T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1586 KARAR NO : 2026/399 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2019/513 Esas 2022/379 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karş…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1586 KARAR NO : 2026/399 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2019/513 Esas 2022/379 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2019 yılı başında davalı şirket çalışanı ... isimli şahıs tarafından davacı şirkete yapılan bir ihbar sonucu, o tarihte davacı şirketin satın alma müdürü olarak görev yapan ... isimli çalışan ile davalı şirketin yetkilisi ...’nın birlikte hareket ederek müvekkili şirketin davalı şirketten yaptığı mal ve hizmet alımlarına ilişkin faturalandırmaların yüksek miktar üzerinden yapıldığı ve bunun karşılığında ...’ın elden veya eşinin banka hesabı üzerinden komisyon aldığı bilgisinin taraflarlarına iletilmesi üzerine, davalı tarafından kesilen ve ...’ın onayı ile muhasebe kayıtlarına alınıp ödeme yapılan faturaların incelemesinde, davalı tarafından müvekkili şirkete düzenlenen faturalarda fiyatların 2-3 kat olacak şekilde afaki ve fahiş olarak yazıldığının ve fiktif işlemi olduğunun, ...’ın eşi ... adına olan banka hesaplarına bu olaylar nedeniyle elde edilen haksız kazancın gönderildiğini, davalı şirket yetkilisi ...’dan 22.03.2019 tarihinde konuya ilişkin bilgi istenildiğini davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkilinin zararının kabul edilmesi ile taraflar arasındaki cari hesapta borç olarak gözüken ve aslında müvekkili şirketin zarara uğradığı tutara karşılık daha önceden davalı şirkete verilen 218.000,00-TL tutarlı 20.03.2019 vadeli 7079120 nolu ...’e ait çekin davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline iade edildiğini, müvekkili şirket tarafından kesilen 22.03.2019 tarih 11854 nolu fiyat farkı faturasının imza ve kaşe karşılığı davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı tarafından kötü niyetli olarak, olmayan bir borç için müvekkiline karşı icra takibinin başlatıldığını, olay ile ilgili Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek, taraflarınca sunulacak teminat mektubu karşılığı icra veznesine girecek paranın iş bu davanın kesinleşinceye kadar davalı-alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilerek, müvekkilinin Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2019/11497 E.s. icra takibine ilişkin 218.000,00-TL tutarında borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin kestiği faturalar kapsamında davacıya teslim ettiği mallar sebebiyle davacıdan alacak olduğunu, davacının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11497 E.s. icra takibine konu 219.679,24-TL tutarlı alacağın dayanağı olan faturalardaki malları almadığını veya müvekkil şirket ile akdi ilişkiye girmediğini ileri sürmediğini, davacının iddiasının "yüksek fiyattan üretim yapıldığı" yönünde olduğunu, davacı hukuki ilişkiye karşı çıkmadığından, "borcu olmadığı" yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı tarafından sadece 04.12.2015 tarihli banka dekontu fotokopisinin sunulduğunu, anılan dekontun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca cari hesap borcuna karşılık müvekkili şirkete 218.000,00-TL bedelli çek veren davacı şirketin, bu çekin "borcun tediyesi dışında" başka bir sebeple verildiği iddiasını da yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davacının "tanık dinletme" isteğine muvafakatlarının bulunmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların usul ve yasaya tamamen uygun olduğunu, ... makineleri imal eden davacı şirketin, müvekkili şirketten malzeme-çelik lazer kesim ve büküm işçiliği talep ettiğini, sipariş konusu malzemeleri müvekkil şirketten temin ettiğini, "sürekli" ve "acil" olarak siparişler verdiğini, imalatın hızlı yapılmasını talep ettiğini, verilen siparişin tüm parçalarının imalatının bitmesini beklemeksizin, imalatı biten parçaları partiler halinde ve hemen teslim almayı tercih ettiğinden, müvekkili