11. Hukuk Dairesi 2012/5398 E. , 2013/6495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2011 tarih ve 2008/325-2011/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belge
**11. Hukuk Dairesi 2012/5398 E. , 2013/6495 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2011 tarih ve 2008/325-2011/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin kuruluşunun 21/01/1993 tarihinde tescil edildiğini, 26/01/1993 tarih ve 3207 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, buna göre müvekkili şirketin % 52,2' sinin Türk Standartları Enstitüsüne, % 47,20 sinin ise ...' e (Rus Devletine) ait olduğunu, davalılardan ...' ın TSE yönetim kurulu üyesi olarak TSE temsilcisi sıfatıyla şirketin ortaklar kurulu başkanlığı görevinde bulunduğunu, diğer davalı ...' ında esasen TSE nin personeli olup TSE tarafından müvekkili şirkette genel müdür olarak görevlendirildiğini, şirketin ortaklar kurulu başkanının 12/12/2007 tarihli yazısı üzerine TSE Başkanlığının 2006 ve 2007 yıllarının mali ve idari konularında denetlenmesi ve gerektiğinde soruşturulması hususunda 27/12/2007 tarihinde muhakkik Nejla Önsel ve muhakkik ... görevlendirildiğini, denetim sonucunda 21/04/2008 tarihli rapor hazırlandığını, raporda müvekkili şirketin 2006 ve 2007 yıllarında üst yönetimin ... dışı harcırahları, görevlendirmeleri, huzur ve sosyal hakları ile şahsi alımları, satın alma, temsil, misafir ve reklam giderleri satış faturaları, personel sistemi, mali analiz evrak sistemi ve 13/09/2007 tarihli yeminli mali müşavir tarafından hazırlanan raporunda dile getirilen hususlar esas alınarak incelendiğini, müvekkili şirketin davalıların yolsuzluklarından ve şirketin içinin boşaltılmasından bu raporlar ile haberdar olduğunu, davalıların şirketi zarara uğrattıklarını, pek çok şahsi harcamalarını şirkete yüklediklerini, ayrıca davalıların TSE tarafından yayınlanan tamimin 24. maddesine göre "TSE dışında görevlendirilen TSE personeline görevlendirildiği yer tarafından sağlanan maaş ve sosyal yardımların TSE den alınacak maaş ve sosyal haklardan fazla olması durumunda, bu husus TSE yönetim kurulunda kararlaştırılır." denildiği, davalıların hiçbir kazanımı için TSE yönetim kurulunca verilmiş bir karar olmadığını, kazanımların haksız olduğunu, ileri sürerek davalıların müvekkili şirketi uğrattıkları zararın miktarının tespiti ile her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin zararın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, halen devlet memuru olarak görev yapan müvekkilinin ( Dış Ticaret Müsteşarlığında Müsteşar Yardımcısı ), Dış Ticaret Müsteşarlığı delegesi olarak katıldığı 2005 yılı TSE genel kurulunda bu yönde hiç bir talep ve iradesi olmadan aday gösterildiğini ve akabinde TSE yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, daha sonra 13/06/2005 tarihinde yapılan TSE yönetim kurulu toplantısında alınan kararla kendisi, yine talep ve iradesi dışında TSE nin iştiraklerinden olan davacı şirketin ortaklar kurulunda TSE yönetimini temsil etmekle görevlendirildiğini, 28/06/2005 tarihinde müvekkilinin TSE yi temsilen şirketin ortaklar kurulu başkanlığına getirildiğini, 26/06/2007 tarihinde kendisine haber verilmeksizin görevden alındığını, böylece müvekkilinin 20/06/2005-26/06/2007 tarihleri arasında ortaklar kurulu başkanı sıfatıyla görev yaptığını, iş bu davanın müvekkiline karşı açılmasının kendisinin TSE nin temsilcisi olması hasebiyle mümkün olmadığını, zira davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gibi şirkete karşı müvekkilinin de pasif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin davacı şirkette üstlendiği görev dikkate alındığında kendisinin ortaklığı temsil ve ilzama yetkili olmadığını, dolayısıyla ortaklığı zarara uğratacak bir eylem ve işlemde bulunmasının da hukuken mümkün bulunmadığını, ortaklar kurulu kararı olmaksızın limited şirket adına şirket yöneticileri aleyhine sorumluluk davasının açılamayacağını, davacı şirketin 2005-2006-2007 yılı faaliyeleri ibra edildiğini, ibra kararlarının sorumluluk davası açılmasına engel olduğunu, müvekkilinin ortaklığı temsil ve ilzama yetkili olmadığından ortaklığı zarara sokacak eylem ve işlem de bulunmasının da hukuken mümkün bulunmadığını, davaya dayanak gösterilen muhakkik raporlarının gerçeği yansıtmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı şirketin TSE' ye bağlı bir kurum değil TSE ile Rus şirket ...' in ortaklığında kurulmuş ...' ya tabi ticari bir limitet şirket olduğunu, müvekkilinin TSE Laboratuvarlar Müdürlüğü ... adresinde