7. Hukuk Dairesi 2013/21739 E. , 2013/15320 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine
**7. Hukuk Dairesi 2013/21739 E. , 2013/15320 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davalı işyerinde çalışan sayısının 29 kişi olduğunu, davacının istasyonda bulunan en üst düzey yetkili olup işveren vekili konumunda olduğundan işe iade davası açmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, "fesih yazısı incelendiğinde davacının istasyonun beklenilen satış rakamlarının altında kalması ve bu konuda davacının yeterli performansı gösterememesi gerekçesi ile feshedildiği anlaşılmaktadır. Fesih işçinin davranışı ve verimi ile ilgili olup savunması alınmamıştır. Öte yandan: satış rakamlarının şirket beklentilerinin altında kalması davacının imkan ve iktidarı dışında piyasa koşulları ismi altında özetlenebilecek birçok değişkene bağlıdır. Davacının hangi olumlu yada olumsuz davranışları ile bu sonucun ortaya çıkmasına neden olduğu fesih yazısında belirtilip dava kapsamında da ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre,işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütünü sevk ve idare edenlerin 18'nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Dolayısıyla bir banka şubesi ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, ... iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu'nun 18'nci maddesi anlamında işveren vekili .... İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı, akaryakıt istasyonunda istasyon müdürü olarak 8 ay süreyle çalışmıştır. Şirketin merkezi İstanbul ilinde olup birim müdürü, bölge müdürü ve genel müdürün İstanbul ilinde olduğu dosya anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacının akaryakıt istasyonunda çalışan işçiler arasında en üst çalışan olduğu anlaşılmakta ise de işveren vekili olup olmadığının mahkemece araştırılmadığı görülmüştür. İşveren vekili olma halinde işe iade davası açılamaz. Dolayısıyla dava şartı olup mahkemece resen araştırılması gerekir. Bu kapsamda; davalı şirkete ait ticari kayıtlar getirtilerek şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişiler belirlenmeli, davacının imza yetkisi olup olmadığı varsa bu yetkisini tek başına mı yoksa müşterek olarak mı kullandığı üzerinde durulmalı, organizasyon şemaları getirtilerek davacının organizasyon şemasındaki yeri belirlenerek emir ve talimat aldığı kişi/kişilerin tespiti yapılmalı ve özellikle davacı tanığı ...'un davacının işçi alma çıkarma yetkisinin olduğuna dair beyanı üzerinde durularak bu yönde bir yetkinin varlığı araştırılarak davacının işe aldığı ve çıkardığı işçilere ait kayıtlar getirtilerek davacının gerçekten işçi alıp işçi çıkarma yetkisi olup olmadığı varsa bu yetkiyi tek başına kullanıp kullandığı hususları belirlenerek davacının işveren vekili olup olmadığı tereddütsüz olarak belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.