T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2256 Esas KARAR NO : 2025/2245 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/80 Esas - 2025/723 Karar TARİHİ: 03/10/2025 DAVA Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2256 Esas KARAR NO : 2025/2245 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/80 Esas - 2025/723 Karar TARİHİ: 03/10/2025 DAVA Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Elemanları San. Tic. Ltd. Şti.'nin 50.000-TL sermayesi olup şirket ortağı ve müdürü ...'a ait iken; 09.01.2013 karar tarihli 02 numaralı kararla; şirket ortaklarından ... şirkette olan payının 25.000-TL'lik kısmını müvekkil ...'a Kadıköy 21. Noterliğinin 08.01.2013 tarih ve ... yevmiyeli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, Bu şekilde şirkette ... 25.000-TL, ... 25.000-TL hisse payına karşılık gelmek üzere 2 ortak olduklarını, müvekkil şirket payını devraldıktan sonra ... ile yapılan anlaşma gereği şirkete yüklü miktarlarda para ve finansman desteği sağlamış, bu sermaye ile şirket yıllarca faaliyetini sürdürdüğünü. Fakat şirkete müvekkil tarafından sağlanan finansman sonra müvekkile parası iade edilmemiş, bugün itibarıyla şirketten alacağı miktar 120.000 USD (ABD Doları)'nı geçtiğini, Satılan malların bedelinin diğer ortağın firmasına aktarıldığını gösteren dekontlar şirket hesabının bulunduğu ... Bankası anonim şirketinde olduğunu, söz konusu para transferlerinin gerçekleştirildiği hususunda firma defterleri müvekkilin elinde bulunmadığından buna ilişkin belgeler mahkeme sunulacağını, Defterler mükellefin uhdesinde olmadığını, defterlerin akıbeti sorulduğunda ise; muhasebecide olduğu, taşınırken kaybolduğu gibi söylemlerle muallakta bırakılmış ve defterlerin nerede olduğunu müvekkile söylenmediğini, Defterler müvekkilden gizlendiğini, Diğer ortak bunların yanındaşirkete ortak olmasına rağmen şirket müşterilerini kendisine ait olan diğer şirkete yönlendirmiş ve rekabet yasağına aykırı davranarak müvekkilin ortağı olduğu şirketi bu yönüyle de zarara uğradığını, Diğer ortak ticaret ve borçlar kanununa aykırı davranışlarının yanında, ceza kanuna aykırı eylemlerde de bulunarak şirket düzenini bozmuş müvekkilin milyonlarca lira zarara uğramasına sebep olmuş, kurumlar ve diğer kişiler ile firmalar nezdinde sahtecilik suçlarını da işlediğini, Bunlarla ilgili de savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, 2017/1 sayılı ve 2.05.2017 tarihli karar ile şirketin merkezinin değiştirilmesine yönelik karar olduğunu, Müvekkilin imzası yukarıda belirtilen her iki kararda da taklit edilerek atıldığını, Bu karar Türkiye ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanmamış olsa da yapılan eylemlerin mükellefi mağdur ettiği ortada olduğunu diğer ortak ... 2016-1 sayılı kararı ile şirketteki 25.000 TL bedelli hissesini şirket dışı kızı olan ...‘e devrettikten sonra bir yıl geçmesine rağmen şirket ortağı ünvanı ile 2.05.2017 tarihinde yine müvekkilin imzasını taklit ederek şirket merkezin bu defa adresini değiştirildiğini, Belirtilen hususlarda Savcılığa suç duyurusu yapılmış olsa da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:2018/162747, Karar No:2023/10150 no'lu kararıyla; "taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunun 553. Maddesi gereğince Hukuki İtilaf mahiyetinde olduğu ve Hukuk Mahkemelerine başvuru haklarının saklı bulunduğu" gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, Müvekkil, şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığını müşahade ettiğini, . Ayrıca Limited şirketin ortaklık mevcudu kalmamış, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkil diğer ortağa bir türlü ulaşamadığını, tüm bu nedenlerle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin haklı sebeplerle ... ... Elemanları San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/10/2025 tarih ve 2025/80 Esas - 2025/723 Karar sayılı kararında;"....Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda (Ay. m.141); toplanan / sunulan deliller, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin 23/05/2025 tarihli celsede bilirkişi incelemesi için ara karar kurulduğu, davacının duruşmada hazır bulunduğu, bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarı edildiği, ancak verilen ihtaratlı süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşlımıştır. Davacının iddialarının ispatı için ticari defterlerin ve vergi kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümünün bilirkişi incelemesini gerektirmesi ve davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında bilirkişi ücretinin yatırılmaması dolayısıyla dava reddedilmişse de, delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf o delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı vekiline dayandığı bilirkişi delili için gerekli masrafı yatırması için 2 haftalık kesin süre verdiğini, ancak belirlenen süre içerisinde masrafı yatırmadığı ve yatırılması istenilen bu masrafın ise delil avansı niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, bu durumda mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 324. maddesine göre davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiğinin kabul edilip, mevcut delil durumuna göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bozulması gerektiğini, Ayrıca dosya bilirkişiye tevdi edildiğinde dahi ortada bilirkişinin inceleme yapacağı yasal bir defter ve belge de olmadığını, zira müvekkilin elinde kanuni defter ve belgeler olmadığı gibi karşı firma tarafından da dosyaya sunulmuş herhangi bir cevap, bilgi ve belge de olmadığını, yargılamanın dosyada bulunan ve müvekkil tarafından sunulmuş dilekçe eki belgeler üzerinden yapılıp karar verilmesi olanağı varken davanın bilirkişi ücreti yatırılmadığından bahisle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... ... Elemanları San. Tic. Ltd. Şti.'nin 50.000 TL sermayesi olup şirket ortağı ve müdürü ...'a ait iken, 09.01.2013 karar tarihli 02 numaralı kararla şirket ortaklarından ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın şirkette olan payının 25.000 TL'lik kısmını müvekkil ...'a Kadıköy 21. Noterliğinin 08.01.2013 tarih ve ... yevmiyeli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, bu şekilde şirkette ...'ın 25.000 TL, ...'un 25.000 TL hisse payına karşılık gelmek üzere 2 ortak olduklarını, ...'ın ise şirketi 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, söz konusu hususların 07.01.2012 tarih ve 8230 sayılı ve 16.01.2013 tarih ve 8237 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinde tescil ve ilan edildiğini, ancak aşağıda belirtilen işlem ve eylemler nedeniyle firmanın faaliyetine fiilen son verdiğini, şirket defterlerinin kaybolduğunu, müvekkil diğer müvekkilin diğer ortak ...'ın haksız işleri nedeniyle zarara uğradığını, şirket faaliyetleri ve işlemleri hakkında bilgi sahibi olamadığını ve şirketin olağan şekilde tasfiyesi yapılamadığı için şirket karar defterine kayıtlar da yapılamadığı için müvekkilin olağan şekilde şirketteki ortaklığını sonlandıramadığını, bu nedenle müvekkilin haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilin şirket payını devraldıktan sonra ... ile yapılan anlaşma gereği şirkete yüklü miktarlarda para ve finansman desteği sağladığını, bu sermaye ile şirketin yıllarca faaliyetini sürdürdüğünü, fakat şirkete müvekkil tarafından sağlanan finansmanın daha sonra müvekkile parasının iade edilmediğini, bugün itibarıyla şirketten alacağı miktarın 120.000 USD (ABD Doları)'nı geçtiğini, Müvekkil ...'un şirketin faal olarak çalıştığı dönemde şirket için elinden geleni yapmış olmasına rağmen bir süre sonra diğer ortak ve yönetici şirkete büyük zararlar verdiğini, şirketin yurtiçi ve yurtdışındaki firmalarla yapmış olduğu ticareti engellediğini ve şirket mallarının bedelini ... ... Taşımacılık Turizm Tekstil ve Otomotiv San. ve Ticaret Limited Şirketi’ne ödettiğini, özellikle ABD firması olan "Hutchisson" isimli şirket ile yapılan ticarete engel olarak malların bedelini ...’