T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/463 - 2026/910 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/463 KARAR NO : 2026/910 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2020 NUMARASI : 2019/153 E. - 2020/75 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Dairemizce verilen 29/11/2024 tarih, 2022/1710 E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/463 - 2026/910 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/463 KARAR NO : 2026/910 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2020 NUMARASI : 2019/153 E. - 2020/75 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Dairemizce verilen 29/11/2024 tarih, 2022/1710 Esas - 2024/1908 Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2025 tarih, 2025/1056 Esas - 2025/5853 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahısların "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... 2019-M-7086 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarıyla iltibas oluşturduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin de düşük olmadığını, bu hususta birçok emsal yargı kararı bulunduğunu, davalıların müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak dava konusu başvuruyu yaptıklarını, davalı şahısların marka başvurusunda kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-7086 sayılı kararının 30. sınıf emtialar bakımından iptali ile davalıların 2018/56241 sayılı marka başvurusunun tescili halinde 30. sınıfa ait emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıslar, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 30. sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliğinin oluştuğu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerliğin bulunduğu, makul derecede ihtiyatlı, tedbirli ve dikkatli, markaların detaylarını analiz etmeyen, markaları bir bütün olarak algılayan ortalama tüketicinin davalı şahıslara ait marka ile karşılaştığında, bu markayı "...-..." olarak algılayacağı, "..." ve "..." ibarelerinin farklı renklerle oluşturulmuş olmasının böyle bir algıya yol açacağı, "..." ibaresinin kırmızı renk ile oluşturulmuş olmasının kırmızı rengin vurucu keskin renk tonu nedeni ile bu ibareyi markanın esas unsurlarından biri haline getirdiği, "..." içerisinde bulunan insan figürünün tüketici nezdinde "İ" harfi olarak algılanacağı, bu nedenle ortalama tüketicinin davacıya ait önceki tarihli "..." esas unsurlu seri markalardan bir uzantısı olarak davalı markasını düşünebileceği, her iki markanın aynı işletmeye ait olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, bir kısım tüketicinin farklı iki ayrı marka arasında bulunduğunu algılasa bile, her iki marka arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği, davaya konu 30. sınıf emtiaların çocuklara da hitap eden ürünler barındırmasının dikkat seviyesinde azalmaya yol açabileceği gözetilerek iltibas tehlikesi arttıran bir unsur olacağı, bu nedenle karşılaştırılan davaya konu markalar arasında, ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun aksi yöndeki kanaatine itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2019-M-7086 sayılı YİDK kararının 30. sınıfa ait mallar bakımından iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 29.11.2024 tarih ve 2022/1710 E. - 2024/1908 K. sayılı kararıyla, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi öne çıkartılmadığı gibi, marka kompozisyonunda "İ" harfi yerine insan figürünün kullanılmasının taraf markalarını görsel olarak da yeterince uzaklaştırdığı; bu hali ile, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayabilmesi mümkün olduğu, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı; davalı şahısların ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmemesi nedeniyle YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 01/10/2025 TARİH VE 2025/1056 ESAS, 2025/5853 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davacı vekilince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile, başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali olabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerektiği gerekçesiyle, Dairemiz kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, somut olayda başvuru markasının "..." ibaresini oluşturan harflerin kırmızı, mavi, yeşil renklerden ibaret olduğu, "..." ibaresinin oluşturulmasında, "..." ve "..." ibarelerinin ise kendi anlamlarını muhafaza etmekte olup ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, itiraza mesnet markalarda ise "..." ibaresi ile birlikte yanına gelen "..." gibi kelimelerle seri marka oluşturulma amacı güdülmüş olup, kırmızı rengi içeren harflerden oluşan kelimelerin bazı markalarda yer aldığının da görüldüğü, bu markaların da ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu durumda taraf markaları benzer olup, başvuru markasının itiraza mesnet markaların serisi olarak algılanabilecek nitelikte olduğu; öte yandan, davacı tarafça dava konusu edilen 30. sınıf mallar yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, dava konusu markanın ise tescilli olmadığı anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-YİDK kararının iptali istemli davanın KABULÜ İLE, 2019-M-7086 sayılı YİDK kararının 30. sınıf mallar bakımından İPTALİNE, 2-Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 687,60-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 247,22-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.701,39-TL tebligat masrafı, 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 6.782,31-TL yargılama giderine, 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 6.871,11-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı şahıslar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 9-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve tek duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 22.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 29/04/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.