15. Ceza Dairesi 2012/11940 E. , 2014/4902 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, se…
**15. Ceza Dairesi 2012/11940 E. , 2014/4902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanın ... Üniversitesi hastanesinde yatmakta olan çocuğu için hastaneye doğru giderken yol kenarında 3 erkek şahsın çömelerek kol saatleri için tartışıp pazarlık ettiklerini duyunca merak edip yanlarında durduğu ve izlemeye başladığı, ...’nin kendisini kuyumcu olarak tanıttığı ve saatleri satan sanık ...’i gösterip ...olduğunu, okuma yazmasının olmadığını, bu saatlerin çok değerli olduğunu, üzerinde de Euro olduğu için bu saatleri alması için katılandan yardım etmesini istediği, sanık ...’ın da saatler iyi olduğunu, her yerde bulamayacağını, söyleyerek katılanın saatleri alması hususunda ikna etmeye çalıştığı, katılanın sanık ...’ye üzerinde bulunan 400 TL’yi verdiği ve ...’nin bu paranın üzerine 150 TL koyup saati satan ...’e parayı verip saatleri aldığı, daha sonra ...’nin katılana birlikte kuyumcu dükkânına gidelim diyerek kendisine ait olduğunu söylediği bir araç gösterip yanında beklemesini katılandan istediği, kendisinin ise Euro’yu bozdurup geleceğini söylediği, saatleri alan katılanın sanıkları beklemeye başladığı ancak gelen olmaması üzerine dolandırıldığını anladığı iddia edilen olayda, 1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "60 gün", "50 gün" ve " 1000 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "4 gün" ve " 80 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında olay yerinde bulunmadığına yönelik savunması, katılanın hazırlık aşamasında karakola getirilen sanığı teşhis edememesi ve verdiği beyanda sanığın olay yerinde bulunmadığını açıkça belirtmesi karşısında, sanığın atılı suçundan beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.