şirketin fabrikasından partiler halinde (kısım kısım) çıkan malzeme parçaları için 213 s. VUK. hükümlerine uygun olarak, irsaliyeli faturalar düzenlenerek davacı şirkete imza karşılığı teslim edildiğinin BA-BS formları ile de sabit olduğunu, davacı şirketin isteği üzerine kısım kısım teslim edilen sipariş kalemlerinden her biri için ayrı fatura kesilmesinde usul ve yasaya aykırı bir işlem olmadığını, peyderpey teslim edilen her mal için, malın cinsine göre fatura düzenlendiğini ve faturaların üzerinde “1. parti”, “2. parti”, “3. parti” gibi ayırt edici açıklamalar yazıldığını, faturaların arkasına da açıklayıcı mahiyette excel listesi zımbalandığından, aynı mal için 3 kez fatura kesildiği iddialarını kabul etmediklerini, müvekkil şirketin, davacı tarafın siparişlerini yetiştirmek amacıyla fabrikasındaki tüm makineleri 7 gün 24 saat vardiyalı şekilde çalıştırdığını, davacının malzeme taleplerine cevap verebilmek için gerek nakit olarak, gerekse banka kredisi (DBS) ile yüklü miktarda malzeme alımları gerçekleştirdiğini, davacının siparişlerinin "acil" ve "devamlı" olmasından dolayı müvekkili şirketin başka müşterilerle dahi çalışamaz hale geldiğini, davacı şirket için imal edilen malzemelerin ödeme vadesinin 30 gün olarak kararlaştırılmasına karşın, davacı şirket ödemelerinin 45 güne kadar uzatıldığını, son olarak müvekkili şirkete 90, 120 veya 150 gün vadeli çekler vermeye başladığını, uzun vadeli çeklerin masrafları artığını müvekkilini zora soktuduğunu, davacı şirketin tebliğ aldığı faturalara ve fatura konusu malzemelere ilişkin hiçbir itirazının olmadığını, açıkça kötü niyetli olduğunu, sırf müvekkili şirkete olan borcunu ödememek ve müvekkili şirkete verdikleri çeki tahsilden geri alabilmek gayesiyle müvekkili şirkete ve temsilcisi ...’ya iftirada bulunulduğunu, aynı senaryoyu piyasadaki diğer alacaklılarına karşı da kullanarak menfaat sağlamaya çalıştıkları, borçlarını sildirmek gayesiyle piyasayı bu şekilde iade faturası kesmeye zorladıklarını, müvekkili şirketin, davacı şirketten takip tarihi itibariyle faiz ve giderler hariç 219.679,24-TL cari hesap alacağının bulunduğunu, cari hesap borcuna mahsuben 28.11.2018 tarihinde müvekkili şirkete vermiş olduğu 20.03.2019 tarihli, 7079120 seri no’lu, ... Şubesi’ne ait 218.000,00-TL bedelli bir adet çek davacı şirket yetkilileri tarafından hileli davranışlarla geri alındığından çek bedelinin tahsil edilemediğini, davacı tarafça müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında yapılan şikayetin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, davacı şirket yetkilileri hakkında dolandırıcılık suçundan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptıkları suç duyurusu üzerine, davacı şirketin ortağı ve genel müdürü....., teknik genel müdür yardımcısı .... ve muhasebe müdürü ..... hakkında 2019/21312 sayılı adli soruşturma başlatıldığını, davacı şirket tarafından kötü niyetli ve suni olarak düzenlendiği anlaşılan 22.03.2019 tanzim tarihli, Seri A - 11854 sıra no’lu, “Fiyat Farkı” açıklamasını içeren, KDV dahil 218.000,00-TL bedelli faturaya, 29.03.2019 günü noter aracılığıyla itiraz edildiğini ve davacıya iade edildiğini, keşide edilen İzmir 14. Noterliği'nin 29.03.2019 tarih 01862 Y.s. ihtarname ile davacının düzenlediği faturanın müvekkili şirketi bağlamadığını, müvekkili şirketin "çalışanı" olduğu iddia edilen "..." adlı şahısın hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadığını, müvekkili şirkete birkaç kez iş başvurusunda bulunduğunu, kendisine red cevabı verildiğini, ancak daha sonra 2018 yılında müvekkili şirket ile iletişime geçerek, müvekkili şirkete müşteri bulabileceğini söylediğini, ısrarı üzerine komisyon faturası kesmesi karşılığında müşteri gönderebileceğinin kendisine iletildiğini, ancak ... adlı şahsın, müvekkili şirketin fiyat teklifini müşteriye doğru şekilde iletmediği, fiyatı değiştirerek ve yükselterek ilettiği, bu suretle aracılık işinde usulsüzlük yaparak müvekkili şirketi zor durumda bıraktığının tespit edilmesiyle kendisi ile