makine mühendisi olarak 2001 tarihinde göreve başladığını, müvekkilinin 10/02/2006 tarihinde TSE yönetim kurulu kararı ile ve yine 21/02/2006 tarihinde TSE ... ortaklar kurulu kararı ile yani çift atama ile davacı şirkette genel müdür olarak göreve başladığını, göreve başladığı gün TSE' deki görevinden ilişiği kesildiğini, ayrıca müvekkilinin davacı şirket ile üç ana unsur üzerinde hizmet sözleşmesi yaparak göreve başladığını ( İş Görme, Bağımlılık, Ücret), maaş ve sosyal haklarını davacı şirketten aldığını, müvekkiline 25.10.2007 tarihinde işten çıkarıldığı bildirildiğini, bunun üzerine TSE aleyhine yürütmenin durdurulması istemli dava açtığını, ayrıca haksız olarak işten çıkarıldığı için iş mahkemesinde davacı şirket aleyhine kıdem, ihbar ve ücret alacağının tahsili için dava açtığını, şirket hesaplarının ibra edildiğini, bu nedenle sorumluluk davası açılamayacağını, şirketin tüm faaliyetlerinin münhasıran ortaklar kurulunda ele alınıp karara bağlandığını, TSE personeli olmayan müvekkilinin yönergeye tabi tutulamayacağını, müvekkilinin görev yaptığı dönemlerde şirketin zarara uğramadığını, aksine kar elde ettiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 20.05.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin iki ortaklı limited şirketi olduğu, davanın da şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı açılmış tazminat davası olduğu, ....nun 556 maddesi gereğince yapılan yollama ile ....nun 341. maddesinin uygulanması gerektiği, bu hükme göre sorumluluk davasının açılabilmesi için şirketin genel kurulunca bu konuda alınmış bir kararının olması ve davanın da denetçiler tarafından açılmış olması gerektiği, ....nun 539. maddesinde limited şirketlerde de kendi organlarına karşı sahip olduğu bu yetkinin genel kurulun yetkisinde olduğunun belirtildiği, ortak sayısının 20 den az olan şirketlerde müdür sıfatı olmayan diğer ortakların denetim hakkına sahip olduğu ancak sorumluluk davasının yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerektiği oysa işbu davada dava konusu edilen sorumluluk iddialarıyla ilgili şirket genel kurulunca belirtilen yasa hükümleri anlamında usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararı olmadığı gibi işbu davanın da davacı şirketin yöneticileri tarafından açıldığı, her ne kadar ortak olsun ya da olmasın bir limited şirketi temsil ve yönetimi ile görevlendirilen müdürleri hakkında ....nun 336. maddesine göre sorumluluk davası açılması mümkün ise de somut olarak davalı müdür ...'ın kusurlu eylemlerinin ve bu eylemlere bağlı ve sonucu olarak fiili bir zararın da oluşması gerektiği, görev yaptığı dönemin ibra edildiğinden yapıldığı iddia edilen bağışların davacı şirketin kasasından yapıldığının ispat edilemediği ,ispat edildiği kabul edilse bile bağışlama eyleminin yerel örf ve adete aykırı olması halinde ancak sorumlu olabileceği, bu hususun da somut, kesin ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, işbu davada bu iddialara dayanan şirketin genel kurulunun usule uygun bir kararı ya da yönetici olmayan ortakların bu yönde aldıkları kararın ve muvafakatının da bulunmadığı, bu nedenle hakkında açılan davanın reddi gerektiği, davalı ...'ın davacı şirketin ortağının temsilcisi olması, icra organı sayılmayan ortaklar kurulunda yeralması nedeniyle hakkında sorumluluk davasının açılamayacağı, belirtilen sebeplerle sorumluluk davasının açılması için yasaca aranan koşulların bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sorumluluk davası olup, davalılardan ... dava dışı TSE' yi temsilen davacı şirketin yönetim kurulunda yer alan kişi, diğer davalı ise davacı şirketin genel müdürüdür. Limited şirketlerde de uygulanması gereken 6762 sayılı .... nun 341. maddesi uyarınca sorumluluk davası açılabilmesi için ortaklar kurulu kararının alınması ve 20' den az ortağı olan şirketlerde davanın müdür olmayan ortaklar tarafından veya bunların verdiği vekalet ile vekilleri tarafından açılması gerekir. Ancak, bunların mevcut olmaması hemen davanın reddini gerektirmeyip, HUMK. nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca anılan eksikliklerin giderilmesi hususunda mehil verilmesi ve yerine getirilmediği takdirde davanın ön şart yokluğu nedeni ile reddi icap eder. Öte yandan, yine limited şirketlerde de uygulanması gereken 6762 sayılı .... nun 275/son maddesi uyarınca amme hükmi şahsiyetini temsilen yönetim kurulunda bulunan kişi aleyhine şirket tarafından da dava açılabilir. Mahkemece, anılan hususlar nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.