T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/835 KARAR NO : 2025/1267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/712 KARAR NO : 2024/739 DAVA TARİHİ: 04/10/2007 KARAR TARİHİ: 24/10/2024 DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/835 KARAR NO : 2025/1267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/712 KARAR NO : 2024/739 DAVA TARİHİ: 04/10/2007 KARAR TARİHİ: 24/10/2024 DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın kullandığı, davalı ...’a ait, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan...plaka sayılı aracın 07/08/2004 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kazada müvekkilin sigortalılarının yaralandığını, bu yaralanmaların sonucunda toplam 62.544,72 Euro harcama yapıldığını, bu harcamalar için davalılara müracaat edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamadığını, bunun üzerine Fatih 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacının tedavi gideri sarf ettiği sigortalıları tarafından davalı şirket aleyhine dava konusu kaza nedeniyle Üsküdar 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/237 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki dava arasında fiili irtibat olması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, talebin kabul görmemesi halinde söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasını, davalı sigorta şirketinin söz konusu dava neticesinde ödemek zorunda kalacağı miktarın henüz tespit edilmediğini, aynı şahısların tedavisi için karar uyarınca ödeme yapılması halinde bakiye teminat kalıp kalmayacağı veya ne miktar teminat kalacağının bilinmediğini, aleyhe dava bulunmasına rağmen bir başka kuruma ödeme yapılması halinde davalı şirketin hukuksal olmayan bir işlem yapmış olacağını, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, talebin trafik kazası sonucunda meydana gelen haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getiren davalı şirketten icra inkar tazminatı talebinin mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin temerrüdünün henüz oluşmadığını, bu nedenlerle öncelikle davaların birleştirilmesine, aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekilleri hakkında Üsküdar 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/302 E. sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın işbu dava dosyası ile aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu olmadığını, davacı sigorta şirketinin zararını karşıladığı ...’ın havaalanında Kütahya’ya gitmek için davalıya ait aracı kiraladıklarını, sürücünün uyarılarına rağmen 5 kişi araca binmek istediklerini, aracın bagajına da yüklerini koyarak istihap haddinin üzerine yükleme yaptıklarını, araç içinde emniyet kemeri de takmayarak yaralanmanın şiddetinin artmasına neden olduklarını, istenilen maddi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan ATK raporuna göre 3 aydan sonrası için Celal ... çalışabilir durumda olması nedeniyle işgöremezlik ödeneğini talep edemeyeceğini, davacı şirketin talep ettiği tedavi giderlerinin ödendiğini, mahkemece işbu tedavi giderlerinin yeniden davalılardan tahsiline karar verilmesi halinde davalıların mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacaklarını, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kuruma başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kurumun davaya dahil edilmesinin yasal dayanağı olmadığını, ...'nın sadece SUT kapsamındaki tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu, sair zarar taleplerinden ...'nın sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 04/01/2018 tarihli kararı; "...davalı ...’ın kullandığı, davalı ...’a ait, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan...plaka sayılı aracın 07/08/2004 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucunda davacı şirketin sigortalılarının yaralandığı, kazanın tek taraflı olarak meydana geldiği ve sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle dava dışı sigortalıların Türkiye de yapılan sağlık ve diğer harcamalarının Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı gereği sigorta şirketi tarafından karşılandığı, iş bu davanın ise davacı sigorta şirketinin sigortalılarına kaza sebebiyle yurt dışında görmüş oldukları tedavi ve diğer masraflardan kaynaklı olarak açıldığı, mahkememizce alınan son bilirkişi raporunda harcama kalemleri tek tek gösterilmek suretiyle yapılan ödemelerin denetime elverişli olarak hesaplandığı ve hükme esas alınabileceği, davacının yapmış olduğu ödemelerin toplam 62.950,34 Euro olarak hesaplanmış ise de davacının davalılar aleyhine 62.544,72 Euro üzerinden Fatih 2.