hiçbir iş yapılmadığını, müvekkili şirkete husumet besleyen ...’un etrafına yalan beyanlarda bulunarak müvekkili şirketin ve yetkililerinin itibarlarını karalamaya çalıştığını, geçen aylarda müvekkili şirket yetkilisi ...’yı telefonla aradığını ancak telefon açılmayınca şirketin üretim müdürü ... .’e telefonla ulaşarak "...’e söyle telefonlarını açsın. Bana acilen para versin, yoksa ben o parayı gerekirse ...’dan almasını bilirim" dediğini, ...’nın bu parayı vermemesi üzerine davacı ....firması yetkililerine giderek onlarla işbirliği yaptığını ve davacı şirket lehine tanıklık yapacağı tehdidinde bulunduğunu, davacı şirketin satın alma müdürü ... ile fiktif (gerçek olmayan) veya fahiş miktarlı alım-satım yapıldığı, müvekkili şirketin bu şahsa para gönderdiği iddiasının doğru olmadığını, ...’a müvekkili şirket tarafından komisyon verildiği iftirasını ortaya artan davacı tarafın, bu yönde hiçbir delil ibraz etmediğini, davacının, dava dilekçesi ekinde sunduğu 04.12.2015 tarihli banka dekontu fotokopisi incelendiğinde, göndericinin "....", alıcısının "..." olduğunun görüldüğünü, dekontun, ... adlı şahsa müvekkili şirket tarafından "haksız kazanç" aktarıldığının delili olduğunu iddia ettiğini, davacı şirketin, ... adlı satın alma müdürünün iş akdini 26.03.2019 tarihinde haklı nedenle sona erdirdiğini, bu kişinin alınan savunmasında "yüksek fiyatlardan mal tedarik ettiği hususunu ikrar ettiğini" ileri sürdüğünü, ancak, ...’ın, davacı şirket yetkililerinin tehdit ve baskısına maruz kaldığı, manevi cebir ile ...'ın elinden gerçek dışı ifadeler içeren bir yazı alındığı ve iş akdinin haksız olarak feshedildiğinin öğrenildiğini, ...’ın, bu hususları Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/21312 sayılı soruşturma dosyasına verdiği ifadesinde dile getirildiğini savunarak maddi ve hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve delilsiz davanın reddine, davacının İİK.’nun 72/IV. maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, İİK.nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davacı vekili, fatura , çek örneği taraflara ait defter ve kayıtlar, soruşturma dosyası, uzman görüş raporu, hesap ekstreleri, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı vekili karşı delil olarak, icra dosyası, soruşturma dosyası, cari hesap ekstresi, tüm faturalar, bu faturaların dayanağı olan sipariş e-postaları ve fatura muhteviyatı ürünlerin izahına ilişkin tablolar, çek, ihtarname, SGK kayıtları, tanık , BA-BS formları ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Mahkememizce taraf defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının 218.000,00 TL tutarlı çeki düzenleyerek tevdii ettiği 28.11.2018 tarihi itibarı ile, kendi ticari defter kayıtlarına göre 218.823,74 TL davalı tarafın alacağı olduğunu, davalı tarafın kayıtlarında ise davacının aynı miktar kadar borçlu bulunduğunu, tarafların defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğunu, tahsil işlemi için bankaya tevdii edilen davacının 218.000 TL tutarlı çekinin, tahsil işlemi gerçekleşmeden davalı tarafından 20.03.2019 tarihinde bankadan iade alındığını, fatura tanzim edilerek davalıya elden tebliğ ettiğini, faturanın ticari defterlerine kaydedildiğini ve BS formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiğini, davalı tarafın 29.03.2019 tarihinde noterden keşide edilen ihtarname ile davacının 218.000,00 TL tutarlı faturasını kabul etmeyerek iade ettiğini, davacı tarafın, davalıya düzenlediği 218.000,00 TL tutarlı çekin 2019 yıl sonu itibariyle davalının muhasebe kayıtlarında 101- Alınan Çekler hesabında kayıtlı olduğunu, mahkemece davacı tarafın, çek tutarı kadar fiyat farkı faturası tanzim ederek, faturayı davalı şirket yetkilisine elden tebliğ etmesi ve daha sonra, faturanın kabul miktarı 219.679,24 TL olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinde bu miktarın 1.679,24 TL'si davacının cari hesap bakiyesi, 218.000,00 TL si de 101- Alınan Çekler hesabında kayıtlı davacının 20.03.2019 tarihli çek tutarından