7. Hukuk Dairesi 2023/1846 E. , 2024/2543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/485 E., 2022/2535 K. DAVA TARİHİ : 16.02.2015 KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/65 E., 2021/804 K. Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı
**7. Hukuk Dairesi 2023/1846 E. , 2024/2543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/485 E., 2022/2535 K. DAVA TARİHİ : 16.02.2015 KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/65 E., 2021/804 K. Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili ve dahili davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tüm istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar..., ... ve ... vekili ile dahili davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili, davalılar miras bırakanı ...'ın 07.11.1989 tarihinde öldüğünü, 1392 parselin miras bırakan üzerinde kayıtlı hissesinin intikal görmediğini, taşınmazın 200 m2'lik kısmının davalılar miras bırakanından haricen satın alınmak suretiyle 1979 yılından beri iki katlı bina ve bahçe olarak davacı zilyetliğinde olduğunu, tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini açıklayarak, davalılar murisi üzerindeki 250/20000 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 2. Davacı vekili; keşif sonrası nizalı taşınmaz bölümünün 190 m2 olarak belirlendiğinden bahisle bu kısma ilişkin iptal ve tescil kararı verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı... ve müşterekleri vekili, tapulu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğini, 713/2 nci maddesindeki ölüm ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, davacının fuzuli şagil olduğunu ve davacı tarafça 05.04.2000 tarihinde Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/405 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava neticesinde, 24.12.2002 tarihli celsede davacının davasını atiye bıraktığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bundan 12 yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili, tapulu taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini, talebin Anayasa'nın 35 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı içeriğine aykırı olduğunu, zaman ötesi niteliği bulunan mülkiyet hakkının ihlalinin Anayasa 2 nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine de aykırı bulunduğunu, miras bırakanın ölümüyle mirasın kanun gereği kazanılacağını, mülkiyet hakkına tescilden önce sahip olduklarını, başkasının mülkü üzerine gecekondu yapılarak, 3194 sayılı Yasa'ya karşı gelerek suç işleyen davacının isteğinin korunmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile İstanbul, Kartal, ... Mahallesi 1392 parselde bulunan 20.000 m2 yüz ölçümlü taşınmazın ...'a ait 16443/20000 hissesinin 190/20000 hissesinin tapusunun iptali ile 190/20000 hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hissenin aynen muhafazasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vd vekili istinaf dilekçesinde, tapu kaydından maliki anlaşılan taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, kayıt malikinin ölümü sonrası intikal yapılmamış olmasının mirasçıların malik olacağı gerçeğine halel getirmeyeceğini, nizasızlık koşulunun oluşmadığını, davacının Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/405 Esas sayılı dosyası ile mülkiyet istemli dava açtığını, bunun da yasa gereği 20 yıllık nizasız kullanım süresini kestiğini, mahkemece yalnız malikin zilyede açtığı istihkak veya müdahalenin meni davalarının niza sayılacağının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından aynı taşınmaza ilişkin daha önce Pendik 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/108 Esas, 1999/223 sayılı kararıyla açılan davanın da reddolduğunu, davasız ve aralıksız yirmi yıl koşulunun olmadığını, kayıt malikinin açılan davalara direnmesinin zamanaşımını kestiğini, tescil davalarında zilyedin tescil istemiyle başvuruda bulunması dava, Hazine'nin veya tapu kayıt maliki mirasçılarının tescil istemine karşı koymalarının da defi niteliğinde olduğunu, zilyedin açtığı davanın zamanaşımını kestiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 2005/1 Esas, 2007/1 sayılı kararının da görüşlerini desteklediğini, davacının ... ile satış vaadi sözleşmesi imzaladığı iddiasını ispatlayamadığını, sunulan bir kısım fotokopi evrakla davaya hukuki zemin yaratılmaya çalışıldığını, davacının haksız işgalci olduğunu açıklayarak, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ..., Ayca... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, tapulu taşınmazların olağanüstü zamanaşımıyla edinilemeyeceğini, taşınmazın davalılar murisi ... adına tescilli olduğunu, mülkiyet hakkının ölümle mirasçılara geçeceğinin kanun gereği olduğunu, mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayacağını, 1392 parsele ilişkin önceki dava tarihleri nazara alındığında nizasızlık koşulunun sağlanmadığını, nizalı parsel bakımından farklı davacıların muhtelif davalar açtığını, bir kısım davaların reddedildiğini, bunlara ilişkin bilgilerin dosyaya sunulduğunu, söz konusu red kararlarının hükme esas alınmama nedeninin açıklanmadığını, davacının haksız ve kötüniyetli işgalci olduğunu bildirerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar..., ... ve ... vekili ile dahili davalılar ..., ... ve ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Dahili davalılar ..., ... ve ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın oy çokluğu ile çıktığı ve muhalefet şerhinde belirtilen sebeplerin yerinde olduğunu, muhalefet şerhindeki gerekçelerle hükmün bozulması talebi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar..., ... ve ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan, (AYM Kararı ile iptal edilen) “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme, 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar..., ... ve ... vekili ile dahili davalılar ..., ... ve ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davanın niteliği gereği davalılar harçla yükümlü tutulamayacağından temyiz harcı alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O Y Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava konusu İstanbul, Pendik, ... Mahallesinde bulunan 1392 parsel sayılı taşınmazın 18000/20000 payının davalıların murisi ... adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, malikin 07.11.1989 tarihinde öldüğünü, taşınmazın 150m²'lik kısmını müvekkilinin bina yaparak uzun yıllardır malik sıfatıyla kullandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 ve devamı maddeleri uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptaliyle 150/20000 payının davacı müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre; taşınmazın 20.000 m² miktarlı, içinde iki kuyusu bulunan tarla niteliğinde olduğu, ...’ın 16443/20000 payının bulunduğu görülmüştür. Dava konusu taşınmazın kadastrosu yapılmış, sınırları ve malikleri belirlenerek çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazdır. Kadastrosu yapılmış ve çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle edinilmesi mümkün değildir. Kural bu olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 nci maddesi, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde yanlış yorumlanarak, tapulu taşınmazların bazı hallerde zilyetlikle kazanılabileceği yönünde mahkemelerce kararlar verilmesi üzerine, ilgili hüküm Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Dairemizin bu tür davalarla ilgili verdiği 30.03.2022 tarihli Esas 2021/6908, Karar 2022/2465 sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün onanması kararına katılamıyorum.