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davacının yasal mevzuat gereği talebinde haklı olduğu, davalıların davacının kaza sebebiyle dava dışı sigortalıların uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla yapmış olduğu ödemelerden sorumlu oldukları itirazlarında haksız oldukları anlaşılmakla davanın kabulü ile davalıların itirazlarının iptali ile takibin aynen devamına karar vermek gerekmiş, icra inkar tazminatı yönünden alacağın likit olmadığı ancak bilirkişi vasıtasıyla yargılama sonucunda tespitinin mümkün olduğu anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.2-Dairemizin 29/09/2021 tarihli kararı; "...Taraflarca yargılama sürecinde 6111 sayılı yasa gereğince ...'nın davaya dahil edilmesi talep edilmiş ve karar celsesinde mahkemece ...'nın davaya dahil edilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de; Davacının takibe konu ettiği, ödeme yaptığı giderler arasında tedavi masrafları da bulunmaktadır. Yargılama sırasında 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesinde "Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", aynı yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir.Karayolları Trafik Kanununa göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta şirketi motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), yukarıda belirtilen 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil ancak söz konusu madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Kanunun 98. maddesi kapsamında olmayan tedavi giderleri yönünden ise davalıların sorumluluğu devam etmektedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/10/2015 tarihli 2015/9480 E. 2015/10562 K. Sayılı ilamı "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle davacı hastane tarafından yapılan tedavi giderinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden ve gerek Dairemizin gerekse Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında 6111 sayılı yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu'na sigorta şirketlerince prim aktarımlarının yapıldığı kabul edilmekle, Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım haline gelmiştir. Bu durumda, davacı tarafından talep edilen faturalı tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olan tedavi giderlerinden olduğu anlaşıldığından mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15/05/2018 tarihli 2015/17639 E. 2018/5054 K. 13/09/2018 tarihli 2015/14266 E. 2018/7747 K., 19/11/2020 tarihli 2019/2301 E. 2020/7393 K., 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Bu durumda mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilmesi, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanlar ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanlar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalıların sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dava konusu kazanın, davalı sürücü ...'ın tam kusuru ile meydana geldiği sabit olduğundan, ...'nın sorumlu olduğu giderler dışında kalan masraflara ilişkin davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerden, davalıların sorumlu oldukları açıktır. Ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır. Bu nedenle davalı sigorta şirketi tarafından, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı kararı gereği İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takip dosyasında ödeme yapılması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu miktarın da ayrıca tespit edilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Mahkemece ...'nın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi, trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi masrafları ile diğer ödemelerin ayrı ayrı tespit edilmesi, tedavi giderleri yönünden ...'nın sorumluluğunun değerlendirilmesi, davalı sigorta şirketinin Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı kararı gereği yapmış olduğu ödeme dikkate alınarak kalan sorumluluk miktarının tespit edilmesi, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı dosyasında hüküm altına alınan giderler ile somut dosyaya konu talepler arasında mükerrer nitelik taşıyan kalemler olup olmadığının belirlenmesi ve bu kapsamda yapılacak inceleme neticesinde karar verilmesi gerektiğinden..." davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 24/10/2024 tarihli kararı; "...davalı ...’ın kullandığı, davalı ...’a ait, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan...plaka sayılı aracın 07/08/2004 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucunda davacı şirketin sigortalılarının yaralandığı, kazanın tek taraflı olarak meydana geldiği ve sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle dava dışı sigortalıların Türkiye de yapılan sağlık ve diğer harcamalarının Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı gereği sigorta şirketi tarafından karşılandığı, iş bu davanın ise davacı sigorta şirketinin sigortalılarına kaza sebebiyle yurt dışında görmüş oldukları tedavi ve diğer masraflardan kaynaklı olarak açıldığı, mahkememizce alınan son bilirkişi raporunda harcama kalemleri tek tek gösterilmek suretiyle yapılan ödemelerin denetime elverişli olarak hesaplandığı ve hükme esas alınabileceği, davacının yapmış olduğu ödemelerin toplam 58,379,33 Euro olarak hesaplanmış ise de davacının davalılar aleyhine 62.544,72 Euro üzerinden Fatih 2.