oluştuğunu, davalının, davacının faturasının elden tebliğ edildiğininin kabulü ve ihtarname ile davacıya iadesi işleminin kabul görmemesi halinde davacının, davalıya 1.679,24 TL borçlu olduğu bu miktarın tarafların ticari defterlerinde yazılı miktar olduğunu beyan etmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları doğrultusunda raporu hazırlayan SMM bilirkişisinin yanına makine mühendisi eklenerek bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda özetle; davaya konu fatura içeriği parçaların özel, sadece ..... firmasına ait kod numaralı, çok farklı şekil ve ölçülerde parçalar olduğunun belirlendiğini, başka firmalara ait faturalarla kıyaslama olanağı bulunmadığını, davaya konu fatura içeriği laser kesimleri için davalı ile ticari ilişki sona erdikten sonra veya daha önce başka firmalardan hizmet alınmadığı beyan edildiğini, bu yönden de fatura bedellerini kıyaslama olanağı olmadığını, davaya konu fatura içeriği laser kesim işlemi fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi için, imalat maliyet analizleri yapılmasını gerektiğini, davaya konu dönemde taraflar arasında düzenlenmiş 114 adet laser kesim işleminde bazı faturalarda birden fazla parça kesim işlemi de bulunduğundan yüzlerce kalem, farklı şekil ve ölçüde saç parça kesim işleminin maliyet analizlerinin yapılması ve fatura bedelleri ile kıyaslanmasının teknik olarak çok uzun zaman alacağından, seçilen fatura içeriği laser kesim işlemlerinin irdelenmesinin yapılabildiğini, Aynı iş için farklı düzenlenen faturaların irdelenmesi sonucunun ise P-226946 role bağlantı sacı için 91,80TL, P-225643 turbo parça dolap sacı için 37,50TL, HMT 2000 çöp kazanı lazer kesim büküm için 23.800,00TL, VKM 8 mm lazer büküm için 47.718,00TL P-226820 polyester sabitleme sacı için 54,00TL fazla fatura düzenlendiği 5- Aynı iş için verilen sipariş tutarından daha yüksek düzenlenen faturaların irdelenmesi sonucu: 208494 bağkantı takozu için 1.370,00TL, Hardoks kesim için 3.870,00TL, Lazer Büküm için 21.351,00TL fazla fatura düzenlendiği 6-Maliyet analizlerine göre faturaların irdelenmesi sonucu: P-233472 kod numaralı kanat sacı için 31.536,00TL, Siyah saç kalite (3237) kalınlık 2mm için 14.591,54TL, Siyah saç kalite (3237) kalınlık 4mm için 87.468,70TL, Siyah saç kalite (3237) kalınlık 8mm İçin 49.293,94TL, Siyah saç kalite (3237) kalınlık 12mm - 20mm için 8.473,90TL fazla fatura düzenlendiğinin tespit edildiğini, incelenen faturalara göre toplam; 289.655,14TL fazla fatura düzenlendiğini, kök raporumuzdaki değerlendirmelerde herhangi bir değişikliğin olmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında 15/03/2018 yılında başlayan ticari bir ilişki olduğu, davanın cari hesaptan kaynaklanan alacak için davalı tarafından Karşıyaka 4. İcra müdürlüğünün 2019/11497 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte davacının 218.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti talebi olduğu , taraf defterlerinin incelenmesi için SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen raporda,davacı tarafından 218.000,00 TL tutarlı çekin düzenlenerek tevdii edildiği 28.11.2018 tarihi itibarı ile, kendi ticari defter kayıtlarına göre 218.823,74 TL davalı tarafın alacağı olduğu, davalı tarafın kayıtlarında ise davacının aynı miktar kadar borçlu bulunduğu, tarafların defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ,tahsil işlemi için bankaya tevdii edilen davacının 218.000,00 TL tutarlı çekin, tahsil işlemi gerçekleşmeden davalı tarafından 20.03.2019 tarihinde bankadan iade alınmış olduğu, dosyanın lazer saç kesimi konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile, dosyada bulunan fatura içeriklerinin bildirilen fiyatlara uyumlu olup olmadığı konusunda makina mühendisinin katılımı ile alınan raporda, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı şirket tarafından davacı şirkete 15.03.2018 tarihi ile 21.12.2018 arasında 114 adet laser kesim faturası düzenlendiği, fatura içerikleri incelendiğinde ... araçları üst ekipmanı imal eden davacı.... firmasının üst