T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2252 - 2026/632 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/2252 KARAR NO : 2026/632 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2252 - 2026/632 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/2252 KARAR NO : 2026/632 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/675E., 2021/492K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/03/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında ki akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya bakım, onarım ve servis hizmeti verdiğini, müvekkilinin verilen hizmet nedeniyle davalıdan 73.263,59 TL TL alacağı olduğunu, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalı borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı vekili, davalıya ait makinaların bakımı,onarım vs. servis ve satış hizmetleri karşılığı düzenlenen faturadan bakiye bedel için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili; davacı ile arada cari işleme dayalı ticari ilişkinin olduğunu,kısmi ödemeler yapıldığını ancak tivari ilişki devam ettiğinden dönem sonu alacak verecek durumunun hesaplanmasının gerektiğini, teslim ettiği işi ispatlaması gerektiğini sacunarak davanın reddini dilemiştir. Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/15126 sayılı dosyası celp edilmiş; davalı aleyhine faturaya dayanılarak 73.263,59 Tl asıl alacak için takip yapıldığı, davacının takibe ve borca itiraz ettiği görülmüştür. Tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, 2017-2018 defterlerinin yasaya uygun olduğu,taraf defterlerinde dava konusu alacağın bulunduğu, davalının 2019 ve 2020 yılı ödemeleri olduğu itirazı üzerine yeniden inceleme yaptırılmış; davadan sonra yapılan bir kısım ödemelerin bu borçtan düşüldüğü taraf defterlerinden anlaşıldığı..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, Ankara 22. İcra Müd.ürlüğü'nün 2018/15126 sayılı dosyasında 73.263,59 TL'ye yönelik itirazın iptaline, alacak likit ve muayyen olduğundan %20'si 14.652,71 TL'nin davalıdan alınmasına, davadan sonra 09.12.2020 tarihinde 16.000 TL, 15.12.2020 tarihinde 15.000 TL, 31.12.2020 tarihinde 10.000 TL ödeme yapıldığı gözetilerek infazda nazara alınmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin kararında davanın kabulü ile icra inkar tazminatına ve davadan sonra yapılan 09.12.2020 tarih 16.000,00 TL, 15.12.2020 tarih 15.000,00 TL, 31.12.2020 tarih 10.000,00 TL bedelli ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurduğunu, mahkemece verilen bu kararın takipten sonra, davadan önce ve davadan sonra yapmış oldukları ödemelerin dikkate alınmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan bu ödemelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 102 kapsamında değerlendirilerek takibe ilk geçilen borçtan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın yapmış oldukları bu ödemeler için dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından dolayı bu miktarlar için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan bu ödemelerin dikkate alınmadığı gibi, gerekçeli kararda neden dikkate alınmadığına dair bir açıklama da yapılmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. İtirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yaptığı itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Alacak miktarı, icra takip tarihi itibarıyla belirlendikten sonra, icra takibinden sonra dava tarihine kadar borçlu tarafından yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin borçtan mahsup edilerek dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınır. İtirazla takibi durduran borçlu, defaten ya da farklı zaman dilimlerinde yaptığı ödemelerle borcu tamamen veya kısmen sona erdirebilir. Davadan sonra yapılan ödemelerin borcu tamamen sona erdirip erdirmeyeceğine göre karar değişkenlik arzedecektir. Şöyle ki, davadan sonra icra dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde (icra harç, faiz, masraf, icra vekalet ücreti) borcun ödenmesi halinde “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulur. Davadan sonra borcun kısmen ödenmesi halinde ise, bu tutar hükme bağlanan miktardan düşülmeksizin “infaz aşamasında nazara alınmasına” şeklinde hüküm kurulur. Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/15126 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 24.12.2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24.12.2018 tarihli 73.263,00 TL bedelli fatura, hesap ekstresine dayalı 73.263.59 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15126 sayılı dosyasında 73.263,59 TL'ye yönelik itirazın iptaline, alacak likit ve muayyen olduğundan %20'si 14.652,71 TL'nin davalıdan alınmasına, davadan sonra 09.12.2020 tarihinde 16.000 TL, 15.12.2020 tarihinde 15.000 TL, 31.12.2020 tarihinde 10.000 TL ödeme yapıldığı gözetilerek infazda nazara alınmasına karar verilmiş ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinden davalının gerek takipten sonra gerek dava tarihinden sonra ödemeler yaptığının sabit olup mahkemece TBK 100. Maddesi hükümleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne dair verilen kararda isabet bulunmamıştır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ek rapor ya da bu konuda konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle, raporun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/675E., 2021/492K. sayılı 22/09/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/03/2026 Başkan Üye Üye Katip