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davacının yasal mevzuat gereği talebinde kısmen haklı olduğu, davalıların davacının kaza sebebiyle dava dışı sigortalıların uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla yapmış olduğu ödemelerden kısmen sorumlu oldukları itirazlarında haksız oldukları anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 58.379,33-Euro asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, icra inkar tazminatı yönünden alacağın likit olmadığı ancak bilirkişi vasıtasıyla yargılama sonucunda tespitinin mümkün olduğu anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesi yer almaktadır. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumluluğu devam etmektedir. Dava tarihi 04/10/2007 olduğundan belgeli tedavi giderlerinden ... sorumlu olmakla birlikte SKG aleyhine dava açılmamıştır. Her ne kadar ... davaya dahil edilmiş ise de, belgeli tedavi giderleri için ... davaya dahil edilemeyeceğinden ... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. (Her ne kadar karar duruşmasında duruşma zaptında duruşmalardaki yoğunluk sebebiyle takip talebinin Euro üzerinden olduğu halde sehven TL üzerinden yazıldığı anlaşılmışsa da maddi hata niteliğindeki bu husus gerekçeli kararda resen düzeltilmiştir.)" gerekçesiyle;"1-Davanın davalılar ... ... Sigorta A.Ş. ... ve ... Yönünden KISMEN KABULÜ ile Fatih 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 58.379,33-Euro asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından davanın ... yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6111 sayılı kanun gereğince yürürlük tarihi öncesi meydana gelen trafik kazalarından doğan sağlık giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, istinaf ilamında da bu hususlara yer verilmesine rağmen mahkemece gerekli incelme yapılmadığı gibi bir nevi kararda direnilerek ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, istinaf kararına karşı direnme yönünde karar verilmeyeceğinden kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı teminat limiti kadar olmakla mahkeme kararında müvekkil sigorta şirketi yönünden poliçe limitini aşar şekilde hüküm kurulduğunu, yapılan ödemeler de dikkate alınarak sorumluluk tutarının tam olarak tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu borçla ilgili bir sorumluluğu bulunmadığını, kazazedeler tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ... Es. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını 34.543,50 TL tutarında borcun müvekkili tarafından icra dosyasına ödendiğini, 24/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda da "gerek kaza ve gerekse dava tarihinin 6111 Sayılı yasanın yürürlük tarihinden önceki tarih olması nedeniyle belgeli tedavi giderlerinden dâhili davalı ...’nın sorumlu olduğunun değerlendirildiği" beyanlarına yer verildiğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Kuruma husumet yöneltilmesi üzerine, Kurum vekili olarak davaya cevap verdiğini, duruşmalara katılarak bilirkişi raporlarına karşı beyanda bulunduğunu, sarf edilen emek ve mesai karşılığı vekalet ücretine hükmolunması gerekir iken usul ve yasaya aykırı olarak müvekkil Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin haksız olduğunu beyan ederek kararın bu yönden kaldırılmasını ve lehe vekalet ücretine hükmolunmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, tek taraflı trafik kaza nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan dava dışı sigortalılar Seda ..., ... ..., Hesna ..., Oğuzhan ... ve Celal ...'ın yurtdışındaki tedavi giderleri ve diğer masraflarından kaynaklı davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemelerin, kazanın davalı sürücü ...'ın kusuru ile meydana geldiği iddiası ile araç sürücüsü ..., araç işleteni ... ve ... sigortacısı ... ... Sigorta AŞ'den rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Fatih 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalılar aleyhine 62.544,72 Euro maddi tazminatın tahsili istemiyle 15/03/2007 tarihinde takip başlatıldığı, takip sebebinin trafik kazası sonucu sigortalıların yaralanması nedeniyle ödenen tedavi giderleri olarak açıklandığı, ödeme emrinin davalılara tebliği üzerine, davalılar tarafından yasal süre içerisinde takibe itiraz edildiği ve davanın İİK 67. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/159 E. 2009/119 K. sayılı dosyasında; 07/08/2004 tarihinde Celal ...'ın, eşi ... ... ile çocukları Hesna ..., Seda ..., Oğuzhan ... ile birlikte Yeşilköy hava alanından Kütahya'ya gitmek üzere, ... plakalı ticari araç sürücüsü ... ile anlaştığı, Sakarya istikametinden Bilecik istikametine seyir halinde iken araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla tek taraflı yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan yukarıda ismi zikredilen kişilerin yaralandığı, ... hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralanmaya sebebiyet verme suçundan kamu davası açıldığı, davanın şikayet yokluğu sebebiyle düşmesine karar verildiği ve kararın 01/12/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu dosya kapsamında alınan raporda sürücü ...'