11. Hukuk Dairesi 2023/6226 E. , 2024/7731 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/517 Esas, 2023/1403 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davacı ...'nin davasının feragat nedeniyle reddi, davacı ...'nin müdürün azli davasının kabulü ile tazminat davasının reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/36 E., 2022/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz ş…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6226 E. , 2024/7731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/517 Esas, 2023/1403 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davacı ...'nin davasının feragat nedeniyle reddi, davacı ...'nin müdürün azli davasının kabulü ile tazminat davasının reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/36 E., 2022/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin aile şirketi olduğunu ve şirket ana sözleşmesine göre davacı ..., davalı ... ve davadışı ... ...'den oluştuğunu, 2010 yılında ... ...'nin sahip olduğu hisse payını davacı ...'a devretmek istediğini, ancak davalının, ... ...'nin yaşlılığından ve devralan davacı ...'ın gençliğinden faydalanarak rızaları hilafına bir kısım payı kendi adına devraldığını, bu nedenle “özen ve eşitlik yükümlülüğüne aykırı hareket" ettiğini, şirketin kuruluşundan beri Müdürü olan davalının diğer ortakların rızasına aykırı olarak 7 yıl şirketi müdür olarak sevk ve idare ettiğini, şirketin defter ve erişimine engel koyduğunu, ortakları denetim hakkından mahrum bıraktığını, hisse çoğunluğuyla alınabilecek kararları kendi başına maddi gerçekliğe ve usule aykırı olarak almakta olduğunu, genel kurulu toplamadığını, ayrıca hesap dönemlerinde görevini kötüye kullanarak toplantı yapmamakta, bilançoyu ibraya sunmamakta, kar zarar açıklaması ve kar dağıtımı yapmamakta olduğunu, şirketin tasarruflarından haberdar edilmediklerini, davalıya güven unsurunun tamamen ortadan kalktığını, şirketin elde ettiği karları kendi uhdesine geçirerek başka gelir kaynağı olmadığı halde kendisine ve yakınlarına mal iktisabında bulunduğunu, şirket yerine kendisini alacaklı göstererek taşınmazları da kendisi ve yakınları adına tescil ettirdiğini, bu şekilde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ncı maddesinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu nedenle davalının şirket müdürlüğünden azlinin gerektiğini, ayrıca diğer ortaklar aleyhine sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğu için dava sonuçlanıncaya kadar davalının kasıt ile şirketin ve ortakların zararına karar alınmasının ve işlemlerde bulunmasının engellenmesi için davalı şirket müdürü yerine şirkete yönetik kayyım olarak tedbiren ...'nin atanması gerektiğini ileri sürerek ... Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi müdürlüğünden davalının haklı nedenle azledilmesine ve şirketi temsil ve idare yetkisinin kaldırılmasına, davalın haksız elde ettiği kazançları şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 1995 yılında ilçede akaryakıt istasyonu kurduğunu, 1997 yılında ise dava konusu ... Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni kurarak sahip olduğu bu akaryakıt istasyonunu bu şirkete ayni sermaye olarak kurduğunu, bu şirketi kuranın kendisi olduğunu, davacı ...'ın ise şirket kurulduğunda henüz 3 yaşında olduğunu, davacıların iddialarının soyut olduğunu, somut delillere dayandırılmadığını, dava konusu şirketin iyi ve hakkaniyetli idare edildiğini, en çok fedakarlık yapanın davalı olduğunu, şirketin hakim hissesine sahip olmasının doğal olduğunu, buna rağmen davacılarla kendisinin eşit şekilde hisse sahibi olmasını sağlayanın davalı olduğunu, şirketi zarara uğratmadan ayakta tuttuğunu, şirketin elde ettiği kardan kendisine menfaat sağlamadığını, aksine davacılara yardımda bulunduğunu, davalının aldığı her şeyi şirket kayıtlarına geçirdiğini, davalının davadışı Murat Aşçı ile kurduğu ... Petrol Ürünleri Nakliye Gıda Madencilik San.Tic. Ltd. Şti.'nden kazandığı tüm parayı dava konusu şirkete aktardığını, dava konusu taşınmaz tarlaların tarafların babalarına ait olduğunu, ortaklığın giderilmesi yoluyla satışının yapıldığını, bu tarlaların satışı ile şirketin bir alakasının olmadığını, davalının azlini gerektirir haklı sebeplerin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, haklı sebeple azil davasında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, husumetin ayrıca şirkete de yöneltilmesinin zorunlu olmadığı, davacı asil ...'nin davasından feragat etmesi üzerine davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacı ...'nin davası yönünden ise şirket müdürü olan ...'nin davadışı ... Petrol Ürünleri Limited Şirketi'ne 3 yıl süreyle müdür olarak tayin edildiği, ... Petrol Limited Şirketi'nin 01.01.2017-31.12.2017 imzalı onaylı mizan bildiriminde Ticari alacaklar/alıcılar hesabında ... Petrol Ürünleri Ltd. Şti.'nin 203.652,40 TL borç bakiyesi mevcut olduğu, davalının bahse konu şirkete para aktardığına kanaat getirildiği, şirketin kambiyo senedine özgü takip yoluyla başlattığı kesinleşen takip kapsamında