ın kendisine ait olan ... ... Taşımacılık Turizm Tekstil ve Otomotiv San. ve Ticaret Limited Şirketi’ne aktardığını, söz konusu şirketin vergi numarasının 1270359640 olduğunu, bu ve benzeri haksız eylemlerle şirkete ağır zararlar verildiğini, bunun neticesinde şirketin fiilen iflas bayrağına sürüklendiğini ve şirketin kasasının boşaltıldığını, söz konusu fiillerin TCK'ya göre hileli iflas suçunuğuna temas ettiği değerlendirildiğinden savcılığa da suç duyurusunda da bulunulduğunu, Satılan malların bedelinin diğer ortağın firmasına aktarıldığını gösteren dekontların şirket hesabının bulunduğu ... Bankası A.Ş.'den de teyit edilebileceğini, söz konusu para transferlerinin gerçekleştirildiği hususunda firma defterleri müvekkilin elinde bulunmadığından buna ilişkin belgelerin mahkemeye sunulmadığını, defterlerin mükellefin uhdesinde olmadığını, defterlerin akıbeti sorulduğunda ise muhasebecide olduğu, taşınırken kaybolduğu gibi söylemlerle muallakta bırakıldığını ve defterlerin nerede olduğunun müvekkile söylenmediğini, defterlerin müvekkilden gizlendiğini, Diğer ortağın bunların yanında şirkete ortak olmasına rağmen şirket müşterilerini kendisine ait olan diğer şirkete yönlendirdiğini ve rekabet yasağına aykırı davranarak müvekkilin ortağı olduğu şirketi bu yönüyle de zarara uğrattığını, TTK 613. ve 626. maddelerine de aykırı hareket ettiğini, Diğer ortağın BK ve TTK'ya aykırı davranışlarının yanında, Ceza Kanununa aykırı eylemlerde de bulunarak şirket düzenini bozduğunu, müvekkilin milyonlarca lira zarara uğramasına sebep olduğunu, kurumlar ve diğer kişiler ile firmalar nezdinde sahtecilik suçlarını da işlediğini, bunlarla ilgili de savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, Diğer taraftan diğer ortağın şirketin noter onaylı karar defterine iki ayrı karar aldığını ve her iki kararda da müvekkil ...‘un imzasını taklit ettiğini, bu kararlardan birisinin diğer ortağı ait 25.000 TL bedelli hissenin 2016-1 sayılı ve 29.08.2016 tarihli karar ile şirket dışı ...'e devredilmesi olduğunu, ...'ün ise ...’ın kızı olduğunu, Diğer usulsüzlüğün ise 2017/1 sayılı ve 2.05.2017 tarihli karar ile şirketin merkezinin değiştirilmesine yönelik karar olduğunu, bu kararda incelendiğinde bir takım usulsüzlükler yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilin imzasının yukarıda belirtilen her iki kararda da taklit edilerek atıldığını, bu karar Türkiye ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanmamış olsa da yapılan eylemlerin mükellefi mağdur ettiğinin ortada olduğunu, diğer ortak ...''ın 2016-1 sayılı kararı ile şirketteki 25.000 TL bedelli hissesini şirket dışı kızı olan ...‘e devrettikten sonra bir yıl geçmesine rağmen şirket ortağı ünvanı ile 2.05.2017 tarihinde yine müvekkilin imzasını taklit ederek şirket merkezinin bu defa adresini değiştirdiğini, Müvekkilin imzasının taklit edilerek sanki genel kurul toplantısında varmış gibi gösterilmesi ve bir takım kararlar alınmasının hukuka aykırı olduğunu ve söz konusu sahte imzaların araştırılması hususunda savcılığa yaptıkları başvuruda bilirkişi incelemeleri yapıldığını, imzanın müvekkil ...’a ait olmadığı hususunna dair bilirkişi raporları tanzim edildiğini, söz konusu raporların mahkemeye ibraz edildiğini, Belirtilen hususlarda Savcılığa suç duyurusu yapılmış olsa da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No: 2018/162747, Karar No: 2023/10150 no'lu kararıyla; "taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunun 553. Maddesi gereğince Hukuki İtilaf mahiyetinde olduğu ve Hukuk Mahkemelerine başvuru haklarının saklı bulunduğu" gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, Müvekkilin şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığını müşahade ettiğini, ayrıca Limited şirketin ortaklık mevcudu kalmadığını, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkilin diğer ortağa bir türlü ulaşamadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kar sağlayamadığını, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaatinin güçlendiğini, şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi iyi idare edemediğini, TTK m. 245’te bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirildiğini, yukarıdaki açıklamalar ışığında Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini, zira olağan yollarla şirketi tasfiye etme, şirket karar defterlerine kayıtlar düşüp noterde ve Ticaret Sicil Müdürlüğünde işlem yapma yetkisi ve yeteneğinin yukarıda anlatılan nedenlerle kaybolduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 638/2 maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ... Bağlahtı Elemanları Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydı incelendiğinde; Davalı şirket 2 ortaklı olup şirketin %50 hisseli ortaklarının davacı ... ve dava dışı ... olduğu, şirket ortakları ... ve ...'