ın 8/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/302 E. sayılı dosyasında, davacılar Hesna ..., Seda ..., Oğuzhan ... adına velayeten ve kendileri adına asaleten Celal ... ile ... ... tarafından, davalılar ..., ... ... ve ... ... Sigorta A.Ş. hakkında 07/08/2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi masrafları, iş görmezlik tazminatı ve manevi tazminat istemiyle 12/09/2005 tarihinde dava açıldığı, yargılama aşamasında alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'ın olayda %100 nisbetinde kusurlu olduğunun, davacı yolcuların olayda kusursuz olduklarının belirlendiği, yapılan yargılama neticesinde Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı kararı ile; maddi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 2.259,00 TL çalışamamasından, 6.648,00 TL tedavi giderlerinden kaynaklı olmak üzere toplam 8.907,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacı Celal ...'a ödenmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile Celal ... için 3.000,00 TL, ... ... için 2.000,00 TL, Oğuzhan, Seda ve Hesna ... için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan tahsiline karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2012 tarihli 2010/13751 E. 2012/4613 K. sayılı ilamı ile onanarak 07/05/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasında, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı ilamı ile hükmedilen maddi tazminatın asıl alacak, faiz, yapılan masrafları ile birlikte toplam 15.998,60 TL olarak, davalı ... ... Sigorta AŞ'den tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalı ... ... AŞ tarafından 14/07/2010 tarihinde dosya borcunun tamamı olan 17.494,00 TL'nin icra dosyasına ödendiği, icra harç masrafları düşülerek davacılara 16.540,60 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Yine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. (yeni esas ...) sayılı takip dosyasında ise Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2010 tarihli 2009/302 E. 2010/175 K. sayılı ilamı ile hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yargılama giderleri ve faiz toplamı 37.413,60 TL'nin (İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili talebiyle ..., ... ... ve ... ... Sigorta A.Ş. hakkında takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararından önce ... tarafından düzenlenen 29/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle;... ... Şirketi hakkında; Dava dosyası içinde bulunan belgeler çerçevesinde ve ekte sunulan Türkiye ile Almanya arasında yapılan, çeşitli tarihlerde tadil edilen 01/11/1965 tarih ve 12121 sayılı sözleşmenin tarafı ülkelerden birinin kendi mevzuatı çerçevesinde sigortalısına ödeme yapan Sosyal Güvenlik Kuruluşunun iş bu ödeme nedeniyle 3. Kişilere rücu olanağının olması halinde bu hakkın mütekabiliyet esasları çerçevesinde diğer ülke tarafından da tanınacağı hükmü içeriği, netice itibarıyla davacının talep hakkının mevcut olduğu görülmekle birlikte, bu husustaki nihai takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,Trafik kazası kusur durumu hakkında; Olayda araç sürücüsü ...'ın tamamen asli kusurlu olduğu,Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/302 Esas -2010/175 K. sayılı dosya incelemesi bakımından; 2.259,00 TL çalışmamaktan kaynaklı kazanç kaybı ile 6.648,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.907,00 TL tazminata hükmedildiği, bu kararın icraya konulduğu, davalı ... ... Sigorta A. Ş. nin 16/7/2010 tarihinde 17.494,00 TL olarak icra dosyasına ödediği,A- Dava dışı trafik kazası mağdurlarının Türkiye'de yaptıkları sağlık gideri harcamalar toplamının 6.648,00 TL,B- Dava dışı trafik kazası mağdurlarının Almanya'da yaptıkları sağlık gideri harcamalarının Celal ... için 2.639,41 Euro, ... ... için 1.690,10 Euro, Seda ... için 120,75 Euro, Hesna ... için 120,75 Euro, Oğuzhan ... için 120,75 Euro olmak üzere toplam 4.571,01 Euro,C- Almanya'da yapılan diğer mahkeme ve iş göremezlik harcamalarının Celal ... için 33.986,34 Euro, ... ... için 22.751,33 Euro, Seda ... için 286,80 Euro, Hesna ... için 640,89 Euro, Oğuzhan ... için 713,97 Euro olmak üzere toplam 58.379,33 Euro olduğu belirtilmiştir. Kaldırma kararından sonra mali bilirkişi ... ve aktüerya uzmanı bilirkişi...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/01/2024 tarihli raporda; - Dava dışı trafik kazası mağdurlarının Türkiye'de yaptıkları sağlık gideri harcamalar toplamının 6.648,00 TL,- Dava dışı trafik kazası mağdurlarının Almanya'da yaptıkları sağlık gideri harcamalar toplamının 4.571,01 Euro, - Almanya'da yapılan diğer mahkeme ve iş göremezlik harcamaları toplamının 58.379,33 Euro olduğu, Nihai takdir, değerlendirme ve karar Mahkemeye ait olmak üzere gerek kaza ve gerekse dava tarihinin 6111 Sayılı yasanın yürürlük tarihinden önceki tarih olması nedeniyle belgeli tedavi giderlerinden dâhili davalı ...'nın sorumlu olduğunun değerlendirildiği belirtilmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf talebi yönünden;07/08/2004 tarihinde, davacı sigortalısı Celal ...'