ekipmanda kullandığı saç parçaların, bilgisayarda çizilmiş kod numaralı ölçülü resimlerine göre davalı ... firması tarafından laserle hassas kesim işlemi hizmet bedeli ile ilgili olduğu, davacı ...firması tarafından imal edilen ... aracı üst ekipmanlarında kullanılan saç parçaların imalat resimlerinin kod numaralı olarak .... firması tarafından hazırlandığı, saç levhalardan kalınlıklarına göre laserle kesim için davalı.... firmasına gönderildiği, davalı işyerinde kesilen saç parçaların alınarak ... aracı üst ekipman imalatında kullanıldığı, davalı firma ile yaşanan ihtilaftan sonra laser kesim işlemlerini başka firmalara yaptırmadıkları, kendilerine ait laser kesim atölyesinde kendi personeli tarafından yaptıkları, laser kesim atelyesinde yapılan incelemede; ... araçları üst ekipmanlarında kullanılan kod numaralı saç parçaların laser kesim işleminin burada yapıldığı ,davaya konu fatura içeriği parçaların özel, sadece ... firmasına ait kod numaralı, çok farklı şekil ve ölçülerde parçalar olduğu ,başka firmalara ait faturalarla kıyaslama olanağı bulunmadığı, davaya konu fatura içeriği laser kesimleri için davalı ile ticari ilişki sona erdikten sonra veya daha önce başka firmalardan hizmet alınmadığı beyan edilmiş olup, bu yönden de fatura bedellerini kıyaslama olanağı olmadığı, davaya konu fatura içeriği laser kesim işlemi fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi için, imalat maliyet analizleri yapılması gerekmekte olup, davaya konu dönemde taraflar arasında düzenlenmiş 114 adet laser kesim işleminde davacı tarafça itiraz konusu edilen fatra içeriği laser kesim işlemlerinin irdelenmesi yapıldığında 289,655,14 TL fazla fatura düzenlendiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği ,218.000,00 TL tutarlı çekin düzenlenerek tevdii edildiği 28.11.2018 tarihi itibarı ile 218.823,74 TL davalı tarafın alacağı olduğunun tarafların defter kayıtları ile sabit olduğu halde tahsil işlemi için bankaya tevdii edilen davacının 218.000,00 TL tutarlı çekinin, tahsil işlemi gerçekleşmeden davalı tarafından 20.03.2019 tarihinde bankadan iade alınmış olduğu yine iade faturasının davalı şirket yetkilisine elden tebliğ hususları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında iade faturasının düzenlenmesi konusunda anlaştıkları ve fakat davalının anlaşmaya aykırı olarak icra takibine başladığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının kötüniyet tazmanıtı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesi ile; HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, DAVANIN KABULÜNE; Karşıyaka 4. İcra müdürlüğünün 2019/11497 E sayılı dosyasında davacının 218.000,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Takibin 218.000,00-TL yönünden iptaline, 218.000,00-TL yönünden davacının kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile, 43.600,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Toplanan delillerin, yapılan tahkikat, alınan bilirkişi raporları (ek raporların varsayıma dayalı kısımları hariç) ve tüm dosya kapsamına göre haksız, dayanaksız, delilsiz ve kötü niyetli şekilde açılan davanın reddi gerektiği çok açıkken, "davanın kabülüne" yönelik karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf konusu kararda yazılı gerekçenin tamamen hatalı olduğunu, mahkemece, "ispat yükü" yanlış tatbik edildiğini, somut olayda davacı şirketi, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11497 E. sayılı icra takibine konu 219.679,24 TL tutarlı alacağın dayanağı olan faturalardaki malları almadığını veya müvekkil şirket ile akdi ilişkiye girmediğini, davanın reddi gerekirken, istinaf konusu kararda davacı sanki geçerli bir delil ibraz etmiş gibi hatalı bir kabulden hareketle (davacının kendi imalathanesindeki sözde maliyetleri baz alınarak), hatalı bir hüküm verildiğini, Mahkemenin de gerekçesinde belirttiği gibi, davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi, verdiği siparişleri, düzenlenen (kayıtlarına dahi işlediği) faturaları, kendisine teslim edilen malzemeleri inkar