6. Ceza Dairesi 2023/18904 E. , 2025/4641 K. İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1162 E., 2023/863 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer ver…
**6. Ceza Dairesi 2023/18904 E. , 2025/4641 K.** **"İçtihat Metni"** İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1162 E., 2023/863 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2020/217 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53, 58, 63, 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/1162 Esas, 2023/863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın suç tarihinde psikolojik tedavi altında olduğu, kendisine mental retardasyon tansı konulduğu, buna ilişkin İzmir Güzelyalı Askeri Hastanesi'nden verilen raporu dosyaya ibraz ettiği, sanığın yağma suçu nedeniyle cezai ehliyetinin tespiti ve 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesi kapsamında akıl hastalığının bulunup bulunmadığı yönünden rapor aldırılmasının yerine istinaf başvurusunun esastan ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mağdurun, beyanının talimatla alındığı esnada 18 yaşından küçük olmasına rağmen 5271 sayılı Kanun'un 234/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil bulundurulmadan beyanı alınmış ise de kovuşturma aşamasında vekil atanmış olduğu anlaşılmakla ve 5271 sayılı Kanun'un 236/3 maddesi uyarınca uzman kişi bulundurulmadan beyanı alınmış ise de inceleme tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde bozma nedenleri ve eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanığın mahkemeye ibraz ettiği 04.04.2022 tarihli dilekçesinde; suç tarihinde psikolojik tedavi altında olduğunu, askerlikte kendisine mental retardasyon tanısı konulduğunu beyan ettiği, dilekçe ekinde içeriği tam olarak okunmayan ancak IQ ile ilgili değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Kurulu başlıklı rapor suretini ibraz ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda 5271 sayılı Kanun'un 74. maddesine göre gözlem altında tutulup usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken sağlık kurulu raporu alınmadan hukuki durumunun değerlendirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. (bkz.Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma ...- 2025 basım -shf 444) 4.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında bahsi geçen kasten yaralama suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp ve ayrıca tekerrüre esas alınacak başka ilam olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.