ın, eşi ... ... ile çocukları Hesna ..., Seda ..., Oğuzhan ... ile birlikte Yeşilköy hava alanından Kütahya'ya gitmek üzere, 34 TBS 37 plakalı ticari araç sürücüsü ... ile kendilerini götürmesi için anlaştıkları, Sakarya istikametinden Bilecik istikametine seyir halinde iken araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı araçla tek taraflı olarak yaptığı kaza sonucunda dava dışı sigortalıların yaralandığı, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, dava dışı sigortalıların olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerek ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu, gerekse Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/302 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabittir. Kazaya konu...plaka sayılı aracın, 07/08/2004 kaza tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... ... Sigota A.Ş.'ne ... sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Poliçe incelendiğinde; tedavi giderleri/kişi başı 40.000,00 TL, tedavi giderleri/kaza başı 200.000,00 TL, sakatlanma ve ölüm/kişi başı 40.000,00 TL, sakatlanma ve ölüm/kaza başı 200.000,00 TL teminat verildiği tespit edilmiştir. Dava konusu kazanın, davalı sürücü ...'ın tam kusuru ile meydana geldiği sabit olduğundan, ...'nın sorumlu olduğu giderler dışında kalan masraflara ilişkin davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerden, davalıların sorumlu oldukları açıktır. Ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır. Alınan bilirkişi raporlarında, davacının, dava dışı sigortalılar yönünden yaptığı ve ...'nın sorumlu olduğu masraflara ilişkin kalemler ayrı ayrı değerlendirilmiş, gerek tedavi giderleri gerekse tedavi haricinde bir kısım bakım masrafları, bakıcı ücretleri, hastaneye gidiş-dönüş yol ücretleri, katkı payları, ortopedik ve fizyoterapi ekipmanları gibi ...'nın karşılamadığı yapılan masraf ve ödemeler tek tek tespit edilmiştir. Sigortalılar yönünden Türkiye'de yapılan sağlık gideri harcamaları dava konusu değildir. Almanya'da yaptıkları sağlık gideri harcamaları toplamı 4.571,01 Euro'dan ise dahili davalı ... sorumludur. Almanya'da yapılan diğer masraflar yönünden davalıların sorumlulukları devam etmektedir. Bu kalem yönünden masraf toplamının 58.379,33 Euro olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Dairemizin kaldırma kararında, kanun değişikliğine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarına ve bu bağlamda ... yönünden açıklamalara yer verilmesine rağmen mahkemece "Dava tarihi 04/10/2007 olduğundan belgeli tedavi giderlerinden ... sorumlu olmakla birlikte SKG aleyhine dava açılmamıştır. Her ne kadar ... davaya dahil edilmiş ise de, belgeli tedavi giderleri için ... davaya dahil edilemeyeceğinden ... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına..." şeklinde karar verilmesi hatalıdır. Zira dava 04/10/2007 tarihinde açılmış ve dava tarihinden sonra 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Yani dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasa nedeniyle ... yasal hasım haline gelmiştir. Bu durumda ...'nın dahili davalı olarak yargılamaya kabul edilmesi ve ...'nın sorumlu olduğu tutar yönünden hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Dairemizin kaldırma kararı uyarınca ... dahili davalı olarak yargılamada yer almış, gerekçeli karar başlığında da dahili davalı sıfatıyla kendisine yer verilmiştir. Ancak mahkeme kararında ... yönünden bir hüküm tesis edilmemiş, ...'nın sorumlu olduğu tutar düşülerek kalan tutar yönünden hüküm kurulmuştur. ...'nın sorumlu olduğu tutar düşüldüğü için kararda diğer davalılar aleyhine bir durum yaratılmadığı, aksine kararın davacı aleyhine olduğu anlaşılmış ancak davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı için Dairemizin kararına rağmen uygun işlem yapılmamış olması kaldırma gerekçesi yapılmamış, davalı ... yönünden ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm aynen korunmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde olmasına ve kaldırma kararında bu hususa da işaret edilmiş olmasına rağmen, mahkemece sigorta şirketi yönünden hatalı hüküm tesis edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır ayrıca bu limitin belirlenmesinde İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu 17.494,00 TL ödemenin de nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ.'nin istinaf talebinin bu yönden kabulü gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın "Kanun Yolları" başlıklı ikinci kısmının "İstinaf" başlıklı birinci bölümünde 353.maddesinde "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" düzenlenmiştir. HMK'nın 353.