etmediğini, Yargıtay içtihatlarına göre de davanın reddi gerektiğini, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine (tasfiyesine) yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, davacının, daha önce müvekkili şirkete verdiği (tahsil edilmemiş bulunan) 218.000,00-TL bedelli çekin "davacının zararına karşılık iade edilmesi hususunda taraflarca mutabık kalındığı" şeklindeki iddiası da gerçek dışı olduğu, davacı tarafın menfi tespit isteminin tek dayanağı olarak sunduğu 04.12.2015 tarihli ve 350 TL bedelli banka dekontu fotokopisinde, göndericinin "....", alıcısının "..." olduğu görüldüğünü, Mahkemece alınan 09.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre de, davanın reddi gerektiğini, 09.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin verdiği 218.000 TL tutarlı çekin davacının kendi defterlerinde de kayıtlı olan borçlarına karşılık olarak verildiğini, davacının muavin defter kayıtlarına göre çekin verildiği tarih itibariyle davacının davalı (müvekkil) şirkete 218.823,74 TL borçlu olduğu ve çekin bu borcun ödenmesi gayesiyle verildiğini, davacı şirketin davalı (müvekkil) şirket yetkilisinden geri aldığı çekle ilgili olarak 22.03.2019 tarihinde 218.000 TL tutarlı fiyat farkı faturası düzenleyerek (dayanak belge olmadan) müvekkil şirketi borçlandırdığı, bu faturaya istinaden kayıtlardaki borcunu 1.679,24 TL'ye indirdiğini, davacı tarafın "davalı tarafça zarara uğratıldığı" iddiası ile ilgili olarak herhangi bir somut hesaplama veya izahat sunmadığı, "sipariş ve fatura bedelleri arasında fahiş fiyat farkı oluştuğu" iddiasını kanıtlayan herhangi bir belgeyi ibraz etmediğini, davacının verdiği (ancak ödenmeyen) 218.000 TL tutarlı çekle aynı tutardaki iade (fiyat farkı) faturasına, davalı (müvekkil) şirket tarafından 8 günlük yasal süresi içinde itiraz edildiği hususların vurgulandığını, Mahkemece, 09.12.2020 tarihli kök rapordan sonra alınan birinci ve ikinci ek raporlarda yer alan afaki ve varsayıma dayalı sözde maliyet analizlerine istinaden davanın kabul edilmesinin son derece hatalı olduğunu, 17.05.2021 tarihli birinci ek raporda ve 19.11.2021 tarihli ikinci ek raporda, davacının kendi imalathanesinde "daha düşük maliyetle" yaptığını iddia ettiği işlerin bilirkişilerce tek taraflı ve yüzeysel olarak incelendiğini, bilirkişilerin yalnızca davacı şirketin atölyesine giderek orada kendilerine söylenen hususlarda varsayıma dayalı maliyet analizi yaptıklarının görüldüğünü, davacının kendi imalathanesinde daha düşük maliyetle yaptığı üretimlere ilişkin kayıtların, bu davada delil olarak nazara alınamayacağını, bilirkişilerin, kök rapordan sonra hazırladıkları birinci ek ve ikinci ek raporlarda, adeta “yerindelik denetimi” yapılmaya kalkışıldığını, ek raporlardaki diğer tespitlerin, davanın reddi gerektiğini ortaya koyduğunu, Ek raporlardaki sözde “Fiyat Analizi”, muhasebe esaslarına, hukuka ve delil durumuna açıkça aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiği çok açık olmakla birlikte, dosyanın 3 kişilik yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, müvekkil şirkete ait fabrikada inceleme yaptırılıp faturalara konu imalatların maliyet ve satış fiyatlarının itirazları kapsamında değerlendirilmesi yönünde rapor alınması talebinin Mahkemece kabul görmemesinin de hatalı olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli iddialarının ve istinaf konusu kararın kabulü anlamına gelmemek üzere istinaf konusu kararın hüküm kısmında, İİK. mad. 72/V hükmüne aykırı olarak, "takibin iptaline" karar verilmesinin de hatalı olduğunu, istinaf konusu kararın hüküm kısmında, İİK. mad. 72/V hükmüne aykırı olarak, müvekkil şirket aleyhine 43.600,00 TL kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2022 tarihli ve 2019/513 Esas, 2022/379 Karar sayılı ilâmının istinaf itirazları doğrultusunda kaldırılmasına, Maddî ve hukukî dayanaktan yoksun, haksız, delilsiz ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, davasında haksız olan davacının (icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı almış ve bu kararı uygulatmış olduğundan), İİK.’nun 72/IV. maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20 (yüzde yirmi)'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Menfi tespit istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise; davacıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu davanın reddini talep etmiştir. Davacı tarafın, 218.000 TL bedelli fiyat farkı faturasını davalı şirket temsilcisine elden 22.03.2019 tarihinde tebliğ ettiği, davalı şirketin ise 29.03.2019 tarihli ihtarname ile iş bu faturaya itiraz ederek faturayı davacı tarafa iade ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya verilmiş olan 218.000 TL bedelli çekin davalı tarafça bankaya takas yapılmak üzere ibraz edildiği, ancak davalı tarafça 20.03.2019 tarihinde çekin takasının iptal edilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf iş bu dosyada ; davalının düzenlediği faturaları fahiş düzenlendiğini, daha sonra bunu fark ettiklerini, davalıyla konuştuklarını, davalının da bunu kabul ettiğini, kendilerinin verdiği 218.000 TL bedelli çekin bu fahiş bedelleri kapsadığını, bu nedenle davalının bu çeki kendilerine tekrar geri verdiğini, kendilerinin de fiyat farkı faturası kestiklerini, ancak haksız bir şekilde bu faturayı iade ettiğini ve cari hesaptan kaynaklı takip yaptığını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise; davacı şirket yetkililerinin hile kullanarak ve kendilerini dolandırarak verilen 218.000 TL bedelli çeki kendilerinden geri aldıklarını başka mal alımı da yapacaklarını ve daha yüksek bedelli çek vereceklerini söylediklerini ancak daha sonra yapılan toplantıda bu çeki davacı tarafa teslim ettikten sonra bu kez kendilerine fazla fatura kesildiğini iddia ettiklerini, banka çalışanı olduğunu ileri sürdükleri bir kişininde toplantıda sesinin davalı şirket yetkilisine dinletilerek kendilerinin ikna edildiğini davacı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davacı tarafın kendi çalışanları olan ...'a da davacı şirket yetkililerinin zorla gerçeğe aykırı belge imzalattıklarını, bu hususun ...'ın savcılık ifadesinde açıkça beyan edildiğini davacı şirketten cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduklarını kesinlikle fazla fatura kesilmediğini davacının talebi üzerine parti parti malları gönderdiklerini ve her parti için ayrı ayrı fatura kestiklerini ileri sürmektedir. Davalı şirket ve yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisi ve fabrika müdürüyle muhasebe müdürü hakkında dolandırıcılık şantaj tehdit vesaire suçlardan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket yetkilisi de ... ve ... hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan suç duyurusunda bulunmuş Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir . Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış 09.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 1. Davacı tarafın 218.000 TL tutarlı çeki düzenleyerek tevdii ettiği 28.11.2018 tarihi itibarı ile, kendi ticari defter kayıtlarına göre 218.823,74 TL davalı tarafın alacağı olduğu, davalı tarafın kayıtlarında ise davacının aynı miktar kadar borçlu bulunduğu, tarafların defter Kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu , 2. Tahsil işlemi için bankaya tevdii edilen davacının 218.000 TL tutarlı çekinin, tahsil işlemi gerçekleşmeden davalı tarafından 20.03.2019 tarihinde bankadan iade alınmış olduğu, 3. Davalının, davacıya ait çekin bankada tahsil işlemi gerçekleşmeden iade almasından sonra, davacı tarafından, 22.03.2019 tarihinde fiyat farkı açıklaması ile çek tutarı kadar fatura tanzim ederek davalıya elden tebliğ ettiği, faturayı ticari defterlerine kaydettiği ve BS formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, 4. Davalı taraf 29.03.2019 tarihinde noterden keşide edilen ihtarname ile davacının 218.000 TL tutarlı faturasını kabul etmeyerek iade etmiş olduğu, 5. Davacı tarafın, davalıya düzenlediği 218.000 TL tutarlı çekin 2019 yıl sonu itibariyle davalının muhasebe kayıtlarında 101- Alınan