T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1410 - 2026/557 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1410 (İSTİNAF DİLEKÇESİNİN SÜRE KARAR NO : 2026/557 YÖNÜNDEN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 tarihli ara karar ESAS NO : 2025/730 E DAVANIN KONUSU : İhtiyati haciz (İti…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1410 - 2026/557 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1410 (İSTİNAF DİLEKÇESİNİN SÜRE KARAR NO : 2026/557 YÖNÜNDEN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 tarihli ara karar ESAS NO : 2025/730 E DAVANIN KONUSU : İhtiyati haciz (İtirazın İptali davası kapsamında) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin ticari ilişki kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, malzemeleri davalı şirkete teslim ettiğini ve 67.200,00 USD fatura düzenlediğini, davalı şirketin süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini ve whatsapp görüşmelerinde borcu ikrar ettiğini, ancak davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, ilerleyen süreçte faturanın hatırlatılması amacıyla davalı şirkete Kayseri 17. Noterliği'nin 08/07/2025 tarih ve 08320 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliği üzerine davalı şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile borcun kabul edilmediğinin bildirildiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 4. Genel İcra İcra Müdürlüğü'nün 2025/50162 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, itiraz üzerine müvekkil şirketin alacağını almakta geciktiğini, ileride telafisi güç sonuçların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, davalı şirketin mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 09/09/2025 tarihli ara kararı ile, dosyada mevcut belgelerin yaklaşık ölçülerde ispata yarar nitelikte olmadığı, bu aşamada alacağın varlığının ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, ayrıca davalı borçlu şirketin malvarlığını azaltmak için hileli hareketlerde bulunduğuna ilişkin hususun ispatı için herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin alacağının bulunduğunu, e-arşiv faturanın vade tarihli olduğunu, davalı şirketin faturaya itiraz etmediğini, ürünlerin teslimi sırasında e-irsaliye faturası düzenlendiğini ve davalı şirket yetkilisine ıslak imza karşılığında ürünlerin teslim edildiğini, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olduğu yönünde herhangi bir itirazının olmadığını, davalı şirkete borcun ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiğini, yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer yandan, HMK'nın "Başvuru süresi" başlıklı 345. maddesinde, istinaf başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin ilamın usulen taraflardan herbirine tebliği ile işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 346. maddesinde ise, "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." düzenlemesi bulunmaktadır. Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK'nın "Sürelerin başlaması" başlıklı 91. maddesi sürelerin başlangıcını, "Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar." şeklinde düzenlemiş olup, aynı Kanun'un 92. maddesi ise sürelerin bitimini, " Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." şeklinde hüküm altına almıştır. Madde metninden anlaşılacağı üzere, kanun tarafından verilen süreler kesin olup, hakim tarafından arttırılamaz veya azaltılamaz. Bu ilke kanun tarafından verilen sürelerin kamu düzeni ile ilgili ve hak düşürücü nitelikte olmasından kaynaklanmaktadır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; mahkemenin ara kararının davacı ... Bilgisayar Yazılım İnternet ve Telekominikasyon Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekiline 16/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, bu kapsamda istinaf süresinin 30/09/2023 tarihinde sona erdiği, ismi geçen davacı şirket vekilince 01/10/2025 tarihinde istinaf başvuru dilekçesinin uyap sistemi üzerinden sisteme yüklenerek dosyaya gönderildiği ve istinaf yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının 09/10/2025 tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır. O halde, HMK'nın 90. maddesi uyarınca kanun tarafından belirlenen sürelerin kamu düzeni çerçevesinde ve hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle arttırılmasının veya azaltılmasının, diğer bir anlatım ile değiştirilmesinin mümkün olmaması karşısında, HMK 346. maddesi gereğince, kanuni süre geçtikten sonra istinaf başvurusunda bulunulması halinde, istinaf isteminin reddine karar verilir. Bu durumda; HMK'nın 346/1. maddesinde açıklanan nedenlerle, HMK'nın 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, davacı şirket vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesinin 1. fıkrası gereğince, davacı şirket vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinden ve talep halinde ilgiliye iadesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 24/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."