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde"Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, Duruşma yapılmadan karar verilir." hükmü yer almaktadır.HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi hükmü kaldırıldığı takdirde yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada mahkemece dava kısmen kabul edilmiş olup davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Dairemizce davalı ... ve dahili davalı ...'nın istinaf talebi aşağıda açıklanan nedenlerle reddedilmiş, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf talebi haklı bulunarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararın kaldırılması suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmiştir. Ancak yine ilk derece mahkemesinin kabul ettiği tutar üzerinden kısmen kabul kararı verilmiş, poliçe limitinin nazara alınması gerektiği hükme eklenmiştir. Dairemizce yeniden hüküm tesis edildiğinden, bu durumda vekalet ücreti yönünden ilk derece mahkemesi kararının davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı, ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretine mi yoksa Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre mi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunun tartışılması gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 323 vd. maddelerinde yargılama giderlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. HMK'nın 323.maddesinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış, 332.maddesinin 1.fıkrasında ise yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceğine işaret edilmiştir. Avukatlık Kanunu'nun 168/3 maddesi; ''Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.''Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 1.maddesi; "Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır." şeklindedir. Bu açıklamalar çerçevesinde yargılama giderleri arasında yer alan vekalet ücretine, kararı veren mahkemece re'sen ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca yapılacak hesaplamaya göre hükmedilecektir. Nitekim aşağıda yer verilen Yargıtay kararlarında da, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm tesis edildiği takdirde, bölge adliye mahkemesi tarafından hüküm verilen tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2022 tarihli 2022/3855 E. 2022/8088 K sayılı kararı; "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre karar tarihi esas alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilir. Bu nedenle davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin denetime tabi son kararın verildiği tarihteki AAÜT'ye göre belirleneceği kuşkusuzdur. Vekalet ücretinde usuli kazanılmış hak, vekalet ücretinin maktu veya nispi verilmesi hallerinde söz konusu olabilir. Bozmadan önceki kararda maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ve bu husus temyiz edilmemiş ise bu durumda bozma kararından sonra yeni karar tarihine göre hükmedilecek maktu vekalet ücretinde; ya da bozma kararından önce nispi vekalet ücretine hükmedildiği takdirde bozmadan sonra yeni karar tarihine göre verilecek nispi vekalet ücretinde miktar açısından usuli kazanılmış haktan söz edilemez. Somut olayda, bozma kararından önce karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre nispi vekalet ücretine hükmedildiğinden, bozma kararından sonra da hükmedilecek nispi vekalet ücretinin yeni karar tarihindeki AAÜT'ye göre belirlenmesi gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle bozmadan önceki nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, değinilen bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir..."Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2023 tarihli 2022/9851 E. 2023/1228 K. sayılı kararı; "...Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, önceki tarifeye göre vekâlet ücreti belirlenmesi doğru görülmemiştir..." Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2024 tarihli 2023/1757 E. 2024/1147 K sayılı kararı; "...Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu halde, müvekkili yararına hükmedilen vekalet ücretinin, kaldırılan ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki tarife üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.....Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan verilen yeni karar tarihindeki tarife üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kaldırılan karar tarihindeki tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir..."Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebi haklı görülmüş ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırma kararı verilerek, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizin kararı ile ilk derece mahkemesi kararı tamamen ortadan kaldırıldığı için Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince vekalet ücreti takdir edilmiş ancak ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmamış olması, davalı ...'ın istinaf isteminin ise esastan reddine karar verilmiş olması gerekçesiyle, yeniden tesis edilen hüküm gereği davacı lehine 45.000,00 TL vekalet ücreti hükmedilmiş ise davalılar ... ve ...'