Çekler hesabında kayıtlı olduğu, 6. Mahkemece davacı tarafın, çek tutarı kadar fiyat farkı faturası tanzim ederek, miktari 219,679,24 TL olmaktadır. Davalı tarafın ticari defterlerinde bu miktarın 1.679,24 TL'si davacının cari hesap bakiyesi, 218.000,00 TU si de 101- Alınan Çekler hesabında kayıtlı davacının 20.03.2019 tarihli çek tutarından oluştuğu,| 7. Davalının, davacının faturasının elden tebliğ edildiğinin kabulü ve ihtarname İle davacıya iadesi işleminin kabul görmemesi halinde davacının, davalıya 1.679,24 TL borçlu olduğu bu miktarın tarafların ticari defterlerinde yazılı miktar olduğu görüldüğü belirtilmiştir. Mahkemece tarafların itirazı üzerine bu kez bir makine mühendisi bilirkişi de eklenmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden rapor alınmış düzenlenen 17.05.2021 tarihli raporda sonuç olarak ;İncelenen faturalara göre toplam 289.655,14 TL fazla fatura düzenlendiğinin anlaşıldığı kök rapordaki diğer hususlarda bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir . Yani bilirkişi davalı tarafından davacıya düzenlenen faturaların miktarının rayiçlere göre fazla hesaplandığını belirtmiştir . Tarafların itirazı üzerine mahkemece aynı bilirkişilerden tekrar ikinci ek rapor alınmış 19.11.2021 tarihli ikinci ek raporda ;Önceki raporda bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir . Her ne kadar bilirkişi raporunda fahiş fatura düzenlendiği belirtilmiş ise de; davacı taraf defterlerine kayıtlı olan bu faturalara TTK nın 21/2 maddesinde belirtilen 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğinden içeriği kabul etmiş sayılması gerekmektedir. Mahkeme toplanan tüm delillere göre taraflar arasında iade faturasının düzenlenmesi konusunda anlaştıkları ve fakat davalının anlaşmaya aykırı olarak icra takibine başladığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir . Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda; öncelikle ispat yükünün hangi tarafta olduğunun tespiti gerekmektedir. Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı taraftadır. Davalı davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmelidir. İncelenen taraf defterlerine göre davalının davacıdan 218.000 TL alacaklı olduğu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı tarafın davalıya 218.000 TL bedelli çeki verdiği, ancak sonradan davalının bu çeki tahsil etmeden tekrar davacıya iade ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf; bu çekin iade nedeninin fazla kesilen faturalara ilişkin olduğunu, bu nedenle kendilerinin de fiyat farkı faturası kestiklerini ileri sürmüş ise de; bu hususta dosyaya yazılı bir delil sunmamıştır. Çekin tahsil edilmediği bellidir. Yani davacı, davalıyla fazla kesilen faturalara ilişkin bir anlaşma yaptıklarını ve çekin de bu nedenle kendisine iade edildiğini ispatlamalıdır. Ancak bu konuda anlaşma yaptıklarına dair yazılı bir delil sunulmamıştır. Dolayısıyla ispat yükünü üzerine alan davacı iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat edememesine rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın reddine, dava alacaklı lehine neticelendiğinden ve dosyada davacı lehine tedbir kararı verilmiş olduğundan, davalı lehine dava konusu alacağın %20 si oranında tazminata hükmedilmesine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 3.722,90 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri 22,00 TL'nin davacıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2022 tarihli, 2019/513 Esas ve 2022/379 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; 1-Davanın REDDİNE, Dava, alacaklı lehine neticelendiğinden ve dosyada davacı lehine tedbir kararı verilmiş olduğundan, davalı lehine dava konusu alacağın %20 si oranında tazminata hükmedilmesine, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.722,90 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.990,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 12,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 8-Kararın dairemizce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2026