2020/304 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 15/01/2011 tarihli bayilik sözleşmesi, buna bağlı aynı tarihli protokol, 15/01/2016 tarihli bayilik sözleşmesi, 15/07/2016 tarihli bayilik sözleşmesi ve buna bağlı aynı tarihli protokolün bulunduğunu, 15/01/2016 tarihli bayilik sözleşmesine bağlı aynı tarihli protokolün 5.2.3 maddesine göre "TP, Bayi'ye beyaz ürünü yıllık 4.000 m3 e kadar olan alımlarında rafineri fiyatı+%3 kar marjı ekleyerek, yıllık 4.000 m3 aşan alımlarında ise rafineri fiyatı+%2 kar marjı ekleyerek temin etmeyi kabul ve taahhüt eder. TP Bayi'ye 275 USD /ton LPG kar marjı vermeyi kabul ve taahhüt eder." hükmünün bulunduğunu, davalının protokole uymayarak mal alımlarında rafineri fiyatını baz almadığını, rafineri fiyatının benzinde 0,015 TL, motorinde ise 0,025 TL eklenmiş fiyata %3 kar marjı ilavesi ile fiyatlandırma yaptığını, yine yıllık satış miktarının 4.000 m3 geçtiği yıllarda da kar marjı olarak %2 eklemesi gerekirken %3 eklenmek suretiyle fiyatlandırma yoluna gittiğini, 20/02/2015 ve 24/03/2015 tarihli yazılar ile fiyat farkının iade edilmesinin talep edildiğini, davalının 24/04/2015 tarihli yazısı ile talebi reddettiğini, müvekkilinin yaptığı hesaplamalara göre 559.007,29 TL fark bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL alacağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 27.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam talebini 658.601,32 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, alacağın zamanaşımına uğradığını, asıl olanın bayilik sözleşmesi olup protokolün bayilik sözleşmesinin imzalanmasına zemin sağlamak amacıyla imzalanan ön sözleşme olduğunu, işlem sırasına göre de önce protokolün daha sonra bayilik sözleşmesi yapıldığını, bayilik sözleşmesinde hüküm bulunmayan konularda eki olan protokolün uygulanacağını, her ikisinde de hüküm bulunması halinde bayilik sözleşmesine itibar edilmesi gerektiğini, ürün fiyatlarına ilişkin protokolün 5.2.3 maddesinde ve bayilik sözleşmesinin 9.maddesinde düzenleme bulunduğunu, bayilik sözleşmesine göre fiyat belirleme yetkisinin münhasıran müvekkiline ait olduğunu, tacir olan davacının petrol piyasasında uzun yıllardır faaliyet göstermekte olup piyasadaki yerleşik fiyatlandırma usullerini bilebilecek durumda olduğunu, buna rağmen 15.01.2011 tarihli sözleşmenin bitimine bir yıldan az süre kala fazla ödeme iddiasında bulunduğunu, taraflar arasında bayilik sözleşmesi sona erdikten sonra 15.01.2016 tarihli ve 15.07.2016 tarihli iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu durumun bile davacının mutat uygulamayı kabul ettiğini göstermekte olduğunu, davacının ürün alımı nedeniyle kendisine gönderilen faturalara süresinde itiraz etmediğini, ödeme yaparken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, böylelikle fatura içeriklerini ve ürün bedellerini kabul ettiğini, sözleşme sona erdikten sonra talepte bulunmasının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 15/01/2011 tarihli, 15/01/2016 tarihli ve 15/07/2016 tarihli bayilik sözleşmeleri ile ek protokolleri bulunduğu, taraflarca ibraz edilen ve bilirkişiler tarafından incelenen ticari defter ve kayıtlar kapsamına göre yasal defterlerin delil niteliği taşıdığı, davalı tarafça 04/02/2011 tarihi itibariyle tanzim edilen faturalar ile ilgili davacı tarafın herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin, 20/02/2015 tarihli ihtarnameye kadar kabul etmek suretiyle faturaları ticari defterlerine işlemiş olduğu, ihtirazi kayıt olmaksızın faturaların davacı defterlerine kaydedildiği,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre yasal süreler içerisinde içeriğine itiraz edilmediği, bu husus dikkate alındığında davacının davasına konu ettiği fiyat farklarını davalı ... şirketinden talep edemeyeceği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2017 gün, 2016/6734 E., 2017/818 K. sayılı ilamı ile 07/03/2016 gün, 2015/11124 E., 2016/4120 K. sayılı ilamında işaret edildiği üzere sözleşme devam ettiği süre içerisinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen tüm faturaların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödenerek faturalara herhangi bir itiraz olmadığı hususları dikkate alındığında fazladan tahsil edildiği anlaşılan tutarların iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, fazla ödeme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.