ın sorumluluğunun 30.000,00 TL olduğuna dair karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'ın istinaf talebi yönünden;İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/01/2018 tarihli ilk kararında "davanın kabulü ile Fatih 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazların iptaline, takibin aynen devamına" karar verilmiş, söz konusu hükme karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf yoluna başvurulması sebebiyle istinaf incelemesi yapılarak karar kaldırılmıştır. Dairemizin kaldırma kararının ardından İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2024 tarihli kararında bu kez davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kaldırma öncesi kararı davalı ... tarafından istinaf edilmediğinden kesinleşmesine, yani davacı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen yeni kararda, önceki kararı istinaf etmeyen davalı ... aleyhine bir durum yaratılmadığı gibi aksine lehine hüküm tesis edildiğnden istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Dahili davalı ...'nın istinaf talebi yönünden;Üst kısımlarda açıklandığı üzere, kanun değişikliğinden kaynaklı olarak yasal hasım haline gelen ..., kaldırma kararı gereği dahili davalı olarak yargılamaya dahil edilmiştir. Mahkemece her ne kadar "... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından davanın ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm tesis edilmesi hatalı ise de davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı, ...'nın sorumlu olduğu tutar düşülerek hüküm tesis edildiği için istinaf yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ'nin ise sorumluluk miktarında değişikliği gerektirir bir durum bulunmadığından açıklandığı üzere kaldırma gerekçesi yapılmamıştır. Ancak dava konusu edilen tutarın tedavi giderine yönelik olan 4.571,01 Euro kısmından ...'nın sorumlu olması karşısında, ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirir bir husus bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ... ve dahili davalı ...'nın istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf talebi kabul edilerek HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereği aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiş, her ne kadar dahili davalı ... yönünden kurulan hüküm hatalı ise de, kararın davalılar aleyhine olmadığı ve davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı için bu kısım aynen korunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ve dahili davalı ...'nın istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE , 2-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 tarihli 2021/712 E. 2024/739 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;a-Davanın davalılar ... Sigorta A.Ş. ... ve ... Yönünden KISMEN KABULÜ ile Fatih 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 58.379,33 Euro (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve limitin belirlenmesinde İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu 17.494,00 TL ödemenin de nazara alınması suretiyle) asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, c-... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından davanın ... yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.823,28 TL harçtan peşin olarak yatırılan 862,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.961,28 TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş. ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,d-Davacı tarafından yatırılan 862,00 TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş. ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,e-Davacı tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 984,00 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.484,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.918,90 TL'lik kısmının davalılar ... Sigorta A.Ş. ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,f-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 119,90 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7,98 TL'sinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (davalılar ... ve ... 30.000,00 TL'lik kısımdan sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,ğ-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 7.127,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalılara verilmesine,h-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 3-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Dahili davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, b-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye gelir kaydına,c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan 1.490,32 TL'den mahsubu ile arta kalan 874,92 TL'nin karar kesinleştiğinde istemi halinde davalı tarafa iadesine, ç-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı ... tarafından yatırılan 1.710,00 TL'den mahsubu ile arta kalan 1.094,60 TL'nin karar kesinleştiğinde istemi halinde davalı tarafa iadesine, d-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı, istinaf karar harcı ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.748,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Davalı ... ve dahili davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, f-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, g-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/11/2025