haciz konulan taşınmazın satış talebinden vazgeçildiği için bahse konu şirketi zarara uğratıldığı vicdani kanaati hasıl olduğu, yapılan işlemler dikkate alındığında, şirket müdürünün hem özen yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiği hem de işlem yapmama ve rekabet etmeme yasaklarını çiğnediği yine şirkete bağlılık yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğinin anlaşıldığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak bu davaya açmaya hakkı olduğu, yine yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin oluştuğu anlaşıldığından talebin kabulü ile davalı şirket müdürü ...'nin müdürlük görevinden azline karar vermek gerektiği, davacının, davalı ...'ye karşı açmış olduğu tazminat istemine gelince, ilk olarak şirket adına bu davanın açılması için ortaklar kurulu kararının gerektiği, ikinci olarak ise tazminatın şirkete ödetilmesi gerektiği, davacının sorumluluk davası açması için ortaklar kurulu kararı almadığı, davalı ...'nin 104 adet payı bulunduğu, davacı ...'nin davasından feragat ettiği için sadece davacı ...'nin tazminat isteminde bulunması için pay çoğunluğu şartının da sağlayamadığı, bu nedenle tazminat istemine ilişkin yasal şartlar bulunmadığından davalı ...'ye karşı açılan tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı ...'nin davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'nin, davalı ...'nin azline ilişkin açmış olduğu davanın kabulü ile davalı ...'nin ... Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesine tescil ve ilanına, masrafın davacı tarafça karşılanmasına, davacı ...'nin, davalı ...'ye karşı tazminat taleplerine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf istemi yönünden, davalının ... Petrol Limited Şirketi'nin müdürü iken, kurucu ortağı ve müdürü olduğu ... Petrol Ürünleri Ltd. Şti.'ni kurduğu, her iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği, davalının ... Petrol Ürünleri Ltd. Şti.'ndeki hissesini 2012 yılında diğer ortağa devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, her iki şirket arasında açık bir menfaat çelişkisi bulunduğu, davalı yönünden bu hususun dürüstlük ve özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, ayrıca uzun süredir genel kurul yapılmadığı gibi öncesine ait karar defterindeki davacı ...'ye atfen atılan imzaların bir kısmının davacıya ait olmadığı, yerel mahkemece müdürün azline ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, şirketin karar başlığında davacı olarak gösterilmesi maddi hataya müstenit olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden bu hususun kaldırma nedeni yapılmadığı, davacı ...'nin istinaf istemi yönünden ise, kayyım atanması talebinin, geçici olarak davanın devamı sırasında talep edildiği, hükümden sonra kayyım atanmasına ilişkin bir talep bulunmadığı, limited şirketin müdürünün haklı nedenlerle şirket müdürlüğünden azline karar verilmesinin kendiliğinden mahkemece şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir durum olmadığı, yerel mahkemenin davacının sorumluluk davası açması için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğine ilişkin tespitinin yerinde olmamasına rağmen, ortak tarafından açılacak davada genel kurul kararına gerek bulunmadığı, davacı tarafça şirketin davalı müdür tarafından zarara uğratıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle yerel mahkemece davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin ve istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürünün haklı nedene dayalı olarak azli, şirkete tedbiren kayyım atanması ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a ) bendi atfıyla 553, 555 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince, dosyaya ortaklar kurulu kararı sunulmadığı, pay çoğunluğu şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının sorumluluk davasının reddine karar verilmiş, davacı ... vekilinin istinaf başvurusu ile bölge adliye mahkemesince her ne kadar ortak tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar kurulu kararının alınması gerekli değilse de davacı tarafça davalı müdür tarafından zarara uğratıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle tazminat talebinin reddedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin gerekçesi değiştirilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ortaklar dolaylı zararın şirkete verilmesi talebiyle davalı şirket müdürüne yönelik sorumluluk davası açmıştır. Davacı ortaklar sorumluluk davası neticesinde zararın şirkete verilmesini talep edebilirler. Bu kapsamda Mahkemenin davada taraf olmayan şirketi kendiliğinden davacı sıfatıyla taraf olarak göz önüne alması ve karar başlığında davacı olarak göstermesi maddi hataya dayalı olmayıp usule aykırıdır. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendinde geçen "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmü gereğince gerekçeyi değiştiren Bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yeniden hüküm kurmayarak gerekçeyi değiştirerek esastan ret kararı vermesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.