ın aynı zamanda müşterek temsille şirketin yetkilileri oldukları anlaşılmıştır.Davacı taraf, dava dilekçesindeki iddialarla, haklı sebeple şirket ortaklığından çıkartılmasını talep etmiş, dava dilekçesinde delil listesinin olmadığı, davacı tarafın ayrıca delil listesi verilmediği görülmüş ise de, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarla ilgili İstanbul Anadolu CBS'nin :2018/162747 soruşturma sayılı dosyasını bildirip dava dilekçesine bu dosyadan alınan bilirkişi raporlarını ibraz ettiği görülmüştür.Mahkemece, davacı tarafın bildirdiği İstanbul Anadolu CBS'nin :2018/162747 soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtlarını getirttiği, davalı şirketin sicil kaydı ve vergi kayıtlarını getirttiği anlaşılmıştır.Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazıda; ... vergi kimlik numaralı mükellefi '' ... ... ELEMANLARI SANAYİ TİCARETLİMİTED ŞİRKETİ" nin tarh dosyası ve bilgisayar kayıtlarının tetkiki neticesinde mükellefin; 31.12.2012 tarihi itibariyle ".... ÜMRANİYE/İSTANBUL" adresinde "ÇELİKTEN/DEMİRDEN YAPILMIŞ TÜP, BORU, İÇİ BOŞ PROFİLLER VE İLGİLİ ... PARÇALARININ İMALATI (SICAK ÇEKİLMİŞ VEYA SICAK HADDELENMİŞ)" faaliyetinden mükellefiyet tesis ettirdiği ve 31.08.2018 tarihi itibariyle resen terk olduğu tespit edilmiş olup, ibraz edilen son kurumlar vergisi beyanının yazı ekinde gönderildiği belirtilmiştir.Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde; 23/05/2025 tarihli celsede bilirkişi incelemesi için ara karar kurulduğu, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu, bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarı edildiği, ancak verilen ihtaratlı süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili bilirkişi incelemesine karar verilen 23/05/2025 tarihli duruşmada;''hiçbir şekilde davalıya ulaşamıyoruz, bu nedenle davalının defterlerine de ulaşamıyoruz ayrıca davalı şirkete olan güven duygumuz zedelenmiştir, şirketi tasfiye etmemiz mümkün değildir,'' şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekili 03/10/2025 tarihli duruşmada ise;'' biz davalıya ulaşamıyoruz bu nedenden ötürü bilirkişi ücretini yatırmadık zaten tarafımızdan söz konusu kayıtlar ve defterler gizleniyor bu nedenle yeniden rücu talebimizi tekrar ederiz, '' şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece aynı tarihli duruşma ara kararı ile; Davacının rücu talebi 05/06/2025 tarihli ara karar ile değerlendirilip, taraflara tebliğ edildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 05/06/2025 tarihli ara karar ile de; Davacı vekilinin ara karardan rücu edilmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK’nin 638/2. Maddesin de; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir, hükmünü haizdir. Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğuna değinilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir.Bu tip davalarda haklı nedenin var olup olmadığı konusunda taraflar her türlü delile ispat vasıtası olarak başvurabilirler.Davacı taraf, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarla ilgili İstanbul Anadolu CBS'nin 2018/162747 soruşturma sayılı dosyasının olduğunu belirtip bu dosya mahkemece uyap sisteminden getirtildiği halde soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporları ile bu dosyada alınan beyanların mahkemece tartışılıp değerlendirilmeden sadece bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılması nedeniyle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2025 Tarih ve 2025/80 Esas - 2025/723 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.